videolar
AKP Faşizmi Suçlarına Bir Yenisini Daha Ekledi Zorla Müdahale Suçtur
ÖLÜM ORUCU DİRENİŞÇİSİ SERKAN ONUR YILMAZ’ın taleplerini
kabul etmek yerine direnişin 318. gününde iradesi dışında hastaneye kaçırılmıştır!
Serkan’ın iradesini sakatlayamazsınız-direnme kararlılığı karşısında acizsiniz!
Zorla müdahale işkencedir
Zorla müdahale katliamdır
Yoldaşlarımızın kılına gelebilecek her türlü zarardan; AKP
faşizmi ve Bolu yüksek güvenlikli hapishane idaresi sorumludur!
Bolu Köroğlu Hastanesinde ki namuslu Doktor ve Hekimlere çağrımızdır;
AKP faşizminin suçuna ortak olmayın, halka karşı suç işlemeyin zorla müdahale
işkencedir!
İşkencenin Zaman Aşımı Olmaz, İşkence Yapmak
Şerefsizliktir!
İnsanlık Onuru İşkenceyi Yenecek
Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz!
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz
Halk Cephesi(Britanya)
Kuyu tipi hapishanelere karşı ve yoldaşlarının sevk edilmesi
için ölüm orucu direnişinin 318. gününde olan Serkan Onur Yılmaz, zorla
müdahale tehdidi ile hastaneye kaçırıldı. Karşılanabilir talepleri kabul etmek
yerine zorla müdahale ile işkence yapmak, direnişçiyi sakat bırakmaya,
katletmeye çalışmaktır. Adalet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı’nın yanısıra Bolu
F Tipi hapishane idaresi ve Köroğlu Hastanesi hekimleri de Serkan Onur’un
başına geleceklerden sorumludur.
Bu sorumluluklarını hatırlatmak için TAYAD’lı Aileler’in
çağrısıyla Faruk Ereren tarafından hastahane aradığında cevap vermek yerine
telefonu kapatmışlardır. Köroğlu Hastanesi hekimlerini Hipokrat yeminlerine
bağlı kalmaya çağırıyoruz.
Zorla Müdahale İşkencedir!
Serkan Onur Yılmaz Hasta Değil Direnişçidir Talepleri
Taleplerimizdir!
Halk Sineması Kadrajından Filistin’e Uzun Yürüyüşün 1. Bölümü
Halk Cephesinin örgütlediği Zafere Kadar heyeti Avrupa’da 9
ülkeden geçerek Mısır’a, Refah sınır kapısına doğru yol alıyor!
Zafere kadar heyetinin bir parçası olan Halk Sineması da Filistin’e
gidiyor!
Halk Sineması emekçileri Uzun Yürüyüşü an an çekerek
belgesel hazırlıklarını da bir yandan yapıyorlar. Ayrıca ülke ülke kısa
kurgular hazırlayarak, kendi kadrajlarından Filistin’e Uzun Yürüyüşü halkımızla
paylaşıyorlar.
Sizlerle bu kurguların birinci bölümünü paylaşıyoruz.
Georges İbrahim Abdallah’ın Anti Emperyalist Cephe’nin İsteği Üzerine Hümanite Festivaline Gönderdiği Mesajı Yayınlıyoruz
Fransız emperyalizminin hapishanelerinde yıllarca tutsak
olan Georges İbrahim Abdallah Anti Emperyalist Cephe’nin isteği üzerine 13
Eylül’de Hümanite Festivali için göndermiş olduğu mesajı yayınlıyoruz.
S,R,Y Kuyu Tipi Hapishanelere karşı Ölüm orucu ve Süresiz
açlık grevindeki direnişçilerimizin adını ve kaçıncı günlerinde olduklarını doğru
bir şekilde söyleyerek direnişe olan ilgisini ve saygısını göstermiştir.
Georges İbrahim Abdallah’ın göndermiş olduğu metnin yazılı
halini ve videosunu paylaşıyoruz.
Sevgili yoldaşlar, sevgili dostlar,
Küresel krizin, küreselleşmiş kapitalizmin ve tüm bu
çelişkilerin daha da keskinleştiği bu dönemde Filistin’de soykırım savaşının ve
Avrupa’da kitleler harekete geçtiği bu dönemde ve özellikle de Türkiye’de
hapishane cephesinde verilen bu önemli mücadele doğal olarak insanlık bayramı
kapsamında Filistin’deki durum ve bölgesel ve uluslararası yansımalarına daha
özel olarak odaklanmak için harekete geçmemizi sağlayacaktır. Bugün bu kolektif
eleştirisel zekayı daha da keskinleştiriyor. Ayrıca yüreklerimizi de
ferahlatıyor.
Sevgili yoldaşlar sevgili dostlar bu paneli Anti Emperyalist
Cepheli yoldaşlar Filistin’deki durumla ilgili düzenlediğine göre öncelikle
genel olarak Filistin halkıyla dayanışma Gazze ve Batı Şeria’da süren soykırım
savaşının çeşitli yönlerini en şiddetle kınama çerçevesinin ötesine geçmemiz
gerektiği ve dolayısıyla bugünlerde Siyonist hapishanelerde tutsak olan
özgürlük meşaleleri olan yoldaşlarımızın yaşadığı kabus gibi durumlarda daha
yakından bakmanız gerektiği varsayılabilir. Açıkça görülüyor ki Türkiye’deki
açlık grevinde de olan yoldaşlarımız 300’lü günleri aşmış zor koşullardalar. Ve
bu koşullar altında hiçbir bahanenin arkasına saklanarak ortak hareket edip
acilen politika üretmeyi gözardı edemeyiz. Yoldaşlar küreselleşmiş kapitalizmin
hem ulusal hem bölgesel daha da önemlisi uluslararası düzeyde bu küresel kriz
döneminde mücadelelerin birleşmesinde daha iddialı bir ufuk çizmek gerekip
gerekmediğini sormadan edemiyoruz. Belki de bu vesileyle artık sadece Siyonist
hapishanelerinde veya faşist Türkiye’de ya da dünyanın başka yerlerindeki
hapishanelerde tutsak olan yoldaşlarla sarsılmaz dayanışmamızı ifade etmekle ve
onların haklı taleplerini tüm gücümüzle desteklemekle kalmayıp ve sevgili
yoldaşlarımızın açlık grevi etrafında devam eden hareketi selamlamakla
kalmamamız gerektiğini belirtmek gerekebilir. Belki de sistematik imha
politikalarının hedefi olan söz konusu tutsak arkadaşlarımız olduğunda
dayanışma ifadesinin artık ancak yoldaşlarımızın zindan zebanilerinin
pencesinden kurtarmak için gerekli tüm önlemleri uygulamaya koymak anlamında
bir anlam ifade ettiğini belirtmenin zamanı gelmiştir. Elbette yoldaşlar burada
tutsak yoldaşlarımıza karşı herhangi bir ahlaki görevimiz olduğunu iddia
etmekten söz etmiyoruz. Sadece ulusal bölgesel ve daha da önemlisi uluslararası
düzeyde devrimci güçlerin kapasitelerini birleştirmek parçası haline
getirmekten söz ediyoruz ve öncelikle yoldaşlarımızın özgürlüğünü dinamik bir
sürecin unutmayalım yoldaşlar devrimci tutsakların serbest bırakılması her
zaman halkın büşük coskusna neden olmuş uluslararası düzeyde dayanışma
bağlarını beslemiş ve güçlendirmiş aynı zamanda devrimci enternasyonalizmi
güçlendirmeye hem ulusal hem bölgesel ve daha da önemlisi uluslararası düzeyde
devrimin yayılmasına ve anti emperyalist anti kapitalist mücadelenin
zenginleşmesine yol açar. İmha politikası ister siyonist ister faşist
Türkiye’nin hapishanelerinde olduğu gibi tüm hızıyla devam ediyor. Ve
bildiğiniz gibi yoldaşlar bununla başa çıkmak için aktif uluslararası dayanışma
vazgeçilmez bir silahtır.
Yoldaşlar her gün 450 çocuğun siyonist hapishanelerde imha
politikasına maruz kaldığını unutmayalım.
Yoldaşlar on yoldaşımızdan Serkan Onur Yılmaz 302 gündür
açlık grevinde. Ayberk Demirdöğen 181 gündür açlık grevinde. Grup Yorum üyesi
Ali Aracı 18 Şubat 2025’ten beri açlık grevinde. Fikret Akar 30 Mart 2025’ten
beridir açlık grevinde. Ümit Çobanoğlu 29 Mayıs’tan beri açlık grevinde. Grup
Yorum Emekçisi Fırat Kaya 43 gündür açlık grevinde. Tahsin Sağaltıcı 30
Temmuz’dan beridir açlık grevinde. Gürkan Türkoğlu 30 Temmuz’dan beridir açlık
grevinde. Seval Aracı 15 Ağustos’tan beridir açlık grevinde. Ali Dilmen 11
Ağustos’tan beridir açlık grevinde.
Doğal olarak yoldaşlarımız her zaman bize güvenebilirler ve
bize güvenmeye devam etmelidirler. Onları hayal kırıklığına uğratmayalım.
Filistin ve umut verici direnişi için binlerce dayanışma girişimi filizlensin.
Yoldaşlarımızın özgürlüğü için binlerce dayanışma girişimi filizlensin.
Siyonist hapishanelerde ve Fas, Türkiye, Yunanistan,
Filipinler ve dünyanın diğer yerlerindeki tecrit hücrelerinde direnenlerle tam
bir dayanışma içinde olalım. Mahalleli genç proleterlere tam bir dayanışma
içinde olalım.
Şehitler onurumuzdur. Yaşasın mücadele eden halk kitleleri.
Kapitalizm artık barbarlıktan başka bir şey değildir. Farklı mücadele
çeşitlerle savaşanlara şan olsun. Birlikte yoldaşlar ancak birlikte
kazanabiliriz. Yoldaşlar ve dostlar hepinize komünistçe selamlarım. Yoldaşınız
Georges Abdallah.
Fransa Zehra Kurtay Direnişinin 81. Gününde Halkla Büyüyen Direniş Umut Olmaya Devam Ediyor
Zehra Kurtay’ın
Süresiz Açlık Grevi Direnişinin 81. Günü pazar gününe denk gelmesine rağmen
ziyaretçi yoğunluğuyla geçti.
Çadır ve
çevresinin temizliği yapıldıktan sonra ilk ziyaret, FUAF Heyeti tarafından
gerçekleştirildi.
FUAF ( Fransa
Alevi Dernekleri Federasyonu) Heyeti, direnişi selamlayarak direnişi nasıl
güçlendirebilecekleri üzerine sohbet ettiler.
Bölge
Yöneticisi İsmail Çakıcı ve MYK Üyesi Ali Rıza
Çolak, ziyaretlerinin bir özeleştiri mahiyeti taşıdığını ifade ederek
direnişin tarihsel bir önem taşıdığını, çok önemli ve değerli olduğunu ve
direnmenin temel olduğunu vurgulayarak üzerlerine ne düşecekse yapmaya hazır
olduklarını ifade ettiler.
Bir açıklama yapacaklarını,
bunu valiliğe göndereceklerini ve toplu ziyaretlerde bulunacaklarını ifade eden
heyet, başarılar dileyerek çadırdan ayrıldı.
Pazar günü
dolayısıyla özellikle inşaat işçileri farklı sayılardan gruplarla çadır
ziyaretinde bulundular.
Çadırın
önündeki evsizlerden Şems’in doğum günü için sembolik bir kek alındı, Şems
çağrıldı ve mumu üfledi.
Şems hediyesini
alırken de ağladı ve direniş çadırına teşekkür etti.
Diğer sokakta
yaşananlarla birlikte şarkı söylendi ve Şems eğlendirilmeye çalışıldı.
81. Günde
ayrıca, 26 Eylül Valilik önü eylemi ve 27 Eylül 90. Gün Yürüyüşü için el
ilanları dağıtıldı ve halk eylemlere davet edildi.
Fransa’da Halkın Dayanışması Ve Desteğiyle Büyüyen Direniş 80. Gününe Ulaştı
Zehra Kurtay,
açlığının 80. gününde.
Gün gün halkla
ilerleyen süresiz açlık grevi direnişi, mevziler kazanarak yoluna devam ediyor.
Moritanyalı bir
baba, iki kızıyla yağmur altında beklerken çadıra davet edildi ve ikramlarda
bulunuldu. Direniş anlatıldı ve aileyle tanışıldı. Ailenin ilaç ihtiyacı
karşılandı ve yakından ilgilenildi.
Çadıra yakın
yerde oturan iki Yunanlı Aile çadırı yeniden ziyaret ettiler ve milletvekili
ile yapılan görüşme hakkında bilgi aldılar. Şilili bir komşu ise, 3 arkadaşıyla
birlikte valiliğe Zehra Kurtay için yazdıkları mektubun ilk halini getirdi ve
düzenleyip Zehra Kurtay’ın oturumunu iptal eden valiliğe göndereceklerini
bildirdi.
Çankırı kökenli
bir çadır emekçisi de, Sarı Yelekliler’in yürüyüşüne katıldığı ve Zehra Kurtay
hakkında çevresine bilgi verdiğini paylaştı.
Yağmurdan
kaynaklı çoğu kişiyle istenilen sohbet edilemese de, Fransa Emperyalizmini’nin
suçları ve yaşattığı adaletsizlikler halka anlatıldı.















