halkcephesi
Lenf Kanseri Olduğu Halde Tahliye Edilmeyen Hasta Tutsak Hasan Karapınar’ın Bir An Önce Tahliye Edilmesi İçin Avusturya’dan Mailler Çekildi
Viyana, İnnsbruck, ve Linz’de demokratik kurumlar ve tutuklu
yakınları adına çekilen maillerde,
Hasan Karapınar’ın tutukluların tedavisi konusunda ciddi
sorunların yaşandığı bir hapishanede, Adana F Tipi’nde tutulmasının onu
katletmek anlamına geldiği vurgulandı.
TC. Adalet Bakanlığı’na,
TBMM Adalet Komisyonu’na ve
Adana F Tipi Hapishanesi Müdürlüğü’ne yollanan maillerde,
“Hasan Karapınar bir an önce tahliye edilsin ve
tedavisi için gereken koşullara kavuşturulsun.” denildi.
Lenf kanseri olduğu halde tahliye edilmeyen hasta tutsak
Hasan Karapınar’ın bir an önce tahliye edilmesi için Avusturya’dan mailler
çekildi,
Viyana, İnnsbruck, ve Linz’de demokratik kurumlar ve tutuklu
yakınları adına çekilen maillerde,
Hasan Karapınar’ın tutukluların tedavisi konusunda ciddi
sorunların yaşandığı bir hapishanede, Adana F Tipi’nde tutulmasının onu
katletmek anlamına geldiği vurgulandı.
TC. Adalet Bakanlığı’na,
TBMM Adalet Komisyonu’na ve
Adana F Tipi Hapishanesi Müdürlüğü’ne yollanan maillerde,
“Hasan Karapınar bir an önce tahliye edilsin ve
tedavisi için gereken koşullara kavuşturulsun.” denildi.
Avusturya Halk Cephesi: Hasta Devrimci Tutsak Hasan Karapınar’ın Serbest Bırakılması İçin Mailler Yollandı
Lenf kanseri olduğu halde tahliye edilmeyen hasta tutsak
Hasan Karapınar’ın bir an önce tahliye edilmesi için Avusturya’dan mailler
çekildi,
Viyana, İnnsbruck, ve Linz’de demokratik kurumlar ve tutuklu
yakınları adına çekilen maillerde,
Hasan Karapınar’ın tutukluların tedavisi konusunda ciddi sorunların
yaşandığı bir hapishanede, Adana F Tipi’nde tutulmasının onu katletmek anlamına
geldiği vurgulandı.
TC. Adalet Bakanlığı’na, TBMM Adalet Komisyonu’na ve Adana F
Tipi Hapishanesi Müdürlüğü’ne yollanan maillerde, “Hasan Karapınar bir an
önce tahliye edilsin ve tedavisi için gereken koşullara kavuşturulsun.”
denildi.
Merhamet Değil Adalet İstiyoruz Tüm Hasta Tutsaklar Serbest Bırakılsın
Hasan Karapınar, Yasemin Karadağ ve daha yüzlerce hasta
tutsak, ağır sağlık problemleri yaşamalarına rağmen hapishanede kalmaya devam
ediyor.
Hasan Karapınar, Kanser hastası olduğu için tahliye
edilmişti. Ve dışarda ailesi, arkadaşları arasında tedavisini olurken ve hastalığı
yenerken yeniden tutuklandı. Hapishanede kelepçe ve benzer keyfi uygulamalar
yüzünden hastaneye gidemediği için hastalığı tekrarlandı.
Resmi rakamlara göre 2018 yılında: 107
2019 yılında: 95
2020 yılında arasında 128 tutsak Tedavi edilmedikleri için
katledilmiştir.
Bunlar resmi rakamlardır, gerçeği ise daha fazladır.
Yasemin Karadağ, yine aynı dayatmalar yüzünden Beyin
ameliyatı olamadı.
Hasan Karapınar, Yasemin Karadağ ve birçok hasta tutsak
keyfi dayatmalarla, Hapishane idaresi, Mengele doktorlar ve bürokratizm
üçgeninde kısır döngü içinde katledilmek isteniyor.
Ceza İnfaz Kanunun 16 Maddesi Hasta Tutsakların dışarıda tam
teşekküllü hastanede tedavi görmelerini ve tahliye edilmelerini kapsayan bir
maddedir. Ancak bu madde de çeşitli bahanelerle devrimci tutsaklara ya uygulanmamakta
ya da büyük zorluklar çıkartılmaktadır.
Tahliye edilen hasta tutsakların çoğu tahliye edildikten
kısa bir süre sonra yaşamlarını yitirmektedir. Yani hapishanede tedavi hakkı
elinden alınarak, hastalıktan kaynaklı olan tahliye hakkı geciktirilerek
bilinçli olarak katledilmek istenmektedir.
Oysa bu bir lütuf değil, bir HAKTIR. Birçok hakkımız gibi bu
hakkımızda faşizm tarafından engellenmek gasp edilmek istenmektedir.
Hasta tutsaklarımızın katledilmelerine izin vermeyeceğiz. Bu
hakkımızı kullanmak için de direneceğiz.
Hasan Karapınar’ın, Yasemin Karadağ’ın ve tüm hasta
tutsakların tedavilerinin önündeki her türlü engelin kaldırılmasını istiyoruz!
Bunun için hasta tutsaklarımız için Türkiye Adalet
Bakanlığına, Ceza Tevkif Evleri Müdürlüğüne ve Hapishane idaresine, faks
yazmaya, telefon açmaya hasta tutsaklara sahip çıkmaya çağırıyoruz.
HASAN KARAPINAR VE YASEMİN KARADAĞ TAHLİYE EDİLSİN!
HASTA TUTSAKLARA ÖZGÜRLÜK!
HASTA TUTSAKLAR İÇİN CEZA VE İNFAZ YASASININ 16
MADDESİ
UYGULANSIN!
HASTA TUTSAKLARIN KATLEDİLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ
ALMANYA HALK CEPHESİ
Fransa Halk Cephesi: Çocuklarımızın Geleceğini Çalanlar Şimdi De Bebeklerimizi Para İçin Katlediyor
Emperyalizme bağımlı olan ve faşizmle yönetilen ülkemizde 22
yıldır iktidarda olan AKP faşizmi Anadolu’yu talan ederken, halklarımıza
yoksulluğu ve yoz bir yaşamı dayatmıştır.
İntiharlar, tecavüzler, en küçük tartışmaların bile
ölümlerle sonuçlanması, her gün katledilen kadın ve çocuk ölümleri ülkemizin
getirildiği yeri göstermektedir.
Sıra BEBEKLERİMİZE gelmiştir…”Çağ atlıyoruz!”, ”Türkiye
yüzyılı!” ve ”Herkes bizi kıskanıyor!” yalanları ile talana dayalı ucube, gösteriş
ve tüketim projeleri ile halkı aldatan AKP faşizmi yarattıkları çürümeyi gizleyemez.
Faşizmle yönetilen Anadolu’da hiç kimsenin insan gibi yaşama
koşulu yoktur. AKP faşizmi halkın geleceğini, yarınını, gençlerin, çocukların, bebeklerinin
yaşamlarını ve geleceğini çalmaya devam ediyor.
DÜŞÜNÜN Kİ, bu ülkenin halk düşmanı bir bakanı tecavüz
edilen yoksul halkın çocukları için bırakın kılını kıpırdatmayı, sorumluluk
taşımayı arsızca çocuklara tecavüzü savunuyor ve ”bir kere ile bir şey olmaz!”
deme yüzsüzlüğünü ve ahlaksızlığını gösteriyor.
TV’ler de halkın karşısına çıkıp ”9 yaşındaki çocuklarla
evliliği” savunan sapıklara emanet edilen halkın çocuklarının çocukluğunu
çalan AKP faşizminin yöneticileri değil midir?…
Sıra BEBELERİMİZE GELDİ…
Burjuva basında ”Yeni doğan çetesi” adıyla yapılan
haberlerde; İstanbul ve Tekirdağ-Çorlu’da 20’nin üzerinde özel hasta hane ve
çağrı merkezlerinin, doktor, hemşire ve iki Sağlık Bakanının yer aldığı
yüzlerce bebeğin para için öldürüldüğü bir vahşeti daha yaşadık.
Öylesine bir vahşet ki, para için kurdukları çarkı
işletenler dünyaya gözlerini yeni açan bebekleri acımasızca, adeta güle oynaya,
şakalar yaparak öldürüyorlar.
DÜZENİN TÜM KURUMLARI ÇÜRÜMÜŞTÜR. DÜZENİN KURUMLARININ HİÇBİRİNE
GÜVENMEYECEĞİZ. HELE ÇOCUKLARIMIZI ONLARA EMANET ETMEYECEĞİZ.
Bu köhnemiş düzen sürdükçe daha çok acılar yaşayacak
halkımız. O nedenle halkın sağlıkçılarına kendimizi emanet edeceğiz. Halkın
sağlıkçılarını tutuklayan, doktorluk yaptırmayan devlet bebekleri vahşice
öldürenleri, halkın sağlığı ile oynayanları bakan hatta sağlık bakanı
yapmıştır.
Göstermelik soruşturmalar yaparak, göz boyamaya çalışanlar
bu vahşetin sorumlusudur. Zira sağlığı paralı hale getirenler, o düzeni
kuranlar ve paralı sağlığı savunanlar bebeklerimizin katilidir…
Kendi sorunlarımıza sahip çıkacak ve sağlık hakkımızı savunacağız.
Bebeklerimize sahip çıkacağız.
Yunanistan Halk Cephesi: Atina Sintagma Meydanı’nda Grup Yorum Emekçilerinin Yunanistan’a Giriş Yasağını Protesto Etmek İçin Dayanışma Eylemi Yapıldı
15 Ekim 2024 Salı Günü Atina Meclis Önünde Sintagma Meydanı’nda
Yaklaşık 70 Kişi katılımı ile Grup Yorum Emekçilerine Verilen Giriş Yasağına
Karşı Eylem Gerçekleştirdi.
Yunanistan Halk
Cephesi ve Enternasyonal Sanat Cephesi ile Birlikte Yunanistan’da Grup Yorum
Emekçileri Sena Erkoç ve Umut Gültekin’e Verilen Yunanistan’a Giriş Yasağına
Karşı Eylem Gerçekleştirildi. Yunan Devletinin Grup Yorum Emekçileri Sena Erkoç
ve Umut Gültekin’e Hukuksuz Bir Şekilde “Ulusal Güvenliği Tehlikeye Atan
ve İstenmeyen Kişiler” Listesine Koyduğu İçin Verdiği Giriş Yasağına Karşı
Yaklaşık 70 Kişi ile Giriş Yasağı Kaldırılsın Talebiyle Bir Araya Geldik. Yunan
Devleti Grup Yorum ‘u Yunan Halkından Koparmaya Çalışırken, Biz
Enternasyonalizmi ve Halkların Kardeşliğini Büyüttük.
Grup Yorum
Emekçilerine Verilen Yunanistan’a Giriş Yasağı Kaldırılsın Pankartı Açıldı. Kırmızı
Flamalar Taşındı. Eylemde Grup Yorum Şarkıları Çalındı. Eylem Çevrede Geçen
İnsanların Dikkatini Çekti. Eyleme Yunanlı Sanatçılar, Yunanistan Sol Örgüt ve
Partiler ile Anarşist Gruplar destek Verdiler.
Bugün Grup Yorum Üyelerine Haksız ve Hukuksuz Şekilde Keyfi
Olarak Verilen Yunanistan’a Giriş Yasağını Protesto Etmek ve Grup Yorum ile
Dayanışmak İçin Burada Olduğumuzu Anlattık. Yunanca İngilizce Grup Yorum
Üyelerine Giriş Yasağına İlişkin Açıklamalar Yapıldı. Bu Hukuksuz ve Yasadışı
Kararı Kabul Etmediğimiz Vurgulandı. Bir Saat Süren Eylemi Sloganlar ile İradi
Olarak Bitirildi.
Grup Yorum ‘u Yunan
Halkından ve Dünya Halklarında Koparamazsınız! Nereden Bir Direniş Varsa,
Nereden Bir Hak Mücadelesi Varsa Grup Yorum’ da Orada, Direnişin ve Hak
Mücadelesinin İçindedir. Grup Yorum Halktır Susturulamaz! Hukuksuz Verilen
Giriş Yasağı Kaldırılsın!
Grup Yorum Üyeleri Her Yıl En Az Üç- Dört Defa Yunanistan’a
Gelirler. Başta Atina ve Selanik Olmak Üzere Her Yıl Değişik Şehir ve Adalarda
Konserler Verirler. Bugüne Kadar Konserlerinde Herhangi Bir Sorun Yaşanmadı.
Bir Polisiye Durum Olmadı. Şimdiye Kadar Ulusal Güvenlik İçin Tehlikeli
Değillerdi de Şimdi mi Tehlikeli Oldular.
FAŞİZME VE EMPERYALİZME KARŞI SAVAŞMAK SUÇ DEĞİL
GÖREVDİR.
SUÇ OLAN FAŞİZM VE EMPERYALİZM İLE İŞ BİRLİĞİ
YAPMAKTIR
TÜRKÜLER SUSMAZ HALAYLAR SÜRER
KAHROLSUN FAŞİZM YAŞASIN TÜRKÜLERİMİZ
GRUP YORUM HALKTIR SUSTURULAMAZ
NATO Parlamenter Asamblesi’nin Yunanistan’da toplanmasına karşı 14 Ekim Pazartesi günü saat 19:00’da Propilia Meydanında Miting ve Yürüyüş Yapıldı
Emperyalizmin en büyük terör örgütü NATO ittifakı
Parlamenter Asamblesi’nin “Savunma ve Güvenlik Komitesi” ve “Siyasi Komite”
üyesi 80’den fazla milletvekilinin katılımıyla Yunanistan Meclisinde 14 Ekim’de
oturum gerçekleştirdiler. 15 ve 16 Ekim Salı ve Çarşamba günleri NATO
ülkelerinin milletvekilleri Girit’i ve özellikle Hanya’daki askeri tesisleri ve
Souda’daki ABD üssünü ziyaret edecekler.
NATO Parlamenter Asamblesi’nin, ABD ve Batı emperyalizminin
savaş makinesinin Yunanistan’da toplanması emekçi halklara, işçi sınıfı ve
gençliğe bir meydan okumadır ve aynı zamanda emperyalist paylaşım savaşlarını
tüm dünyaya yayma amaçlıdır.
Gazze ve Batı Şeria’da Filistin halkının katledilmesi ve
terörist İsrail devletinin Lübnan’a yeni müdahalesi ile bölgede savaş sürekli
yoğunlaştığı bir dönemde, ABD-NATO’nun desteğiyle Ortadoğu’yu genel bir
yangınla tehdit eden NATO’nun Atina’daki Parlamenter Asamblesi, Yunanistan’ı
NATO’nun bölgedeki tehlikeli savaş yanlısı emperyalist planlarına daha fazla
dahil etmektedir.
Yunanistan Halk Cephesi ve Anti Emperyalist Cephede Miting
ve Yürüyüşe NATO katillerini istemiyoruz. ABD, AB Emperyalizmine NATO ve
İşbirlikçilerine Karşı Örgütlenelim, Savaşalım Kazanalım. Zafer Direnen
Filistin Halkının Olacaktır Pankartı ile Katıldı ve Kırmızı Flamalar Taşıdılar.
Eylem Propilia’da Toplanıp Meclise Yüründü ve Tekrar
yürüyerek Propiliya Meydanına gelerek iradi şekilde bitirildi. Eyleme Yaklaşık
1500 kişi katıldı.
Eylemde Atılan Sloganlar:
FİLİSTİNE ÖZGÜRLÜK
İNTİFADA KAZANACAK
HALKLARIN KATİLİ ABD
EN BÜYÜK TERÖRİST İSRAİL SİYONİZMİDİR
AB VE NATO’DAN ÇIKILSIN
HİÇBİR KOŞULDA EMPERYALİST SAVAŞA DESTEK OLUNMASIN
İstanbul Küçükarmutlu Mahallesi’nde Alevi halkımızın inanç
özgürlüğü ve eşitliği için çalışmalarını sürdüren Pir Sultan Abdal Kültür ve
Dayanışma Derneği Sarıyer Şubesi Zeynep Yıldırım Cemevi, aşure lokmasına davet
yayınladı.
PSAKD Zeynep Yıldırım Cemevi’nin “Aşure Lokmasını
Paylaşmak İçin Gelin Canlar Bir Olalım” başlığıyla yayınladığı davet şu
şekildedir:
PSAKD Sarıyer Şubesi Zeynep Yıldırım Cemevi’nin Öncülüğünde,
Almus Kültür ve Dayanışma Derneği, Tokat Almus Çam Dalı Köyü Dayanışma
Derneği’nin Katılımıyla Aşure Lokmasını Paylaşmak İçin Gelin Canlar Bir Olalım!
Yer: PSAKD Zeynep Yıldırım Cemevi, Şeftali Sokak, No:
9
Tarih: 28 Temmuz 2024
Saat: 15.00
Faşizmin Kuyu Tiplerini Teşhir Ediyor, Özgür Tutsakların Direnişini Büyütüyoruz
İstanbul Bir Mayıs Mahallesi’nde, faşizmin kuyu tipi
hapishanelerine ve sürgün-sevk işkencesine karşı direnen Özgür Tutsaklar için
kitle çalışması yapıldı.
Bu Mahalle Bizim-Bir Mayıs emekçileri tarafından 25
Temmuz’da yapılan çalışmada, mahallenin merkezi yerlerine kuyu tipi
hapishanelere karşı ve direnişçilerin taleplerinin yazılı olduğu duvar
gazeteleri asıldı.
Asılan duvar gazetelerinde aşağıdaki açıklamalar ve
sloganlar yer almaktadır:
“Tecrit; İdeolojik, Fiziki Saldırı ve İmhadır! Tecride
Teslim Olmadık, Yenilmedik! Umudu Tecrit Edemezsiniz! Tüm Halkı Tecride
Alamazsınız! Kuyu-Kafes Hapishanelerde Tecridi Yeneceğiz!”
“Emperyalizm ile NATO’nun Tecrit ve İmha Politikası
Karşısında F Tiplerinde Direndik, Kazandık! S-R-Y Tipi Kuyularını Da
Direnişimizle Parçalayacağız! Zafer Direnenlerindir! Tecrit Suçtur! Tecride
Teslim Olmayacağız!”
“S-R-Y Yüksek Güvenlikli Kuyu Tipi Hapishaneler
Kapatılsın! Sürgün-Sevkler Son Bulsun! Oktay Kelebek, Cem Dursun, Rezzan
Şengül, Vedat Doğan ve Halil Yakut’un Talepleri Kabul Edilsin!”
“Oktay Kelebek ve Grup Yorum Emekçisi Cem Dursun 24
Şubat’tan İtibaren Arkadaşlarının Olduğu ve Kuyu Tipi Olmayan Bir Hapishaneye
Sevk Edilene Kadar Süresiz Açlık Grevinde!”
“Oktay Kelebek ve Grup Yorum Emekçisi Cem Dursun’un Sevk
Talepleri Kabul Edilsin!”
Faşizmin sümüklü mendili olmayı kabul eden ve birçok kişi
hakkında ifade veren hainler İstanbul Bir Mayıs Mahallesi’nde 25 Temmuz’da
teşhir edildi.
Yapılan çalışmada, mahallenin merkezi yerine, üzerinde “Halkımız!
Teşhir Ediyoruz! Neslihan Albayrak, Orhan Çınar, Bayram Güleç Polis
İşbirlikçisidir, Hainlerdir! Hiçbir Suç Cezasız Kalmaz! Adalet Cephe’nin
Namlusundadır!” açıklamasının yazılı olduğu duvar gazetesi asıldı.









