TURAN AKTAŞ
TÜRKİYE İŞÇİ SINIFININ ONURUNU
KUŞANDI,
YÜRÜYÜŞÜNÜ ZAFERE KADAR SÜRDÜRECEK!
583 GÜNDÜR SÜREN BİR ONUR MÜCADELESİ
KHK ile kapatılan, belediyelerdeki
taşeron şirket devrinden sonra 744 bin işçi çalıştıkları belediyenin
bünyesindeki şirketlere geçtiler ama kendilerinden önce çalışan işçilerle aynı
maaşı alamadılar. Şişli Belediyesi’nde bu süreç 27 ay sürdü. Bu 27 ayın içinde
işçi Turan Aktaş bu duruma karşı itiraz etti, sendika ve belediyenin
kandırmacasına gelerek tek başına dava açtı. Ve bu yüzden işinden edildi.
‘Davadan vazgeç, tüm haklarınızı verelim’ dediler. O zaman örgütsüz bir işçi
olan Turan Aktaş, tüm bu kandırmacalara gelerek davasını geri çekti.
İşçiler, davasını geri çekti ama ne hak ne
hukuk, hiçbirini alamadı. Turan Aktaş, bu durumu onuruna yediremedi ve tekrar
dava açtı. İşte o zaman süreç başlamış oldu.
Bu olaylardan birkaç ay sonra Turan Aktaş’ın
‘haklarımız’ dediği maaş farkları, aylık maaşlarda artık ödenmeye başlanmıştı.
Şişli’de eşit işe eşit ücret devrine nihayet başlandı fakat bedeli Turan Aktaş
ödemişti. Belediye bunu yaparken şu mesajı vermeye çalıştı: ‘Acele ederseniz,
bizi karşınıza alırsanız, bakın sonunuz böyle olur, bekleyin hakkınızı bizim
işimize geldiği zaman vereceğiz’
Turan Aktaş o zaman işten atıldı ve bir süre
sonra da direnme kararı aldı. Bugün
direnişinin 585. günü. ‘Bu direnişi artık benim onur mücadelem, olarak
görüyorum’ diyor Turan Aktaş. Ve direnişini alnı açık başı dik bir şekilde
sürdürüyor.
Turan Aktaş, geçtiğimiz haftalarda
avukatı ile birlikte muhatap şirket Kent-Yol ile bir görüşme gerçekleştirildi.
Bu görüşmede direnişimizin nabzını ölçmeye kalktılar fakat direnişin moral
üstünlüğü Turan Aktaş’ın 600. günlerine dayanan direnişinde yatıyor. Yani
görmek istediklerini görememişlerdir. Sonrasında Muammer Keskin’in araya
koymaya çalıştığı “ARTI1 TV” sahibi Altan Ertürk ile görüştü Turan Aktaş.
Şimdi tüm halkımıza bu görüşmeyi anlatacağız:
AHLAKSIZ BİR TEKLİFLE DİRENİŞİMİZİ
SATIN ALAMAZSINIZ!
Muammer Keskin her ne kadar direnişe
karşı kayıtsız görünmeye çalışsa da bu direnişin onun siyasi kariyerini
bitirdiğini çok iyi biliyor. Bu yüzden bir an önce de bu sorunu çözmek istiyor.
Ama Muammer Keskin kendi bildiği yöntemlerde ısrar ettikçe bu direniş onun
başını yemekten başka bir şey yapmayacaktır.
Muammer Keskin, Artı 1 TV’nin sahibi olan
Altan Ertürk’ü aracı olarak değerlendirmek için arıyor ve onu parayla donatıp
Turan Aktaş’ın yanına yolluyor. Altan Ertürk, Turan Aktaş’ı arayıp 18.00’da
görüşelim diyor. Fakat 16.30’da Turan Aktaş’ı oldubittiye getirip tek başına
görüşmek istiyor. Turan Aktaş görüşmeyi tek yapmak zorunda hissedip Altan
Ertürk’ün verdiği randevuya gidiyor.
• Altan
Ertürk’ün Artı 1 TV’nin sahibi olduğunu biliyorduk. Fakat CHP’nin pis işlerini
yapan ucuz birisi olduğunu bilmezdik. Altan Ertürk “o alandan kalkmak için
ne kadar istiyorsun? Ne kadar istiyorsan kâğıda yaz hepsi verilecek”
diyor. Yani 585 gündür kar kış, sıcak, işkence gözaltı demeden büyütülen
direnişi 3 kuruşa satarak küçültmemizi istiyor. Turan Aktaş’ın cevabı burada
net oluyor: ‘senin yaptığın bu teklif ahlaksız bir tekliftir, benim onurum
satılık değildir. Ben bu direnişi bırakmam, işimi istiyorum, diğer haklarımı da
söke söke alacağım’ diyor. ‘Bu teklifi kabul etmem demek direnişe ihanet etmem
demektir. Bunu yapmayacağım, evimde hapishanelerden gelen bir çuval mektup var.
Onlara ihanet edemem’ diyor. Altan Ertürk ‘Her yere rezil ettiniz adamı, her
yerden arıyorlar baskı yapıyorlar, şu işi çözün diye. Avukat da tutmuşsun, 4
kişi gelmişsiniz Kent-Yol’la görüşmeye’, ‘Belediyenin çatısına nasıl çıktın”,
“meclise de gitmişsin’ diyerek patron cephesini zayıflatan eylemlerimizden
bahsetmiştir. Muammer Keskin’in gönderdiği aracıyla bile direnişimizin gücünü
görebiliyoruz.
Turan Aktaş görüşmenin sonunda tarihsel bir
cevap veriyor:
‘Bende olan sende yok galiba, bende
onur var. Ben bunun için mücadele veriyorum. Onur dediğin bakkalda markette
satılan bir şey değildir. Eğer sen onurunu parayla aldıysan, benim onurum
satılık değil, haydi yoluna’.
Altan Ertürk- Turan Aktaş görüşmesi
kısa bir sürede bitiyor. Altan Ertürk ‘sen siyasi bir adamsın’ ‘ben bu işi
çözemem’ diyerek masadan ayrılıyor.
Altan Ertürk’ün söylediği söze bakın
“sen siyasi bir adamsın’ ‘ben bu işi çözemem’ diyor. Sen kendine tarafsız
gazeteciyim, tarafsız bir televizyoncuyum diyebilir misin? Asla!
CHP gibi takiyyeci ve yalancı bir
parti, emeğin yanında ve haklının yanında olamaz, direnişin yanında hiç olamaz.
Altan Ertürk bir patron gibi
konuşmuştur. Bir patronun ağzından konuşup, direnişi küçümsemeye, direnişçiyi
oyuna düşürmeye kalkan bir ahlaksızdır.
Turan Aktaş’ın direnişi Şişli
Belediyesi’nde çalışan yüzlerce işçiye örnek olmuş bir direniştir. Kazandığı
davalarla işçilere emsal olmuştur. İşte direnişin gücü budur. Bu direniş Turan
Aktaş işine geri dönene kadar devam edecek. Bunu patron belediye başkanı
Muammer Keskin ve Altan Ertürk bilsin. Biz gücümüzü, sizin gibi paradan puldan,
CHP yaltakçılığından değil, direnişten alıyoruz.
Bu ahlaksız teklifi CHP’nin yanına
bırakmayacağız. Bu ahlaksızlıklarını her yerde yüzlerine vuracağız.
Altan Ertürk kimdir, CHP’nin pis
işlerini neden ve ne için yapıyor. Muammer Keskin ile ilişkisi nedir? Bunları
tüm halkımız öğrenecek. Burjuvazi adına gelip işçinin direnişini parayla satın
almaya çalışanlara karşı mücadele edeceğiz. Bu teklif yanınıza kalmayacak.
Buradan bir kez daha duyuruyoruz:
İşimizi, aşımızı allana kadar o alanda olmaya devam edeceğiz. İŞÇİ DÜŞMANI,
KATİL, HIRSIZ, İŞBİRLİKÇİ CHP VE MUAMMER KESKİN!
İŞÇİ DÜŞMANI, KATİL, HIRSIZ,
İŞBİRLİKÇİ AKP!
İKİSİ ARASINDA BİR FARK YOKTUR.
PARANIZ DİRENİŞİMİZİ SATIN ALMAYA
YETMEZ.
İŞE ALMAMA KARARI ALAN ŞİŞLİ
BELEDİYESİ SORUMLULUĞU ARTIK CHP’YE YÜKLEMİŞTİR. MUHATAP TAM ANLAMIYLA CHP’DİR
İki ideoloji savaşıyor.
Burjuvazi ve proletarya.
Direnişini ezmeye, bitirmeye ve Turan
Aktaş’ı uzlaşmaya zorlayarak, satın almaya çalışıyorlar.
Burada burjuvazi diyerek CHP’den
bahsediyoruz. CHP, tam bir burjuva partisidir.
Ülkemizi emperyalistlerin kucağına
teslim eden onlardır.
Denizlerin asılmasına canla başla onay
veren onlardır.
Devrim dalgasını bastırmak için
gönüllü olanlar onlardır.
Nihat Erim’de CHP’nin artığıdır.
Katliamların başrol oyuncusu CHP’dir.
Maraş katliamı CHP iktidarında ve himayesinde yapılmıştır.
Sivas katliamında CHP iktidar
ortağıdır.
CHP’nin katil Ecevit’i, 19 Aralık
2000’de 28 devrimci tutsağı canice katletmiştir.
CHP katil, hırsız, işbirlikçidir.
CHP’de, AKP’de katildir, hırsızdır,
işbirlikçidir.
CHP tam bir devlet partisidir.
Oligarşinin partisidir.
Halkı ve devrimcileri katletme
‘onuruna’ sahip olan bir parti, söz konusu olan bir işçi olunca işinde çok daha
cevval kesiliyor.
Turan Aktaş’ı 585 gündür işine geri
almıyor. Ama CHP şunu bilmelidir:
CHP karşısında direnen tek bir işçi
değil, direnen devrimciler vardır.
Bu yüzden Turan Aktaş’ı işe geri
almıyor. Ve bunu Kent-Yol’un ‘işe almama’ kararıyla da tasdikliyor.
CHP VE ŞİŞLİ BELEDİYESİNİN İŞE GERİ
ALMAMA KARARININ EKONOMİK BİR DAYANAĞI DA VAR
27 ay boyunca eşit işe eşit ücret
alamayan işçilerden çalınan para
CHP’NİN ŞİŞLİ BELEDİYESİ’NDEKİ
İŞÇİLERDEN ÇALDIĞI, EL KOYDUĞU MİKTAR 92.178.000 TL.
Ahlaksız burjuvazi milyarlarca lirayı
çalıp, işçinin hakkına el koyarken bizim direnişimizi sadaka vererek bitirmek
istiyor.
İşçi düşmanı CHP ahlaksızdır,
namussuzdur, alçaktır. İşçinin sırtından geçinen bir asalaktır.
Türkiye çapında çalınan miktarı
hesaplanamıyor. Çünkü işçilere her belediyede farklı farklı maaşlar veriliyor
fakat Şişli Belediyesi’nde yapılan eşit işe eşit ücret uygulaması diğer
belediyelerde kabul edilmedi. Hatta Bakırköy Belediyesi ‘eşit işe eşit ücret
uyguluyoruz’ diyerek yüksek maaş alan işçilerin maaşlarını düşürdü.
BURDA İŞÇİNİN HAKKI OLAN ÜCRETİNDEN
YAPILAN SOYGUN SADECE ŞİŞLİ BELEDİYESİNDE 92.178.000 TL. ÜLKE GENELİNDE İSE
KOSKOCA BİR SERVET… BU PARALAR İŞÇİLERİN SIRTINDAN ÇALINIP, İŞÇİLERE KARŞI
KULLANILIYOR.
KISACASI:
CHP’Lİ ŞİŞLİ BELEDİYESİ, DİRENEN İŞÇİ
TURAN AKTAŞ’TAN 500.000 TL ÇALDI.
BELEDİYENİN DİĞER İŞÇİLERİNDEN DE
100.000.000 TL
FAŞİST AKP’NİN ÇALDIĞI 128 MİLYAR
DOLARIN PEŞİNE DÜŞEN CHP’YE SORUYORUZ:
100.000.000 TL NEREDE?
SONUÇ OLARAK DİYORUZ Kİ:
-TURAN AKTAŞ 6 KASIM 2019 TARİHİNDE
İŞİNDEN ATILDI.
-10 ARALIK 2019 TARİHİNDEN BERİ ŞİŞLİ
BELEDİYESİ ÖNÜNDE, 585 GÜNDÜR DİRENİYOR.
-CHP’Lİ BELEDİYE, TURAN AKTAŞ’IN EN AZ
500.OOO LİRASINI ÇALDI. (MAAŞ, BANKA KREDİLER, HACİZ, DİRENİŞ MASRAFLARI,
SİGORTA PRİMİ)
-TURAN AKTAŞ, 4 DAVA KAZANDI.
-HALEN İŞE GERİ DÖNEMİYOR.
-BU BİR EMSAL DAVASIDIR.
-BU EMSAL MAHKEME KARARI ŞİŞLİ’DE 569,
ÜLKE GENELİNDE 744 BİN İŞÇİYE ÖRNEK OLACAK.
-CHP’Lİ ŞİŞLİ BELEDİYESİ İŞÇİNİN
SIRTINDAN 100.000.000 TL ÇALDI.
-ÜLKE GENELİNDE BU ŞEKİLDE ÇALINAN
MİKTARINI HESAPLAYAMIYORUZ!
ÇÖZÜM: İŞÇİ MECLİSLERİDİR.
DİRENEN, ÜRETEN BİZİZ, YÖNETEN DE BİZ
OLACAĞIZ.
BİRLEŞİRSEK,
ÖRGÜTLENİRSEK,
MECLİSLERDE BÜTÜN SORUNLARIMIZA ÇÖZÜM
BULABİLİRİZ.
Meclislerle dayanışmayı örgütlemeğiz.
Meclislerle alın terimizin hesabını da
kuruş kuruş yapıp, işbirlikçi AKP’den, CHP’den bizden çaldıklarının hesabını
soracağız!
İŞÇİ MECLİSLERİNDE ÖRGÜTLENELİM, TURAN
AKTAŞ’IN ZAFERİ HEPİMİZİN ZAFERİ OLSUN!
BİZDEN ÇALINANI ANCAK BİRLEŞİRSEK
ALABİLİRİZ.
DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ!
TURAN AKTAŞ İŞE GERİ ALINSIN!
DEVRİMCİ İŞÇİ HAREKETİ
