1
Bu kavganın hepimiz için bir
özgürlük kavgası olduğu bilinciyle, sömürüye ve zulme karşı herkesi, bu süreci
birlikte göğüslemeye ve tüm direnenlerin nefesine nefes katacak bir çabanın
beraberce parçası olmaya çağırıyoruz.
özgürlük kavgası olduğu bilinciyle, sömürüye ve zulme karşı herkesi, bu süreci
birlikte göğüslemeye ve tüm direnenlerin nefesine nefes katacak bir çabanın
beraberce parçası olmaya çağırıyoruz.
Bugüne kadar mesleğimizin bütün imkanlarını kullanmaya ve hak
bilincini yüceltmeye çalıştık.
bilincini yüceltmeye çalıştık.
Tehdit edildik; durmadık. Sansüre uğradık, tecrit edildik;
umutsuzlaşmadık. İtilip kakıldık, işkencelerde kolumuz, kafamız kırıldı;
vazgeçmedik.
umutsuzlaşmadık. İtilip kakıldık, işkencelerde kolumuz, kafamız kırıldı;
vazgeçmedik.
Duruşma salonlarından atıldık, dilekçelerimiz takipsiz,
taleplerimiz yanıtsız bırakıldı. Yeniden, yeniden denedik.
taleplerimiz yanıtsız bırakıldı. Yeniden, yeniden denedik.
Hakkımızda kara propagandalar yapıldı, tutuklandık. Mahkemeler
eliyle yalan makineleri işledi, mücadele etmeye devam ettik.
eliyle yalan makineleri işledi, mücadele etmeye devam ettik.
Özel savcılara davalar açtırıp, bize özel kararlar çıkarttırdılar.
Yetmedi, arkadaşlarımızın adını “terör listelerine” yazdılar.
Yetmedi, arkadaşlarımızın adını “terör listelerine” yazdılar.
Av. Şükriye Erden ve Av. Özgür Yılmaz’ı bugün hala o listelerle
tehdit ediyorlar ve yaşam haklarına kastetmenin zeminini oluşturuyorlar.
tehdit ediyorlar ve yaşam haklarına kastetmenin zeminini oluşturuyorlar.
Bize diyorlar ki; “Hukuk yok, yasa çare değil, siz de tutsaksınız,
artık avukatlık yapamazsınız!”
artık avukatlık yapamazsınız!”
Bize diyorlar ki; “Çaresizsiniz!”
Çaresiz miyiz? Hak aramanın bütün yolları tükendi mi?
Yani artık biz, topraklarımız delik deşik edilip zehirlendiğinde,
suyumuz kurutulduğunda, havamız kirletildiğinde tekelci sermayeye karşı halkın
avukatlığını yapamayacak mıyız?
suyumuz kurutulduğunda, havamız kirletildiğinde tekelci sermayeye karşı halkın
avukatlığını yapamayacak mıyız?
“Depreme teslimiyet gösterin” diyenlere “suçlusunuz” diyemeyecek
miyiz?
miyiz?
Çocuklarımızın tarikatların elinde oyuncak edilmesine,
geleceklerinin ve dünyalarının karartılmasına, yakılmasına ses çıkarmayacak
mıyız?
geleceklerinin ve dünyalarının karartılmasına, yakılmasına ses çıkarmayacak
mıyız?
Halkı din, mezhep, milliyet, giyim kuşam temelinde birbirine
düşman edip bölenleri teşhir etmeyecek miyiz?
düşman edip bölenleri teşhir etmeyecek miyiz?
Kürt halkının “terörist” ilan edilmesine, siyasi tercihlerinin yok
sayılmasına, bombalanıp kurşunlanmasına sessiz mi kalacağız?
sayılmasına, bombalanıp kurşunlanmasına sessiz mi kalacağız?
Şimdi biz KHK’lar ile ihraç edilenlerin, ataması yapılmayanların
haklarını aramayacak mıyız?
haklarını aramayacak mıyız?
İşsizliğe mahkûm edilen işçinin, hakkını arayan emekçinin omuz
başında duramayacak mıyız?
başında duramayacak mıyız?
Şimdi biz memleketin dağının taşının, kurdunun kuşunun, havasının
suyunun, meydanının kondusunun hakkını aramayacak mıyız?
suyunun, meydanının kondusunun hakkını aramayacak mıyız?
Hakkını aramamız için bize güvenip vekaletle geleceğini teslim
edeni savunmayacağız, öyle mi?
edeni savunmayacağız, öyle mi?
Müvekkillerimiz hukukun bir masal olarak bile söylenemeyeceğini
gördüler ve açlık grevlerine, ölüm oruçlarına başladılar. Peki, biz şimdi
onların vekaletinin gereğini yapmayacak mıyız?
gördüler ve açlık grevlerine, ölüm oruçlarına başladılar. Peki, biz şimdi
onların vekaletinin gereğini yapmayacak mıyız?
12 Eylül zindanlarında duvarlara şöyle yazarlardı; “Burada Allah
yok!” Amaçları kişinin dua etme “çaresini” bile elinden almaktı. Bugün aynı
politika devam ediyor. Halka “çaresizsiniz” diyorlar.
yok!” Amaçları kişinin dua etme “çaresini” bile elinden almaktı. Bugün aynı
politika devam ediyor. Halka “çaresizsiniz” diyorlar.
Bize “elinizden bütün mücadele araçlarını aldık”, “teslim olun”,
“çareniz kalmadı” diyorlar.
“çareniz kalmadı” diyorlar.
Direnen, teslim olmayan çaresiz kalmaz.
Çaresiz değiliz; açlık grevine başlıyoruz. Çünkü;
Avukatlık mesleğine onur ve saygınlık kazandıran halk ve hak
savunuculuğu, mesleğin özüdür. Bu özün çürütülüp; mesleğin alelade bir para
kazanma aracına dönüştürülmesine izin vermeyeceğiz.
savunuculuğu, mesleğin özüdür. Bu özün çürütülüp; mesleğin alelade bir para
kazanma aracına dönüştürülmesine izin vermeyeceğiz.
Avukatlık faaliyeti yargılama konusu edilemez. Bizleri “sözde”
yargılayarak, tutuklayıp 159 yıl ceza vererek tüm avukatlık mesleğine gözdağı
verilmektedir.
yargılayarak, tutuklayıp 159 yıl ceza vererek tüm avukatlık mesleğine gözdağı
verilmektedir.
Adalet özlemimiz, müvekkillerimiz yüzlerce günlük açlığıyla
kamçılanıyor.
kamçılanıyor.
Mustafa Koçak, devrimci müzik grubu Yorum üyeleri İbrahim Gökçek,
Helin Bölek; adalet, adil yargılanma, kazanılmış hakları savunma amacıyla ölüm
orucundalar.
Helin Bölek; adalet, adil yargılanma, kazanılmış hakları savunma amacıyla ölüm
orucundalar.
“Müvekkillerimizin haklı taleplerinin savunucusu olduğumuz
talepleri taleplerimizdir, kabul edilsin!” demek için açlık grevindeyiz.
talepleri taleplerimizdir, kabul edilsin!” demek için açlık grevindeyiz.
Yargı mekanizması, halkı adaletsizliğe mahkum etmenin, siyasi
muhalifleri ve devrimcileri tasfiye etmenin aracı haline getirilmiştir.
muhalifleri ve devrimcileri tasfiye etmenin aracı haline getirilmiştir.
Halka yönelik katliamların, işçi cinayetlerinin, devletin faili
olduğu suçların, idarelerin ihmalleri sonucu öngörülen, yol verilen “kazaların”
yargılama oyunuyla aklandığı, suçluların cezasız bırakıldığı, suçların
meşrulaştırıldığı bir “adaletsizlik kazanı” olarak kaynamaktadır “yargı”.
olduğu suçların, idarelerin ihmalleri sonucu öngörülen, yol verilen “kazaların”
yargılama oyunuyla aklandığı, suçluların cezasız bırakıldığı, suçların
meşrulaştırıldığı bir “adaletsizlik kazanı” olarak kaynamaktadır “yargı”.
Halkın avukatlarının tutsak edildiği, halkın savunmasız bırakıldığı
bir mekanizmaya yargı denemez.
bir mekanizmaya yargı denemez.
Mücadeleler sonucu elde edilmiş yargılama ilkelerinin hayata
geçirildiği, savunma ve adil yargılanma hakkının gereklerinin yerine
getirildiği; somut, bilimsel delillere dayalı olarak “suçun” ispat edildiği;
belirli, öngörülebilir, açık, halktan yana ve halk için bir yargılama faaliyeti
istiyoruz.
geçirildiği, savunma ve adil yargılanma hakkının gereklerinin yerine
getirildiği; somut, bilimsel delillere dayalı olarak “suçun” ispat edildiği;
belirli, öngörülebilir, açık, halktan yana ve halk için bir yargılama faaliyeti
istiyoruz.
Gizli tanık aldatmacası, itirafçılık/iftiracılık, SEGBİS
dayatması, delilsiz, varsayımlara, soyut iddialara dayalı hüküm kurma, ceza
yargılama ilkelerinin yok sayılması ile görünüşte bile adil olmayan yargılama
oyunları son bulsun!
dayatması, delilsiz, varsayımlara, soyut iddialara dayalı hüküm kurma, ceza
yargılama ilkelerinin yok sayılması ile görünüşte bile adil olmayan yargılama
oyunları son bulsun!
“Bu ‘sözde’ yargılamalarla ceza verilmiş tüm siyasi tutsakların
hakları iade edilsin, yargılamalar tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan
kaldırılsın!” demek için açlık grevindeyiz.
hakları iade edilsin, yargılamalar tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan
kaldırılsın!” demek için açlık grevindeyiz.
İçişleri Bakanlığı, sözde “terör listeleri” yayınlayarak yargı
yetkisini gasp etmekte, en temel ceza yargılama ilkesi olan “masumiyet
karinesini” yok saymaktadır.
yetkisini gasp etmekte, en temel ceza yargılama ilkesi olan “masumiyet
karinesini” yok saymaktadır.
Terör listeleri, siyasi muhaliflerin, devrimcilerin
katledilmelerinin zeminidir. İçişleri Bakanlığı, hakkında kesinleşmiş mahkeme
kararları olmayan insanları hedef gösterip katlederek suç işlemektedir. Av.
Şükriye Erden ve Av. Özgür Yılmaz’ın da içine konulduğu “terör” listeleri iptal
edilmeli, bu listelere dayanılarak yapılan katliamlar cezalandırılmalıdır.
katledilmelerinin zeminidir. İçişleri Bakanlığı, hakkında kesinleşmiş mahkeme
kararları olmayan insanları hedef gösterip katlederek suç işlemektedir. Av.
Şükriye Erden ve Av. Özgür Yılmaz’ın da içine konulduğu “terör” listeleri iptal
edilmeli, bu listelere dayanılarak yapılan katliamlar cezalandırılmalıdır.
Hukuk alanı yalnızca egemenlerin zulmünün meşruluk örtüsü değil;
halkların binlerce yıllık hak mücadeleleri tarihinin de bir mevziisidir. Bugün
bütün hak ve özgürlüklerimiz faşizmin saldırısı altındadır. Sendikal haklardan
örgütlenme özgürlüğüne, gösteri yürüyüşü düzenlemekten yazı yazmaya,
konuşmaktan yaşam hakkına, iş güvencesi hakkında doğal temiz bir çevrede
sağlıklı yaşama hakkına, adil yargılanma hakkından lekelenmeme hakkına kadar,
tüm hakların özlerine dokunulmuş, etkisizleştirilmiş ya da tamamen gasp
edilmiştir.
halkların binlerce yıllık hak mücadeleleri tarihinin de bir mevziisidir. Bugün
bütün hak ve özgürlüklerimiz faşizmin saldırısı altındadır. Sendikal haklardan
örgütlenme özgürlüğüne, gösteri yürüyüşü düzenlemekten yazı yazmaya,
konuşmaktan yaşam hakkına, iş güvencesi hakkında doğal temiz bir çevrede
sağlıklı yaşama hakkına, adil yargılanma hakkından lekelenmeme hakkına kadar,
tüm hakların özlerine dokunulmuş, etkisizleştirilmiş ya da tamamen gasp
edilmiştir.
Devrimci avukatlar olarak, geleceği kazanmak için tarihsel hak ve
özgürlükleri koruma, geliştirme sorumluluğuyla açlık grevindeyiz.
özgürlükleri koruma, geliştirme sorumluluğuyla açlık grevindeyiz.
Halklarımıza açlık, yoksulluk, işsizlik, adaletsizlik dayatılırken
yozlaştırma, değersizleştirme ve onursuzluk amaçlanıyor.
yozlaştırma, değersizleştirme ve onursuzluk amaçlanıyor.
Yasalar eliyle halkların manevi ve ahlaki değerlerinin tahrip
edilmesi, yargılama konusu edilen cenaze törenlerinden, yedi ve kırk
yemeklerine, taziye ziyaretlerine bile davalar açılması, muhbirleştirme,
ajanlaştırma, iftiracılık gibi ahlaki suçların, yasallaştırılarak
süreklileştirilmesidir.
edilmesi, yargılama konusu edilen cenaze törenlerinden, yedi ve kırk
yemeklerine, taziye ziyaretlerine bile davalar açılması, muhbirleştirme,
ajanlaştırma, iftiracılık gibi ahlaki suçların, yasallaştırılarak
süreklileştirilmesidir.
“Etkin pişmanlık” adı altında sürdürülen bu yozlaştırma
politikasının son bulmasını, ihbarcılık, gizli tanıklık gibi sözde delillerin
ortadan kaldırılmasını istiyoruz.
politikasının son bulmasını, ihbarcılık, gizli tanıklık gibi sözde delillerin
ortadan kaldırılmasını istiyoruz.
Vatanımızın her metrekaresinde doğal, tarihi, kültürel güzellikler
dizginsiz bir yağmaya açılmış durumdadır. Her şeyi kar ve tüccar mantığıyla
alınır satılır hale getiren, piyasalaştıran iktidar politikalarının halkımızın,
çocuklarımızın geleceğini çalmaması için açlık grevindeyiz.
dizginsiz bir yağmaya açılmış durumdadır. Her şeyi kar ve tüccar mantığıyla
alınır satılır hale getiren, piyasalaştıran iktidar politikalarının halkımızın,
çocuklarımızın geleceğini çalmaması için açlık grevindeyiz.
Maden sahası, nükleer tesis, taş ocağı, boru hattı, turizm,
“kentsel dönüşüm” vb. gerekçelerle Munzur Vadisinin, Ayder Yaylasının, Salda
Göl’nün, Hasankeyf’in, Kaz Dağlarının, Mersin’in, Sinop’un, Kuzey Anadolu
Ormanlarının, İstanbul’un, yüzlerce yıllık zeytinliklerin, Trakya topraklarının
talanına, yok edilmesine karşı, bu memleketin her santimine duyduğumuz
sorumlulukla açlık grevindeyiz.
“kentsel dönüşüm” vb. gerekçelerle Munzur Vadisinin, Ayder Yaylasının, Salda
Göl’nün, Hasankeyf’in, Kaz Dağlarının, Mersin’in, Sinop’un, Kuzey Anadolu
Ormanlarının, İstanbul’un, yüzlerce yıllık zeytinliklerin, Trakya topraklarının
talanına, yok edilmesine karşı, bu memleketin her santimine duyduğumuz
sorumlulukla açlık grevindeyiz.
Tecrit işkencesine tabi tutularak, kitap yayın hakkı, sohbet
hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğü, haberleşme ve iletişim hakları keyfi şekilde
ellerinden alınan; ağırlaştırılmış müebbet hapis infaz rejimi ile – “ölünceye
dek” hürriyetinden yoksunluk, tüm dünyada reddedilen bir uygulama iken,
yasalara ve mahkeme kararlarına yazılan bu ibare ile – siyasi düşmanlığı
vurgulayan infaz düzenlemeleri ve uygulamalarına son verilsin!
hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğü, haberleşme ve iletişim hakları keyfi şekilde
ellerinden alınan; ağırlaştırılmış müebbet hapis infaz rejimi ile – “ölünceye
dek” hürriyetinden yoksunluk, tüm dünyada reddedilen bir uygulama iken,
yasalara ve mahkeme kararlarına yazılan bu ibare ile – siyasi düşmanlığı
vurgulayan infaz düzenlemeleri ve uygulamalarına son verilsin!
Hasta tutsakların, hastalıkların kendilerine karşı kullanılan bir
işkence aracı haline getirilmesine son verilsin!
işkence aracı haline getirilmesine son verilsin!
Tecride ve hasta tutsaklara yapılan işkencelere karşı insan
onurunu savunmak için açlık grevindeyiz.
onurunu savunmak için açlık grevindeyiz.
Asla çaresiz kalmayacağımızı, hakkımız olanı istemekten, onurumuzu
her şeyin üstünde tutmaktan vazgeçmeyeceğimizi göstermek için açlık grevindeyiz
ve biz kazanacağız!
her şeyin üstünde tutmaktan vazgeçmeyeceğimizi göstermek için açlık grevindeyiz
ve biz kazanacağız!
Müvekkillerimizi ve Halkımızı Savunmaktan Vazgeçmeyeceğiz!
“Şeref Ölümden Üstündür!”
