videolar
31 Mart 2026 günü Hollanda’nın Den Haag kentinde bulunan İran Büyükelçiliği önünde Anti-Emperyalist Cephe tarafından bir anma etkinliği düzenlendi. Başta Amerika ve İsrail bombalarıyla katledilen kız çocukları olmak üzere emperyalist saldırganlıkta hayatını kaybeden İran halkı için düzenlenen anmaya ilgi yoğundu. Anma çağrısına Hollanda’nın çeşitli şehirlerinden İranlı, Türk, Kürt, Faslı, Hollandalı ve diğer birçok milletten insan katıldı. Toplanma alanından elçilik önüne yapılan yürüyüş sonrası kurulan taziye masasına insanlar çiçek bıraktı. Sloganlar ve konuşmalarla etkinlik devam etti. Anti-Emperyalist Cephe, konuşmasında emperyalizme karşı direnmenin ve birlik olmanın tek kurtuluş olduğunu söyledi. Amerika ve İsrail’e karşı öfke alanda en çok duyulan sesti. Etkinliğin bir noktasında vatan haini, Amerikan ve İsrail’in uşağı şah yanlıları provokasyon yapmak istedi fakat kitlenin kararlı duruşu ile bu boşa çıkarıldı. Anma kültürümüze yakışır şekilde alanın temizlenmesi, kitlenin güvenli şekilde ayrılmasının sağlanması ile sona erdi. İran halkı sık sık bu anmanın onlar için kıymetini dile getirdi ve teşekkürlerini iletti. Etkinliğe 200 civarı insan katıldı.
Ankara Yüksel Caddesi’ndeki Kuyu Tipi Hapishanelere Karşı Oturma Eylemi 20. Gününde
Kuyu tipi hapishanelerde süresiz açlık grevi direnişinde olan Hüseyin Özen(227), Tahsin Sağaltıcı (246) ve Gürkan Türkoğlu’nun(246) taleplerinin kabul edilmesi için ailelerin başlattığı oturma eylemi devam ediyor.
Yüksel Direnişi 20. Gün Öğlen Açıklaması:
Bir babanın feryadı; “Dün az ileride hayvanlar derneği eylem yaptı. Bütün gazeteciler geldi. Buraya bir Allah’ ın kulu gelmedi. Onların gözünde hayvan kadar değerimiz yok. Biz hayvan olmasaydık o milletvekillerini seçmezdik.”
Yüksel Direnişi 20. Gün Akşam Açıklaması:
”Korkmakta haklısınız kaybedecek çok şeyiniz var. Bizlerin kaybedecek hiçbir şeyimiz yok. KORKMUYORUZ!”
Fransa Paris Direniş Çadırında Kızıldere Şehitleri İçin Anma Yapıldı!
THKP-C Önderleri’nin resimlerinin
yer aldığı karanfiller ve mumlardan oluşan saygı-anma masası hazırlandı.
29 Mart Pazar Akşamı Yapılan Anma
Da
Kızıldere Manifestosu anlatıldı.
“Devrim şehitleri dünümüz bugünümüz ve yarınlarımızdır, direnişin olduğu her
yer Mahirlerin adasıdır, direniş çadırı Mahirlerin çarpıştığı kerpiç evdir.
Bugün bu kerpiç evimizde hemen hemen her kuşaktan insanlar var…direnenler var
Kızıldere’den devraldığımız sosyalizm bayrağını geleceğe taşıyoruz”sözlerine
yer verildi. İhtilalin yolunun Kızıldere’den geçtiğine”vurgu yapıldı.
Fransa Dev-Gençliler tarafından
Kızıldere Direnişini anlatan türküler ve marşlar seslendirildi. Halk Cephesi
adına bir kişi “Kızıldere Son Değil Savaş Sürüyor”yazısını okudu. Son olarak 30
Mart 17 Nisan Kurgusu izlendi. Anmaya Direniş Çadırının Fransız Emekçileri de
dahil olmak üzere toplamda 20 kişi katıldı.
Yüksel’de Oturma Eylemi Yapan Aileler Adalet Bakanlığı Önünde Gözaltına Alındı
Yüksel Caddesi’ nde direnen Ferdi SARIKAYA, İsmail ÖZEN ve
Hilal SAĞALTICI Adalet Bakanlığı’ nın önünde oturma eyleminde gözaltına
alındılar.
Adalet Bakanlığı’ nın önünden gözaltına alınan aileler
serbest bırakıldılar.
Kuyu Tipi Hapishaneler Kapatılsın!
Evlatları İçin Oturma Eylemi Yapan Aileler Yalnız Değildir!
Ankara Yüksel Caddesi’ndeki Kuyu Tipi Hapishanelere Karşı Oturma Eylemi 19. Gününde
Kuyu tipi hapishanelerde süresiz açlık grevi direnişinde
olan Hüseyin Özen(226), Tahsin Sağaltıcı (245)
ve Gürkan Türkoğlu’nun(245) taleplerinin kabul edilmesi için ailelerin
başlattığı oturma eylemi devam ediyor.
Yüksel Direnişi 19. Gün Akşam Açıklaması:
”Adalet Bakanı ile görüşmek istediğimiz halde gözaltına
aldılar. 19 gündür kulakları duymuyor, sağırlar.”
Tayadlı Aileler Yüksel Direnişi 18. Gün saat 13:00 basın
açıklaması:
”Abim ve arkadaşlarının sağlık durumları şu an çok kötü
durumda… Hafıza kayıpları başladı. Ayaklarında yanma dillerinde döküntüler
başladı.”
Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu Ankara-Yüksel’de Oturma Eylemindeki TAYAD’lı Aileler’i Ziyaret Etti
Kuyu tipi hapishanelerde süresiz açlık grevi direnişinde
olan Hüseyin Özen(225), Tahsin Sağaltıcı (244)
ve Gürkan Türkoğlu’nun(244) taleplerinin kabul edilmesi için ailelerin
başlattığı oturma eylemi devam ediyor. 31 Mart Salı günü DEM Parti Milletvekili
Ömer Faruk Gergerlioğlu oturma eylemindeki aileleri ziyaret etti.
Tahsin Sağaltıcı’nın Hilal Sağaltıcı: “Tam 19 gündür
buradayız. Polisler karşımızda biz buradayız. Biz bugün Adalet Bakanlığı’na
gittik. Orada Adalet Bakanlığı’ndan bir yetkili 248 gündür bize cevap vermedi
ve biz buradayız 19 gündür. İlk geldiğimiz günde verdik dilekçeyi. Ceza Tevkif
Evleri Müdürlüğü’ne gönderdiler. Telefon açıyoruz, kapatılıyor. Cevap veren de
yok.”
DEM Parti Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu:
“Ankara Kızılay’daki 200’lü günlerde çocukları açlık
grevinde olan TAYAD’lı Aileler’i’ ziyaret ettim. Annelerin babaların gözü
yaşlı.
Adalet Bakanlığı, Ceza Tevkif Evleri, açlık grevinde olan
mahpusların sesini ölünce mi duyacaksın?
19 Gündür bu insanlar burada.
Adalet Bakanlığı’nın da önüne gidiyor. Duymuyoruz diyemez
kimse. Bir an evvel çözüm bulunması gerektiğini söylüyor. Hepinizi sevgiyle,
saygıyla selamlıyorum.
Orada açlık grevinde olan insanların annesi babası burada
gözyaşı döküyor. O insanlar da açlıkla kıvranıyor ve ölüme yaklaşıyor. Biz
Adalet Bakanlığını’nın sesimizi duyduğunu duyacağını düşünüyoruz. Kulaklarını
böyle kapatıyorlar duymamak için. Duymamak mümkün değil!
Beddua almayın diyorum.
Adalet Bakanlığı, Ceza Tevkif Evleri ‘na sesleniyorum;
Annelerin bedduasını almayın. Annelerin bedduasını alan iflah olmaz arkadaşlar
bakın bunu çok net söylüyorum.
Yasaya aykırı iş yaptınız. O cezaevinde, o koğuşta olmaması
gereken insanları orada tuttunuz ve bu insanlar ölürse bu annelere kim hesap
verecek? Ben soruyorum; bu annelere kim hesap verecek? Bu babaya kim hesap
versin?
Biz buradan tüm Ankara halkına da sesleniyoruz. Bu
göstericilerin sesini duyun. Talepleri yasa dışı değil, hukuk dışı değil,
anayasa dışı değil. Talepleri; insan haklarına uygun arkadaşlar. Böyle olmaz.
Adalet Bakanlığı’na da sesleniyoruz buradan. Eğer ki bu mahpuslar ölürse Allah
korusun bakın gözü yaşlı anneleri burada. Her saat ağlıyorlar burada. 248. gün
sonunda bu mahpuslar ölürse bunun vebali kime ait ben soruyorum. Hadi bakalım.”











