TAYAD
Ölüm orucu direnişinin 271. gününde olan Sibel Balaç, 8 gün
önce kaldırıldığı Ankara-Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin
mahkum koğuşunda, havasız, sağlıksız koşullarda tutulmaya devam ediyor. İdrar
yolları enfeksiyonu olan ve ağız içi yaralarının artması nedeniyle sağlık
koşullarının giderek kötüleşmesi sonucu 8 günde, 3 kilo kaybetti. Ölüm orucu
direnişinin ilerleyen günlerinden olan bir insan için bu durum ölümcül risk
taşımaktadır. Sağlık kurulu bir an evvel raporunu hazırlamalı ve Sibel Balaç’ı
tahliye etmelidir.
Halk Okulu Dergisi Emekçileri Yılmaz Viraner Ve Oktay Kelebek Serbest Bırakılsın
Halk Okulu Dergisi emekçileri Yılmaz Viraner ve Oktay
Kelebek, Halk Okulu Dergisi binasına yapılan bir baskın sonucu tutuklandı ve 10
gündür keyfi-hukuksuz bir şekilde tutuklular. AKP’nin yasal zorbalığına boyun
eğmeyeceğiz, halkımıza gerçekleri taşımaya, anlatmaya devam edeceğiz.
Yılmaz Viraner Ve Oktay Kelebek Derhal Serbest
Bırakılsın!
Devrimci Basın Susturulamaz!
Tutsak Dev-Genç’li Emir Karakum Bafta T Tipi Hapishanesinde Açlık Grevinin 101. Gününde
Samsun – Bafra T Tipi Hapishanesi’nde tutsak olan Dev-Genç’li
Emir Karakum kendisine sistematik olarak işkence yapan gardiyanların
yargılanması, tek başına tecrit altında tutulduğu Bafra Tipi Hapishanesi’nden,
arkadaşlarının olduğu başka bir hapishaneye sevk edilmek için 101 gündür
süresiz açlık grevinde. Bafra T Tipi hapishane idaresi Emir Karakum’un başına
gelecek en ufak olumsuzluğun sorumlusudur.
Emir Karakum’un Talepleri Derhal Kabul Edilsin
Ölüm Orucu Direnişi: Sibel Balaç 271. İleri Kızılaltun 32. Gününde
Sibel Balaç ve İleri Kızılaltun’un talepleri halkın
talepleridir. Adalet için bedenlerini açlığa yatıran halkın çocuklarının
talepleri kabul edilsin!
Halkın Öğretmeni Sibel Balaç Ölüm Orucu direnişinin 263. gününde
Ankara Dışkapı Yıldırım Bayezit Devlet Hastanesine götürüldü. Burada 8 gündür,
penceresiz, pislik içinde olan mahkum koğuşlarında, zorla müdahale tehdidi
altında tutuluyor. Hapishaneden hastaneye getirildiği 8 günlük süre içinde 3
kilo kaybederek 39 kiloya düştü. İdrar yolu enfeksiyonu olan Sibel Balaç için
bu durum ölümcül bir sonuç doğurabilir. Adli Tıp Kurumu derhal raporunu hazırlayarak
Sibel Balaç’ı tahliye etmelidir.!
Sibel Balaç Hasta Değil Direnişçidir!
Ölüm Orucu Direnişçisi Sibel Balaç’ın Talepleri:
1- Dijital delillerle, gizli tanık ve itirafçı tanıklarla
yürütülen yargılamalara son verilmesi.
2- Keyfi şekilde uygulanan disiplin cezalarına son verilmesi.
3- Hasta tutsakların serbest bırakılması.
4- Hapishanelerdeki kitap-dergi kısıtlamalarına son
verilmesi.
5- Hapishanelerde sohbet hakkının eksiksiz uygulanması.
Ölüm Orucu Direnişçisi İleri Kızılaltun’un Talepleri:
1- Dijital deliller ile gizli tanık ve itirafçı tanıklar ile
yürütülen yargılamalara son verilsin
2-Hapishanelerdeki keyfi disiplin cezalarına son verilsin
3- Hapishanedeki dergi kısıtlamalarına son verilsin
4- Hasta tutsaklar serbest bırakılsın
5- Hapishanedeki sohbet hakkı eksiksiz uygulansın
6- Tarafımıza verilen hapis cezaları iptal edilmeli
7- Ağırlaştırılmış müebbet infaz yasası tutsaklar lehine
değiştirilsin
8- İnfaz yakmalar ve sürgünler son bulsun
Sibel Balaç Onurumuzdur!
İleri Kızılaltun Onurumuzdur!
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Devrimci Tutsakların Talepleri Kabul Edilsin!
İzmir TAYAD’lı Aileler, Ölüm Orucu İçin Buca’da Bildiri Dağıttı
14 Eylül Çarşamba günü, İzmir TAYAD’lı Aileler, Buca’da
bildiri dağıtımı yaptı.
Dağıtımda halkın ilgisi, sahiplenmesi yoğundu.
Gidilen her evde, talepler noktasında, adaletsizlik, halkın
üzerindeki baskılar, uyuşturucuya karşı baronların kol kola dışarıda gezdikleri
anlatılırken, halk da kendi sorunlarını dile getirdi.
Kendilerinin de çok fazla adaletsizlik yaşadıklarını, her
şeyin farkında olduklarını ve seslerine ses olmak için tanıdıkları, bildikleri
herkese anlatacaklarını söylediler.
Birisi de kendi sayfasında paylaşacağını söyledi.
Öğrencilerin ağırlıkta olduğu mahallede, öğrenciler de
okulda arkadaşlarına anlatacaklarının sözünü verdiler ve fazladan bildiri aldılar.
Gidilen bir ailenin oğlu, uyuşturucu kullanımından tutsak
olmuş, Gökhan’ın ve bizlerin uyuşturucuya karşı mücadele ettiğimizi anlatınca,
“kurtulmak istiyoruz bu uyuşturucu illetinden, siz gelseniz de
temizleseniz keşke” diye destek beklediğini söyleyip, ardından başarılar
diledi ve yanımızda olduğunu söyledi.
Bir evde üniversite öğrencisi açtı kapıyı. Yüksel Direnişi
diye Sibel’i anlatmaya başlar başlamaz, “Nuriye Gülmenlerle bir bağınız
var mı?” diye sordu. Onunla ilgisi, Sibel’in de o direnişe destek verdiği
için tutuklandığını anlatınca çalışma yapan TAYAD’lıları evine buyur etti ve bu
direniş için elinden ne geliyorsa yapabileceğini söyledi.
Bildiri dağıtımına 3 kişi katıldı.
3 saatlik dağıtımda, 100 bildiri halka ulaştırıldı.
Gördük ki; direnişimiz, direnişçilerin talepleri halka nefes
oluyor.
Sibel ve İleri’nin sesini her yerde duyurmaya devam
edeceğiz.
İzmir TAYAD’lı Aileler
Bugün Bafra T tipi hapishanesinde 100 gündür açlık grevinde
olan Emir Karakum hakkında bilgi almak için hapishaneyi aradık. Kendisine
yapılan işkenceyi ve taleplerini tekrar dile getirdik.
Emir Karakum’un talepleri yerine gelene kadar hapishaneyi
aramaya devam edeceğiz.
Direnmek Hak Yaşatmak görevdir.
İsviçre Halk Cephesi!
Emir Karakum tutsak bir Dev-Genç’li. 100 günü aşkın süredir
açlık grevinde. Bafra Hapishanesinde bulunan Emir Karakum 3 Aralık 2021 günü
gözaltına alındı ve 6 Aralık 2021 günü tutuklanarak Samsun cezaevine konuldu.
Burada açlık grevi yapınca Bafra Hapishanesine götürüldü. 9 aydır tutuklu bulunan Emir Karakum’un daha
iddianamesi bile hazırlanmamıştır. Aylardır tek kişilik hücrede tutulup
sistematik olarak işkence gören Emir Karakum tüm bu yaşadıkları üzerine süresiz
açlık grevi direnişine başlamıştır. Üç
aydır açlık grevi devam ediyor.
– Emir Karakum tutuklandığı ilk 5 ay boyunca günde sadece
bir saat havalandırmaya çıkarılmıştır. Havasız bir hücrede yalnız tutulmuştur.
– Daha sonra da Nisan ayında gardiyanlar ve müdürün
saldırısına uğramış, yaralanmış. Revire götürülmüş burada doktor yara izlerini
bile yazmamıştır.
Emir’in tutuklanmasının nedenini kendi ağzından dinleyelim:
“Bana yapılan işkencenin, komplo davalarının hesabını
soracağım. 9 aydır işkence görüyorum. Kötü muamelelere, sistematik olarak maruz
kalıyorum. Bunun en büyük sorumlularından biri, 9 aydır bir sayfalık A4
kağıdını kaplamayan asılsız iddiaları soruşturma devam ediyor diye iddianamemi
hazırlamayan savcıdır. Eğer mahkemeye çıkabilsem hukuk diye yaptıkları helvanın
hesabını sormaya geleceğim. Şu dediğimi kimse unutmasın, o helvayı acıkınca
yiyenlerin bir kısmı şu anda hapishanede. Bizler yıllardır direniyoruz., neden,
adalet için. Bu adalet herkese lazım…” diyor.
Hapishanelerde yaşanan işkenceler, insani ihtiyaçların bile karşılanmaması
koşullarında direnmekten başka yol yoktur. Adaletsizliklere karşı bedenlerini
Ölüm Orucuna yatıran tutsakların ne kadar haklı olduğu her yaşanan olayda bir
kez daha bir ortaya çıkıyor.
Emir Karakum’da yaşadığı adaletsizlik ve işkencelere sessiz
kalmadığı için direnişe başlamıştır. Talepleri ise:
1- Kendisine saldıran gardiyanların yargılanması,
2- İşkence gördüğü Bafra Hapishanesi’nden arkadaşlarının
bulunduğu bir hapishaneye sevk edilmek,
3- 9 aydır hazırlanmayan iddianamenin hazırlanmasıdır.
Gençlerimizi hapishanelere atarak, orada işkence yaparak devrimcilikten
vazgeçirmeye, gençliği teslim almaya çalışıyor AKP iktidarı. Ne ile suçladığı
belli olmayan ne kadar tutacağı keyfine kalmış, polislerin hazırladığı
senaryoları hayata geçiren bir mahkeme, hapishanelerinde işkenceci ekiplerin
olduğu bir sistemle yönetiyor. Bu
sistemin böyle süremeyeceği kesindir.
İşte hapishanelerde yaşanan direnişlerin nedeni bu insanlık dışı
uygulamalardır. Tüm bu yöntemler özgür tutsakların direnişlerine çarpıyor. .
Gençlerimizin geleceğini karartan AKP iktidarının gücü Dev-Gençleri teslim
alamaya yetmeyecektir. Bu nedenle Emir Karakum’un talepleri derhal kabul
edilmelidir.
İşkenceci gardiyanlara sesleniyoruz: İşkence yapmak insanlık
dışıdır, şerefsizliktir. Halk çocuklarına karşı suç işlemekten, işkence
yapmaktan vazgeçin! Bu iktidar kendi can derdine düşmüşken onlar adına işkence
yapanları da korumayacaktır elbette.
Onların suçlarına ortak olmayın!
Duyarlı tüm halkımızı,
Emir Karakum’un direnişini sahiplenmeye, Emir’e mektup yazmaya ve Bafra
Hapishanesini arayarak yapılanları sormaya çağırıyoruz.
İşkence Yapmak Şerefsizliktir!
Emir Karakum’un Talepleri Derhal Kabul Edilsin!
Emir Karakum Serbest Bırakılsın!
Yaşasın Dev-Genç Yaşasın Dev-Gençliler!
Almanya Halk Cephesi
Ankara Dev-Genç Emir Karakum Hakkında Duvar Gazetesi Çalışması Yaptı
Ankara Dev-Genç 13 Eylül Salı günü Mamak Natoyolu Cengizhan
ve Fahri Korutürk Mahallelerinde Bafra T Tipi Hapishanesinde işkence gördüğü ve
sevk talebi kabul edilmediği için açlık grevinde olan Emir Karakum’un sesini
halka duyurmak için duvar gazeteleri astı.
Yaşasın Dev-Genç Yaşasın Dev-Gençliler
Ankara Dev-Genç





