dünya
nöbetlerimize devam ettik. T.C Karlsruhe Konsolosluğu
önünde faşizmin karşısına geçip adalet talebimizi haykırdık. Konsolosluk önüne
150.nci kez gidildi.
Yunanistan Hapishanelerindeki Özgür Tutsaklar Destek Açlık Grevinin 7. Gününde
6 Temmuz 2020’de Augsburg’daki Königsplatz’da Internationalist Alliance İle Pazartesi Günü Bir Eylem Düzenlendi
Almanya Partisi (MLPD), kadın derneği Cesaret, çevre birliği, gençlik derneği
REBELL ve ilgili Suryaniler, Türkler, Persler, Kürtler ve Araplar.
Türkiye devleti düzenlendi baskıyı arttırmanın yanı sıra Solcuların ve
entelektüel aktivistlerin, özellikle Grup Yorum’a, halkın avukatlarına, Halk
Cephesine ve Süryani
çalındı. Anti-komünizme ve broşürlere karşı imzalar dağıtıldı. Etkinlik saat
19:30’da toplam 20 katılımcıyla sona erdi.
istiyoruz ölüm hızına
sonu faşist AKP hükümetinin yargıdaki siyasi gücü.
ve kötüye kullanılan “gizli tanıklar”, gözaltına alındı ve suçlandı.
288 gün ve İbrahim Gökçek ile
Adalete karşı direnme lütfen ve şehit olarak ölümsüzleştirildi.
Halk Kurtuluş Partisi Cephesine” üye olmakla suçlandı. Muhalefeti
suçlamayı haklı çıkarmak için bu suçlamalar sadece faşist AKP hükümeti
tarafından değil, aynı zamanda FRG (Almanya) emperyalizmi tarafından da
kullanılıyor.
konserlerde performans göstermesini engelleme girişimleri 24 Kasım 2019’da
Köln’de Alman polisi tarafından engellendi.
ülkenin dört bir yanına seyahat ediyor ve salon operatörlerini tehdit ediyor
Devrimcileri-Suryoye’nin araştırması. Yetkililer, etkilenen tüm Süryani’leri
2018’de Augsburg’daki Mayıs gösterisinde DHKP-C bayrağını taşımakla
suçluyorlar.
Devrimi’ni anmak için “Süryani Devrimciler” tarafından kurulan bir dernek olan
“Mezopotamya Komünist Süryaniler” nın bayraklarıydı.
suçlamasıyla suçlandı ve 6 yıl 9 aya kadar hapis cezasına çarptırıldı.
Tutuklamalara ek olarak, bu direnişi yakalamak ve korkutmak amacıyla
Almanya’daki kulüp odalarına ve özel evlere yüzlerce baskın düzenlendi.
Devrimciler eylemcileri ile dayanışma gösteriyor ve tüm siyasi mahkumlar için
suç işlemeye ve özgürlüğe son verilmesini istiyoruz.
Djampa: bu şarkımızı direnenlere adıyoruz
Yunanistan’da Ölüm Orucu Direnişi Söyleşisi İçin Afişleme Çalışması Yapıldı
Yunanistan Halk Cepheliler 8 Temmuz tarihinde Atina’nın 1 Mayıs meydanında ölüm orucu direnişini anlatmak, halkın avukatları Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın, özgür tutsaklar Didem Akman ve Özgür Karakaya’nın direnişini, yaşadıkları adaletsizlikleri anlatmak için, Atina’lı avukatlar ve Halkın Hukuk Bürosu Enternasyonal ile birlikte bir söyleşi düzenliyorlar.
Direnişimizin coşkusuyla kucaklıyorum hepinizi. Neden ölümorucu yaptığımızı biliyorsunuz hepinizi.
Neden ölüm orucunda olduğumuzu biliyorsunuz hepiniz. Taleplerimizi
duyurduk. Ama bilmek ve bilince çıkarmak arasında bir fark var biliyorum. Bir
talebin gerekliliğini etinde, kemiğinde, iliğinde hissetmek çok daha farklı.
Kağıt üzerinde sıralanmış talepler değil bunlar. Her gün bizi, sizi soluksuz
bırakacak şekilde bir adaletsizlik bombardımanı altında yaşıyoruz.
her birimiz bu cümleleri kuruyoruz. Ama o açlığın acısını bir Adem Yarıyıcı
kendini yaktığında duyuyorsunuz belki de. Neden? Vicdan! Sizin de çocuklarınız
aç belki ama en ateşli halini Adem’in yanık bedeninde görüyoruz. Ya da ondan
öncekiler gibi intihar edenlerde, hem de ailece kendini yok edenlerde.
yaşamımızda. Her gün onlarca dava, onlarca mahkeme görülüyor. Çıkan kanunsuz,
hukuksuz kararlar normal geliyor belki bize. Geçtiğimiz günlerde Burhan
Kuzu’nun baskı altına aldığı hakimler üzerinden yürüdü tartışma örneğin. Ne var
ki onda? Bu ülkenin devrimcileri, yurtseverler, bu düzene muhalif olanlar,
hatta muhalifliği bırakın eleştirenler, hatta bu düzenin başındaki partiye oy
verip de, bir gün ‘açım, işsizim’ diye eyleme geçenler… Bir halk, koca bir halk
her gün yaşıyor bunu. Çorlu Davasını hatırlayın, Rabia Naz’ı hatırlayın.
Soma’yı, Berkin’i, Aladağ’ı, Dilek Doğan’ı, Ali İsmail Korkmaz’ın davalarını
hatırlayın. Adaletsizliği normal gördüğümüz için bu kadar pervasızca devam
edebiliyorlar. Örneklerini yaşamadık mı? Herhangi bir haksızlık karşısında
verilen cezasızlık, sadece internette bile gündem olunca, kararlar değişip
cezalar veriliyor. Demek ki o adaleti mahkemeler değil, var olan kanunlar
değil, örgütlü halk sağlıyor. Bir kanunun, yasanın nasıl uygulanacağına biz,
siz, hepimiz karar veriyoruz. Sesimizin çıkmadığı her dava cezasızlıkla
sonuçlanıyor. Katiller, hırsızlar aklanıyor, üstüne madalyalar veriliyor, terfi
ettiriliyor. O halde bugün bunca yaşanan adaletsizliklere dur demeye gücümüz
var. Bizbu gücü gösterebilmek için koyduk ömrümüzü ortaya. Çünkü birimizin,
binlercemizin hayatından daha değerlidir Adalet. Bir halkı yücelten de,
yozlaştıran da onun vicdani değerlerinin gücüdür. Adaletsizliklerin, bazen
terör demagojisiyle, bazen sulandırılmış tartışmalarla, bazen milliyetçilik ya
da dini olgularla doğallaştırılması, meşrulaştırılması asıl olarak halkın değer
yargılarını değiştirmek için. Bunu kabul etmeyiz.
topraklarının bize sunduğu. Halkın türkülerine konu olan, halkın efsanelerindeki,
destanlarındaki kahramanlara bakın. Kimi eşkıya der onlara, kimi çapulcu. Ama
hepsi adaletsizliğe başkaldıranlardır. Baba İshak, Bedreddin, Pir Sultan,
Çakırcalı Efe, Alişer, Seyit Rıza, Mahir, Deniz… Hepsi… Bu halkın, bu toprağın
masallarında, türkülerinde, ağıtlarında yer tutanların adaletsizliklere karşı
savaşanlar olması tesadüf mü? Hayır değil. İşte bu geleneği, bu değerler
toplamını yok etmeye çalışıyor AKP. Geçmişimize, geleceğimize sahip çıkın,
vatanımıza, bu vatanda yarattığımız zenginliklere sahip çıkın. Adalet için
açlığa yatmamızın özündeki neden budur. Bir grubun, bir topluluğun talebi,
eylemi değildir bu. Halk için, halk adına istiyoruz adaleti. Sesiniz
sesimizdir, siz de haykırın; Adalet İstiyoruz!

Belçika’nın Limbur bölgesinde Belçika’da yayımlanan Bizim Mahalle mecmuasının dağıtımı yapıldı. Çat kapı yapılarak dağıtılan çalışmada 7 eve ulaşıldı. Derginin anlatıldığı, ne için çıkarıldığının açıklandığı çalışma ulaşılan insanlarca beğeni ile karşılandı. Bir ülkücü dernek üyesi, dernekte masalara koymak için bir kaç tane fazladan dergi istemesi de insanların kendi sorunlarını ve çözümlerini bulduğu yayınların etkili olduğuna bir örnekti. Evet Bizim Mahalle dergisi Belçika’da yaşayan insanların genelinin yaşadığı sorunları anlatıyor ve neler yapılması gerektiği konusunda yol gösteriyor.
Bizim Mahalle Dergisini İndirmek İçin Tıklayınız













