09 08 2019 direnişin 341 günü Direnişimi haftada bir gün olarak
belirledikten sonra ilk defa günlük yazıyorum. Eşimin kanser hastası ve benim
bakımıma muhtaç olmasından dolayı hafta içi her gün devam ettirdiğim direnişimi
haftada bir gün Cuma olarak değiştirmiştim. Geçen yıl bu zamanlarda Sarıyer
ilçe sağlıkta ki işimde çalışıyor. Maaş günümü bekleyip borçlarımı ödeme
hesapları yapıyordum. Aldığım üç kuruş parayı 6 gün sonra kaybedeceğimi bilmeden.
Sabahın köründe kalkıp iş yerine erkenden gidip temizliği yapıp çayı hazırlama
telaşındaydım. Bu yıl direnişteyim bir yıl olmaya az bir süre kaldı nasıl
geçtiğini anlamadığım her günüm beni işten atan düzene kin biriktirerek geçti.
Yaşananlara baktığın yer önemli eğer direnme kararı almasaydım bu günlerde
nasıl olacağımı az çok tahmin ediyorum.
den mektup getirdi. Bir solukta okudum. Bu kadar tesadüf olamaz direniş alanıma
ondan aldığım güçle çıkıyordum bu gün kendi gelmiş. Ayten’in Faşizmin
zindanlarında 6 ay boyuncu işkencede nasıl direndiğini konuşmayı unutup
düşünmeyi unutmadığını hatırlarsınız. Direniş alanıma her çıkışımda onun
direnci bana yol gösterici olmuş. İçimden direnç çiçeği türküsünü mırıldanıp
alana çıkıyordum. Bu gün mektubunun satırlarıyla alana doğru yürüyorum. Araçta
yolda yürürken neyle karşılaşırımı düşünmeyi çoktan bıraktım gözaltına alınacağım
gerisini göğüslemişim. Tüm kinimle sloganımı atıyorum işimi ekmeğimi onurumu istiyorum
daha fazla kişiye ulaşsın sesim niye buradayım bilinsin diye hızla anlatıyorum
ve işkenceyle gözaltına alınıyorum. Bu gün hastaneden bırakıldım. Her yerim
özellikle ayağım çok ağrıyor ama görevini yapmanın huzuruyla kuş gibi
hissediyorum kendimi.


