Halkımız, değerli uluslararası dostlarımız, sevgili
komşularımız,
Anti-Emperyalist Mücadele Komitesinin (AEMK) Enternasyonal
bürosunun açılışına hoş geldiniz!
Öncelikle bu açılışta emeği geçen tüm komite çalışanlarına,
tüm halkımıza ve dostlarımıza teşekkür etmek istiyorum. Bugünkü törenimiz çok
kısa bir sürede yaptığınız yoğun çalışmaların bir sonucu olarak gerçekleşiyor.
Bir kez daha hepinize teşekkür ediyoruz!
Enternasyonal büromuzun bugünkü açılışın önem ve anlamını
açıklamak için ilk önce AEMK´ nın kim olduğunu, hedeflerimizin ne olduğunu
anlamak zorundayız.
Biz Avrupa´da yaşayan Türkiyeli Marksist-Leninistler olarak enternasyonal
dayanışmanın, halkların kardeşliğinin önemini iyi biliyoruz. Hedeflediğimiz tam
bağımsız ve sosyalist bir Türkiye´nin ancak sosyalist bir dünya düzeninde
kalıcı olabileceğinin bilincindeyiz.
Büyük ailemizin bir parçası olarak aynı zamanda hiçbir zaman
Avrupa emperyalizminin bizi vatanımızdan, Anadolu’muzdan yabancılaştırmak
isteyen ırkçı asimilasyon politikalarına ayak uydurmadık, uydurmayacağız.
Her ne kadar Avrupa´da doğup büyüyen gençlerimize okullar
´da ana dillerini konuşmamaları gerektiği, artık Türkiyeli değil, Avrupalı
oldukları öğretilse de; biz de o kadar yüzümüzü Anadolu´ya çevirmekte ısrarcı
olduk, bir kez de Dünya´yı Türkiye´den sarsacağımıza söz verdik, devrim ve
iktidar iddiamızı daha kararlı bir şekilde yineledik! Çünkü Marksist-Leninist,
devrimci olmanın ilk önce vatanını, halkını sevmeyi gerektirdiğini biliyoruz.
Çin devriminin önderi Mao Zedong bu konuda şu sözleri sarf
etmişti:
“Enternasyonalist olan bir komünist aynı zamanda vatansever
olabilir mi? Onun sadece olabileceğini değil, olması gerektiğini de
düşünüyoruz. […] Bizim için yenilgili bir suçtur ve Direniş Savaşında zafer
için mücadele etmek kaçınılmaz bir görevdir. Çünkü ancak anavatanını savunmak
için savaşarak saldırganları yenebilir ve ulusal kurtuluşu sağlayabiliriz. […]
Çin´in zaferi ve işgalci emperyalistlerin yenilgisi diğer ülke halklarına
yardımcı olacaktır “
Evet, biz bu devrimci gelenekleri sürdürerek vatan
topraklarımızda faşizme ve emperyalizme karşı yenilgiyi, teslimiyeti, ihaneti
reddettik ve geçen yıl ölüm orucu direnişimizle birlikte 4 canımızı vererek
dünya halklarını birleştirdik, dünya halklarına tarihi bir zafer armağan ettik.
Umutsuzluğa, siyasi basiretsizliğe, Dünya’nın dört bir
yanında devrimci mücadelenin tasfiye edilmesine karşı hiçbir koşul altında tam
bağımsız, demokratik, sosyalist bir Türkiye´den, dünya halklarının
kurtuluşundan vaz geçmeyeceğimizi gösterdik!
Evet, karşımızdaki düşman, emperyalizm bugün çok güçlü ve
donanımlı olabilir; bizi tutsak edebilir, bize işkence yapabilir, hatta bizi
öldürebilir. Ama bizi bitiremez, bizi asla yenemez!
Ebru Timtik, Mustafa Koçak, Helin Bölek ve İbrahim Gökçek
onurlu direnişleriyle yenilmez olduğumuzu, düşmanın bizi tarihsel ve siyasal haklılığımızdan
dolayı asla yok edemeyeceğini ve bu nedenlerden dolayı mutlaka kazanacağımızı ispat
ederek dünya halklarına yeniden umut taşımışlardır! Dünya halkları da 51
ülkeden 2951 Devrimci parti ve örgüt temsilcilerinin, hukuk örgütlerinin,
baroların, yazarların, sanatçıların, şairlerin, müzisyenlerin ve aydınların enternasyonaliz
dayanışmasıyla, Türkiye ve Avrupa´da ölüm orucu direnişini desteklemek için
yapılan 7.865 eylem ve gösteriyle, Haiti´den Suudi Arabistan´a, İtalya´dan
Pakistan´a, ABD´den Japonya´ya kadar toplanan 15.352 destek imzasıyla Ebru,
Mustafa, Helin ve İbrahim´e sahip çıktı, bağırlarına bastı.
Böylece tanklı, toplu, istihbaratla emperyalizmin karşısında
bir tek bedenimiz ve inancımız kaldığında bile onlardan daha güçlü olduğumuzu,
onun için yarınların mutlaka dünya halklarının olacağını gösterdik!
Anti-Emperyalist Cephe´nin Mustafa, Helin, İbrahim ve Ebru
için düzenlediği uluslararası Sempozyuma Pandemi koşullarına rağmen 25 ülkeden
katılan 77 konuşmacı bir kez daha direnişimizle dünyayı sarstığımızı, kendini
dokunulmaz zanneden emperyalizmi çaresiz bıraktığımızı gösteriyor ve dayımız
Dursun Karataş’ın sözlerini doğruluyor:
“Yalnız değiliz! Tüm dünya halklarıyla birlikteyiz. Güçsüz
değiliz; Gücümüz inancımızda, tarihsel ve siyasal haklılığımızdadır. Biz
kazanacağız! Çünkü biz halkız ve haklıyız. “
Emperyalizm bizi bertaraf etmenin, yeryüzünden silmenin
hesabını yapmışken biz bunun karşısında daha da güçlü bir hale geldik, dünya
halklarıyla olan kopmaz bağlarımızı daha da geliştirdik ve bunun bir sonucu
olarak bugün burada büromuzun açılışını yapıyoruz!
Halkımız, değerli uluslararası dostlarımız, sevgili
komşularımız,
AEMK emekçileri olarak şehitlerimizin bize bıraktığı
sorumluluğun ve mirasın farkındayız. Biz onlardan öğrenerek, onların dünya
halklarını birleştirme misyonunu yüklenerek ve devam ettirerek bugün burada enternasyonal
büromuzun açılışını gerçekleştiriyoruz. Bu tecrübelerden yola çıkarak temel
görevimiz uluslararası ilişkilerimizi geliştirmek, bilhassa Türkiye´de verilen
devrimci mücadeleyle enternasyonal dayanışmayı örgütlemek ve bununla birlikte Dünya’da
ve Avrupa´da ant-emperyalist, devrimci bir mücadele sürdüren tüm halklarla ve
güçlerle uluslararası dayanışmayı örgütlemek.
Bugünkü açılışımızla devrim yürüyüşümüzde umudu yenilmez
kılmak için bir adım daha atıyoruz ve bunun heyecanını yaşıyoruz. Çünkü dünya
halklarının bugün enternasyonalist dayanışmaya hiç olmadığı kadar ihtiyacı var:
– Vatanımız Türkiye´de asgari ücret açlık sınırının altına
düşmüştür, bir avuç işbirlikçi saraylar ´da yaşarken 351 bin çocuğumuz okula
gidemiyor, son 5 yılda 264 çocuğumuz çalışırken katledildi!
– ABD halkının %11´i, yani 24 milyon insan açlık çekiyor,
39,7 milyon Amerikalı yoksulluk içinde yaşıyor! 2015´ten bugüne kadar 1448 Afro
Amerikalı ırkçı polisler tarafından katledildi!
– Brezilya´da faşist Bolsonaro hükümetinin uluslararası
tekellerin üretimini durdurmamak için pandemi´yi yadsımasının ve gereken
önlemlerin almamasının sonucu olarak Nisan ayının sonuna kadar 400 bine aşkın
insan katledildi! 85 milyon Brezilyalı günümüzde açlığa mahkûm edilmiş durumda!
– Kolombiya´da eski gerilla hareketi FARC´ın silahlı
mücadeleyi terk etmesinin ardından katliamlar ve suikastlar ardı ardını
kesmiyor. Sadece 2016-2020 yılları arasında 215 eski FARC savaşçısı katledildi.
28 Nisan´dan bu yana artan vergi ve yoksulluğa karşı devam
eden grev ve protestolar ´da polis ve ordu güçlerinin halka ateş açmasının
sonucunda 100´ün üzerinde insan katledildi!
– Katil emperyalist fransa ordusu Mali´deki Uranyum
madenlerini ele geçirmek için ülkeyi açık bir şekilde işgal ediyor! Böylece
muazzam yer altı zenginliklerine sahip olmalarına rağmen Afrika halkları
emperyalistler tarafından açlığa ve yoksulluğa maruz bırakılıyor!
– Kendini “medeniyetin merkezi“ olarak tanıtan Avrupa
Birliği, Afrika halklarını böyle bir hayata makum ettikten sonra mülteci olarak
Avrupa´ya gelmeye çalışanları Akdeniz´de sınırlarını kapatarak bilerek
katlediyor! Sadece 2014-2020 yılları arasında bu şekilde 20 bine aşkın insan
Akdeniz´de ölümü buldu!
– İngiltere ve Almanya gibi emperyalist ülkeler ´de bile
artık yoksulluk kendini her tarafta gösteriyor. İngiltere’de her beş kişiden
biri, yani 14 milyon insan, Almanya´da ise nüfusun %16´sı, yani 13,2 milyon
insan yoksulluk çekiyor!
– Filistin´de katil Siyonist İsrail devleti ABD
emperyalizminin desteğiyle sadece son Savaş’ta 227 insanı, 64´ü çocuk olmak
üzere, katletti!
AEMK olarak ilk pratik çalışmalarımızı da Berlin´de Filistinli
tutsaklarla dayanışma örgütü Samidoun´la beraber Filistin halkı için iki
dayanışma eylemli örgütleyerek gerçekleştirdik. Eylemlerimiz polis şiddetinde
ve gözaltı terörlerine rağmen son derece başarılı ve kitlesel geçti. Eminim ki
bu çalışmalarımızı mutlaka sürdüreceğiz ve geliştireceğiz! (Filistinli
arkadaşlarımızda bugün buradalar, konuşacaklar, bir kez daha hoş geldiniz
diyoruz!). —> Slogan!
– Hindistan halkının %68,8´i (800 milyon insan) günde iki
Dollardan az bir gelirle geçinmek zorunda. Her yıl Hindistan´da 1,4 milyon
çocuk 5. yaşını dolduramadan katlediliyor.
Yani gördüğümüz gibi emperyalizm her yerde dünya halklarının
geleceğini yok ediyor. Emperyalizm dünya halklarına açlık, yoksulluk, sefalet,
hastalık ve katliamlardan başka hiçbir şey getirmiyor, getiremez de! Çünkü
emperyalizm, son aşamasına gelen kapitalizmden başka bir şey değil.
Emperyalizm, artık büyük kapitalist tekellerin dünya ekonomisine ve siyasetine hâkim
olduğu bir düzen. Bu tekellerin birbiriyle yarışında olan hedefleri ise
rakiplerine göre daha fazla kar elde etmek, karlarını azami bir düzeye getirmek
ve bu hedef doğrultusunda işçileri, emekçiler daha fazla sömürmek, yeni
pazarlar ele geçirmek ve hammaddelerin üzerinde hakimiyetini sağlamak. Bunun
kaçınılmaz sonucu Lenin´in de tespit ettiği gibi saldırgan, zalim, baskıcı bir
politika oluyor
Burada çok net bir şekilde emperyalizmin bazı “sol“ kesimlerin
iddia ettiği gibi değişmediğini, emperyalizmin “demokratikleşme“ gibi bir
derdinin olmadığını görüyoruz! Böyle bir yanılgıya kapılanların sonu teslimiyet
ve dünya halklarına ihanet etmeleri olacaktır. Emperyalizm yüz yıl önce olduğu
gibi bugün de vahşeti ve barbarlığı simgeleyen bir toplumsal düzen.
Biz ise her zaman bu katil düzenle, geçmişten bugüne kadar
milyonlarca insanı katleden emperyalizmle “barışmanın“ asla söz konusu olamayacağını,
“kurtuluşa kadar savaş“ şiarının Mahir´den Dayı´ya ve günümüze kadar devam
edeceğini söyledik. Çünkü biz Che´nin de dediği gibi dünya halklarına atılan
her tokadı kendi yüzümüzde hissediyoruz, halkımızın ve dünya halklarının
çektiği tüm acıları kendi acımız olarak hissediyoruz. Ve işte tam da bundan
dolayı katledilen tüm çocuklarımızın, göz yaşı döken tüm analarımızın, geleceği
çalınan tüm gençlerimizin, kar uğruna sömürülen ve ölüme gönderilen tüm
işçilerimizin, çaresizlikten intihar eden tüm insanlarımızın ne pahasına olursa
olsun hesabını soracağız! Ve çocuklarımıza, gelecek nesillere, tüm dünya
halklarına mutlu bir geleceği, özgür, sosyalist bir Dünya’yı, kendi halkımıza
tam bağımsız, demokratik, sosyalist bir Türkiye´yi armağan edeceğiz!
Kahrolsun Emperyalizm!
Kahrolsun Dünya Halklarının Baş Düşmanı ABD!
Yaşasın Enternasyonal Dayanışma!
Yaşasın Dünya Halklarının Kardeşliği Ve Ortak Mücadelesi!
Bu Bağlamda AEMK´nin Enternasyonel Bürosunun Açılışını
İlan Ediyoruz!
