Home açıklamalar Halkın Hukuk Bürosu Enternasyonal Bürosü 11 Türkiyeli Devrimcinin Mahkemesi Hakkındaki Açıklaması

Halkın Hukuk Bürosu Enternasyonal Bürosü 11 Türkiyeli Devrimcinin Mahkemesi Hakkındaki Açıklaması

by halkinkutuphanesi@gmail.com
Halkın Hukuk Bürosu Enternasyonal Bürosü 11 Türkiyeli Devrimcinin Mahkemesi Hakkındaki Açıklaması - Image 1

Halkın Hukuk Bürosu Enternasyonal Bürosü 11 Türkiyeli Devrimcinin Mahkemesi Hakkındaki Açıklaması - Image 1


HUKUKSUZLUĞUN,
ADALETSİZLİĞİN TANIĞIYIZ!

MESLEKTAŞLARIMIZ, HUKUKÇULAR,
AVUKATLAR ve YUNAN HALKI!

19 TEMMUZ 2021 TARİHİNİ UNUTMAYIN!

BU TARİH HUKUK TARİHİNDE KARA BİR
LEKE

“DEMOKRASİNİN BEŞİĞİ” ATİNA İÇİN KARA
BİR GÜNDÜR!

BU TARİH ATİNA AĞIR CEZA MAHKEMESİNİN
TÜRKİYELİ POLİTİK TUTSAKLARI SİYASİ TALİMATLARLA, HUKUKSUZ, ADALETSİZ BİR
ŞEKİLDE YARGILAYIP EN AĞIR CEZALARI VERDİĞİ TARİHTİR!

BU TARİH YUNAN YARGISININ NASIL BİR
KUKLAYA DÖNÜŞTÜĞÜNÜN GÜN GİBİ ORTAYA ÇIKTIĞI TARİHTİR!

 

ATİNA AĞIR CEZA
MAHKEMESİ TÜRKİYELİ 11 DEVRİMCİ TUTSAK HAKKINDA,

SİYASİ TALİMATLARLA
YÜRÜYEN BİR YARGILAMA OYUNUNUN SONUNDA,

BÜTÜN HUKUK
KURALLARINI ÇİĞNEYEREK EN AĞIR CEZALARI VERDİ.

BU KARARDA HUKUK
YOKTUR, ADALET YOKTUR.

BU KARAR
MAHKEMENİN DEĞİL ABD EMPERYALİZMİNİN, AKP FAŞİZMİNİN KARARIDIR.

BU HUKUKSUZLUĞA, BU
ADALETSİZLİĞE SESSİZ KALMAYACAK, BU ZORBALIĞA BOYUN EĞMEYECEĞİZ!

 

11 Türkiyeli devrimcinin yaklaşık bir buçuk yıldır tutuklu
yargılandığı, duruşmalarına 2 Temmuz 2021’de başlanan davanın bugün (19 Temmuz
2021’de) görülen 9. duruşmasında karar verildi.

Atina Ağır Ceza Mahkemesi, aralarında hiçbir ayrım
gözetmeden Türkiyeli 11 devrimciye, örgüt üyeliği, silah bulundurma ve resmi
belgede sahtecilik gibi suçlardan 33 yıl ağır hapis cezası verdi.  Sinan Oktay Özen hakkında örgüt yöneticiliği
suçundan ise 5 yıl ek ceza verdi. (Yunanistan ceza yasalarına göre üst sınır 20
yıl olduğu için tüm sanıklara sonuç olarak 20 yıl hapis cezası verildi)

Verilen bu karar hukuka aykırı bir karardır. Bu kararda
hukuk yoktur, adalet yoktur.

Atina Ağır Ceza Mahkemesi, Türkiye faşizminin tetikçi
mahkemeleri ile yarışırcasına, büyük bir pervasızlıkla devrimcilere ağır
cezalar vermiştir.

Mahkeme, Türkiyeli devrimciler
hakkındaki kararını anti-terör polislerinin senaryolarına dayandırmış, hiçbir
delil, hiçbir kanıt olmadığı halde, “biz böyle düşünüyoruz” diyerek siyasi bir
kararla Türkiyeli 11 devrimciye bugüne kadar Yunanistan’daki en ağır cezaları
vermiştir.

 

Bu Yargılama Adil Bir Yargılama Değil Siyasi Bir
Yargılamadır

·        
Bu yargılama
hukuka uygun, adil bir yargılama değildir. Bu yargılama ABD ve AB
emperyalizminin dayatmalarıyla, emperyalizmin „terör“ tanımlarıyla, anti terör yasaları uygulanarak tamamen
siyasi amaçlarla yürütülen, Türkiyeli devrimcileri sindirmeye yönelik bir
yargılamadır.

·        
Bu yargılama
Türkiyeli devrimcilerin Yunanistan’daki yasal demokratik mücadelelerini,
politik faaliyetlerini terörize etmeye, engellemeye yönelik bir yargılamadır.

·        
Bu yargılama
sadece Türkiyeli devrimcileri değil tüm Yunan halkını, Yunan halkının bugüne kadarki
demokratik kazanımlarını da hedef alan bir saldırıdır.

Bugün verilen bu karar
göstermiştir ki;

·        
Bu karar,
mahkeme tarafından bugün verilmiş bir karar değildir. Bu karar, önceden
verilmiş, 2 haftadır yargılama görüntüsü arkasında oynan bir tiyatronun sonunda
bugün açıklanan bir karardır.

·        
Bu karar
kesinlikle hukuka-yasalara uygun, mahkemenin kendi iradesiyle verdiği bir karar
değildir. Bu karar açıkça siyasi talimatlarla verilmiş bir
karardır.

·        
Bu kararda ABD emperyalizminin
dayatmaları, Türkiye faşizminin, AKP hükümetinin baskıları etkili olmuştur.

·        
Bu kararla hukuk katledilmiş,
yargıçlar siyasi iktidar tarafından tetikçi olarak kullanılmıştır.

AB ve ABD EMPERYALİZMİNİN KUKLASI YUNANİSTAN HÜKÜMETİNE
BAĞLI HAKİMLER EMPERYALİZMİN VE TÜRKİYE FAŞİZMİNİN TETİKÇİLİĞİNİ YAPMIŞTIR

ÖVÜNDÜKLERİ DEMOKRASİYE VE YUNAN HALKININ ADALET
İNANCINA  İHANET ETMİŞLERDİR.

2 Temmuz günü başlayan sonucu belli bu kurgu yargılamada şunu
gördük;

         
Mahkeme
heyeti yargılanan Türkiyeli devrimcilere yönelik düşmanca bir tutum aldı.

 

         
Sanıkların
başta savunma hakkı olmak üzere yargılamaya ilişkin tüm hakları ihlal edilerek
adil olmayan hatta düşmanca bir yargılama pratiği ortaya konuldu.

 

         
Yargılamayı
yürüten mahkeme heyeti, yargılamanın başından beri bağımsız-tarafsız bir
mahkeme görüntüsünden uzak bir tavır sergiledi. Mahkeme heyeti yargılama
boyunca tutsaklara, tanıklara ve hatta avukatlara karşı, taraflı ve önyargılı
hatta düşmanca bir tavır almaya devam etti.

 

         
Heyet başkanı
sanıkların, tanıkların ve avukatların hiçbir sözünü dinlemedi. Savunma
tanıklarının serbestçe konuşmalarına müsaade etmedi, sürekli sözlerini kesti,
konuşmalarını engelledi. Sanıkların ve avukatlarının tüm
taleplerini reddetti.

 

         
8 Temmuz günü, maskeli ve özel
üniformaları olan polisler mahkeme salonunda, mehkemenin bilgisi ve onayıyla
sanıklara saldırıp işkence yaptı.

 

         
9 Temmuz‘da görülen duruşmada sanıklar
bir gün önce yaşanan polis saldırısını ve işkenceleri anlatarak, savunma
haklarının ve adil yargılanma haklarının ortadan kaldırıldığını, buna izin vermeyeceklerini,
mahkemenin bu keyfi ve düşmanca tutumuna boyun eğmeyeceklerini söyleyerek
salonu terk ettiler.

 

         
13-16 temmuz tarihleri arasında
devam eden duruşmalarda da mahkemenin sanıkların ve avukatlarının savunmalarına
ilgisizliklerini gördük. Mahkeme heyeti sanıkların ve avukatlarının
savunmalarını dinlemedi, taleplerini görmezden geldi veya reddetti.

 

         
15 Temmuz günü görülen duruşmada
mütalaasını açıklayan savcı; hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm sanıkların terör
örgütüne üye olma, silah temin etme, taşıma ve bulundurma, resmi belgede
sahtecilik ve polise direnme suçlarından cezalandırılmalarını istedi. Savcı bu
mütalaasında 2. Paylaşım savaşından bugüne tüm dünyada zafer işareti olarak
kullanılan işaretin de DHKP-C örgütünü simgelediğini söyleyerek örgüt üyeliği
suçlamasına dayanak yaptı. Yine sanıkların çoğunun aynı evde kalmalarını,
birlikte yaşamalarını da örgüt üyeliğine delil yaptı.

 

 

         
Nihayet bugün (19 Temmuz’da)
görülen karar duruşmasında, mahkeme, savcının tüm taleplerini eksiksiz yerine
getirerek, sanıkların ve avukatların savunmalarını yok sayarak, avukatların tüm
taleplerini reddederek, hiçbir hafifletici sebebi dikkate almadan ve sanıklar
arasında hiçbir ayrım yapmadan, hiçbir suçlamayı şahsileştirmeden tüm devrimcilere
aynı cezayı verdi.

         
 

Bu Karar ABD Emperyalizminin ve AKP Faşizminin Kararıdır

 

Şunu çok iyi biliyoruz ki; bu
karar Miçotakis hükümetinin AB ve ABD emperyalizmine yaranmak için AKP
faşizmiyle işbirliğinin sonucu verilmiş politik bir karardır.

 

Mahkeme heyeti, bugün açıkladığı
ama önceden hazırlandığı gün gibi açık olan bu kararla, Türkiyeli devrimcilere
açıkça şu mesajı vermek istemiştir; burada, bizim ülkemizde, devletimizin başka
devletlerle ilişkilerine zarar verecek politik faaliyetler yürütürseniz, bu
faaliyetler yasal-demokratik faaliyetler olsa bile sizi en ağır şekilde
cezalandırırız.

 

Biz bu
siyasi yargılama pratiğini Türkiye’den çok iyi biliyoruz. Mahkeme
heyetinin düşmanca tutumlarını AKP faşizminin Akın Gürlek gibi kukla
hakimlerinden çok iyi biliyoruz.  Bunun
gibi siyasi kararları; hukuksuz yargılamalarla, delilsiz-kanıtsız verilen ağır
cezaları Türkiye’de çok gördük. Bugün şunu
da çok açık şekilde görüyoruz ki, „demokrasinin
doğduğu yer“ olarak bilinen Atina’da da demokrasiden eser kalmamıştır.
Miçotakis hükümeti Türkiye faşizmiyle, AKP iktidarıyla ilişkilerini Türkiyeli
devrimcileri en ağır şekilde cezalandırarak geliştirmek istemektedir. Bunun
için kendi hukukunu, kendi yasalarını da açıkça çiğneyerek Türkiyeli
devrimcileri, politik mültecileri adeta mahkemenin önüne yem olarak atmaktadır.
Bu karar bu politikanın bir sonucudur.

 

Bizler, halkın avukatları
olarak, Türkiye faşizminin mahkemelerinden edindiğimiz tecrübelerle bir kez
daha diyoruz ki, bu hukuksuzluğu, bu adaletsizliği ancak birlikte mücadele
ederek durdurabiliriz.

Dava şimdilik bitti ama
mücadelemiz henüz bitmedi, bitmeyecek. Atina Temyiz Mahkemesi bu hukuksuzluğa,
bu adaletsizliğe son verene kadar mücadeleye devam edeceğiz!

 

Tüm meslektaşlarımızı, tüm hukukçuları
ve Yunan halkını da Türkiyeli devrimcilerle dayanışmaya, bu hukuksuzluğa,
adaletsizliğe karşı birlikte mücadeleye çağırıyoruz.

 

HALKIN HUKUK BÜROSU ENTERNASYONAL BÜRO 

PEOPLE’S LAW OFFICE / INTERNATIONAL OFFICE

Address: Agiou Meletiou 8, 11361, Athens

iplo.hhbe@gmail.com – facebook.com/peopleslawofficeinternational

https://www.peopleslaw-international.com/


You may also like

Leave a Comment