anti emperaylist cephe
Anti Emperyalist Gençlik Sempozyumu
Miting İle Sonlandırıldı
21 Mayıstan 22 Mayıs’a kadar süren
birinci anti emperyalist gençlik sempozyumunu 22 Mayıs’ta Berlin Oranienplatz
da bir mitingle sonlandırdık. Mitingde Anti Emperyalist Gençlik sempozyumunu
neden gerçekleştirdiğimizi nasıl sonuçlar elde ettiğimizi anlattık. Ayrıca
Özgül Emre İhsan Cibelik ve Ali Osman Köse için konuşmalar yaptık. Dev-Genç’li
Berfin Özder ölüm orucu direnişçileri Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ı
anlatırken, aynı zamanda onlar için 22 gündür destek açlık grevinde olduğunu da
açıkladı. Mitinge Filistin adına bir konuşmacı katıldı ve ayrıca Anti
Emperyalist Gençlik sempozyumumuza Almanya’dan katılan “internationales
Kollektiv“ ve „Kämpfende Jugend“ konuşmalar yaptılar ve devrimci tutsakları
selamladılar.
Konuşmalardan sonra Grup Yorum’un
şarkıları, marşları ve halaylarıyla mitingi sonlandırdık. Grup Yorum üyeleri
İhsan Cibelik’in sazını devr aldılar. Anti emperyalist, Anti Faşist şarkılarıyla
sempozyumumuzun son gününü coşturdular.
DEVRİMCİ TUTSAKLARA ÖZGÜRLÜK!
DEVRİMCİLİK YAPMAK SUÇ DEĞİL GÖREVDİR!
EMPERYALİZMİN KURBANI DEĞİL CELLADI
OLACAĞIZ!
KAHROLSUN EMPERYALİZM YAŞASIN
MÜCADELEMİZ!
2 Mayıs 2022’de
Viyana’da Odessa Katliamında yaşamını yitirenler için eylem: Odessa’da en az 46
antifaşist ve sendikacının büyük bir faşist ve aşırı milliyetçi çeteler
tarafından vahşice öldürüldüğü gün, Viyana’da bir protesto ve anma düzenlendi.
Odessa’da Nazilerden
korumak için bir sendika binasına sığınarak hem binada hem önünde vahşice
içindeki katledilen insanların isimleri tek tek sayılırken, Yunanca Mauthausen
marşı çalındı. Sonra Sovyet anıtının önünde Katyusha şarkısının eşliğinde
karanfiller bırakıldı.
Bu katliamdan sağ
kurtulan Borotba üyesi Alexey Albu’nun gönderdiği ses kaydı büyük ilgi ve
duygularla dinlendi. KOMintern, Antifaşist Eylem, Donbass’ta Barış İçin
Komitesi ve Antiemperyalist Koordinasyon’un dışında yine AEC adına bir konuşma
yapıldı. Olaylara objektif bir bakış açısına fırsat tanımayan burjuva
medyasındaki provokatif ve tek taraflı haberler teşhir edildi.
Ayrıca çatışmanın
günahını Rus halkından çıkarmaya çalışıp yabancı düşmanı ırkçı tutumu ve
saldırılar kınandı. Faşistlerle barışın mümkün olmadığı da vurgulandı. Aşırı
sağcı Ukrayna devletine ağır silahlar göndermeye devam ederek hiçbir barış sağlanamaz,
ancak tüm NATO güçlerinin bölgeden çekilmesiyle gerginlik biteceği ifade
edildi.
Okunan mesajların
arasında “Yaşasın Enternasyonal Dayanışma” sloganı atıldı. Odessa
şehitleri ölümsüzdür!
Kahrolsun Faşizm,
Yaşasın Halkların Birliği!
Anti-Emperyalist Cephe
Almanya’nın Wuppertal şehrinde DGB’nin çağrısıyla yapılan 1
Mayıs yürüyüşü DGB’nin önünden başladı. 300 kişilik bir yürüyüş korteji vardı.
Halk Cepheliler olarak yürüyüşte iki pankart ve 4 döviz taşındı.
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın Ölüm Orucunun anlatıldığı
Almanca bir pankart ve Sevcan Adıgüzel’le ilgili bir pankart ayrıca
“Irkçılığa, Yozlaşmaya ve Yoksulluğa Karşı Halk Meclislerinde
Birleşelim” yazılı Almanca ve Türkçe dövizler taşındı. Bir saat süren
yürüyüşte ayrıca Ölüm Orucuyla ilgili el ilanları ve Grup Yorum’un gösterime
girecek olan Mahalle filminin el ilanları dağıtıldı. Ölüm Orucu, Tutsaklar ve
enternasyonalist dayanışma ile ilgili sloganlar atıldı. Halk Okulu dergisi,
Kerbela broşürü dağıtıldı.
İşçinin ve Emekçinin kavga günü olan 1 Mayıs’ta Stuttgart
Halk Meclisi kitlesel bir kortej ile yer aldı.
Stuttgart Marienplatz meydanında toplanan kitle, daha sonra
şehir merkezine doğru yürüyüşe geçti.
Türkçe, Kürtçe ve Almanca “Yaşasın 1 Mayıs” yazılı
pankartın arkasında toplanan Halk Meclisi korteji Almanca “Sibel Balaç ve
Gökhan Yıldırım için Adalet” ve “Hasta Tutsak Ali Osman Köse’ye
Özgürlük” yazılı pankartları açtı, kızıl bayraklarla birlikte yürüyüşe
geçti. Yürüyüş boyunca “Halkız Haklıyız Kazanacağız”, “Mahir
Hüseyin Ulaş Kurtuluşa Kadar Savaş”, “İşçiyiz, Haklıyız
Kazanacağız”, “Yaşasın Enternasyonal Dayanışma” vb. sloganlar
attı. Yürüyüş boyunca Grup Yorum marşları ve türküleri çalındı.
Yaklaşık 1 saat süren yürüyüş, hedef meydanında Halk Meclisi
kortejine katılanların halayları ile sona erdi. Yürüyüşe toplam 110 kişi
katıldı.
Stuttgart Halk Kültür Evinde 1 Mayıs vesilesiyle bir halk
toplantısı düzenlendi. Halk toplantısında 1 Mayıs yürüyüşü ve Halk Meclisi
korteji ile ilgili düşünceler, değerlendirmeler ve öneriler alındı.
Daha sonra Stuttgart Halk Kültür Evi için faaliyet önerileri
toplandı, derneği ve siyasi faaliyeti büyütme konusunda düşüncelere yer
verildi. Son olarak ülkemizde süren ölüm orucu direnişini desteklemek açısından
tekrar mücadeleyi yükseltme konusunda öneriler konuşuldu.
Toplantıda gençlik çalışmasına daha fazla yoğunlaşma, siyasi
ve kültürel faaliyetleri çoğaltma ve ev ziyaretlerini pandemi süreci sonrası
tekrar hayata geçirme ve Ölüm Orucunu destekleme faaliyetlerini, çadır
eylemlerini tekrar başlatma kararları alındı.
Ayrıca toplantıda 8 Mayıs’ta yapılacak futbol turnuvasına,
16 Mayıs’ta Paris şehrine yapılacak “Mahalle” filmin galasına ve
13-14-15 Mayıs’ta yapılacak Aile ve Gençlik kampına katılım çağrıları yapıldı.
Halk toplantısına yaklaşık 40 kişi katıldı
Yunanistan Anti Emperyalist Cephe’den Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım İçin Yapılacak Açlık Grevine Çağrı
Yunanistan Anti Emperyalist Cephe Adalet İçin Ölüm orucunda olan Sibel
Balaç ve Gökhan Yıldırım yapılacak açlık grevine Türkçe ve İngilizce çağrı
yaptı. Yapılan bu çağrıda tüm halkımızı Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın
taleplerinin kabul edilmesi için bir günlük destek açlık grevi yapılacağı ifade
edildi.
Sibel Balaç bugün ölüm orucu direnişinin 98. Gününde Gökhan Yıldırım ise
92. Gününde direnmeye devam ediyorlar. Talepleri çok meşru; Adil yargılanma.
Onlar yalnızca kendileri için değil başta Türkiye halkı olmak üzere tüm halklar
için adalet istiyorlar. O nedenle talepleri taleplerimizdir diyoruz ve tüm
halkımızı 27 Mart Pazar günü 1 günlük destek açlık grevi yapmaya çağırıyoruz
Yunanistan Anti Emperyalist Cephe
Anti-Emperyalist Mücadele Komitesi Üçüncü Açıklaması – Haiti Devlet Başkanı Jovenel Moise’nin Katledilmesi Hakkında
Dünya Halklarının Baş Düşmanı Abd Emperyalizmi Haiti’de
Devlet Başkanını Bir Gece Operasyonuyla Katletmiştir!
Emperyalizmin Karanlık Gece Operasyonlarına Karşı Dünya
Halklarıyla Birlikte Aydınlık Yarınları Yaratacağız!
ABD emperyalizmi 7 Temmuz 2021 günü Karayıp denizinde küçük
bir ada ülkesi olan Haiti’de gerçekleştirdiği operasyonla devlet başkanı
Jovenel Moise’ı katletti. Toplamda en az 28 kişinin katıldığı operasyonun asıl
olarak ABD’nin sözde “Uyuşturucuyla mücadele idaresi” (DEA) tarafından
örgütlendiği ve operasyonluların 26’sının Kolombiya uyruklu olduğu ABD Haiti
büyükelçisi Edmond tarafından itiraf edildi. Ayrıca Kolombiyalı suikastçılarına
en az 6’sının eski ordu mensupları oldukları tespit edildi. Haiti’yi büyük bir
belirsizliğe ve kaosa sürükleyen bu operasyon hakkında daha birçok soru işareti
var. Örneğin, operasyonular nasıl Haiti güvenlik güçlerinin kontrolü altında
olan devlet başkanı konutuna hiçbir çatışmaya girmeden girebildiler? Suikastçılar
neden karşı devrimin kalelerinden biri olan Tayvan büyükelçiliğine sığınmaya çalıştı?
Bütün dünyaya “demokrasi” dersi verme hakkını kendinde gören Avrupa
emperyalistleri bir ülkenin devlet başkanının öldürülmesine neden seslerini çıkarmıyorlar?
Bu Olay Bize Bir Kez Daha ABD Emperyalizminin Dünya
Üzerindeki Hakimiyetini Pekiştirmek İçin Taarruza Geçtiğini ve Yeni Sömürgesi
Olan Ülkelere Hiç Bir Sınır Veya Kural Tanımadan Müdahale Ettiğini Ve Edeceğini
Gösterdi!
Oysa öldürülen eski devlet başkanı Moise ABD emperyalizminin
sadık bir işbirlikçisiydi. Büyük bir sefalet içinde yaşayan Haiti halkı,
iktidarda olduğu yıllarda ABD sermayesine ve IMF’ye kapıları ardına kadar açan
ve hakkında ciddi yolsuzluk iddiaları olan Moise hükümetine ve ABD’ye karşı
kitlesel eylemler ve ayaklanmalar örgütledi Şubat’tan bu yana. Haiti oligarşisi
gelişen bu anti-emperyalist halk ayaklanması karşısında ciddi bir siyasi
buhrana düştü. Haiti’de, yani ABD’nin yanı başında yaşanan bu gelişmeler
emperyalizmi kaygılandırmaya başlamıştı. ABD’nin Moise’ı tasfiye etme kararı
almasının asıl nedeni ise Haiti oligarşisi içinde yaşanan it dalaşı ve bunun
uluslararası uyuşturucu ticaretini etkilemesi. Haiti geçici devlet başkanı Claude
Joseph basına verdiği bir demeçte Moise’ın kendi çıkarları doğrultusunda Haiti
oligarşisinin bir bölümüne “savaş açtığını” ve bu nedenden dolayı öldürüldüğünü
beyan etti. Haiti oligarşisinin dünya uyuşturucu ticaretinin ana rotalarından
biri olan Kolombiya-ABD hattında önemli bir rolü var. Yani Moise’ın bu
kesimlere “savaş açması” direk olarak emperyalizmin çıkarlarıyla çelişiyor.
İşte bu nedenden dolayı, bu it dalaşından dolayı emperyalizm Haiti devlet
başkanını tasfiye etti. Çünkü uyuşturucu ticareti emperyalizmin hayat
damarlarından biridir. Emperyalizm uyuşturucu ile halkları devrim
mücadelesinden uzak tutmak, yozlaştırmak, zehirlemek istiyor. Bu özellikle
Haiti gibi devrim dinamikleri güçlü olan yeni sömürge ülkelerde düzenin en
temel politikalarından biridir. Bu operasyonla artık dünya kamuoyunun önünde
emperyalizmin DEA gibi sözde “uyuşturucuya karşı mücadele” timlerinin koca bir
yalan olduğu ve tam tersine Emperyalizmin Uyuşturucu Ticaretini Bizzat
Örgütlediği Görülmüştür. Devrimciler Sizin Yarattığınız ve Milyarlarca Dolarlık
Karlar Elde Ettiğiniz, Gençlerimizi Zehirlediğiniz Ve Ailelerimizi
Parçaladığınız, Uğruna Katliamlar İşlediğiniz Uyuşturucu Bataklığını Kurutacak!
100 yıla aşkın bir süredir Amerikan emperyalizminin yeni
sömürgesi olan Haiti dünyanın en yoksul ülkelerinden biri. Nüfusunun %80’inden
fazlası yoksulluk sınırının altında yaşayan Haiti’de özellikle 2010 depreminden
sonra açlık ve sefalet tavan yapmıştır. Şimdi ise işbirlikçi, vatan haini
Claude Joseph hükümeti ABD’nin Haiti’yi askeri güçleriyle işgal etmesini talep
etti. Haiti halkını bu hayata mahkûm eden, Haiti, Latin Amerika ve dünya
halklarının çocuklarını katleden ABD EMPERYALİZMİNİN KENDİSİDİR! Onun için
dünya halkları asla emperyalizmin ordularından ve emperyalistlerin “demokrasi”
vaatlerinden medet umamaz bilakis Anadolu’dan Antarktika’ya, Antarktika’dan
Latin Amerika’ya dünya halklarının tek kurtuluş yolu EMPERYALİZME KARŞI
SAVAŞMAKTIR!
Biz Türkiyeli devrimciler olarak Haiti halkının ABD
emperyalizmine ve oligarşi düzene karşı verdiği bağımsızlık, demokrasi ve
sosyalizm mücadelesinin yanındayız, yanında olacağız! Haiti halkı mücadelesinde
yalnız değildir!
Yaşasın Dünya Halklarının
Kardeşliği! Yaşasın Emperyalizme Karşı Verdiğimiz Ortak Mücadele!
Katil ABD, Ellerini
Haiti’den Çek!
Uyuşturucu Bataklığını
Kurutacağız, Emperyalizmin Celladı Olacağız
Halkımız, değerli uluslararası dostlarımız, sevgili
komşularımız,
Anti-Emperyalist Mücadele Komitesinin (AEMK) Enternasyonal
bürosunun açılışına hoş geldiniz!
Öncelikle bu açılışta emeği geçen tüm komite çalışanlarına,
tüm halkımıza ve dostlarımıza teşekkür etmek istiyorum. Bugünkü törenimiz çok
kısa bir sürede yaptığınız yoğun çalışmaların bir sonucu olarak gerçekleşiyor.
Bir kez daha hepinize teşekkür ediyoruz!
Enternasyonal büromuzun bugünkü açılışın önem ve anlamını
açıklamak için ilk önce AEMK´ nın kim olduğunu, hedeflerimizin ne olduğunu
anlamak zorundayız.
Biz Avrupa´da yaşayan Türkiyeli Marksist-Leninistler olarak enternasyonal
dayanışmanın, halkların kardeşliğinin önemini iyi biliyoruz. Hedeflediğimiz tam
bağımsız ve sosyalist bir Türkiye´nin ancak sosyalist bir dünya düzeninde
kalıcı olabileceğinin bilincindeyiz.
Büyük ailemizin bir parçası olarak aynı zamanda hiçbir zaman
Avrupa emperyalizminin bizi vatanımızdan, Anadolu’muzdan yabancılaştırmak
isteyen ırkçı asimilasyon politikalarına ayak uydurmadık, uydurmayacağız.
Her ne kadar Avrupa´da doğup büyüyen gençlerimize okullar
´da ana dillerini konuşmamaları gerektiği, artık Türkiyeli değil, Avrupalı
oldukları öğretilse de; biz de o kadar yüzümüzü Anadolu´ya çevirmekte ısrarcı
olduk, bir kez de Dünya´yı Türkiye´den sarsacağımıza söz verdik, devrim ve
iktidar iddiamızı daha kararlı bir şekilde yineledik! Çünkü Marksist-Leninist,
devrimci olmanın ilk önce vatanını, halkını sevmeyi gerektirdiğini biliyoruz.
Çin devriminin önderi Mao Zedong bu konuda şu sözleri sarf
etmişti:
“Enternasyonalist olan bir komünist aynı zamanda vatansever
olabilir mi? Onun sadece olabileceğini değil, olması gerektiğini de
düşünüyoruz. […] Bizim için yenilgili bir suçtur ve Direniş Savaşında zafer
için mücadele etmek kaçınılmaz bir görevdir. Çünkü ancak anavatanını savunmak
için savaşarak saldırganları yenebilir ve ulusal kurtuluşu sağlayabiliriz. […]
Çin´in zaferi ve işgalci emperyalistlerin yenilgisi diğer ülke halklarına
yardımcı olacaktır “
Evet, biz bu devrimci gelenekleri sürdürerek vatan
topraklarımızda faşizme ve emperyalizme karşı yenilgiyi, teslimiyeti, ihaneti
reddettik ve geçen yıl ölüm orucu direnişimizle birlikte 4 canımızı vererek
dünya halklarını birleştirdik, dünya halklarına tarihi bir zafer armağan ettik.
Umutsuzluğa, siyasi basiretsizliğe, Dünya’nın dört bir
yanında devrimci mücadelenin tasfiye edilmesine karşı hiçbir koşul altında tam
bağımsız, demokratik, sosyalist bir Türkiye´den, dünya halklarının
kurtuluşundan vaz geçmeyeceğimizi gösterdik!
Evet, karşımızdaki düşman, emperyalizm bugün çok güçlü ve
donanımlı olabilir; bizi tutsak edebilir, bize işkence yapabilir, hatta bizi
öldürebilir. Ama bizi bitiremez, bizi asla yenemez!
Ebru Timtik, Mustafa Koçak, Helin Bölek ve İbrahim Gökçek
onurlu direnişleriyle yenilmez olduğumuzu, düşmanın bizi tarihsel ve siyasal haklılığımızdan
dolayı asla yok edemeyeceğini ve bu nedenlerden dolayı mutlaka kazanacağımızı ispat
ederek dünya halklarına yeniden umut taşımışlardır! Dünya halkları da 51
ülkeden 2951 Devrimci parti ve örgüt temsilcilerinin, hukuk örgütlerinin,
baroların, yazarların, sanatçıların, şairlerin, müzisyenlerin ve aydınların enternasyonaliz
dayanışmasıyla, Türkiye ve Avrupa´da ölüm orucu direnişini desteklemek için
yapılan 7.865 eylem ve gösteriyle, Haiti´den Suudi Arabistan´a, İtalya´dan
Pakistan´a, ABD´den Japonya´ya kadar toplanan 15.352 destek imzasıyla Ebru,
Mustafa, Helin ve İbrahim´e sahip çıktı, bağırlarına bastı.
Böylece tanklı, toplu, istihbaratla emperyalizmin karşısında
bir tek bedenimiz ve inancımız kaldığında bile onlardan daha güçlü olduğumuzu,
onun için yarınların mutlaka dünya halklarının olacağını gösterdik!
Anti-Emperyalist Cephe´nin Mustafa, Helin, İbrahim ve Ebru
için düzenlediği uluslararası Sempozyuma Pandemi koşullarına rağmen 25 ülkeden
katılan 77 konuşmacı bir kez daha direnişimizle dünyayı sarstığımızı, kendini
dokunulmaz zanneden emperyalizmi çaresiz bıraktığımızı gösteriyor ve dayımız
Dursun Karataş’ın sözlerini doğruluyor:
“Yalnız değiliz! Tüm dünya halklarıyla birlikteyiz. Güçsüz
değiliz; Gücümüz inancımızda, tarihsel ve siyasal haklılığımızdadır. Biz
kazanacağız! Çünkü biz halkız ve haklıyız. “
Emperyalizm bizi bertaraf etmenin, yeryüzünden silmenin
hesabını yapmışken biz bunun karşısında daha da güçlü bir hale geldik, dünya
halklarıyla olan kopmaz bağlarımızı daha da geliştirdik ve bunun bir sonucu
olarak bugün burada büromuzun açılışını yapıyoruz!
Halkımız, değerli uluslararası dostlarımız, sevgili
komşularımız,
AEMK emekçileri olarak şehitlerimizin bize bıraktığı
sorumluluğun ve mirasın farkındayız. Biz onlardan öğrenerek, onların dünya
halklarını birleştirme misyonunu yüklenerek ve devam ettirerek bugün burada enternasyonal
büromuzun açılışını gerçekleştiriyoruz. Bu tecrübelerden yola çıkarak temel
görevimiz uluslararası ilişkilerimizi geliştirmek, bilhassa Türkiye´de verilen
devrimci mücadeleyle enternasyonal dayanışmayı örgütlemek ve bununla birlikte Dünya’da
ve Avrupa´da ant-emperyalist, devrimci bir mücadele sürdüren tüm halklarla ve
güçlerle uluslararası dayanışmayı örgütlemek.
Bugünkü açılışımızla devrim yürüyüşümüzde umudu yenilmez
kılmak için bir adım daha atıyoruz ve bunun heyecanını yaşıyoruz. Çünkü dünya
halklarının bugün enternasyonalist dayanışmaya hiç olmadığı kadar ihtiyacı var:
– Vatanımız Türkiye´de asgari ücret açlık sınırının altına
düşmüştür, bir avuç işbirlikçi saraylar ´da yaşarken 351 bin çocuğumuz okula
gidemiyor, son 5 yılda 264 çocuğumuz çalışırken katledildi!
– ABD halkının %11´i, yani 24 milyon insan açlık çekiyor,
39,7 milyon Amerikalı yoksulluk içinde yaşıyor! 2015´ten bugüne kadar 1448 Afro
Amerikalı ırkçı polisler tarafından katledildi!
– Brezilya´da faşist Bolsonaro hükümetinin uluslararası
tekellerin üretimini durdurmamak için pandemi´yi yadsımasının ve gereken
önlemlerin almamasının sonucu olarak Nisan ayının sonuna kadar 400 bine aşkın
insan katledildi! 85 milyon Brezilyalı günümüzde açlığa mahkûm edilmiş durumda!
– Kolombiya´da eski gerilla hareketi FARC´ın silahlı
mücadeleyi terk etmesinin ardından katliamlar ve suikastlar ardı ardını
kesmiyor. Sadece 2016-2020 yılları arasında 215 eski FARC savaşçısı katledildi.
28 Nisan´dan bu yana artan vergi ve yoksulluğa karşı devam
eden grev ve protestolar ´da polis ve ordu güçlerinin halka ateş açmasının
sonucunda 100´ün üzerinde insan katledildi!
– Katil emperyalist fransa ordusu Mali´deki Uranyum
madenlerini ele geçirmek için ülkeyi açık bir şekilde işgal ediyor! Böylece
muazzam yer altı zenginliklerine sahip olmalarına rağmen Afrika halkları
emperyalistler tarafından açlığa ve yoksulluğa maruz bırakılıyor!
– Kendini “medeniyetin merkezi“ olarak tanıtan Avrupa
Birliği, Afrika halklarını böyle bir hayata makum ettikten sonra mülteci olarak
Avrupa´ya gelmeye çalışanları Akdeniz´de sınırlarını kapatarak bilerek
katlediyor! Sadece 2014-2020 yılları arasında bu şekilde 20 bine aşkın insan
Akdeniz´de ölümü buldu!
– İngiltere ve Almanya gibi emperyalist ülkeler ´de bile
artık yoksulluk kendini her tarafta gösteriyor. İngiltere’de her beş kişiden
biri, yani 14 milyon insan, Almanya´da ise nüfusun %16´sı, yani 13,2 milyon
insan yoksulluk çekiyor!
– Filistin´de katil Siyonist İsrail devleti ABD
emperyalizminin desteğiyle sadece son Savaş’ta 227 insanı, 64´ü çocuk olmak
üzere, katletti!
AEMK olarak ilk pratik çalışmalarımızı da Berlin´de Filistinli
tutsaklarla dayanışma örgütü Samidoun´la beraber Filistin halkı için iki
dayanışma eylemli örgütleyerek gerçekleştirdik. Eylemlerimiz polis şiddetinde
ve gözaltı terörlerine rağmen son derece başarılı ve kitlesel geçti. Eminim ki
bu çalışmalarımızı mutlaka sürdüreceğiz ve geliştireceğiz! (Filistinli
arkadaşlarımızda bugün buradalar, konuşacaklar, bir kez daha hoş geldiniz
diyoruz!). —> Slogan!
– Hindistan halkının %68,8´i (800 milyon insan) günde iki
Dollardan az bir gelirle geçinmek zorunda. Her yıl Hindistan´da 1,4 milyon
çocuk 5. yaşını dolduramadan katlediliyor.
Yani gördüğümüz gibi emperyalizm her yerde dünya halklarının
geleceğini yok ediyor. Emperyalizm dünya halklarına açlık, yoksulluk, sefalet,
hastalık ve katliamlardan başka hiçbir şey getirmiyor, getiremez de! Çünkü
emperyalizm, son aşamasına gelen kapitalizmden başka bir şey değil.
Emperyalizm, artık büyük kapitalist tekellerin dünya ekonomisine ve siyasetine hâkim
olduğu bir düzen. Bu tekellerin birbiriyle yarışında olan hedefleri ise
rakiplerine göre daha fazla kar elde etmek, karlarını azami bir düzeye getirmek
ve bu hedef doğrultusunda işçileri, emekçiler daha fazla sömürmek, yeni
pazarlar ele geçirmek ve hammaddelerin üzerinde hakimiyetini sağlamak. Bunun
kaçınılmaz sonucu Lenin´in de tespit ettiği gibi saldırgan, zalim, baskıcı bir
politika oluyor
Burada çok net bir şekilde emperyalizmin bazı “sol“ kesimlerin
iddia ettiği gibi değişmediğini, emperyalizmin “demokratikleşme“ gibi bir
derdinin olmadığını görüyoruz! Böyle bir yanılgıya kapılanların sonu teslimiyet
ve dünya halklarına ihanet etmeleri olacaktır. Emperyalizm yüz yıl önce olduğu
gibi bugün de vahşeti ve barbarlığı simgeleyen bir toplumsal düzen.
Biz ise her zaman bu katil düzenle, geçmişten bugüne kadar
milyonlarca insanı katleden emperyalizmle “barışmanın“ asla söz konusu olamayacağını,
“kurtuluşa kadar savaş“ şiarının Mahir´den Dayı´ya ve günümüze kadar devam
edeceğini söyledik. Çünkü biz Che´nin de dediği gibi dünya halklarına atılan
her tokadı kendi yüzümüzde hissediyoruz, halkımızın ve dünya halklarının
çektiği tüm acıları kendi acımız olarak hissediyoruz. Ve işte tam da bundan
dolayı katledilen tüm çocuklarımızın, göz yaşı döken tüm analarımızın, geleceği
çalınan tüm gençlerimizin, kar uğruna sömürülen ve ölüme gönderilen tüm
işçilerimizin, çaresizlikten intihar eden tüm insanlarımızın ne pahasına olursa
olsun hesabını soracağız! Ve çocuklarımıza, gelecek nesillere, tüm dünya
halklarına mutlu bir geleceği, özgür, sosyalist bir Dünya’yı, kendi halkımıza
tam bağımsız, demokratik, sosyalist bir Türkiye´yi armağan edeceğiz!
Kahrolsun Emperyalizm!
Kahrolsun Dünya Halklarının Baş Düşmanı ABD!
Yaşasın Enternasyonal Dayanışma!
Yaşasın Dünya Halklarının Kardeşliği Ve Ortak Mücadelesi!
Bu Bağlamda AEMK´nin Enternasyonel Bürosunun Açılışını
İlan Ediyoruz!





























