GÜNDEM

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere istanbul isveç isviçre italya izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere İsviçre şiir şiirler şişli


Kuyu Tipi Hapishanelerin

Kapatılması İçin Devam Eden Direnişlerimiz

 

1-) 30 Temmuz 2025; Tahsin Sağaltıcı 203 .Gününde

2-) 30 Temmuz 2025; Gürkan Türkoğlu 203.Gününde

3-) 18 Ağustos 2025; Hüseyin Özen: 183.Gününde

4-) 15 Ekim 2025; Doğan Karataştan: 126. Gününde

5-) 15 Aralık 2025: Ahmet Yıldız 65. Gününde

6-) 29 Ocak 2026; Tuğçenur Özbay: 21. Gününde

 

Özgür Tutsaklarımız, Emperyalizmin Saldırıları Karşısında Direniş Hattında En Önde Direniyor!

Kuyu Tiplerine Götürüldükleri Mart 2020’den Bu Yana Direnen Özgür Tutsaklarımızın İzindeyiz!

2 Yıl 7 Aydır Aralıksız Bedenleriyle, Açlıklarıyla, Onurlarıyla Emperyalizmin ve Faşizmin Saldırıları Karşısında Direnen Özgür Tutsaklarımızı Selamlıyoruz!

 

DİRENENLER KAZANIR, DİRENMEYENLER KAYBETMİŞTİR!

ÖZGÜR TUTSAKLARIMIZ EMPERYALİZMİN TESLİM ALMA TECRİT İLE TESLİM ALMA SALDIRILARINA KARŞI DİRENEN TEK GÜÇTÜR

 


15 Şubat Pazar Günü Avusturya'nın Linz Şehrinde Faaliyetlerini Yürüten Alevi Kültür Merkezinin 13. Genel Kurulunun Yapıldığı Salonda Avusturya Halk Cephesi’nde Dergi ve Kitap Stanttı ile Katılım Sağladı.

135 Üyenin Katılım Sağladığı Genel Kurulda Avrupa Genelinde Aylık olarak Yayınlanan Meclis Yayınımızın 2. Sayısı, Halk Okulu Dergisi, Kitap Tanıtımı ve Satışı Yapıldı...

15.02.2026

Avusturya Halk Cephesi.



 15 Şubat Pazar Günü Viyana Dayanışma Kültür Evi'mizde Ailelerimizin Kolektif Hazırladıkları Geleneksel Halk Kahvaltımız Saat: 11.00'de Başladı.

Yaklaşık 30 Kişinin Katıldığı, Topluca Yapılan Kahvaltımıza Gündemlerimize dair yapılan Sohbetlerin Ardından 2.si Yapılan Aylık Halk Meclisi Toplantısına Geçildi.




 Bu Ayki Halk Meclisi Toplantısı Başlamadan Önce; Halk Okulu Dergisinin 324 ve 325. Sayılarından...

İdeoloji Nedir? İdeoloji Yaşam Biçimidir.

KAVRAMLAR.

Sorun: Kişisel Çatışmalar,

Çözüm: Program...Konulu Başlıklı Yazılar Okunarak üzerine sohbetler gerçekleştirildi.

İkinci olarak Meclis Toplantısının belirlenen gündemlerine Geçilerek;

Mart Ayı Programı Üzerine belirli Tarihler Belirlendi...

 3.Tarihi Belirlenmiş olan Meclis Toplantısına Kadar Sorun ve Çözüm ile Gençlik ve Çocuk Komitesi Kurulması ve çalışılmasının Yapılması Kararı Alındı...

 Çocuklarımıza ve Gençlerimize Yönelik Ders Yardımı (nachhilfe) haftada birgün belirlenerek Yapılması kararı alındı... 

Meclis Toplantısında Çalışmalarını Yürüten Komitelerimize Ayrı Ayrı söz hakkı verilerek Neyi Yaptık? Neyi Yapamadık? Nasıl Yapmalı ve Örgütlemeliyiz Üzerine Tartışma ve Sohbetler Edilerek Çeşitli Kararlar Alındı...

 Son Olarak Haziran Ayında Grup YORUM Konseri Yapma Kararı Açıklandı ve Salon Yeri ilgili bilgilendirme Yapılarak ...

Konser Çalışmasının En kısa zamanda Toplantı Tarihi belirlenerek Komitesinin kurulması kararlaştırıldı...

Halk Meclisi Toplantımız 2,5 Saat Sürenin ardından sonlandırıldı. 

15.02.2026

VİYANA DAYANIŞMA KÜLTÜR EVİ.

(VİYEV-WİHAUS)

Yunanistan Halk Cephesi 16 Şubat 2026 Pazartesi günü S,R,Y kuyu tipi hapishanelere karşı Atina’da bulunan Türkiye Büyükelçiliği önünde eylem gerçekleştirdi. 

Yapılan açıklamada;

“Emperyalizm Kuyu Tipi Hapishanelerle Devrimcileri Teslim Almak İstiyor, Devrimci Tutsaklar Direniyor.

Emperyalistler ve onların işbirlikçisi olan Türkiye oligarşisi, Anadolu topraklarında devrimciliği yok etme kararı aldılar. Bu kararlarını gerçekleştirebilmek için 2000’li yılların başında F Tipi hapishaneleri açtılar. F Tipi hapishanelere karşı yürüttüğümüz direniş ile bu saldırıyı boşa çıkardık. 122 şehitle emperyalizmin bu politikasına direnerek, devrimci düşünceyi ve iradeyi yaşattık, devrimciliğin yozlaştırılarak düzen içleştirilmesini engelledik. 

Türkiye oligarşisi, emperyalizmin çizdiği politika ve programlar dahilinde devrimcilere saldırmaktan hiç vaz geçmedi. Aksine önce devrimcileri teslim almak, sonra da tüm halkı susturmak için politika ve saldırılarını sürdürdüler. 

Devrimci tutsaklar halkın en direngen, ideolojik olarak en sağlam, en diri, en coşkulu yanını oluşturuyorlar. Bu nedenle de saldırılar devrimci tutsaklar üzerinde yoğunlaşıyor. Önce adaletsiz yargılamalarla tutukluyor, sonra hapishanelerde tecrit ve işkence ile teslim almaya çabalıyor. 

Kuyu Tiplerine karşı da direniyoruz, F Tiplerine karşı nasıl direndiysek, Kuyu Tiplerine karşı da öyle direniyoruz. Bedenlerimizle, açlığımızla, dayanışmayı örgütleyerek, mücadeleyi büyüterek direniyoruz.

Ayrıca yüzde 96 engelli hasta tutsak İrfan Yılmaz’ın haksız hukuksuz bir şekilde tutsak edildiği de anlatıldı. İrfan Yılmaz hapishane koşullarında tek başına en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak durumdadır ve bir an önce 


 



Türkiye’deki “Mezar Tipi Hapishanelere” hiçbir mücadeleci gönderilemez!

 

Siyasi sığınma statüsü tanınmış ve 30 yılı aşkın süredir Yunanistan’da yaşayan Türk ve Kürt mücadelecilerin demokratik ve siyasal hakları ölümcül bir tehlike altındadır.

 

26/1/26 tarihinde siyasi mülteci Halil Demir’in 4,5 yıl hapis cezasına çarptırıldığı son dava – bir yargı parodisi – ve bu kararın, Mitsotakis ile Erdoğan’ın Türkiye’deki görüşmesinden sadece birkaç gün önce alınmış olması, benzer uygulamaların kalıcı hale getirildiğini göstermektedir. Bu tür yargı yöntemleri fiilen mücadelecilerin ifade ve siyasal faaliyet hakkını suç haline getirmekte, sığınma talep etme haklarını tartışmaya açmakta ve onları yıllardır mahkûm etmeye ve fiilen fiziksel olarak yok etmeye çalışan Türk devletinin ellerine teslim etmeye zemin hazırlamaktadır.

 

2021’den sonra Türkiye’deki cezaevi sistemi, S, Y ve R tipi olarak bilinen yeni yüksek güvenlikli hapishanelerle genişletildi. Bu tesisler, tutukluların günlük yaşamının sıkı kontrolüne ve geniş çaplı tecride dayalı modeller temel alınarak tasarlanmıştır. “Mezar tipi hapishaneler” ifadesi, bu yerlerde uygulanan uzun süreli tecrit rejimini tanımlamak için avukatlar ve hak örgütleri tarafından kullanılmaktadır.

 

S ve Y tipi hapishaneler çoğunlukla tek ya da üç kişilik hücrelerden oluşur; tutuklular arasında iletişim imkânı son derece sınırlıdır. Önceki hapishane tiplerinde bulunan büyük koğuşlar ve ortak alanların aksine, yeni yapılar sürekli ayrıştırılmış tutukluluğa dayanmaktadır.

 

Tutuklular günün büyük bölümünü hücrelerinde geçirir. Havalandırma süresi sınırlıdır ve çoğu zaman diğer tutuklularla en az görsel temasın olduğu küçük, kapalı alanlarda yapılır. Ortak etkinliklere, eğitime veya çalışmaya erişim diğer cezaevlerine kıyasla ciddi biçimde kısıtlıdır.

Avukatların ve tutuklu ailelerinin aktardıklarına göre, insan temasının en aza indirildiği, saatlerce ya da günlerce süren tecrit uygulamalarının olduğu bir rejim söz konusudur.

Bu hapishanelerde kimler tutuluyor?

S ve Y tipi hapishaneler çoğunlukla şu kişiler için kullanılmaktadır:

– “Terör” suçlamasıyla yargılanan veya hüküm giymiş kişiler

– Siyasi tutuklular

– Yetkililerin “yüksek riskli” olarak nitelendirdiği mahpuslar

– Daha önce açlık grevi ya da cezaevi içi protestolara katılmış kişiler

 

Bu tür tesislere sevk, “güvenlik” ya da “disiplin” gerekçesiyle yapılabilmektedir. Avukat raporları, bazı durumlarda sevklerin açık bir gerekçe olmaksızın ve tutukluların ruhsal ya da fiziksel durumları dikkate alınmadan gerçekleştirildiğini belirtmektedir.

Uzun süreli tecrit, uluslararası tıbbi ve psikiyatrik kuruluşlar tarafından; depresyon ve anksiyete bozuklukları, uyku sorunları, bilişsel gerileme, kendine zarar verme ve intihar eğilimi riskinin artmasıyla ilişkilendirilmiştir.

Türkiye’deki bu hapishanelere ilişkin raporlarda, uzun süreli tecrit sonrası mahpusların ruh sağlığının kötüleştiği vakalar kaydedilmiştir. Daha az kısıtlayıcı rejimlere nakil taleplerinin sıklıkla reddedildiği belirtilmektedir.

S ve Y tipi hapishanelerdeki tutuklular; görüş sıklığı ve süresi, telefon hakkı, basılı materyal ve kitaplara erişim, grup etkinliklerine katılım gibi konularda daha ağır kısıtlamalara tabidir.

Avukat görüşmeleri resmî olarak mümkün olsa da, görüşmeler sırasında idari engeller, gecikmeler ve yoğun gözetim uygulandığına dair bildirimler vardır.

Türkiye’deki insan hakları örgütleri, bu hapishanelerin işleyiş rejiminin yeniden gözden geçirilmesini talep etmekte; uzun süreli tecridin özellikle uzun dönemli uygulandığında insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele oluşturduğunu vurgulamaktadır.

Şikâyetler münferit olaylara değil, bu hapishane tiplerinin yapısal işleyişine yöneliktir. Tecrit, istisnai bir tedbir değil, tasarımın temel unsurudur.

Türkiye’de genel cezaevi koşulları

Türkiye’de cezaevi koşulları; altyapı, mahpuslara muamele ve temel hizmetlere erişim açısından uluslararası ve bağımsız kuruluşlar tarafından ciddi biçimde sorunlu olarak kaydedilmiştir. Raporlarda üç temel unsur öne çıkmaktadır: aşırı doluluk, yaygın hak ihlalleri ve yetersiz tıbbi bakım.

2024 yılı sonunda Türkiye’deki mahpus sayısı yaklaşık 378.657 iken, resmî kapasite yaklaşık 299.000’dir. Doluluk oranı tasarlanan kapasitenin %126’sını aşmıştır. Bu durum hücrelerde aşırı kalabalığa, su ve hijyen altyapısında baskıya ve ortak alanlara sınırlı erişime yol açmaktadır.

Aşırı doluluk; hücre başına öngörülen sayıdan fazla mahpus barındırılması ve yatak ile kişisel hijyen malzemeleri gibi temel ekipman eksikliği şeklinde yansımaktadır.

 

Kaydedilen Hak İhlalleri

 

2024 yılı için Türkiye cezaevlerinde en az 26.632 insan hakları ihlali vakası kaydedilmiştir. Bunlar arasında:

– Tıbbi bakımın reddi veya geciktirilmesi

– Kötü muamele ve şiddet olayları

– Uzun süreli ya da gerekçesiz tecrit

– Kırılgan gruplara yönelik ayrımcılık

 

Bu kayıtlar; mahpus tanıklıkları, avukat ve aile raporları ile mümkün olan durumlarda yapılan yerinde ziyaretlere dayanmaktadır.

 

1.400’den fazla mahpus hasta olarak tanımlanmış; bunların 300’den fazlası düzenli tıbbi takip gerektiren ciddi ya da kronik hastalıklara sahiptir. Hastanelere sevklerde gecikmeler, cezaevlerinde sağlık personeli eksikliği ve uzman tedavilere sınırlı erişim rapor edilmiştir.

 

Bazı vakalarda dış hastanelere sevk taleplerinin reddedildiği ya da ciddi biçimde geciktirildiği; kronik hastalık tedavilerinin sürdürülemediği belirtilmiştir.

 

Terörle Mücadele Yasası Ve Siyasi Davalar

 

Türkiye’de Terörle Mücadele Yasası; siyasi faaliyet, kamuya açık ifade ve toplumsal girişimlere katılım gibi geniş bir alanı kapsayacak şekilde uygulanmaktadır. Gazeteciler, avukatlar, aktivistler ve siyasetçiler; silahlı eylemle doğrudan bağlantı olmaksızın “terör” suçlamalarıyla yargılanmış ya da tutuklanmıştır.

 

Özellikle “silahlı örgüt üyeliği”ne ilişkin hükümler; gazetecilik faaliyeti, siyasi konuşmalar ve barışçıl protestolarla bağlantılı davalarda uygulanmıştır. Bu düzenlemelerin kapsamı, şiddet içermeyen eylemler için de kovuşturma açılmasına imkân tanımaktadır.

 

Son yıllarda mahpus sayısında sürekli bir artış gözlenmektedir. 2023’te yaklaşık 273.405 olan sayı, 2025’te mevcut tahminlere göre 400.000’i aşmıştır.

 

Ayrıca koşullu salıverme şartlarını etkileyen yasal değişiklikler, bazı mahkûm kategorileri için fiilî cezaevinde kalma süresini artırmıştır.

 

Tutukluluk (yargılama öncesi tutuklama) özellikle siyasi nitelikli davalarda yaygın biçimde kullanılmaktadır. Geçici bir tedbir olmasına rağmen, bazı sanıkların yargılama öncesinde uzun süre tutuklu kaldığı vakalar kaydedilmiştir.

 

Yunanistan’daki Siyasi Mülteciler

 

Yunanistan’da Türkiye’den gelen siyasi mülteciler kamusal ve siyasal faaliyet yürütmekte; işçilerin, gençliğin ve yoksul halk kesimlerinin yanında kitlesel mücadele ve eylemlere katılmaktadır. Bu mücadelecilerin hukuki hak ve demokratik özgürlüklerinden mahrum bırakılmaması için verilen mücadele, ülkemizde baskıya, yoksulluğa ve savaşa karşı işçi-halk hareketinin mücadelesinin bir parçasıdır.

 

– Siyasi mültecileri savunmak, siyasi sığınma statüsünün kaldırılması ve Ankara rejiminin işkencecilerinin ve cellatlarının eline teslim edilmesi girişimini püskürtmek için harekete geçelim.

 

– Yunanistan ve Türkiye’nin gerici burjuva sınıflarının “pazarlıklarına”, Mitsotakis hükümetinin ve Erdoğan rejiminin “gizli diplomasisine” hayır.

Tarih: 15 Şubat 2026

Sayı: 67

Özgür Tutsaklara Yönelik

 

‘Yaka Kartı’ Dayatması Tüm Hakların Gaspıdır!

‘Yaka Kartı’ Dayatması Tam Tecrit Anlamına Gelir!

 

‘Yaka Kartı’ Saldırısı İdeolojiktir!

 

İzmir Şakran Kadın Kapalı Hapishanesi İdaresi, Özgür Tutsaklara Yönelik ‘Kimlik Kartı’ Dayatarak Devrimci Kimliklerine Yönelik Saldırı Başlatmıştır...

Dayatmayı Kabul Etmeyen Özgür Tutsaklara Karşı Da Keyfi Uygulamalarla;

● Aile, Avukat, Telefon Görüş Yasağı,

● Kargo Alımına Çıkarmama,

● Hastaneye Götürmeme...

Kısacası, Özgür Tutsaklar Hücrelerinden Dışarı Mahkemeleri Dışında Hiçbir

Şekilde Çıkartılmıyorlar...

Haftalık TAYAD Bülteni'ni Okumak için Tıklayınız


 Haftalık TAYAD Bültenlerine Ulaşmak için Tıklayınız



Temel Haklar ve Özgürlükler derneğinin öncülüğünde kurulan ZAFERE KADAR HEYETİ'inde Grup Yorum’da yer aldı

Filistin halkına can olmak için Mısır Refah sınır kapısına doğru 10 Ülke 14 şehir gezerek ENTERNASYONALİZMİ büyütmek için yola çıkan Zafere Kadar Heyetinde yer alan Grup Yorum Üyesi Berivan Gel ile yapılan röportajı yayınlıyoruz.

NEHİR'DEN DENİZ'E FİLİSTİN ÖZGÜR OLACAK!


 
Yunanistan Halk Cephesi Tahsin Sağaltıcı ve Gürkan Türkoğlu’nun SRY Kuyu Tipi Hapishanelere karşı süresiz açlık grevinin 200. Gününde14 Şubat Cumartesi günü 205 kişiyle 1 günlük destek açlık grevi yaptı.

TAYAD’lı açlık grevi çağrısından sonra açlık grevi komitesi kuruldu. Bir liste oluşturuldu. Komite tek tek insanları arayarak açlık grevine ikna etti. Yunanistan’dan ve dünyanın birçok yerinden bu çağrıya uyarak açlık grevleri yapıldı.

Yunanistan Halk Cephesi’nin Çağrısıyla

Yunanistan: 72

Türkiye         : 90

İsviçre          : 1

Almanya     : 11

Hollanda    : 1

Belçika        : 5

Bulgaristan: 4

İngiltere       : 1

Macaristan: 1

ABD              : 2

Singapur    : 1

Japonya     : 1

Avusturya : 1

Venezuela : 1

Hollanda  : 1

 Rusya       : 1

Fransa      : 4 

Toplam Sayı: 205 

Yaşasın Süresiz Açlık Grevi Direnişimiz

Tahsin Sağaltıcı ve Gürkan Türkoğlu’nun Talepleri Kabul Edilsin

SRY Kuyu Tipi Hapishaneler Kapatılsın





  Üç günlük Hızır Orucu sonrası Alevi Derneklerinde Hızır Cem'leri düzenleniyor.

Bu CE’lerden biri de DÜSSELDORF Alevi Kültür Derneğinde yapıldı. 15 Şubat Pazar günü yapılan Cem de

Hızır kavramı, Hızır Orucu ve Hızır Cem'i anlatıldı. Deyişler ve Gülben er okundu. Cem'in bitmesinden sonra dernek yönetimiyle konuşularak Şimal Deniz anlatıldı. Alevi derneği olarak haksız tutuklanması hakkında bir açıklama yapmaları istendi.  Herkes yemeklerini alırken Cemevi dedesi sahnede herkesi Şimal için imza atmaya davet etti. Bunun üzerine Anadolu Alevi Komitesi olarak masa masa dolaşılarak hem Şimal Deniz anlatıldı ehemde Faşist MHP'nin Alevi Halkının katili olduğu devletin bizzat MHP eliyle Alevi halkını katlettiği anlatılarak MHP nine açtığı Cem evinin derhal kapatılması gerektiği söylendi. Bunun Alevi halkına hakaret olduğu anlatıldı. Özellikle yaşlı teyzeler "bir faydası olacaksa imzalayalım" deyip imzaladılar. Gidilen insanların birçoğu imza attı.

Yaklaşık 150 kişinin katıldığı Cem de 70 imza toplandı.

1-) 30 Temmuz 2025; Tahsin Sağaltıcı 202 .Gününde

2-) 30 Temmuz 2025; Gürkan Türkoğlu 202.Gününde

3-) 18 Ağustos 2025; Hüseyin Özen: 182.Gününde

4-) 15 Ekim 2025; Doğan Karataştan: 125. Gününde

5-) 15 Aralık 2025: Ahmet Yıldız 64. Gününde

6-) 29 Ocak 2026; Tuğçenur Özbay: 20. Gününde

 

Özgür Tutsaklarımız, Emperyalizmin Saldırıları Karşısında Direniş Hattında En Önde Direniyor!

Kuyu Tiplerine Götürüldükleri Mart 2020’den Bu Yana Direnen Özgür Tutsaklarımızın İzindeyiz!

2 Yıl 7 Aydır Aralıksız Bedenleriyle, Açlıklarıyla, Onurlarıyla Emperyalizmin ve Faşizmin Saldırıları Karşısında Direnen Özgür Tutsaklarımızı Selamlıyoruz!

 

DİRENENLER KAZANIR, DİRENMEYENLER KAYBETMİŞTİR!

ÖZGÜR TUTSAKLARIMIZ EMPERYALİZMİN TESLİM ALMA TECRİT İLE TESLİM ALMA SALDIRILARINA KARŞI DİRENEN TEK GÜÇTÜR

 


 

Sosyal medya hesaplarımıza yönelik sürekli saldırılara bir yenisi daha eklendi; Halkın Sesi Radyo’nun X (Twitter) hesabı hiçbir gerekçe gösterilmeden askıya alındı.

Radyomuzun kurucusu Harika Kızılkaya ve 3 yoldaşı şehit düştüğünde Türkiye faşizmi medya üzerinde uyguladığı sansürle onların çığlığa dönüşen seslerini kısmak istedi. Öyle ki Meriç şehitleri için tek bir haber çıkmamasına büyük önem verdiler. Oysa onlar vatanlarına hesap sorma bilinciyle dönen devrimcilerdi. O gün duyulmasını istemedikleri ses tarihe bırakılan bir nottu. Bugün de yarın da yankılanmaya devam edecek.

Twitter, Facebook, Instagram gibi sosyal medya ağları da radyomuza sansür uygulayarak gerçekleri halkımıza ulaştıran sesimizi kısmak istiyor. Biz bu platformlarda hiç olmasak bile gerçeğin sesi kulaklarınızı patlattığında size en ön safta dövüşen türkülerimizin gücünü göstereceğiz. Biliyoruz, korkularınız bundan, korkunuz halktan!

Harika Kızılkaya'nın yoldaşlarıyız biz, halkız biz; bize gücünüz yetmez!

Sansüre Baskıya Karşı Halkın Sesi Radyo'nun Yeni X Hesabını Takip Edelim!

Halkın Sesi Radyo’nun X Hesabı

@burakharika14

Halkın Sesi Radyo’nun Instagram Hesabı

/kizilkaya.harika/

Halkın Sesi Radyo’nun Facebook Hesabı

facebook.com/burak.agrms.hsr

Halkın Sesi Radyo’nun Bluesky Hesabı

halkinsesiradyo.bsky.social

 

 



Bu direnişe destek vermek için, Tahsin Sağaltıcı ve Gürkan Türkoğlu'nun açlık grevi direnişinin 200.gününde Avrupa'da toplam 319 kişi bir günlüğüne açlık grevi yaptı. 

 

Almanya: 10

Avusturya: 45

Bask Ülkesi: 4 (Bask'lı tutsaklar)

Fransa: 27

İngiltere: 20

İsviçre: 8

Yunanistan: 205


Anti-Imperialist Front GB


































Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.