haberler
Türkiye’de Kuyu Tipi Hapishanelerin Kapatılması İçin süren
direnişlere destek vermek amacıyla, İsveç’in Göteborg kentinde afişleme
çalışması yapıldı.
Devrimci tutsakların başlattığı ölüm orucu direnişine destek
amacıyla gerçekleştirilen bu çalışma kapsamında, Göteborg’un dört farklı
bölgesinde afişler asıldı. Hafta sonu yapılan yoğun afişleme çalışması; Şehir
Merkezi, Angered, Mölndal ve özellikle Türklerin yoğun yaşadığı Hisingen
bölgesini kapsadı.
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz.
İsviçre Luzern’de İki Kardeşten İki Direnişçiye Filminin Duyurusu İçin Afişleme Yapıldı
24.11.2025 tarihinde Halk Cepheliler 6 aralıkta Luzern’de düzenlenecek olan iki Kardeş ten İki Direnişçiye filminin gösterimi için afişleme çalışması ve duyurusunu yaptı. Sokaklara taşan bu çağrı, sıradan bir gösterim duyurusundan çok daha fazlasını ifade ediyor: halkın gündemine, toplumsal adaletsizliğe ve değişim arayışına dikkat çekmeyi amaçlayan bu film devrime adanmış yaşamı anlatıyor.
Anti-Emperyalist Cephe İspanya’daki Devrimci Tutsaklara Kart Gönderdi
Halkın Hukuk Bürosu Enternasyonal Barselona’da Halk Mahkemesine Katıldı
22-23 Kasım 2025 tarihlerinde Barselona’da düzenlenen
Uluslararası Halklar Mahkemesi, Filistin halkının karşılaştığı soykırım, ekosid
ve zorla aç bırakma gibi suçları sorgulamak için toplandı. Direnme Hakkı:
Filistin Halkı vs. Siyonist İşgal ve ABD Hükümeti başlıklı mahkeme, sadece
hukuki bir süreç değil, aynı zamanda Filistin halkının özgürlük mücadelesi ve
tüm ezilen halklara verilen destek oldu. Halkın Hukuk Bürosu Enternasyonal Ofis
temsilciside mahkemeye katılarak Filistin halkının direniş hakkını savundu.
Mahkeme boyunca, Gazze ve Batı Şeria’dan gelen ve çevrimiçi
katılan tanıklar ve uzman bilirkişiler, işgalin yarattığı insanlık suçlarını
detaylandırdı. İsrail’in Filistinlilere yönelik uyguladığı açlık rejimi, savaş
suçları ve ekolojik tahribat tanıklıklarla belgelendi. Gazze’deki altyapı
tahribatı ve su kaynaklarının yok edilmesi, Filistin halkının yaşam hakkına
yönelik bilinçli bir saldırı olarak tanımlandı.
Farklı ülkelerden gelen hukukçular savcılık görevini
üstlenerek, İsrail, ABD, İngiltere, Almanya, Fransa ve bu devletlere bağlı
kurumları soykırım ve ekosid suçlarından sorumlu tuttu. İddianame, bu ülkelerin
işgali destekleyerek Filistin halkının yok olmasına göz yumduklarını ve suç
ortaklığı yaptıklarını ortaya koydu.
Mahkeme jüri üyeleri, Siyonist İsrail devleti ve ABD,
İngiltere, Almanya, Fransa gibi ülkeleri soykırım, ekosid (ekolojik tahribat)
ve zor ile aç bırakma suçlarından suçlu buldu. Mahkeme, işgalin derhal
sonlandırılması gerektiğini ve Filistin halkının özgürlük mücadelesinin küresel
bir direniş simgesi haline geldiğini belirtti.
Bu mahkeme, Filistin halkının direnişinin sadece Filistin’in
değil, tüm ezilen halkların mücadelesi olduğunu vurguladı. Mahkeme, işgale
karşı verilen direnişin devrimci bir hak olduğunu ve tüm halkların bu hakka
saygı göstermesi gerektiğini belirterek, uluslararası dayanışma ve direnişin
gücünü yineledi.
Mahkemenin kararları, sadece hukuki değil, aynı zamanda
devrimci bir çağrıydı: Zulme karşı birleşik bir direniş, tüm halkların özgürlük
mücadelesinin teminatıdır.
Fikret Akar’ın Feda İlanından Sonra Şükriye Akar Yılmaz Tunç’a Sesleniyor
Şükriye Akar S,R,Y Kuyu Tipi Hapishanelere karşı süresiz
açlık grevinin 261. Gününde olan Fikret Akar ile yaptığı görüşmeyi anlattı.
Şükriye Akar yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Eşim Fikret Akar ile 22 Kasım tarihinde telefonla yaptığım görüşmede
bana anlattıkları çok çarpıcıydı. Eşimin anlattığına göre devletin yeni bir
politikası var. Devlet diyor ki sizi ne sevkedeceğiz ne de ölmenize izin
vereceğiz. Bunun yerine zorla müdahale edeceğiz.
Buna karşı eşim diyor ki siz çok beklersiniz. Ben ya burada
ölürüm ya da sevk edersiniz. Bunun arası yok.
Bunun anlamı çok açık, eşim fedadan bahsediyor.
Adalet Bakanlığı’na sesleniyorum kuyu tiplerini kapatın,
tutsakların taleplerini kabul edin.
İsviçre Halk Cephesi: Zehra Kurtay’ın 150. gününde Paris’teyiz
Oturum hakkı için direnen Zehra Kurtay 150. gününe doğru
onurla yürüyor
Bu onurlu yürüyüşün 150. gününde bizde Zehra Kurtay ve Nezif
Eski’yi yalnız bırakmayacağız
Tüm halkımızı bu saldırıya karşı Zehra Kurtay’ın direnişini
sahiplenmeye çağırıyoruz ve Paris’teki yürüyüşe katılmaya davet ediyoruz!
İsviçre Halk Cephesi
Kuyu Tipi Ölüm Hücrelerine Karşı Direniş
Ölüm Orucuyla Devam Ediyor.
Ayberk Demirdöğen 11 Mart 2025
Tarihinde Başladığı Süresiz Açlık Grevini 27 Ağustos 2025 tarihinde Ölüm
Orucuna Dönüştürdü Ölüm Orucu Direnişinin 260.Gününde
ÖLÜM ORUCU ZAFERE GİDEN YOLDUR
KUYU TİPİ ÖLÜM HÜRELERİ KAPATILSIN
#SerkanOnurYılmazıYasatalım
#AyberkDemirdöğeniYaşatalım
#KuyuTipiHapishanelerKapatılsın
Fransa Paris’te Süresiz Açlık Grevi Direnişi Çadırı Yeni Bir Mücadele Haftasını Da Coşkuyla Karşıladı
24 Kasım Pazartesi günü direniş çadırı, değişik kesimlerden
ziyaretçileri ağırlamaya devam etti.
Zehra Kurtay’ın 3 ayrı avukatı farklı zaman dilimlerinde
çadıra geldiler. 3 ayrı avukatla ayrı ayrı hukuki süreçler tartışıldı ve yol
haritaları belirlendi.
Avukatlardan birinin çadıra hediye olarak bir elektrikli
soba getirmesi espri konusu oldu.
Cezayirli bir çadır emekçisi, çadırda uzun süre kalarak 150.
Gün Yürüyüşü için yakınlarını aradı, mesajlar yoluyla da tanıdıklarını yürüyüşe
çağırdı.
Fransız Emperyalizmini’nin Cezayir’de gerçekleştirdiği Setif
Katliamı da dahil olmak üzere pek çok katliam, çadırda tartışıldı ve
Türkiye’nin yeni sömürgecilik süreci bu Cezayirli dosta anlatıldı.
Direnişten daha yeni haberi olan Pazarcıklı bir kadın,
havanın soğuması nedeniyle çadıra battaniye, sıcak tutacak materyaller getirdi
ve numarasını bıraktı.
Çadır yakınlarında oturan komşular, Nezif’in yeğenini
görmeye gelen gençler, Dev-Genç’liler, işten çıkan inşaat ve restoran
emekçileri, çevre esnafları… çadır ziyaretinde bulundular.
Zehra Kurtay’a Van Hapishanesi’nden Taner Korkmaz’dan gelen
mektup çadırın motivasyonu daha da yükseltti.
Fransa Paris Direniş Çadırı’nda Zehra Kurtay 145, Nezif Eski 30 ve 22. Açlık Günündeler
23 Kasım Pazar
günü, soğuk ve karlı havaya rağmen çadır, azımsanmayacak bir ziyaretçiyle
buluştu.
Sabah
saatlerinde Zehra ve Nezif, direniş arkadaşları olan François’yı telefonla
aradılar. François’nın sağlığının ve moralinin iyi olduğunu öğrenen Zehra ve
Nezif, François ve eşinin 150. Gün Yürüyüşü ‘ne katılmak için Paris’e
geleceklerini duyduklarında daha da çok mutlu oldular.
François,
direnişle ilgili yapmak istediklerini paylaştı ve bu düşüncelerinin
geldiklerinde bir programa dökülmesine karar verildi.
Nezif’in yeğeni
Özgü, 4 günlük açlık grevine başladığını bildirip çadıra geldi.
Gün boyu
çadırda kalan Özgü, çadıra gelenlerle ilgilendi ve ev sahiplerinden biri oldu.
Zehra ve
Nezif’in çok eski bir arkadaşları çadır ziyaretinde bulundu. Eski günler yad
edildi, süreç aktarıldı ve ne yapılmak istendiği uzun uzun anlatıldı.
Çadır
emekçilerinden olan bir Fransız da, çadırı ziyaret edenler arasındaydı. Çadırda
gelenlerle ilgilenen bu emekçi, haftalık programını aktardı ve çadıra
uğrayacağı günleri ve saatleri bildirdi.
Çadır etrafında
oturan komşular da, soğuk havada direnişçilerin bir ihtiyacı olup olmadığını
sormak için çadıra geldiler.
Berlin Grup
Yorum Evi Emekçileri ile telefon görüşmesi yapan direnişçiler, akşam
saatlerinde de, tekli ya da gruplar halinde çadır ziyaretinde bulunan pek çok
kişiyle sohbet ettiler.

















