haberler
Yunanistan’da Tutsak Olan Devrimci Tutsaklar Ali Ercan Gökoğlu Açlık Grevinin 16. Gününde
Yunanistan’da
Türkiyeli devrimcilere uygulanan “hukuk terörü” devam ediyor.
Türkiyeli devrimci tutsakların direnerek kazandıkları haklar gasp edilmeye
çalışılıyor.
Halkida davası
tutsakları, paraya çevrilen hükümlerinin ödemelerini yapmalarına rağmen serbest
bırakılmıyorlar. Bu kez oturum sahibi olmadıkları, kimlikleri olmadıkları
gerekçesiyle “idari tutukluluk” saldırısıyla karşı karşıyalar…
Halkida davası
tutsaklarının hükümleri paraya çevrilmişti, tutsaklar ödemelerini yapmalarına
rağmen serbest bırakılmadılar. Oturum sahibi olmadıkları, kimlikleri olmadığı
ve kamu güvenliğini tehdit ettikleri gerekçesiyle haklarında polis tarafından
“idari tutukluluk” kararı ve sınır dışı kararı verildi.
Bu
Kararların Geri Alınması Talebiyle 4 Ekim 2024 Tarihinde Ali Ercan Gökoğlu 15
Ekim 2024 Tarihinde De Hazal Seçer Açlık Grevi Direnişe Başladılar
Ali Ercan
Gökoğlu Açlık Grevinin 16. Günündedir.
Türkiyeli 5
devrimci tutsak Halkida davası olarak bilinen bir dava nedeniyle, Yunan
yasalarına göre “hafif suç” kapsamında hüküm giymişler; sokaklardan,
derneklerin önünden gözaltına alınarak tutsak edilmişlerdi.
Halkida ‘daki
yaz kampından dolayı ceza alan devrimciler yaklaşık olarak 1 yıldır tutsaklar
ve bu cezayı adil yargılanmadan aldılar. Savunma hakkı verilmedi, itiraz hakkı
tanınmadı, hüküm giydikleri kendilerine tebliğ edilmedi… Tüm hukuk ilkeleri
çiğnenerek cezalar verildi.
Halkida davası
süresinde devrimci tutsakların adil yargılanma haklarının tamamen gasp edildi.
Savunma hakkı tanınmadı, hükümleri kendilerine tebliğ edilmedi, yasal olanak
geçerli süre boyunca itiraz edemedikleri için bu haklarını kaybettiler, her
biri sokaklardan derneklerin önünden gözaltına alındılar ve tutuklandılar.
Adil yargılanma
ihlaline ilişkin yaptıkları tüm itirazlar reddedildi. Son hakları olan
cezaların paraya çevrilmesi hakkı için mücadele ettiler ve ödemelerini
yaptılar.
Şimdi de sınır dışı
edilme ve idari tutukluluk saldırısıyla karşı karşıyalar.
AKP faşizmi ile
iş birliği yapan Yunan hükümeti Türkiyeli devrimcilerin tutsaklığını uzatmak
için her şeyi yapıyor. NATONUN İKİ UŞAĞI DEVRİMCİLERE KARŞI TÜM GÜÇLERİNİ
BİRLEŞTİRİYORLAR.
“İdari tutukluluk” denilen pespaye
yasaları, “sınır dışı” tehditleri şimdi yeni birer saldırı haline
getirildi.
Daha önce Bulut
Yayla isimli devrimciyi sokaktan kaçırarak Türkiye faşizmine teslim eden Yunan
devleti, şimdi yeni saldırı hazırlıkları yapıyor.
HALKİDA DAVASI
İÇİN YAKLAŞIK 1 YILDIR BİZLER;
DEVRİMCİ
TUTSAKLAR VE HALK CEPHELİLER OLARAK YAŞADIĞIMIZ ADALETSİZLİKLERE VE HUKUK
TERÖRÜNE KARŞI MÜCADE EDİYORUZ.
Kazandığımız her
hak, yeni bir saldırı ile boşa çıkartılmaya çalışılıyor.
AKP faşizmi ile
işbirliği yapan Yunan hükümeti Türkiyeli devrimcilerin tutsaklığını uzatmak
için her şeyi yapıyor.
NATO’nun
hizmetkarı olan iki işbirlikçi güçlerini Türkiyeli devrimcilere saldırmak için
birleştiriyorlar.
Yunan
hükümetine sesleniyoruz;
AKP
FAŞİZMİNİN YARDAKÇILIĞINDAN VAZGEÇİN!
DEVRİMCİ
TUTSAKLARDAN ELİNİZİ ÇEKİN!
HİÇBİR
SALDIRINIZ DEVRİMCİ İRADEMİZDEN DAHA ÜSTÜN DEĞİLDİR.
İRADEMİZİ
BİR KEZ DAHA SINAMAYA KALKMAYIN. BUGÜNE KADAR ÇOK DENEDİNİZ, HATTA SİZİN
AĞABABALARINIZ EMPERYALİSTLER, YARDAKÇILIĞINI YAPTIĞINIZ AKP FAŞİZMİ DE ÇOK
DENEDİ.
BAŞARAMADILAR.
BU KEZ DE
BAŞARAMAYACAKSINIZ.
ÖZGÜRLÜĞÜMÜZÜ
DİRENEK KAZANDIK,
DİRENEREK
KAZANACAK VE KORUYACAĞIZ
İŞBİRLİKÇİ
YUNAN DEVLETİ, DEVRİMCİ TUTSAKLARI TESLİM ALAMAZ
Avrupa’da yaşayan gençliğin sorunlarını, bu sorunların
nedenini ve çözümünü anlattığımız derginin 47. sayısıyla tekrar karşınızdayız.
Farklı konuları ele aldığımız, ülkemizden ve Dünya’dan haberlerle geldik.
Avrupa’da yaşayan yabancı gençler olarak günlük hayatımızda
bir çok sorunla karşı karşıya kalıyoruz. Irkçılık yaşıyoruz. Kimlik sorunu
yaşıyoruz. ‘Kara kafalı’ olduğumuz için polis şiddetine maruz kalıyoruz ve çok
daha fazlası…
Yaşadığımız bu düzende kendimizi zaman zaman yalnız ve terk
edilmiş hissediyoruz. Okulda yaşadığımız rekabet ve baskı, aile ve
arkadaşlarımızla yaşadığımız sorunlar… Her şey bir yük haline gelmeye
başlıyor. Küçük şeyler büyük sorunlara dönüşüyor…
Konuşacak, anlatacak ve paylaşacak kimseyi bulamıyoruz çünkü
bu düzen bize ‘babana bile güvenme’ diyor.
Avrupa’da Bizim Gençlik dergisi olarak, gençliğe bu
sorunları yaşarken yalnız olmadığını anlatmak istiyoruz.
Her birimiz benzer sorunlar yaşıyoruz. Bu bir tesadüf değil.
Sorunlarımız aynı çünkü kaynağı aynı. Tüm sorunları yaratan
yaşadığımız bu düzendir. Kapitalizmdir.
Avrupa’da Bizim Gençlik Dergisi olarak sorunlarımızı
anlatmakla kalmıyoruz.
Bu sorunları 1 nasıl çözebileceğimizi de anlatıyoruz. HER
SORUNUMUZUN ÇÖZÜMÜ BİRBİRİMİZE SAHİP ÇIKMAK YANİ ÖRGÜTLENMEKTİR!
Dergimizin bu sayısında örgütlenmeye özel vurgu yapıyoruz.
Çünkü Almanya’da Naziler ve faşistler biz yabancılara karşı
örgütleniyor ve güçleniyorlar.
Bizi yok etmenin planını yapıyorlar.
Irkçılığa karşı tek başımıza güçsüz kalırız ama
örgütlenirsek, birbirimize sahip çıkarsak kimse bize bir şey yapamaz.
Sadece ırkçılığa karşı değil, hayatımızın her alanında her
sorunumuza karşı örgütlenmeli ve kendi komitelerimizi kurmalıyız diyoruz ve sizi
dergimizin yeni sayısıyla baş başa bırakarak, öneri, eleştiri veya
düşüncelerinizi bizimle paylaşmak için bize ulaşabileceğinizi hatırlatmak
istiyoruz.
HERKESE İYİ OKUMALAR
Avrupa’da Bizim Gençlik Dergisinin 47. Sayısını Okumak
için Tıklayınız
İdeolojilerin Savaşı’nda Oligarşinin Tarihi Katliamlar Tarihidir Konusu Anlatıldı
Halkın Sesi Radyo, İdeolojilerin Savaşı’nda 17 Ekim Perşembe
günü yayınlanan, oligarşinin halkların büyüyen öfkelerini kontrol altına almak,
sindirmek ve yok etmek için uyguladığı katliam politikalarının anlatıldığı
bölümün kaydını paylaşıyoruz.
https://halkinsesiradyo.net/index.php/2024/10/18/oligarsinin-tarihi-katliamlar-tarihidir/
Avusturya Halk Cephesi: Hasta Devrimci Tutsak Hasan Karapınar’ın Serbest Bırakılması İçin Mailler Yollandı
Lenf kanseri olduğu halde tahliye edilmeyen hasta tutsak
Hasan Karapınar’ın bir an önce tahliye edilmesi için Avusturya’dan mailler
çekildi,
Viyana, İnnsbruck, ve Linz’de demokratik kurumlar ve tutuklu
yakınları adına çekilen maillerde,
Hasan Karapınar’ın tutukluların tedavisi konusunda ciddi sorunların
yaşandığı bir hapishanede, Adana F Tipi’nde tutulmasının onu katletmek anlamına
geldiği vurgulandı.
TC. Adalet Bakanlığı’na, TBMM Adalet Komisyonu’na ve Adana F
Tipi Hapishanesi Müdürlüğü’ne yollanan maillerde, “Hasan Karapınar bir an
önce tahliye edilsin ve tedavisi için gereken koşullara kavuşturulsun.”
denildi.
Merhamet Değil Adalet İstiyoruz Tüm Hasta Tutsaklar Serbest Bırakılsın
Hasan Karapınar, Yasemin Karadağ ve daha yüzlerce hasta
tutsak, ağır sağlık problemleri yaşamalarına rağmen hapishanede kalmaya devam
ediyor.
Hasan Karapınar, Kanser hastası olduğu için tahliye
edilmişti. Ve dışarda ailesi, arkadaşları arasında tedavisini olurken ve hastalığı
yenerken yeniden tutuklandı. Hapishanede kelepçe ve benzer keyfi uygulamalar
yüzünden hastaneye gidemediği için hastalığı tekrarlandı.
Resmi rakamlara göre 2018 yılında: 107
2019 yılında: 95
2020 yılında arasında 128 tutsak Tedavi edilmedikleri için
katledilmiştir.
Bunlar resmi rakamlardır, gerçeği ise daha fazladır.
Yasemin Karadağ, yine aynı dayatmalar yüzünden Beyin
ameliyatı olamadı.
Hasan Karapınar, Yasemin Karadağ ve birçok hasta tutsak
keyfi dayatmalarla, Hapishane idaresi, Mengele doktorlar ve bürokratizm
üçgeninde kısır döngü içinde katledilmek isteniyor.
Ceza İnfaz Kanunun 16 Maddesi Hasta Tutsakların dışarıda tam
teşekküllü hastanede tedavi görmelerini ve tahliye edilmelerini kapsayan bir
maddedir. Ancak bu madde de çeşitli bahanelerle devrimci tutsaklara ya uygulanmamakta
ya da büyük zorluklar çıkartılmaktadır.
Tahliye edilen hasta tutsakların çoğu tahliye edildikten
kısa bir süre sonra yaşamlarını yitirmektedir. Yani hapishanede tedavi hakkı
elinden alınarak, hastalıktan kaynaklı olan tahliye hakkı geciktirilerek
bilinçli olarak katledilmek istenmektedir.
Oysa bu bir lütuf değil, bir HAKTIR. Birçok hakkımız gibi bu
hakkımızda faşizm tarafından engellenmek gasp edilmek istenmektedir.
Hasta tutsaklarımızın katledilmelerine izin vermeyeceğiz. Bu
hakkımızı kullanmak için de direneceğiz.
Hasan Karapınar’ın, Yasemin Karadağ’ın ve tüm hasta
tutsakların tedavilerinin önündeki her türlü engelin kaldırılmasını istiyoruz!
Bunun için hasta tutsaklarımız için Türkiye Adalet
Bakanlığına, Ceza Tevkif Evleri Müdürlüğüne ve Hapishane idaresine, faks
yazmaya, telefon açmaya hasta tutsaklara sahip çıkmaya çağırıyoruz.
HASAN KARAPINAR VE YASEMİN KARADAĞ TAHLİYE EDİLSİN!
HASTA TUTSAKLARA ÖZGÜRLÜK!
HASTA TUTSAKLAR İÇİN CEZA VE İNFAZ YASASININ 16
MADDESİ
UYGULANSIN!
HASTA TUTSAKLARIN KATLEDİLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ
ALMANYA HALK CEPHESİ
Fransa Halk Cephesi: Çocuklarımızın Geleceğini Çalanlar Şimdi De Bebeklerimizi Para İçin Katlediyor
Emperyalizme bağımlı olan ve faşizmle yönetilen ülkemizde 22
yıldır iktidarda olan AKP faşizmi Anadolu’yu talan ederken, halklarımıza
yoksulluğu ve yoz bir yaşamı dayatmıştır.
İntiharlar, tecavüzler, en küçük tartışmaların bile
ölümlerle sonuçlanması, her gün katledilen kadın ve çocuk ölümleri ülkemizin
getirildiği yeri göstermektedir.
Sıra BEBEKLERİMİZE gelmiştir…”Çağ atlıyoruz!”, ”Türkiye
yüzyılı!” ve ”Herkes bizi kıskanıyor!” yalanları ile talana dayalı ucube, gösteriş
ve tüketim projeleri ile halkı aldatan AKP faşizmi yarattıkları çürümeyi gizleyemez.
Faşizmle yönetilen Anadolu’da hiç kimsenin insan gibi yaşama
koşulu yoktur. AKP faşizmi halkın geleceğini, yarınını, gençlerin, çocukların, bebeklerinin
yaşamlarını ve geleceğini çalmaya devam ediyor.
DÜŞÜNÜN Kİ, bu ülkenin halk düşmanı bir bakanı tecavüz
edilen yoksul halkın çocukları için bırakın kılını kıpırdatmayı, sorumluluk
taşımayı arsızca çocuklara tecavüzü savunuyor ve ”bir kere ile bir şey olmaz!”
deme yüzsüzlüğünü ve ahlaksızlığını gösteriyor.
TV’ler de halkın karşısına çıkıp ”9 yaşındaki çocuklarla
evliliği” savunan sapıklara emanet edilen halkın çocuklarının çocukluğunu
çalan AKP faşizminin yöneticileri değil midir?…
Sıra BEBELERİMİZE GELDİ…
Burjuva basında ”Yeni doğan çetesi” adıyla yapılan
haberlerde; İstanbul ve Tekirdağ-Çorlu’da 20’nin üzerinde özel hasta hane ve
çağrı merkezlerinin, doktor, hemşire ve iki Sağlık Bakanının yer aldığı
yüzlerce bebeğin para için öldürüldüğü bir vahşeti daha yaşadık.
Öylesine bir vahşet ki, para için kurdukları çarkı
işletenler dünyaya gözlerini yeni açan bebekleri acımasızca, adeta güle oynaya,
şakalar yaparak öldürüyorlar.
DÜZENİN TÜM KURUMLARI ÇÜRÜMÜŞTÜR. DÜZENİN KURUMLARININ HİÇBİRİNE
GÜVENMEYECEĞİZ. HELE ÇOCUKLARIMIZI ONLARA EMANET ETMEYECEĞİZ.
Bu köhnemiş düzen sürdükçe daha çok acılar yaşayacak
halkımız. O nedenle halkın sağlıkçılarına kendimizi emanet edeceğiz. Halkın
sağlıkçılarını tutuklayan, doktorluk yaptırmayan devlet bebekleri vahşice
öldürenleri, halkın sağlığı ile oynayanları bakan hatta sağlık bakanı
yapmıştır.
Göstermelik soruşturmalar yaparak, göz boyamaya çalışanlar
bu vahşetin sorumlusudur. Zira sağlığı paralı hale getirenler, o düzeni
kuranlar ve paralı sağlığı savunanlar bebeklerimizin katilidir…
Kendi sorunlarımıza sahip çıkacak ve sağlık hakkımızı savunacağız.
Bebeklerimize sahip çıkacağız.
20 Ekim Pazar Günü Saat 11.00 De Baselde Boran Kültür Merkezinde Halk Kahvaltımız Olacaktır .
Köln Mülheim’da Donbass Belgeseli İçin Afiş Asıldı!20 Ekim Pazar Günü Saat 14.00’da Köln
Ehrenfeld’de Bulunan Temel Haklar Ve Özgürlükler
Derneği’nde Donbass Belgeselinin Gösterimi Olacak.
Köln’ün Mülheim Mahallesinde De Afişler Asılarak Tüm Halka
Katılım Çağrısı Yapıldı. Afişlerin Asıldığı Esnada Da Gelip Ne Afişi Olduğunu
Soranlar Oldu. Biz Anlatınca İse Geleceklerini Söyleyenler Oldu.
Tüm Halkımızı Belgesele Çağırıyoruz!

