dünya
Yunanistan’da Tutsak Olan Devrimci Tutsaklar Ali Ercan Gökoğlu Açlık Grevinde
Yunanistan’da
Türkiyeli devrimcilere uygulanan “hukuk terörü” devam ediyor.
Türkiyeli devrimci tutsakların direnerek kazandıkları haklar gasp edilmeye
çalışılıyor.
Halkida davası
tutsakları, paraya çevrilen hükümlerinin ödemelerini yapmalarına rağmen serbest
bırakılmıyorlar. Bu kez oturum sahibi olmadıkları, kimlikleri olmadıkları
gerekçesiyle “idari tutukluluk” saldırısıyla karşı karşıyalar…
tutsaklarının hükümleri paraya çevrilmişti, tutsaklar ödemelerini yapmalarına
rağmen serbest bırakılmadılar. Oturum sahibi olmadıkları, kimlikleri olmadığı
ve kamu güvenliğini tehdit ettikleri gerekçesiyle haklarında polis tarafından
“idari tutukluluk” kararı ve sınır dışı kararı verildi.
Kararların Geri Alınması Talebiyle 4 Ekim 2024 Tarihinde Ali Ercan Gökoğlu Açlık
Grevi Direnişe Başladı.
Gökoğlu Açlık Grevinin 22. Günündedir.
Türkiyeli 5
devrimci tutsak Halkida davası olarak bilinen bir dava nedeniyle, Yunan
yasalarına göre “hafif suç” kapsamında hüküm giymişler; sokaklardan,
derneklerin önünden gözaltına alınarak tutsak edilmişlerdi.
yaz kampından dolayı ceza alan devrimciler yaklaşık olarak 1 yıldır tutsaklar
ve bu cezayı adil yargılanmadan aldılar. Savunma hakkı verilmedi, itiraz hakkı
tanınmadı, hüküm giydikleri kendilerine tebliğ edilmedi… Tüm hukuk ilkeleri
çiğnenerek cezalar verildi.
Halkida davası
süresinde devrimci tutsakların adil yargılanma haklarının tamamen gasp edildi.
Savunma hakkı tanınmadı, hükümleri kendilerine tebliğ edilmedi, yasal olanak
geçerli süre boyunca itiraz edemedikleri için bu haklarını kaybettiler, her
biri sokaklardan derneklerin önünden gözaltına alındılar ve tutuklandılar.
ihlaline ilişkin yaptıkları tüm itirazlar reddedildi. Son hakları olan
cezaların paraya çevrilmesi hakkı için mücadele ettiler ve ödemelerini
yaptılar.
Şimdi de sınırdışı
edilme ve idari tutukluluk saldırısıyla karşı karşıyalar.
AKP faşizmi ile
iş birliği yapan Yunan hükümeti Türkiyeli devrimcilerin tutsaklığını uzatmak
için her şeyi yapıyor. NATONUN İKİ UŞAĞI DEVRİMCİLERE KARŞI TÜM GÜÇLERİNİ
BİRLEŞTİRİYORLAR.
yasaları, “sınırdışı” tehditleri şimdi yeni birer saldırı haline
getirildi.
Yayla isimli devrimciyi sokaktan kaçırarak Türkiye faşizmine teslim eden Yunan
devleti, şimdi yeni saldırı hazırlıkları yapıyor.
HALKİDA DAVASI
İÇİN YAKLAŞIK 1 YILDIR BİZLER;
TUTSAKLAR VE HALK CEPHELİLER OLARAK YAŞADIĞIMIZ ADALETSİZLİKLERE VE HUKUK
TERÖRÜNE KARŞI MÜCADE EDİYORUZ.
Kazandığımız
her hak, yeni bir saldırı ile boşa çıkartılmaya çalışılıyor.
AKP faşizmi ile
iş birliği yapan Yunan hükümeti Türkiyeli devrimcilerin tutsaklığını uzatmak
için her şeyi yapıyor.
NATO’nun
hizmetkarı olan iki işbirlikçi güçlerini Türkiyeli devrimcilere saldırmak için birleştiriyorlar.
Yunan
hükümetine sesleniyoruz;
AKP
FAŞİZMİNİN YARDAKÇILIĞINDAN VAZGEÇİN!
DEVRİMCİ
TUTSAKLARDAN ELİNİZİ ÇEKİN!
HİÇBİR
SALDIRINIZ DEVRİMCİ İRADEMİZDEN DAHA ÜSTÜN DEĞİLDİR.
İRADEMİZİ
BİR KEZ DAHA SINAMAYA KALKMAYIN. BUGÜNE KADAR ÇOK DENEDİNİZ, HATTA SİZİN
AĞABABALARINIZ EMPERYALİSTLER, YARDAKÇILIĞINI YAPTIĞINIZ AKP FAŞİZMİ DE ÇOK
DENEDİ.
BAŞARAMADILAR.
BU KEZ DE
BAŞARAMAYACAKSINIZ.
ÖZGÜRLÜĞÜMÜZÜ
DİRENEK KAZANDIK,
DİRENEREK
KAZANACAK VE KORUYACAĞIZ
İŞBİRLİKÇİ
YUNAN DEVLETİ, DEVRİMCİ TUTSAKLARI TESLİM ALAMAZ
Fransa Nancy’de Burdur Yüksek Güvenlikli Hapishanesinde Süresiz Açlık Grevinde Olan Aziz Aslan İçin Dayanışma Mailleri Çekildi
Bulunduğu Burdur Yüksek Güvenlikli Hapishanesinde,
arkadaşlarının olduğu bir başka hapishaneye sevginin gerçekleşmesi talebiyle
süresiz açlık grevine başlayan Özgür Tutsak Aziz Aslan için Fransa’nın Nancy
şehrinden Burdur Hapishanesine 6 adet mail çekildi.
Çekilen maillerde Aziz Aslan’ın sevk talebinin kabul
edilmesi istendi.
Yunanistan’da Tutsak Olan Devrimci Tutsak Ali Ercan Gökoğlu Açlık Grevinde
Yunanistan’da
Türkiyeli devrimcilere uygulanan “hukuk terörü” devam ediyor.
Türkiyeli devrimci tutsakların direnerek kazandıkları haklar gasp edilmeye
çalışılıyor.
Halkida davası
tutsakları, paraya çevrilen hükümlerinin ödemelerini yapmalarına rağmen serbest
bırakılmıyorlar. Bu kez oturum sahibi olmadıkları, kimlikleri olmadıkları
gerekçesiyle “idari tutukluluk” saldırısıyla karşı karşıyalar…
Halkida davası
tutsaklarının hükümleri paraya çevrilmişti, tutsaklar ödemelerini yapmalarına
rağmen serbest bırakılmadılar. Oturum sahibi olmadıkları, kimlikleri olmadığı
ve kamu güvenliğini tehdit ettikleri gerekçesiyle haklarında polis tarafından
“idari tutukluluk” kararı ve sınır dışı kararı verildi.
Bu
Kararların Geri Alınması Talebiyle 4 Ekim 2024 Tarihinde Ali Ercan Gökoğlu Açlık
Grevi Direnişe Başladı.
Ali Ercan
Gökoğlu Açlık Grevinin 20. Günündedir.
Türkiyeli 5
devrimci tutsak Halkida davası olarak bilinen bir dava nedeniyle, Yunan
yasalarına göre “hafif suç” kapsamında hüküm giymişler; sokaklardan,
derneklerin önünden gözaltına alınarak tutsak edilmişlerdi.
Halkida ‘daki
yaz kampından dolayı ceza alan devrimciler yaklaşık olarak 1 yıldır tutsaklar
ve bu cezayı adil yargılanmadan aldılar. Savunma hakkı verilmedi, itiraz hakkı
tanınmadı, hüküm giydikleri kendilerine tebliğ edilmedi… Tüm hukuk ilkeleri
çiğnenerek cezalar verildi.
Halkida davası
süresinde devrimci tutsakların adil yargılanma haklarının tamamen gasp edildi.
Savunma hakkı tanınmadı, hükümleri kendilerine tebliğ edilmedi, yasal olanak
geçerli süre boyunca itiraz edemedikleri için bu haklarını kaybettiler, her
biri sokaklardan derneklerin önünden gözaltına alındılar ve tutuklandılar.
Adil yargılanma
ihlaline ilişkin yaptıkları tüm itirazlar reddedildi. Son hakları olan
cezaların paraya çevrilmesi hakkı için mücadele ettiler ve ödemelerini
yaptılar.
Şimdi de sınırdışı
edilme ve idari tutukluluk saldırısıyla karşı karşıyalar.
AKP faşizmi ile
iş birliği yapan Yunan hükümeti Türkiyeli devrimcilerin tutsaklığını uzatmak
için her şeyi yapıyor. NATONUN İKİ UŞAĞI DEVRİMCİLERE KARŞI TÜM GÜÇLERİNİ
BİRLEŞTİRİYORLAR.
“İdari tutukluluk” denilen pespaye
yasaları, “sınırdışı” tehditleri şimdi yeni birer saldırı haline
getirildi.
Daha önce Bulut
Yayla isimli devrimciyi sokaktan kaçırarak Türkiye faşizmine teslim eden Yunan
devleti, şimdi yeni saldırı hazırlıkları yapıyor.
HALKİDA DAVASI
İÇİN YAKLAŞIK 1 YILDIR BİZLER;
DEVRİMCİ
TUTSAKLAR VE HALK CEPHELİLER OLARAK YAŞADIĞIMIZ ADALETSİZLİKLERE VE HUKUK
TERÖRÜNE KARŞI MÜCADE EDİYORUZ.
Kazandığımız
her hak, yeni bir saldırı ile boşa çıkartılmaya çalışılıyor.
AKP faşizmi ile
iş birliği yapan Yunan hükümeti Türkiyeli devrimcilerin tutsaklığını uzatmak
için her şeyi yapıyor.
NATO’nun
hizmetkarı olan iki işbirlikçi güçlerini Türkiyeli devrimcilere saldırmak için birleştiriyorlar.
Yunan
hükümetine sesleniyoruz;
AKP
FAŞİZMİNİN YARDAKÇILIĞINDAN VAZGEÇİN!
DEVRİMCİ
TUTSAKLARDAN ELİNİZİ ÇEKİN!
HİÇBİR
SALDIRINIZ DEVRİMCİ İRADEMİZDEN DAHA ÜSTÜN DEĞİLDİR.
İRADEMİZİ
BİR KEZ DAHA SINAMAYA KALKMAYIN. BUGÜNE KADAR ÇOK DENEDİNİZ, HATTA SİZİN
AĞABABALARINIZ EMPERYALİSTLER, YARDAKÇILIĞINI YAPTIĞINIZ AKP FAŞİZMİ DE ÇOK
DENEDİ.
BAŞARAMADILAR.
BU KEZ DE
BAŞARAMAYACAKSINIZ.
ÖZGÜRLÜĞÜMÜZÜ
DİRENEK KAZANDIK,
DİRENEREK
KAZANACAK VE KORUYACAĞIZ
İŞBİRLİKÇİ
YUNAN DEVLETİ, DEVRİMCİ TUTSAKLARI TESLİM ALAMAZ
Yunanistan Halk Cephesi: Kanser Hastası Hasan Karapınar’ı Katlettirmeyeceğiz
Hasta tutsak Hasan Karapınar lenf kanseriydi. Daha önceki
tutsaklığı sonrasında tedavi gördü ve iyileşti. Fakat 6 Şubat tutuklama
terörüyle tekrar tutuklandı. Hapishanede kontrollerini yaptırmak için hastaneye
gittiğinde e-nabız uygulamasında raporlarının çıkmadığını söyleyip
ilgilenmediler. Hasan Karapınar’ın 3 ayda bir yapılması gereken kontroller 6
aya çıkartıldı. Bunun sonucunda Hasan Karapınar’ın kanseri nüksetti. Pet
çekimleri kelepçe işkencesiyle engellendi ve daha sonra Hasan Karapınar Adana F
Tipi Hapishanesi’ne sürgün sevk edildi. Adana’da da ağız içi arama bahane
edilerek aylardır doktora çıkamıyor.
Bizler Yunanistan Halk Cephesi olarak Hasan Karapınar’ın
tedavi hakkı için Adana F Tipi Hapishanesini arayarak bu hukuksuzluğun son
bulmasını Hasan Karapınar’ın bir an önce tedavi hakkının sağlanmasını istedik.
Tüm halkımızı Adana F Tipi Hapishanesini arayarak Hasan
Karapınar’ın tedavi hakkının sağlanmasını ağız içi arama işkencesine son
verilmesini istemeye çağırıyoruz
Adana F Tipi Hapishanesi Telefon Numarası: 0322 385 33 31-32
Hasan Karapınar’ın Tedavi Hakkı Engellenemez
Hasan Karapınar Onurumuzdur
Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz
Anti- Emperyalist Cephe: Filistin Direnişi Ve Hamas’ın Lideri Savaşan Ve Şehit Düşen Yahya Sınvar’a Selam Olsun
Hamas’ın,
Filistin Direnişinin lideri, Mescid-i Aksa Tufanı’nın beyni, tutsakların
komutanı, Gazze’nin ve Han Yunus’un oğlu, kahramanların diyarı Gazze’de,
Siyonist katillere karşı savaşırken şehit düştü. Yahya Sinvar, Filistin
halkının olsun, emperyalizme, Siyonizm’e ve adaletsizliğe karşı savaşan dünya
halklarının olsun, bir komutanı olarak şehit düştü.
Filistin’in evladı,
özgürlük savaşçılarının, tüm Filistinlilerin temsilcisi; Siyonist işgalin
işkencelerine maruz kalan tüm tutsaklar ve halkı için, 76 yıldır emperyalizme
ve Siyonizm’e asla boyun eğmeyerek, tüm dünya hakları için canını verdi. Yahya
Sinvar, kahramanca direnişin sembolü haline geldi ve şehitliği tüm dünya
halklarına zafere giden tek yolun savaşmak olduğunu anlatıyor.
Her türlü demagojilerin önüne geçmek için, şunu da
belirtelim: Ortak düşmanımız olan emperyalizme karşı taş bile atan herkesin
yanında duruyoruz, Hamas ya da İran hükümeti ile farklı ideolojik bakış açısına
sahip de olsak, işgale, emperyalizmin
saldırılarına, katliamlarına ve Siyonizm’e karşı direnişin ön saflarında yer
alıyorlar. Bu nedenle, bu dönemde tüm anti-emperyalistlerin onların yanında
durması bir görevdir.
Direniş, Yayha
Sinvar’ın yolunda büyüyecek yeni liderler yaratacak ve onun kanı için hesap
soracaktır. 60.000’den fazla Filistinli’nin şehit olduğunu gözönüne getirmek
gerekir. Hepsinin kanı, Siyonist İsraillilere ve ABD-AB-NATO emperyalizmine
karşı yeni bir tufan olacaktır.
Dünya halklarının
baş düşmanı, 7 Ekim 2023’ü ve direniş cephesi komutanı Yahya Sinvar’ı asla
unutmayacaktır. Çünkü 7 Ekim, tüm Filistin’li fraksiyonların işgal duvarını
yıkarak karadan, denizden ve havadan Siyonizmin varlığına vurulan bir tarihtir.
Siyonizm’in ve emperyalizmin Ortadoğu bölgesindeki tüm planlarını altüst eden,
dünyanın tüm ezilen halklarına umut veren, emperyalizmin ve Siyonizm’in
kâğıttan kaplanlar olduğunu ve örgütlü halkın direnişiyle yenilebileceğini
hatırlatan bir tarih!
Siyonizm ve
emperyalizm çok iyi bilir ki, Filistin’de, Lübnan’da, Suriye’de, Yemen’de,
Irak’ta, İran’da, özgürlük ve adalet davası için savaştıkları tüm halkların
direnişini asla durduramazlar. Çünkü halkların tarihi kanla yazılmıştır.
Direniş Ekseni liderleri Yahya Sinvar ve Hasan Nasrallah’ın şehit düşmesi, tüm
anti-emperyalistlerin, dünya halklarının ortak düşmanı olan emperyalizme ve
Siyonizm’e karşı birleşmek, savaşmak ve kazanmak zorunda olduğumuzu gösteriyor.
ŞAN OLSUN ŞEHİTLERE!
NEHİRDEN DENİZE ÖZGÜR FİLİSTİN
KAHROLSUN EMPERYALİZM VE SİYONİZM!
Anti-Emperyalist Cephe – 19/10/2024
Grup Yorum Çocuk Korosu İle Ekim Ayının Üçüncü Çalışmasını Gerçekleştirdik
20 Ekim Pazar günü
Grup Yorum Evinde çocuk korosu çalışmamızı gerçekleştirdik. Ekim ayının bu
çocuk korosu çalışmasına iki çocuk katıldı. Çalışmanın başında piyanoda
sesimizi açtık. Ardından şarkılarımız “Güleycan” ve “Çav Bella”nın şanını
çalıştık. Çalışmanın sonunda da bir çocuk “Ulaşır Sana”, diğeri ise
“Madenciden” şarkımızı söyledi. Koro çalışmasının sonlarına doğru çocuklarla
spor yapıp, yemek yiyip, oyunlar oynayarak günümüzü bitirdik.
Grup Yorum Almnaya Bün’de Alevi Derneğinde Kerbela’dan Anadolu’ya Direniş Destanı Gösterimi Gerçekleştirdi
Grup Yorum olarak 20 Ekim Pazar günü Bünde Alevi derneğinde
40 kişinin katılımı ile “Kerbela’dan Anadolu’ya Direniş Destanı” gösterimi
düzenledik. Gösterimimize Almanya’da tutsak olan Grup Yorum emekçimiz İhsan
Cibelik’i anlatarak başladık. İhsan Cibelik Grup Yorum üyesi olduğu için, çocuk
korosunda çocuklarımıza değerlerimizi öğrettiği ve ırkçılığa karşı mitinglere
katıldığı için savcının 4 yıl 10 ay hapis cezası istediğini ve bu davanın
haksız olduğunu anlattık.
Pir Sultan’lardan
Helin ve İbrahim’lere kadar öğrendiğimiz değerlerimizi yaşatacağımızı
söyleyerek Kerbela’dan Anadolu’ya direniş destanımıza başladık. Halkımıza
Kerbela’dan Pir Sultan’a, Pir Sultan’dan Kızıldere’ye, Kızıldere’den bugünlere
uzanan Anadolu’nun direniş tarihini anlattık. Direnenler için sadece ağıt
yakılmamasını ve direnenlerin yolundan yürümeleri gerektiğini anlattık.
Halkımız gösterimin
sonunda bizleri Ayakta alkışlayarak duygu dolu anlar yaşadıklarını ve
değerlerimize sahip çıktığımız için çok mutlu olduklarını söyleyip bizlere
sarılarak ayrıldılar.
