HDP
İzmir İl Örgütünde Katledilen Deniz Poyraz’ın Katili Kişisel Nefretiyle Hareket
Eden Onur Gencer Değil Faşizmin Sınıf Kinidir!
Yoksulluğa
ve Açlığa Mahkûm Ettiği Halkların Öfkesinden Korkan Faşizm Kanla, Katliamlarla,
Korkuyla Yönetmekten Başka Çıkar Yol Bulamıyor!
Can
Çekişmektesiniz, Sonunuzun Geldiğini Biliyorsunuz!
17 Haziran Perşembe günü HDP İzmir İl Örgütüne yönelik silahlı bir saldırı
gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen silahlı saldırıda annesinin rahatsızlığı
nedeniyle bir günlüğüne annesin yerine işe giden 20 yaşındaki Deniz Poyraz 6
kurşunla katledildi.
Ağaç
görmüş yakmışlar
Kanat
görmüş kırmışlar
Şimdi de
düşmüşler insan izine
Nerde
insan
Nerde
ışık
Vurmuşlar.”
Deniz
Poyraz’ın katili, psikolojisi bozuk, milliyetçi duygular ile empoze edilmiş,
bir ruh hastası katil midir bu kadar basite indirebileceğimiz bir olay değildir
bu. Onur Gencer ismindeki katilin Suriye’de kamplarda ellerinde ağır
makineli silahlar ile fotoğrafları ortaya çıktı. Suriye’den
paylaştığı resim Minbic’ın kuzeyi, Sacur nehrine yakın Türk askeri üssü. Ve bu
üs MİT merkezi.
Bu
eğitimleri nasıl alıp da ülkeye geri dönebiliyor bu katiler, her gün 40 kamera
ile izlenen HDP derneğine rahatça girebiliyor. Faşizmin ülkemizde nasıl
çalıştığını açıklamamızda anlatacağız.
Ülkemizde
burjuvazi yönetimi burjuva demokrasisi ile sürdüremediği koşullarda faşizme
geçiş yapmıştır. Faşizmde burjuva demokrasisi rafa kaldırılır.
Ülkemiz
yeni sömürge bir ülke olup emperyalist ülkeler ile yapılan ekonomik anlaşmalar
gereği emperyalizme bağımlıdır. Ekonomik politikalar emperyalizmin çıkarlarına
göre belirlenir.
Sürekli
bir ekonomik kriz vardır ve bu krizi yönetememektedir AKP faşizmi.
AKP
faşizmi iktidara geldiği günden bu güne birçok farklı politika izlemiştir ancak
aldıkları sonuçlar ortadadır.
Yeni
sömürgeciliğin getirdiği bir diğer nokta ise siyasi krizdir AKP faşizmi tek
başına iktidarı elinde tutamaz bunun için halka karşı kendi oligarşik sistemini
kurmalı ve yürütmelidir bu oligarşi içi ilişkiler mafya, toprak ağaları gibi
birçok egemen ile oluşan ortak çıkar ilişkilerine dayalıdır.
Bu
sistemde burjuva demokrasisi ile yönetilemez ülkemiz, AKP iktidarı ancak faşist
terörü örgütleyerek faşist terörü devam ettirmelidir.
Bizim
gibi ülkelerde faşizm süreklidir.
Türkiye
Devrimci hareketinin önderlerinden, Mahir Çayan’ın da dediği gibi “sömürge tipi
faşizm olarak” adlandırıyoruz.
Bizim
ülkemizde faşizm aşağıdan gelen bir kitle tabanı ile örgütlenmemiştir, direk
devlet aygıtı ile yukarıdan aşağıya örgütlenen bir faşizm vardır.
Faşizm
kozmopolit bir kültüre sahiptir. Emperyalizmin bireyci, yoz kültürüyle
bütünleşmiş, inkar, demagoji, şovenizm ve gerici din kültürü üzerine kuruludur.
Faşizm, çeşitli milliyetlerden halkların varlığını, dillerini, kültürlerini
inkar edip bunları asimile ederek sadece Türk ulusu yaratma çabasına girmiştir.
Mehmet Ağar’ın
taktiklerini günümüzde Süleyman Soylu ve AKP iktidarı devam ettiriyor.
Bu
faşizmin karakteridir, Çorum, Maraş, Madımak, Beyazıt, katliamları AKP iktidarı
ile Sur, Roboski, Ankara Gar Katliamı, Suruç, Hrant Dink, katliamları ile devam
etti. Kontgerillanın 90’lı yıllarda yaptıklarını şimdi göğüslerini gere gere
açık bir şekilde yapıyor AKP faşizmi bunu da devrimci ilerici halk kesimlerini
sindirdiğini, muhalefetini bastırdığını düşünerek yapmaktadır. Kendi
kurumsallaşmasını devlet içerisinde yarattı ve kendisine bir nesil yarattı,
devletin alt ve üst organlarından silahlı faşist birliklerine kadar. SADAT ile
kamyon kamyon silahların Suriye’ye gönderilmesine kadar, emperyalist
efendilerinin çanak yalayıcılığını yapıp, dağımızı, taşımızı, toprağımızı satana
kadar ve şimdi de bu düzenini böyle sürdüremeyeceğinin farkındadır ve faşist
terörü bu şeklide örgütlemektedir.
2015
yılında 15 Temmuz’dan sonra darbeyi bastıracağını söyleyerek kendi faşist
oluşumlarını ilerici yurtsever demokrat halkın yaşadığını yoksul mahallelere
saldırtmak için örgütlemiştir ancak devrimci güçlerin halkın gücü ile geri
tepmiştir bu.
Bu
birçok kere ülkemizde deneniyor ve denenmeye devam edecek.
Sedat
Peker ismindeki mafya artığı sünepenin söylemiş olduğu devletin içerisinde
nasıl kirli oyunların döndüğü açıkça ortaya koymuştur ve eski katillerinden
Mehmet Eymür (MİT Kontrterör Dairesi eski başkanıdır.) “siyasi cinayetlere
kadar varacak bir durum” diye açıklamalarda bulunmuştur.
Biz
sizin devletini de yönetme biçiminizi de tanıyoruz. Siz de bizleri
tanıyorsunuz.
1980’lerde
örgütlemeye çalıştığınız faşist teröre karşı Faşist Teröre Karşı Mücadele
Komiteleri ile cevap verdik, mahallelerimizde halkımız ile savunduk, Madımak,
Çorum, Maraş katliamlarına karşı halkın yanında devrimciler vardı ve halkımızın
din ırk çatışmasına kurban gitmesine izin vermedi ve halkımızı korudu. Bu böyle
oldu ve olacaktır da, bugün bizim açıktan çağrımızdır tüm halkımıza ve halk
düşmanı AKP faşizmi ve onun tüm işbirlikçilerine faşizmin örgütlenip bizleri
sokak ortasında, hapishanelerde, evlerimizde katledilmesine izin vermeyeceğiz.
Tüm aydın, devrimci, ilerici, demokrat kesim ve halkımız sokakları boş bırakmak
onların işine gelecektir yaratmak istedikleri ortam budur, her hakkımızı
direnerek aldık bedel ödedik, bedel ödemek istemiyoruz, bedel ödetmek bizim
hakkımızdır.
Faşizmi
yenmenin onuru sadece devrimcilere aittir.…
Faşizm
bütün halk kesimlerine düşmandır ancak faşizme karşı mücadelenin zaferi sadece
devrimcilere aittir.
Deniz
Poyraz’ın katili, psikolojisi bozuk, milliyetçi duygular ile empoze edilmiş,
bir ruh hastası katil midir bu kadar basite indirebileceğimiz bir olay değildir
bu. Onur Gencer ismindeki katilin Suriye’de kamplarda ellerinde ağır
makineli silahlar ile fotoğrafları ortaya çıktı. Suriye’den paylaştığı
resim Minbic’ın kuzeyi, Sacur nehrine yakın Türk askeri üssü. Ve bu üs MİT
merkezi.
Bu
eğitimleri nasıl alıp da ülkeye geri dönebiliyor bu katiler, her gün 40 kamera
ile izlenen HDP derneğine rahatça girebiliyor. Faşizmin ülkemizde nasıl
çalıştığını açıklamamızda anlatacağız.
Ülkemizde
burjuvazi yönetimi burjuva demokrasisi ile sürdüremediği koşullarda faşizme
geçiş yapmıştır. Faşizmde burjuva demokrasisi rafa kaldırılır.
Ülkemiz
yeni sömürge bir ülke olup emperyalist ülkeler ile yapılan ekonomik anlaşmalar
gereği emperyalizme bağımlıdır. Ekonomik politikalar emperyalizmin çıkarlarına
göre belirlenir.
Sürekli
bir ekonomik kriz vardır ve bu krizi yönetememektedir AKP faşizmi.
AKP
faşizmi iktidara geldiği günden bugüne birçok farklı politika izlemiştir ancak
aldıkları sonuçlar ortadadır.
Yeni
sömürgeciliğin getirdiği bir diğer nokta ise siyasi krizdir AKP faşizmi tek
başına iktidarı elinde tutamaz bunun için halka karşı kendi oligarşik sistemini
kurmalı ve yürütmelidir bu oligarşi içi ilişkiler mafya, toprak ağaları gibi
birçok egemen ile oluşan ortak çıkar ilişkilerine dayalıdır.
Bu
sistemde burjuva demokrasisi ile yönetilemez ülkemiz, AKP iktidarı ancak faşist
terörü örgütleyerek faşist terörü devam ettirmelidir.
Bizim
gibi ülkelerde faşizm süreklidir.
Türkiye
Devrimci hareketinin önderlerinden, Mahir Çayan’ın da dediği gibi “sömürge tipi
faşizm olarak” adlandırıyoruz.
Bizim
ülkemizde faşizm aşağıdan gelen bir kitle tabanı ile örgütlenmemiştir, direk
devlet aygıtı ile yukarıdan aşağıya örgütlenen bir faşizm vardır.
Faşizm
kozmopolit bir kültüre sahiptir. Emperyalizmin bireyci, yoz kültürüyle
bütünleşmiş, inkâr, demagoji, şovenizm ve gerici din kültürü üzerine kuruludur.
Faşizm, çeşitli milliyetlerden halkların varlığını, dillerini, kültürlerini inkâr
edip bunları asimile ederek sadece Türk ulusu yaratma çabasına girmiştir.
Mehmet
Ağar’ın taktiklerini günümüzde Süleyman Soylu ve AKP iktidarı devam ettiriyor.
Bu
faşizmin karakteridir, Çorum, Maraş, Madımak, Beyazıt, katliamları AKP iktidarı
ile Sur, Roboski, Ankara Gar Katliamı, Suruç, Hrant Dink, katliamları ile devam
etti. Kontrgerillanın 90’lı yıllarda yaptıklarını şimdi göğüslerini gere gere
açık bir şekilde yapıyor AKP faşizmi bunu da devrimci ilerici halk kesimlerini
sindirdiğini, muhalefetini bastırdığını düşünerek yapmaktadır. Kendi
kurumsallaşmasını devlet içerisinde yarattı ve kendisine bir nesil yarattı,
devletin alt ve üst organlarından silahlı faşist birliklerine kadar. SADAT ile
kamyon kamyon silahların Suriye’ye gönderilmesine kadar, emperyalist
efendilerinin çanak yalayıcılığını yapıp, dağımızı, taşımızı, toprağımızı
satana kadar ve şimdi de bu düzenini böyle sürdüremeyeceğinin farkındadır ve
faşist terörü bu şeklide örgütlemektedir.
2015
yılında 15 Temmuz’dan sonra darbeyi bastıracağını söyleyerek kendi faşist
oluşumlarını ilerici yurtsever demokrat halkın yaşadığını yoksul mahallelere
saldırtmak için örgütlemiştir ancak devrimci güçlerin halkın gücü ile geri
tepmiştir bu.
Bu
birçok kere ülkemizde deneniyor ve denenmeye devam edecek.
Sedat
Peker ismindeki mafya artığı sünepenin söylemiş olduğu devletin içerisinde
nasıl kirli oyunların döndüğü açıkça ortaya koymuştur ve eski katillerinden
Mehmet Eymür (MİT Kontrterör Dairesi eski başkanıdır.) “siyasi cinayetlere
kadar varacak bir durum” diye açıklamalarda bulunmuştur.
Biz
sizin devletini de yönetme biçiminizi de tanıyoruz. Siz de bizleri
tanıyorsunuz.
1980’lerde
örgütlemeye çalıştığınız faşist teröre karşı Faşist Teröre Karşı Mücadele Komiteleri
ile cevap verdik, mahallelerimizde halkımız ile savunduk, Madımak, Çorum, Maraş
katliamlarına karşı halkın yanında devrimciler vardı ve halkımızın din ırk
çatışmasına kurban gitmesine izin vermedi ve halkımızı korudu. Bu böyle oldu ve
olacaktır da, bugün bizim açıktan çağrımızdır tüm halkımıza ve halk düşmanı AKP
faşizmi ve onun tüm işbirlikçilerine faşizmin örgütlenip bizleri sokak
ortasında, hapishanelerde, evlerimizde katledilmesine izin vermeyeceğiz. Tüm
aydın, devrimci, ilerici, demokrat kesim ve halkımız sokakları boş bırakmak
onların işine gelecektir yaratmak istedikleri ortam budur, her hakkımızı
direnerek aldık bedel ödedik, bedel ödemek istemiyoruz, bedel ödetmek bizim
hakkımızdır.
Faşizmi
yenmenin onuru sadece devrimcilere aittir.…
Faşizm
bütün halk kesimlerine düşmandır ancak faşizme karşı mücadelenin zaferi sadece
devrimcilere aittir.
Deniz
Poyraz’ın katili, psikolojisi bozuk, milliyetçi duygular ile empoze edilmiş,
bir ruh hastası katil midir bu kadar basite indirebileceğimiz bir olay değildir
bu. Onur Gencer ismindeki katilin Suriye’de kamplarda ellerinde ağır
makineli silahlar ile fotoğrafları ortaya çıktı. Suriye’den
paylaştığı resim Minbic’ın kuzeyi, Sacur nehrine yakın Türk askeri üssü. Ve bu
üs MİT merkezi.
Bu
eğitimleri nasıl alıp da ülkeye geri dönebiliyor bu katiller, her gün 40 kamera
ile izlenen HDP derneğine rahatça girebiliyor. Faşizmin ülkemizde nasıl
çalıştığını açıklamamızda anlatacağız.
Ülkemizde
burjuvazi yönetimi burjuva demokrasisi ile sürdüremediği koşullarda faşizme
geçiş yapmıştır. Faşizmde burjuva demokrasisi rafa kaldırılır.
Ülkemiz
yeni sömürge bir ülke olup emperyalist ülkeler ile yapılan ekonomik anlaşmalar
gereği emperyalizme bağımlıdır. Ekonomik politikalar emperyalizmin çıkarlarına
göre belirlenir.
Sürekli
bir ekonomik kriz vardır ve bu krizi yönetememektedir AKP faşizmi.
AKP
faşizmi iktidara geldiği günden bugüne birçok farklı politika izlemiştir ancak
aldıkları sonuçlar ortadadır.
Yeni
sömürgeciliğin getirdiği bir diğer nokta ise siyasi krizdir AKP faşizmi tek
başına iktidarı elinde tutamaz bunun için halka karşı kendi oligarşik sistemini
kurmalı ve yürütmelidir bu oligarşi içi ilişkiler mafya, toprak ağaları gibi
birçok egemen ile oluşan ortak çıkar ilişkilerine dayalıdır.
Bu
sistemde burjuva demokrasisi ile yönetilemez ülkemiz, AKP iktidarı ancak faşist
terörü örgütleyerek faşist terörü devam ettirmelidir.
Bizim
gibi ülkelerde faşizm süreklidir.
Türkiye
Devrimci hareketinin önderlerinden, Mahir Çayan’ın da dediği gibi “sömürge tipi
faşizm olarak” adlandırıyoruz.
Bizim
ülkemizde faşizm aşağıdan gelen bir kitle tabanı ile örgütlenmemiştir, direk
devlet aygıtı ile yukarıdan aşağıya örgütlenen bir faşizm vardır.
Faşizm
kozmopolit bir kültüre sahiptir. Emperyalizmin bireyci, yoz kültürüyle
bütünleşmiş, inkar, demagoji, şovenizm ve gerici din kültürü üzerine kuruludur.
Faşizm, çeşitli milliyetlerden halkların varlığını, dillerini, kültürlerini
inkar edip bunları asimile ederek sadece Türk ulusu yaratma çabasına girmiştir.
Mehmet
Ağar’ın taktiklerini günümüzde Süleyman Soylu ve AKP iktidarı devam ettiriyor.
Bu
faşizmin karakteridir, Çorum, Maraş, Madımak, Beyazıt, katliamları AKP iktidarı
ile Sur, Roboski, Ankara Gar Katliamı, Suruç, Hrant Dink, katliamları ile devam
etti. Kontgerillanın 90’lı yıllarda yaptıklarını şimdi göğüslerini gere gere
açık bir şekilde yapıyor AKP faşizmi bunu da devrimci ilerici halk kesimlerini
sindirdiğini, muhalefetini bastırdığını düşünerek yapmaktadır. Kendi
kurumsallaşmasını devlet içerisinde yarattı ve kendisine bir nesil yarattı, devletin
alt ve üst organlarından silahlı faşist birliklerine kadar. SADAT ile kamyon
kamyon silahların Suriye’ye gönderilmesine kadar, emperyalist efendilerinin
çanak yalayıcılığını yapıp, dağımızı, taşımızı, toprağımızı satana kadar ve
şimdi de bu düzenini böyle sürdüremeyeceğinin farkındadır ve faşist terörü bu
şeklide örgütlemektedir.
2015
yılında 15 Temmuz’dan sonra darbeyi bastıracağını söyleyerek kendi faşist
oluşumlarını ilerici yurtsever demokrat halkın yaşadığını yoksul mahallelere
saldırtmak için örgütlemiştir ancak devrimci güçlerin halkın gücü ile geri
tepmiştir bu.
Bu
birçok kere ülkemizde deneniyor ve denenmeye devam edecek.
Sedat
Peker ismindeki mafya artığı sünepenin söylemiş olduğu devletin içerisinde
nasıl kirli oyunların döndüğü açıkça ortaya koymuştur ve eski katillerinden
Mehmet Eymür (MİT Kontrterör Dairesi eski başkanıdır.) “siyasi cinayetlere
kadar varacak bir durum” diye açıklamalarda bulunmuştur.
Biz
sizin devletini de yönetme biçiminizi de tanıyoruz. Siz de bizleri
tanıyorsunuz.
1980’lerde
örgütlemeye çalıştığınız faşist teröre karşı Faşist Teröre Karşı Mücadele
Komiteleri ile cevap verdik, mahallelerimizde halkımız ile savunduk, Madımak,
Çorum, Maraş katliamlarına karşı halkın yanında devrimciler vardı ve halkımızın
din ırk çatışmasına kurban gitmesine izin vermedi ve halkımızı korudu. Bu böyle
oldu ve olacaktır da, bugün bizim açıktan çağrımızdır tüm halkımıza ve halk
düşmanı AKP faşizmi ve onun tüm işbirlikçilerine faşizmin örgütlenip bizleri
sokak ortasında, hapishanelerde, evlerimizde katledilmesine izin vermeyeceğiz.
Tüm aydın, devrimci, ilerici, demokrat kesim ve halkımız sokakları boş bırakmak
onların işine gelecektir yaratmak istedikleri ortam budur, her hakkımızı
direnerek aldık bedel ödedik, bedel ödemek istemiyoruz, bedel ödetmek bizim
hakkımızdır.
Faşizmi
yenmenin onuru sadece devrimcilere aittir.…
Faşizm
bütün halk kesimlerine düşmandır ancak faşizme karşı mücadelenin zaferi sadece
devrimcilere aittir.
Deniz
Poyraz’ın Katili Faşist Terörü Örgütleyen AKP Faşizmidir
Deniz
Poyraz Ölümsüzdür
Katil
Devlet Hesap Verecek
Kahrolsun
Faşizm Yaşasın Mücadelemiz
İngiltere
Halk Cephesi
