TAYAD
Ölüm Orucu Direnişi: Sibel Balaç 274. İleri Kızılaltun 35. Gününde
Sibel Balaç ve İleri Kızılaltun’un talepleri halkın
talepleridir. Adalet için bedenlerini açlığa yatıran halkın çocuklarının
talepleri kabul edilsin!
Halkın Öğretmeni Sibel Balaç Ölüm Orucu direnişinin 263. gününde
Ankara Dışkapı Yıldırım Bayezit Devlet Hastanesine götürüldü. Burada 8 gündür,
penceresiz, pislik içinde olan mahkum koğuşlarında, zorla müdahale tehdidi
altında tutuluyor. Hapishaneden hastaneye getirildiği 8 günlük süre içinde 3
kilo kaybederek 39 kiloya düştü. İdrar yolu enfeksiyonu olan Sibel Balaç için
bu durum ölümcül bir sonuç doğurabilir. Adli Tıp Kurumu derhal raporunu
hazırlayarak Sibel Balaç’ı tahliye etmelidir.!
Sibel Balaç Hasta Değil Direnişçidir!
Ölüm Orucu Direnişçisi Sibel Balaç’ın Talepleri:
1- Dijital delillerle, gizli tanık ve itirafçı tanıklarla
yürütülen yargılamalara son verilmesi.
2- Keyfi şekilde uygulanan disiplin cezalarına son verilmesi.
3- Hasta tutsakların serbest bırakılması.
4- Hapishanelerdeki kitap-dergi kısıtlamalarına son
verilmesi.
5- Hapishanelerde sohbet hakkının eksiksiz uygulanması.
Ölüm Orucu Direnişçisi İleri Kızılaltun’un Talepleri:
1- Dijital deliller ile gizli tanık ve itirafçı tanıklar ile
yürütülen yargılamalara son verilsin
2-Hapishanelerdeki keyfi disiplin cezalarına son verilsin
3- Hapishanedeki dergi kısıtlamalarına son verilsin
4- Hasta tutsaklar serbest bırakılsın
5- Hapishanedeki sohbet hakkı eksiksiz uygulansın
6- Tarafımıza verilen hapis cezaları iptal edilmeli
7- Ağırlaştırılmış müebbet infaz yasası tutsaklar lehine
değiştirilsin
8- İnfaz yakmalar ve sürgünler son bulsun
Sibel Balaç Onurumuzdur!
İleri Kızılaltun Onurumuzdur!
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Devrimci Tutsakların Talepleri Kabul Edilsin!
Ölüm Orucu Direnişi: Sibel Balaç 272. İleri Kızılaltun 33. Gününde
Sibel Balaç ve İleri Kızılaltun’un talepleri halkın
talepleridir. Adalet için bedenlerini açlığa yatıran halkın çocuklarının
talepleri kabul edilsin!
Halkın Öğretmeni Sibel Balaç Ölüm Orucu direnişinin 263. gününde
Ankara Dışkapı Yıldırım Bayezit Devlet Hastanesine götürüldü. Burada 8 gündür,
penceresiz, pislik içinde olan mahkum koğuşlarında, zorla müdahale tehdidi
altında tutuluyor. Hapishaneden hastaneye getirildiği 8 günlük süre içinde 3
kilo kaybederek 39 kiloya düştü. İdrar yolu enfeksiyonu olan Sibel Balaç için
bu durum ölümcül bir sonuç doğurabilir. Adli Tıp Kurumu derhal raporunu
hazırlayarak Sibel Balaç’ı tahliye etmelidir.!
Sibel Balaç Hasta Değil Direnişçidir!
Ölüm Orucu Direnişçisi Sibel Balaç’ın Talepleri:
1- Dijital delillerle, gizli tanık ve itirafçı tanıklarla
yürütülen yargılamalara son verilmesi.
2- Keyfi şekilde uygulanan disiplin cezalarına son verilmesi.
3- Hasta tutsakların serbest bırakılması.
4- Hapishanelerdeki kitap-dergi kısıtlamalarına son
verilmesi.
5- Hapishanelerde sohbet hakkının eksiksiz uygulanması.
Ölüm Orucu Direnişçisi İleri Kızılaltun’un Talepleri:
1- Dijital deliller ile gizli tanık ve itirafçı tanıklar ile
yürütülen yargılamalara son verilsin
2-Hapishanelerdeki keyfi disiplin cezalarına son verilsin
3- Hapishanedeki dergi kısıtlamalarına son verilsin
4- Hasta tutsaklar serbest bırakılsın
5- Hapishanedeki sohbet hakkı eksiksiz uygulansın
6- Tarafımıza verilen hapis cezaları iptal edilmeli
7- Ağırlaştırılmış müebbet infaz yasası tutsaklar lehine
değiştirilsin
8- İnfaz yakmalar ve sürgünler son bulsun
Sibel Balaç Onurumuzdur!
İleri Kızılaltun Onurumuzdur!
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Devrimci Tutsakların Talepleri Kabul Edilsin!
TAYAD’lı Aileler’den Cumartesi Günü 1 Günlük Destek Açlık Grevi Çağrısı
Samandağ Adliyesi Önünde Edibe Özçelik İçin Adalet İsteyen Oğluna İşkence
Edibe Anne İçin Adalet Direnişi 133. Hafta 928. Gününde!
Her perşembe günü saat 14.00’da Samandağ Adliyesi önünde
yaptığımız basın açıklaması hakkımız bugün gasp edildi. AKP faşizminin sadece
polisleri değil, yasal hakkımızı kullandığımız için hakkımızda gözaltı kararı
veren savcılar da suç işliyor.
Bugün alındığımız gözaltında önce savcılığa çıktık. Savcının
işkenceyi meşrulaştıran söylemleri ve üstü kapalı tehditlerinden sonra adli
kontrol sevkiyle çıkarıldığımız mahkemeden serbest bırakıldık.
İşkence Yapmak Şerefsizliktir!
İnsanlık Onuru İşkenceyi Yenecek!
Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz
Edibe Özçelik İçin Adalet İstiyoruz
Sibel Balaç, ölüm orucunun 273. gününde.
Açlığın 9 ayı tamamlandı.
Direnişe başladığında 87 kilo olan Sibel öğretmen, şu anda
38 kilo.
Eriyen bedeniyle, direnmeye ve halklara öğretmeye devam
ediyor.
Sibel Öğretmen, şu
anda yürüyemiyor. Erimiş bedeninin artık onu taşıyamadığını öğrenmiş
bulunuyoruz.
Ağrılarından dolayı uyuyamıyor.
Vücudunda yaralar var.
Ve bu durumuna rağmen, hala tahliye edilmiyor.
Ankara’da, Dışkapı Hastanesi’nin sağlıksız, pis, kalmaya
hiçbir biçimde elverişli olmayan tutuklu bölümünde tutulmaya devam
ediliyor.
HALKIMIZ! YOLDAŞLARIMIZ!
Adalet için canını ortaya koyarak bir direniş başlatan Sibel
Öğretmeni yalnız bırakmayacağız.
Şu anda, onu direnişin önceki bölümlerinden daha büyük bir
güçle sahiplenmeliyiz.
GÖKHAN’I FAŞİZMİN ELİNDEN NASIL ÇEKİP ALDIYSAK, SİBEL’İ DE
ÇEKİP ALMALIYIZ.
HALKIMIZA VE HALK CEPHELİLERE EYLEM ÇAĞRIMIZDIR!
Sibel Balaç için, halkımıza ve yoldaşlarımıza aşağıdaki
eylem programını hayata geçirme çağrısı yapıyoruz:
1- TC. Adalet Bakanlığı’nı, Ankara-Dışkapı Yıldırım Beyazıt
Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni, Adli Tıp Kurumu’nu maille, telefonla
arayarak, Sibel Balaç’ın derhal tahliye edilmesini ve taleplerinin kabul
edilmesini isteyelim.
Bu sahiplenmeyi mümkün olduğunca sık yapalım; ama HER
PAZARTESİ mutlaka telefonlarla, maillerle, faşizmin kurumlarına sahip
çıktığımızı gösterelim.
Emin olalım; Sahiplenmemiz, faşizmin kurumlarında yankısını
bulacaktır. Tıpkı Gökhan’da bulduğu gibi.
2- HER ÇARŞAMBA bulunduğumuz yere, koşullarımıza göre, ölüm
orucu direnişçilerinin taleplerinin kabul edilmesi için bir sahiplenme eylemi
gerçekleştirelim.
Bu eylem, bildiri dağıtmaktan, stand açmaya, konsolosluk önü
gösterilerden duvar gazeteleri asmaya, umut fenerleri uçurmaktan yazılama
yapmaya kadar, her türlü biçimde olabilir.
Emin olalım; Her eylemimiz, Sibel’in direnişi güçlendiren
bir vuruş etkisi gösterecektir. Tıpkı faşizmin kapılarını döve döve Gökhan’ın
özgürlüğünü kazandığımız gibi.
3- HER CUMARTESİ,
AÇLIK NÖBETİNDE OLACAĞIZ! Sibel Balaç’ın
tahliye edilmesi ve ölüm orucu direnişçilerinin taleplerinin kabul edilmesi
için, her cumartesi, her ülkeden bir grup, AÇLIK NÖBETİNDE olalım. Kuşkusuz,
her ülke, bölge nöbeti kaç kişiyle tutacağını kendi içinde tutacağını kendi
koşullarına göre belirleyecektir. Kayayı delen, suyun şiddeti değil,
sürekliliğidir. Açlık nöbetimiz, sahiplenmemizin sürekliliğinin simgesi
olacaktır.
15.09.2022
Avrupa Halk Cephesi
Avrupa Halk Cephesi: Zaferimiz Kutlu Olsun! Sibel’i De Gökhan Gibi, Faşizmin Elinden Çekip Alalım
ZAFERİMİZ KUTLU OLSUN… SİBEL’İ DE GÖKHAN GİBİ, FAŞİZMİN
ELİNDEN ÇEKİP ALALIM!
AKP Faşizmi, 46 yıl hapis cezası vererek, mahallenin şahanı
Gökhan Yıldırım’ı F tiplerinin hücrelerine gömmeye çalıştı.
Yıldırım, ölüm orucu direnişiyle gömülmeye çalışıldığı
yerden, bir direniş doğurdu.
AKP faşizmi, bu kez Gökhan Yıldırım’ı Adli Tıp Kurumu eliyle
içeride tutmak için her yola başvurdu. Ama direnişin kararlılığı ve
sahiplenmemizin gücü, bu oyunu da bozdu.
Gökhan’ı faşizmin elinden çekip aldık.
ZAFERİMİZ kutlu olsun.
Şimdi sıra Sibel öğretmende.
Halkın Öğretmeni, Yüksel direnişçisi, şimdi ölüm orucu
direnişçisi Sibel Balaç’ı faşizmin elinden alabiliriz.
Bunun için yüklenmeliyiz.
Bunun için EYLEMLERİMİZİ ÇOĞALTMALI, SAHİPLENMEMİZİ
BÜYÜTMELİYİZ.
Biz, yapılamaz denilenleri yapıyoruz.
Olmaz denilenleri olduruyoruz.
AKP Faşizmi, geri adım atmaz diye düşünülüyor. Direnerek
zaferler elde ediyoruz.
Alman emperyalizmi, bunu hayatta kabul etmez deniliyor.
Kabul ettiriyoruz.
Sihir bizde değil, sihir direnişte.
Zaferimiz önemlidir.
Bu nedenle, bulunduğumuz her yerde, zaferimizi kutlayalım.
Kurumlarda, evlerde kutlamalar yapalım. Nasıl kazandığımızı bir kere daha
anlatalım ve anlayalım.
Ve bu güçle, bu şevk ve coşkuyla, Sibel’i sahiplenerek
yolumuza devam edelim.
Gökhan Yıldırım’ın dediği gibi, direniş, dünyanın en güzel,
en etkili enstrümanı.
Halklar, bu enstrümanla bugüne kadar nice destanlar
yarattılar, yaratmaya da devam ediyorlar.
Faşizmin
adaletsizliğini, adaletsiz yargılamalarını halkımıza, demokratik kurumlara, tüm
dünyaya teşhir ettik.
Taleplerimizin haklılığını, meşruluğunu kimse tartışamıyor.
Taleplerimiz için direnmeye devam edeceğiz.
Direniş içinde elde ettiğimiz her kazanım, adalet için
savaşı büyütüyor.
Sibel Öğretmen Direniyor.
Hücre Hücre Eriyerek, Direnişi Büyütüyor.
Küçülen Bedeni, Büyük Bir Direniş Yaratıyor.
Direniş Sahiplenmemizle Daha Da Güçlenecektir!
Sibel’i Faşizmin Elinden Çekip Olacak Olan, Sahiplenmenin
Elleridir. Halkın Elleridir.
Birimiz Hepimiz İçin, Hepimiz Birimiz İçin,
Direnecek Ve Kazanacağız!
15.09.2022
Avrupa Halk Cephesi




