Home açıklamaHHB: Yeni İnfaz Değişikliği Bir Kez Daha Akp’nin Kimin İktidarı Olduğunu Gösterdi

HHB: Yeni İnfaz Değişikliği Bir Kez Daha Akp’nin Kimin İktidarı Olduğunu Gösterdi

by halkinkutuphanesi@gmail.com
Halkın Hukuk Bürosundan Berkin Elvan Açıklaması - Image 1

HHB: Yeni İnfaz Değişikliği Bir Kez Daha Akp’nin Kimin İktidarı Olduğunu Gösterdi - Image 1
MAFYA LİDERİ
ALAATTİN ÇAKICI ve ÇETECİLER, TECAVÜZCÜLER
HALK DÜŞMANI KATİLLER KORONA VİRÜS SALGINI BAHANESİYLE
SERBEST BIRAKILDI.
Günlerdir kamuoyunun gündeminde olan ve 5275 sayılı
İnfaz Yasasında kapsamlı değişiklikler yapılmasını içeren yasa tasarısı 14
Nisan 2020 tarihinde TBMM’de kabul edildi. Söz konusu değişiklik Cumhurbaşkanın
onayından sonra 15 Nisan tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Yasa değişikliğinin yürürlüğe girmesinin ardından
pek çok farklı hapishanede hükümlüler tahliye edilmeye başladı. Af
niteliğindeki bu düzenleme ile birden fazla insanı öldürmek, kişiyi
hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli yağma ve daha pek çok suçtan hüküm giymiş
olan mafya lideri Alaattin Çakıcı ve yüzlerce çeteci, uyuşturucu satıcısı,
katliam sanığı halk düşmanı serbest bırakıldı. Halk düşmanı MHP’nin uzun
süredir tahliyesi için her fırsatı değerlendirmeye çalıştığı Alaattin
Çakıcı’nın ve diğer halk düşmanı katillerin serbest bırakılması söz konusu
affın amacını da açıkça ortaya koymuştur. Ne Alaattin Çakıcı’nın ne diğer halk
düşmanı katillerin halka karşı işledikleri suçlar, ne tarih nezdinde ne de halk
vicdanında affedilebilir suçlardır.
Ayrıca söz konusu yasa değişikliği ile Soma
Katliamı, Ermenek Katliamı ve Aladağ Katliamı gibi pek çok davanın sanıkları da
değişiklik kapsamı içerisine alınmıştır. Bunun anlamı şudur; yasa değişikliği
ile halka karşı işlenmiş suçlarla ilgili birçok davada tahliyeler başlayacak,
halk düşmanları bir bir tahliye edilecektir. Bu da “af yasası”nın açıkça halka
karşı çıkarıldığının bir göstergesidir.
Covid-19 salgını bahane edilerek söz konusu infaz
yasası düzenlemesi getirilmiştir. Salgın nedeniyle ortaya çıkan korku ve
belirsizlik ortamı fırsat olarak değerlendirilmiş ve infaz yasasında hali
hazırda var olan insan hakkı ihlalleri daha da arttırılmıştır. Getirilen yasa
değişikliği ile ortaya çıkan ve çıkabilecek hak ihlalleri şu şekildedir:
İnfaz hâkimliklerinin yetkileri arttırılmış ve özel
bir idari kuruluşa dönüştürülmüştür. Bu mahkemeler ile tutsaklar üzerindeki
baskı artırılmak istenmekte ve tutsakların koşullu salıverilme konusundaki
hakları infaz mahkemelerinin denetimine sokulmaktadır.
Tutsakların kitap-yayın haklarına ilişkin zaten var
olan sınırlamalar daha da arttırılmış ve sadece bandrolü olan kitapların ve
yayınların hapishaneye girebileceğine



dair hüküm getirilmiştir. Yanı sıra Basın İlân
Kurumu aracılığıyla resmî ilan ve reklam yayınlama hakkı bulunmayan gazetelerin
hapishaneye kabul edilmeyeceği düzenlenmiş ve böylece tutsakların
devrimci-muhalif gazete ve yayınları alabilmeleri yasal anlamda engellenmiştir.
5275 sayılı yasada var olan disiplin suçlarının
kapsamı ve sayıları artırılmış, hapishane dışında gerçekleşmesi durumunda bile
suç olmayan pek çok fiilin disiplin cezasına konu edilebilmesinin yolu
açılmıştır.
Yapılan bir diğer değişiklik ise istihbarat
görevlilerine hapishanede bulunan bir tutsağı 15 gün süre ile hapishaneden
alarak emniyet birimlerine götürebilme yetkisi verilmesidir. Bu değişiklikle
açık bir şekilde, 12 Eylül dönemindekine benzer keyfi uygulamaların,
tutsakların tekrar tekrar işkence hanelere taşınmasının önü açılmış, 15 Temmuz
2016 sonrası fiilen hayata geçirilen hukuksuz uygulamalar yasalaştırılmıştır.
Bundan sonra bir tutsağa; itirafçı olabilmesi ve başka insanlara iftiralar
atmasının sağlanması için işkence yapılması yasal hale getirilmiştir.
Düzenlemede yakınlarına haber verme, avukat yardımından yararlanabilme gibi
temel “hukuki güvence” lerin bile tanınmamış olması ise bu durumu bütün
çıplaklığıyla ortaya koymaktadır.
Söz konusu infaz yasası değişikliğinde halk
yararına hiçbir hüküm bulunmamaktadır. Halka açık bir şekilde düşmanlıklarını
ilan edenler serbest bırakılmaktadır. Hapishaneden alıp karakolda işkence
yapmak yasal hale getirilmektedir.
Çıkarılan af ile halka karşı suç işleyen kimseler
dışarı çıkarılırken; siyasi tutsakların salgına karşı hiçbir önlem alınmadan
hapishanelerde tutulması, faşizmin halk düşmanlığının, sınıf kininin açık
göstergesidir. AKP iktidarı bu yasa değişikliğiyle tercihini halktan yana
değil, mafyacılardan, çetelerden, tecavüzcülerden yana kullanmıştır. Çünkü AKP
onların iktidarıdır, halk düşmanıdır.
Covid-19 salgın riskinin hapishanelerde her geçen
gün daha da arttığı bu günlerde siyasi tutsaklar koşulsuz bir şekilde tahliye
edilmelidir. Ayrıca hasta tutsakların derhâl tahliyesi sağlanmalıdır.
Halkımızı, tüm duyarlı kamuoyunu
yapılan infaz değişikliği ile devrimcilerin, halk çocuklarının, hasta
tutsakların ölüme terk edilmesine ve yapılan hak gasplarına karşı mücadele
etmeye, devrimci tutsakları sahiplenmeye çağırıyoruz!
MAFYA
LİDERLERİ, HALK DÜŞMANLARI DEĞİL SİYASİ TUTSAKLAR SERBEST BIRAKILSIN!
1500’ÜN
ÜZERİNDEKİ HASTA TUTSAK DERHAL SERBEST BIRAKILSIN!
HALKIN HUKUK
BÜROSU
18.04.2020

You may also like

Leave a Comment