yunanistan
Yunanistan’daki 11 Özgür Tutsak Üzerindeki Baskılar Devam Ediyor
BASKILARLA ÖZGÜR TUTSAKLARI TESLİM
ALAMAZSINIZ!
11 Özgür Tutsağın örgüt üyeliği
iddiasıyla 20’şer yıl hapis cezasına çarptırılmalarının ardından 22 Temmuz 2021
günü Halil Demir’e Pireas savcılığı tarafından hakkında Türkiye tarafından iade
talebi olduğu bildirildi.
Halil Demir 22 yıldır Yunanistan’da
politik mülteci olarak yaşamaktadır ve bugüne kadar hakkında bir iade talebi ya
da mahkemesi görülmemiştir.
Bugün iadesinin gündeme gelmesinin
nedeni Yunanistan mahkemelerinin Özgür Tutsaklara örgüt üyeliği iddiasıyla
20’şer yıl ceza vermiş olmasıdır. Bu durumda Yunanistan’ın Türkiye ile yaptığı iş
birliğinin açık göstergelerindendir.
Şu anda avukatlarımız dosyayı
incelemektedirler. Hukuki olarak yapılması gerekenleri avukatlarımız
yapacaklar. Biz ise her türlü yöntemle iadelere karşı direneceğiz.
KAHROLSUN FAŞİZM YAŞASIN MÜCADELEMİZ!
CEZALARLA İADE TEHDİTLERİYLE BİZİ
TESLİM ALMAZSINIZ!
Yunanistan
Özgür Tutsakları
Merhaba, ekmeğini alınteriyle kazanan halkımız,
Reklam filmlerinde yıl boyu et yemeyenlere kurban etinizi
bağışlayın diyorlar. Bu açlığın ve yoksulluğun ispatıdır.
Halkımıza açlığı reva; yoksulluğu normal görenler aynı
zamanda direnme hakkımızı elimizden almaya, yeni hapishaneler yaparak gözümüzü
korkutmaya, ufak mutluluklar ve sevinçler yaşadığımız bayramlarımız zindan
etmeye çalışıyorlar.
Direnme geleneklerini, tarihte Şeyh Bedreddin, Hallac-ı
Mansur, Pir Sultanlardan; Günümüzde ise Kızıldere soyundan gelenlerden olan
bizler.
Hiçbir yaptırımın,
Hiçbir baskının,
Hiçbir cezanın,
Bizleri yıldıramayacağını belirterek, halkımızı açlığın ve
yoksulluğun yaşanmadığı; bayramlar ve özgür yarınlara kavuşturacağımıza söz
vererek bayramınızı kutluyoruz.
Yunanistan Özgür Tutsakları
Halkın Hukuk Bürosu Enternasyonal Bürosü 11 Türkiyeli Devrimcinin Mahkemesi Hakkındaki Açıklaması
HUKUKSUZLUĞUN,
ADALETSİZLİĞİN TANIĞIYIZ!
MESLEKTAŞLARIMIZ, HUKUKÇULAR,
AVUKATLAR ve YUNAN HALKI!
19 TEMMUZ 2021 TARİHİNİ UNUTMAYIN!
BU TARİH HUKUK TARİHİNDE KARA BİR
LEKE
“DEMOKRASİNİN BEŞİĞİ” ATİNA İÇİN KARA
BİR GÜNDÜR!
BU TARİH ATİNA AĞIR CEZA MAHKEMESİNİN
TÜRKİYELİ POLİTİK TUTSAKLARI SİYASİ TALİMATLARLA, HUKUKSUZ, ADALETSİZ BİR
ŞEKİLDE YARGILAYIP EN AĞIR CEZALARI VERDİĞİ TARİHTİR!
BU TARİH YUNAN YARGISININ NASIL BİR
KUKLAYA DÖNÜŞTÜĞÜNÜN GÜN GİBİ ORTAYA ÇIKTIĞI TARİHTİR!
ATİNA AĞIR CEZA
MAHKEMESİ TÜRKİYELİ 11 DEVRİMCİ TUTSAK HAKKINDA,
SİYASİ TALİMATLARLA
YÜRÜYEN BİR YARGILAMA OYUNUNUN SONUNDA,
BÜTÜN HUKUK
KURALLARINI ÇİĞNEYEREK EN AĞIR CEZALARI VERDİ.
BU KARARDA HUKUK
YOKTUR, ADALET YOKTUR.
BU KARAR
MAHKEMENİN DEĞİL ABD EMPERYALİZMİNİN, AKP FAŞİZMİNİN KARARIDIR.
BU HUKUKSUZLUĞA, BU
ADALETSİZLİĞE SESSİZ KALMAYACAK, BU ZORBALIĞA BOYUN EĞMEYECEĞİZ!
11 Türkiyeli devrimcinin yaklaşık bir buçuk yıldır tutuklu
yargılandığı, duruşmalarına 2 Temmuz 2021’de başlanan davanın bugün (19 Temmuz
2021’de) görülen 9. duruşmasında karar verildi.
Atina Ağır Ceza Mahkemesi, aralarında hiçbir ayrım
gözetmeden Türkiyeli 11 devrimciye, örgüt üyeliği, silah bulundurma ve resmi
belgede sahtecilik gibi suçlardan 33 yıl ağır hapis cezası verdi. Sinan Oktay Özen hakkında örgüt yöneticiliği
suçundan ise 5 yıl ek ceza verdi. (Yunanistan ceza yasalarına göre üst sınır 20
yıl olduğu için tüm sanıklara sonuç olarak 20 yıl hapis cezası verildi)
Verilen bu karar hukuka aykırı bir karardır. Bu kararda
hukuk yoktur, adalet yoktur.
Atina Ağır Ceza Mahkemesi, Türkiye faşizminin tetikçi
mahkemeleri ile yarışırcasına, büyük bir pervasızlıkla devrimcilere ağır
cezalar vermiştir.
Mahkeme, Türkiyeli devrimciler
hakkındaki kararını anti-terör polislerinin senaryolarına dayandırmış, hiçbir
delil, hiçbir kanıt olmadığı halde, “biz böyle düşünüyoruz” diyerek siyasi bir
kararla Türkiyeli 11 devrimciye bugüne kadar Yunanistan’daki en ağır cezaları
vermiştir.
Bu Yargılama Adil Bir Yargılama Değil Siyasi Bir
Yargılamadır
·
Bu yargılama
hukuka uygun, adil bir yargılama değildir. Bu yargılama ABD ve AB
emperyalizminin dayatmalarıyla, emperyalizmin „terör“ tanımlarıyla, anti terör yasaları uygulanarak tamamen
siyasi amaçlarla yürütülen, Türkiyeli devrimcileri sindirmeye yönelik bir
yargılamadır.
·
Bu yargılama
Türkiyeli devrimcilerin Yunanistan’daki yasal demokratik mücadelelerini,
politik faaliyetlerini terörize etmeye, engellemeye yönelik bir yargılamadır.
·
Bu yargılama
sadece Türkiyeli devrimcileri değil tüm Yunan halkını, Yunan halkının bugüne kadarki
demokratik kazanımlarını da hedef alan bir saldırıdır.
Bugün verilen bu karar
göstermiştir ki;
·
Bu karar,
mahkeme tarafından bugün verilmiş bir karar değildir. Bu karar, önceden
verilmiş, 2 haftadır yargılama görüntüsü arkasında oynan bir tiyatronun sonunda
bugün açıklanan bir karardır.
·
Bu karar
kesinlikle hukuka-yasalara uygun, mahkemenin kendi iradesiyle verdiği bir karar
değildir. Bu karar açıkça siyasi talimatlarla verilmiş bir
karardır.
·
Bu kararda ABD emperyalizminin
dayatmaları, Türkiye faşizminin, AKP hükümetinin baskıları etkili olmuştur.
·
Bu kararla hukuk katledilmiş,
yargıçlar siyasi iktidar tarafından tetikçi olarak kullanılmıştır.
AB ve ABD EMPERYALİZMİNİN KUKLASI YUNANİSTAN HÜKÜMETİNE
BAĞLI HAKİMLER EMPERYALİZMİN VE TÜRKİYE FAŞİZMİNİN TETİKÇİLİĞİNİ YAPMIŞTIR
ÖVÜNDÜKLERİ DEMOKRASİYE VE YUNAN HALKININ ADALET
İNANCINA İHANET ETMİŞLERDİR.
2 Temmuz günü başlayan sonucu belli bu kurgu yargılamada şunu
gördük;
–
Mahkeme
heyeti yargılanan Türkiyeli devrimcilere yönelik düşmanca bir tutum aldı.
–
Sanıkların
başta savunma hakkı olmak üzere yargılamaya ilişkin tüm hakları ihlal edilerek
adil olmayan hatta düşmanca bir yargılama pratiği ortaya konuldu.
–
Yargılamayı
yürüten mahkeme heyeti, yargılamanın başından beri bağımsız-tarafsız bir
mahkeme görüntüsünden uzak bir tavır sergiledi. Mahkeme heyeti yargılama
boyunca tutsaklara, tanıklara ve hatta avukatlara karşı, taraflı ve önyargılı
hatta düşmanca bir tavır almaya devam etti.
–
Heyet başkanı
sanıkların, tanıkların ve avukatların hiçbir sözünü dinlemedi. Savunma
tanıklarının serbestçe konuşmalarına müsaade etmedi, sürekli sözlerini kesti,
konuşmalarını engelledi. Sanıkların ve avukatlarının tüm
taleplerini reddetti.
–
8 Temmuz günü, maskeli ve özel
üniformaları olan polisler mahkeme salonunda, mehkemenin bilgisi ve onayıyla
sanıklara saldırıp işkence yaptı.
–
9 Temmuz‘da görülen duruşmada sanıklar
bir gün önce yaşanan polis saldırısını ve işkenceleri anlatarak, savunma
haklarının ve adil yargılanma haklarının ortadan kaldırıldığını, buna izin vermeyeceklerini,
mahkemenin bu keyfi ve düşmanca tutumuna boyun eğmeyeceklerini söyleyerek
salonu terk ettiler.
–
13-16 temmuz tarihleri arasında
devam eden duruşmalarda da mahkemenin sanıkların ve avukatlarının savunmalarına
ilgisizliklerini gördük. Mahkeme heyeti sanıkların ve avukatlarının
savunmalarını dinlemedi, taleplerini görmezden geldi veya reddetti.
–
15 Temmuz günü görülen duruşmada
mütalaasını açıklayan savcı; hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm sanıkların terör
örgütüne üye olma, silah temin etme, taşıma ve bulundurma, resmi belgede
sahtecilik ve polise direnme suçlarından cezalandırılmalarını istedi. Savcı bu
mütalaasında 2. Paylaşım savaşından bugüne tüm dünyada zafer işareti olarak
kullanılan işaretin de DHKP-C örgütünü simgelediğini söyleyerek örgüt üyeliği
suçlamasına dayanak yaptı. Yine sanıkların çoğunun aynı evde kalmalarını,
birlikte yaşamalarını da örgüt üyeliğine delil yaptı.
–
Nihayet bugün (19 Temmuz’da)
görülen karar duruşmasında, mahkeme, savcının tüm taleplerini eksiksiz yerine
getirerek, sanıkların ve avukatların savunmalarını yok sayarak, avukatların tüm
taleplerini reddederek, hiçbir hafifletici sebebi dikkate almadan ve sanıklar
arasında hiçbir ayrım yapmadan, hiçbir suçlamayı şahsileştirmeden tüm devrimcilere
aynı cezayı verdi.
–
Bu Karar ABD Emperyalizminin ve AKP Faşizminin Kararıdır
Şunu çok iyi biliyoruz ki; bu
karar Miçotakis hükümetinin AB ve ABD emperyalizmine yaranmak için AKP
faşizmiyle işbirliğinin sonucu verilmiş politik bir karardır.
Mahkeme heyeti, bugün açıkladığı
ama önceden hazırlandığı gün gibi açık olan bu kararla, Türkiyeli devrimcilere
açıkça şu mesajı vermek istemiştir; burada, bizim ülkemizde, devletimizin başka
devletlerle ilişkilerine zarar verecek politik faaliyetler yürütürseniz, bu
faaliyetler yasal-demokratik faaliyetler olsa bile sizi en ağır şekilde
cezalandırırız.
Biz bu
siyasi yargılama pratiğini Türkiye’den çok iyi biliyoruz. Mahkeme
heyetinin düşmanca tutumlarını AKP faşizminin Akın Gürlek gibi kukla
hakimlerinden çok iyi biliyoruz. Bunun
gibi siyasi kararları; hukuksuz yargılamalarla, delilsiz-kanıtsız verilen ağır
cezaları Türkiye’de çok gördük. Bugün şunu da çok açık şekilde görüyoruz ki, „demokrasinin
doğduğu yer“ olarak bilinen Atina’da da demokrasiden eser kalmamıştır.
Miçotakis hükümeti Türkiye faşizmiyle, AKP iktidarıyla ilişkilerini Türkiyeli
devrimcileri en ağır şekilde cezalandırarak geliştirmek istemektedir. Bunun
için kendi hukukunu, kendi yasalarını da açıkça çiğneyerek Türkiyeli
devrimcileri, politik mültecileri adeta mahkemenin önüne yem olarak atmaktadır.
Bu karar bu politikanın bir sonucudur.
Bizler, halkın avukatları
olarak, Türkiye faşizminin mahkemelerinden edindiğimiz tecrübelerle bir kez
daha diyoruz ki, bu hukuksuzluğu, bu adaletsizliği ancak birlikte mücadele
ederek durdurabiliriz.
Dava şimdilik bitti ama
mücadelemiz henüz bitmedi, bitmeyecek. Atina Temyiz Mahkemesi bu hukuksuzluğa,
bu adaletsizliğe son verene kadar mücadeleye devam edeceğiz!
Tüm meslektaşlarımızı, tüm hukukçuları
ve Yunan halkını da Türkiyeli devrimcilerle dayanışmaya, bu hukuksuzluğa,
adaletsizliğe karşı birlikte mücadeleye çağırıyoruz.
HALKIN HUKUK BÜROSU ENTERNASYONAL BÜRO
PEOPLE’S LAW OFFICE / INTERNATIONAL OFFICE
Address: Agiou Meletiou 8, 11361, Athens
iplo.hhbe@gmail.com – facebook.com/peopleslawofficeinternational
https://www.peopleslaw-international.com/
Emperyalizm işbirlikçi
iktidarlarına hükmediyor. Yunanistan Mahkemeleri 11 devrimciye 220 yıl hapislik
verdi. Yunanistan mahkemelerinin vermiş olduğu bu hapislik Amerikan ve Avrupa
emperyalizminin ömrünü uzatmayacaktır. Evlatlarımızı köhne hücrelere kapatan,
özgürlüklerinden mahrum bırakan emperyalizmin işbirlikçisi Yunanistan
mahkemelerini buradan uyarıyoruz. Sizlerin yasaları meşru mücadelemizi
engelleyemeyecektir. Yunanistan tarihi devrimcilerin emperyalizme ve faşizme
karşı vermiş olduğu mücadelelerle doludur. Emperyalizmin işbirlikçisi
Yunanistan Hükümeti, Türkiye’de AKP Faşizmine yaranmak için 17 ay önce evlere,
kurumlara operasyonlar yapmış 11 evladımızı tutuklamıştır. Bu keyfi tutuklamayı
boşa çıkaran 11 devrimci 220 yıl hapislik verilerek cezalandırılmak
istenmektedir. Evlatlarımızın hapishanelerde tutulması biz TAYAD’lı Aileler’in
mücadelesini bir kat daha büyütecektir. Evlatlarımıza sahip çıkacak ve
emperyalizminden ve onların işbirlikçileri Yunanistan ve AKP Faşizminden hesap
soracağız!
Devrimci Tutsaklar
Onurumuzdur!
Kahrolsun Emperyalizm
Yaşasın Mücadelemiz!
TAYAD’lı Aileler
Yunanistan Özgür Tutsakları: Yunanistan Mahkemelerinin Verdiği Cezalarla Devrimcilik Engellenemez
Yunanistan Mahkemeleri
Türkiye Faşizmi İle İşbirliği Yaparak Devrimcilere Yüksek Cezalar Verdi
Cezalarla Devrimciliği
Engelleyemezsiniz
Yunanistan 11 devrimcinin her
birine 20’şer yıl hapis cezası verdi. Bu cezalar AKP iktidarının ve ABD-AB emperyalizminin
isteğiyle verilen cezalardır.
Türkiye İçişleri Bakanı
Süleyman Soylu, bu operasyonun kendi istekleriyle yapıldığını itiraf etmişti.
Mahkeme heyeti, bu açıklamayı
doğrulayan bir karar verdi.
Mahkeme heyeti, davanın
başından beri bizim ve avukatlarımızın bütün taleplerini, iddianameye ilişkin
talep ve itirazlarını reddetti. Savcının bütün talep ve itirazlarını ise,
koşulsuz kabul etti.
Savunmalarımız ve
avukatlarımızın savunmaları dinlenmedi, sık sık engellendi.
Duruşmaya gidiş gelişlerde ve
duruşma salonunda saldırıya ve işkenceye uğradık ve bunlar heyetin
talimatlarıyla yapıldı.
Aslında tüm bu süreç boyunca
bir yargılama olmadı. Türkiye faşizmi ile işbirliğinin sonucu olarak, Nea
Demokratia (Yeni Demokrasi) iktidarının isteği ve talimatı yerine getirildi.
Bu talimat, devrimciliğin
yargılanması ve mahkûm edilmesi talimatıdır.
ABD-AB emperyalistleri,
Türkiye faşizmi ve Yunanistan oligarşisi el ele vermiş, Marksist-Leninist
ideolojiye, sosyalist ideolojiye saldırıyorlar.
Bize dayattıkları düşünce
değişikliğidir.
Yargılamaya çalıştıkları
devrimciliktir.
Bunu asla başaramayacaklar.
Hukuksuzca verdikleri cezalarla bize boyun eğdiremezler.
20 yaşından 70 yaşına kadar,
ayırt etmeksizin, herkese 20’şer yıl ceza vermenin hukuki bir yanı yoktur. Bu
adaletsizliktir, keyfiliktir.
Mahkeme, bir savcının
fantezilerinden yola çıkarak karar vermiştir.
Elbette ki, bu hukuksuzluğu
kabul etmemiz düşünülemez.
Zafer işareti yapmayı dahi,
DHKP-C üyeliğine delil gösteren bir mahkemenin kararları meşru değildir. Bu kararı
ve yaşanan hukuksuzluğu teşhir etmek, herkesin görevidir.
Biz Özgür Tutsaklar olarak,
bu hukuksuzluğa karşı mücadele etmeye, devrimciliğin meşruluğunu savunmaya,
anti-emperyalist, anti-faşist mücadelenin bir parçası olmaya devam edeceğiz.
Kimse, verilen cezalar
nedeniyle düşüncelerimizden, inançlarımızdan vazgeçeceğimiz hayallerine
kapılmasın.
Kimse, devrim ve
devrimciliğin halklar için umut olmaktan çıkacağı hayallerine kapılmasın.
Kimse, Marksizm-Leninizmin
yeryüzünden silineceği hayallerine kapılmasın.
Biz buradayız…
İdeallerimizle, inancımızla
buradayız.
Hapishaneler-cezalar bizi
yıldıramaz.
Tarihsel ve siyasal olarak
haklı ve meşru olan biziz. Sonunda kazanacak olan da biziz.
Kahrolsun Emperyalizm!
Kahrolsun Faşizm!
Kahrolsun İşbirlikçilik!
Devrimcilik Yapmak
Suç-Terörizm Değil, Tarihsel Bir Görevdir!
Teröristler,
Emperyalistler ve İşbirlikçi Faşist İktidarlardır!
Cezalarla Bizi Yıldıramaz,
Teslim Alamazsınız!
Haklıyız-Savaşıyoruz
Kazanacağız!
Yunanistan Özgür
Tutsakları
19.07.2021
Yunanistan’da Görülen Devrimcilerin Davasında Cezalar Yağdırıldı!
2 Temmuz günü başlayan Türkiyeli devrimcilerin davasının
karar duruşması 19 Temmuz günü görüldü. ABD-AB Emperyalizminin ve oligarşinin
talepleri doğrultusunda aralarında Şadi Naci Özpolat’ın da bulunduğu 11
Türkiyeli devrimcinin her birine 20’şer yıl hapis cezası verildi.
Dava ve verilen
cezalara ilişkin Halkın Hukuk Bürosu International ile görüştük. Avukat Günay
Dağ, “Bugün görülen davada resmen Türkiye faşizmini aratmayacak şekilde
Türkiyeli devrimcilere 20’şer yıl ağırlaştırılmış cezalar verildi. Emperyalizm
ve faşizmin isteği üzerine verilen cezalar önceden kararlaştırıldığı mahkeme
heyetinin tavrıyla da görülmekteydi. Bu tavı mahkemenin başladığı 2 Temmuz
gününden bu güne kadar yaşanan baskı, yasaklar, keyfî uygulamalar, işkenceye
varan saldırılar, verilen cezalarla gördük ve yaşadık. Yunan tarihinde verilen
en yüksek cezalarla devrimciler teslim alınıp keriminize edilmeye çalışılmakta.
Devrimcilik yapmak suç değildir. Verilen cezalara ve alınan kararlara ilişkin
temize gideceğiz.”
Mahkeme heyetinin
kararını açıklamasının ardan 11 Türkiyeli devrimci tutsak ise toplu zafer
işareti ve gülerek fotoğraf çektirerek, ” Devrimcilik Yapmak Suç Değil
Görevdir” sloganlarıyla, teslim olmayacaklarını vurguladı




