İzmir-Şakran 1 No’lu Hapishanesi’nde kalan Özgür
Tutsaklar’ın basına ve kamuoyuna kendi hazırladıkları çizimler ve ölüm orucu
direnişçilerinin taleplerini anlattıkları mektubu paylaşıyoruz.
TAYAD
“AKP faşizmi halka karşı açtığı savaşı büyütüyor. Halkın
haklarını savunan halkın avukatlarını hukuksuzca içeride tutuyor hukuksuzca
yargılıyor.”
Hatay’da, AKP’nin katil polislerinin devrimcilere yönelik
operasyonu sırasında kalp krizi geçiren ve hastaneye kaldırılması engellenerek
katledilen Edibe Anne’nin katillerinin cezalandırılması için başlayan direniş
753. gününde. 24 Mart Perşembe günü Samandağ Hükümet Konağı önünde yapılan
basın açıklamasında AKP faşizminin halka karşı uyguladığı baskılar anlatıldı ve
halkın tutsak avukatlarına özgürlük istendi.
TAYAD’lı Aileler’den Emperyalizme Ve Faşizme Karşı Direnmemek Suçtur Sempozyumuna Çağrı
84’ten 2022’ye Ölüm Orucu Bir Gelenektir!
Ölüm Orucu Yok Olma Pahasına Geleceği Savunmaktır!
Gelecek Kuşaklara Güçlü bir Direnme Mirası Bırakmaktır!
Yaşamı Ölümle Savunduğumuz “Emperyalizme Ve Faşizme
Karşı Direnmemek Suçtur!” Sempozyumumuza Tüm Halkımızı Bekliyoruz!
Yer: Gazi Mahallesi- Gazi Cem Evi
Tarih: 03.04.2022
Saat: 13:00
Ölüm Orucu Direnişçisi Sibel Balaç’ın Talepleri:
1- Dijital delillerle, gizli tanık ve itirafçı tanıklarla
yürütülen yargılamalara son verilmesi.
2- Keyfi şekilde uygulanan disiplin cezalarına son verilmesi.
3- Hasta tutsakların serbest bırakılması.
4- Hapishanelerdeki kitap-dergi kısıtlamalarına son verilmesi.
5- Hapishanelerde sohbet hakkının eksiksiz uygulanması.
Ölüm Orucu Direnişçisi Gökhan Yıldırım’ın Talepleri:
1- Dijital delillerle, gizli tanık ve itirafçı tanıklarla
yürütülen yargılamalara son verilmelidir.
2- Yozlaştırmaya karşı mücadele edenlere verilen cezalar
iptal edilmelidir.
3- Tarafıma bu nedenle verilen 46 yıllık ceza iptal
edilmelidir.
4- Halkımızın hak ve özgürlükler, adalet mücadelesi
engellenmemelidir.
5- Hasta tutsaklar serbest bırakılmalıdır.
6- Ağırlaştırılmış müebbet infaz yasası tutsaklar lehine
değiştirilmelidir.
7- Tutsaklar üzerindeki baskılara yasaklara son
verilmelidir.
Avrupa Halk Cephesi: 27 Mart’ta Türkiye’de Ve Tüm Avrupa’da Açlık Grevindeyiz
Ülkemiz hapishanelerinde adaletsizliğe karşı başlatılan ölüm
orucu direnişi sürüyor.
Sibel Balaç 95., Gökhan Yıldırım 88. gününde.
Üç aydır, açlar. Üç aydır, faşizmin tecrit hücrelerinde,
hücre hücre eriyerek, Türkiye halklarının adalet savaşını yükseltiyorlar.
27 Mart’ta, Türkiye’de ve Avrupa’da direnişe sahip çıkmak
için, bir günlük açlık grevine gidiyoruz.
Türkiye’de ve Avrupa’nın birçok yerinde, uzun süreli destek
açlık grevleri sürerken, desteğimizi kitlesel boyuta ulaştırmak için bir destek
açlık grevi daha yapıyoruz.
Açlıklarına açlığımızı katarak direnişi büyüteceğiz.
Halk Cepheliler!
Tek bir Halk Cepheli bile, bu büyük sahiplenmenin dışında
kalmamalı.
Çok özel bir mazereti olmayan tüm insanlarımız, bu bir
günlük destek eyleminde yer almalı.
Avrupa’nın her ülkesinden yüzler, binler olup faşizme Sibel
Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın direnişinin gücünü göstermeliyiz.
Halk Cepheliler!
Tüm Avrupa’da, eşimize dostumuza, yakınlarımıza, okul
arkadaşlarımıza, işyerindeki arkadaşlarımıza direnişi anlatıp, 1 günlük
açlıklarını direnişçilerimizin açlığına katmalarını isteyelim. Dayanışma ile
direnişin güçleneceğini kavratabilirsek bu çağrıya halkımız kulak verecektir.
“İnsanlık onurunu, umudu ayakta tutmak için direnmekten
başka çare yok iken, direnmemek suçtur.” diyerek bedenlerini ölüme yatıran
Anadolu’nun iki yiğit insanına, iki devrimciye, Sibel Balaç ve Gökhan
Yıldırım’a sahip çıkalım.
Onların faşizmin keyfiliğine teslim etmeyelim, direnişlerini
güçlendirelim…
Halkımız!
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın talepleri haklıdır,
meşrudur.
Ülkemiz hapishanelerinde gizli tanık, itirafçı-iftiracıların
ifadeleri ile hapsedilmiş on binler var.
Faşizm birini hapse atmak için hiçbir delile, kanıta ispata
ihtiyaç duymuyor. Gizli tanık, itirafçı ifadesi insanlara onlarca yıl hapis
cezası vermeye yetebiliyor.
O yüzden, gizli tanık itirafçı tanıklarla, dijital
delillerle yargılamalara son verilmesi herkesin talebidir.
Hasta tutsakların serbest bırakılması bu direnişin talebi
dahi olmaması gerekir. Çünkü zaten yasalar hasta tutsakların tedavileri için
cezanın ertelenmesini emrediyor. Buna rağmen, hapishanelerden her yıl 300’e
yakın tutsak tabutu çıkmaya devam ediyor.
Hapishanelerde hak gasplarına, sohbet hakkının
kısıtlanmasına son verilmesi, keyfi disiplin cezalarının kaldırılması haklı ve
meşru taleplerdir.
Uyuşturucu ve yozlaşmaya karşı mücadele ettikleri için hapse
atılan devrimcilerin cezalarının kaldırılması ve serbest bırakılması tüm
halkımızın talebidir.
Halkımız, dostlarımız, yoldaşlar!
Direnişçilerin taleplerinin meşruluğu faşizmin gayrı
meşruluğundan, keyfiliğinden geliyor. Yasalarına dahi uymaksızın, mücadele eden
herkesi hapishanelere tıkarak, onlarca yıl hapis cezası vermelerine engel olmak
için Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın bedenleri ile kurduğu barikatı
güçlendirelim. Taleplerinin kabul edilmesi için onların dışarıdaki sesi, nefesi
olalım.
27 Mart Pazar Günü, Türkiye’deki halkımızla birlikte, 1
Günlük Dayanışma Açlık Grevindeyiz!
Sibel Balaç Ve Gökhan Yıldırım’ın Talepleri
Taleplerimizdir Kabul Edilsin.
Sibel Balaç Ve Gökhan Yıldırım Onurumuzdur
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz
23.03.2022
Avrupa Halk Cephesi
Ölüm Orucu Direnişi: Sibel Balaç 96. Gökhan Yıldırım 90. Gününde
Gökhan Yıldırım ve Sibel Balaç’ın talepleri halkın
talepleridir. Adalet için bedenlerini açlığa yatıran halkın çocuklarının
talepleri kabul edilsin!
Ölüm Orucu Direnişçisi Sibel Balaç’ın Talepleri:
1- Dijital delillerle, gizli tanık ve itirafçı tanıklarla
yürütülen yargılamalara son verilmesi.
2- Keyfi şekilde uygulanan disiplin cezalarına son verilmesi.
3- Hasta tutsakların serbest bırakılması.
4- Hapishanelerdeki kitap-dergi kısıtlamalarına son
verilmesi.
5- Hapishanelerde sohbet hakkının eksiksiz uygulanması.
Ölüm Orucu Direnişçisi Gökhan Yıldırım’ın Talepleri:
1- Dijital delillerle, gizli tanık ve itirafçı tanıklarla
yürütülen yargılamalara son verilmelidir.
2- Yozlaştırmaya karşı mücadele edenlere verilen cezalar
iptal edilmelidir.
3- Tarafıma bu nedenle verilen 46 yıllık ceza iptal
edilmelidir.
4- Halkımızın hak ve özgürlükler, adalet mücadelesi
engellenmemelidir.
5- Hasta tutsaklar serbest bırakılmalıdır.
6- Ağırlaştırılmış müebbet infaz yasası tutsaklar lehine
değiştirilmelidir.
7- Tutsaklar üzerindeki baskılara yasaklara son
verilmelidir.
Sibel Balaç Onurumuzdur!
Gökhan Yıldırım Onurumuzdur!
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz
Devrimci Tutsakların Talepleri Kabul Edilsin!
Halkın Hukuk Bürosu Avukatlarının Mahkemesi 1 Haziran’a Ertelendi
Halkın Hukuk Bürosu avukatlarından Selçuk Kozağaçlı, Barkın
Timtik ve Oya Aslan’ın Silivri Hapishane Kampüsü Duruşma Salonunda yargılandığı
mahkemede haksız tutukluluğunun devamına karar verildi. Duruşma 1 Haziran
tarihine ertelendi. Halkın tutsak avukatları mahkeme kararının ardından “Ebru
Timtik Ölümsüzdür” sloganlarıyla salondan ayrıldı.
TAYAD’lı Aileler Her Hafta Yapılan Basın Açıklamasını Bu Haftada Gerçekleştirdi
TAYAD’lı Aileler tarafından her çarşamba günü Çağlayan Adliyesi önünde yapılan basın açıklaması bu haftada yapıldı. Yapılan basın açıklamasında Nazım Hikmet’in “Ellerinize ve Yalana Dair” şiiri okundu. Ardından AKP faşizminin halka açlıktan ve yoksulluktan başka bir şey vermediğine değinildi.
Ali Osman Köse Serbest Bırakılsın!
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım Onurumuzdur!
Ağız içi araması devrimci tutsaklara karşı işkence olarak
kullanılıyor. Tutsağa her hücresinden ayrıldığında ve geri döndüğünde bu
onursuz arama dayatılıyor.
Fatih Özgür Aydın, yerel mahkemenin “örgüt üyeliği”
iddiasıyla Adana Kürkçüler F Tipi Hapishanesinde tutuklu bulunuyor. Dosyası
Yargıtay’da. Katıldığı bir cenaze sebebiyle aldığı başka bir ceza ise henüz
onanmadı. Crohn hastası*. Tedavisi
kesinlikle kesintiye uğramamalı. Fatih Özgür Aydın doktora gidişlerinde
dayattıkları ağız içi aramasını kabul etmediği için doktora gidemiyor. Bu,
devrimci tutsak Fatih Özgür Aydın’ın felç olmasına ve hatta ölmesine sebep
olacak bir durum. Hapishane idaresinin keyfi ağız içi araması dayatması tutsağın
tedavi hakkının da gaspı anlamına geliyor.
Hiçbir mantıklı açıklaması olmayan işkence yöntemi olarak
kullanılan ağız içi araması sadece tutsaklara yapılmıyor. 25 Şubat’ta kızını
ziyarete giden Zülfi’ye Akman da görüşe giriş sırasında onursuz aramaya maruz
bırakıldı. Didem Akman’ın annesi Zülfi’ye Akman’a çıplak arama ve ağız içi
araması yapıldı. Anne olaya dair anlatımlarında kendini çok aşağılanmış
hissettiğini söyledi.
Zaten arama da aşağılamak amacıyla yapılmaktadır. Ülkemiz
hapishanelerine giren uyuşturucunun haddi hesabı yokken, uyuşturucuya karşı
mücadele ettikleri için hapsedilen devrimcilere ve ailelerine sözde uyuşturucu
bulma amacıyla yapılan arama keyfiliğin katmerlisi ve en yüzsüzce si…
Çıplak arama ve ağız içi arama işkencesine direndikleri için
devrimci tutsaklara aylar, yıllara varan görüş cezaları veriliyor. Bu keyfiliğe
karşı direnen tutsakları yalnız bırakmamak insani bir görevdir. Ayrıca kendine
ilerici, devrimci, demokrat diyen herkes için zorunluluktur.
AKP faşizminin devrimci tutsaklara ve tutsak yakınlarına
dayattıkları keyfiliğe karşı herkes bir şeyler yapabilir. Fatih Özgür Aydın’ın
tutsak olduğu hapishane aranıp bu keyfiliğin sebebi sorulabilir. “Amacınız
ne?” sorusunu soralım. Görülecektir ki verecekleri cevap yoktur. Fatih
Özgür Aydın yalnız bırakılmamalı. Kendisine dayatılan keyfiliğe karşı
gösterdiği direniş desteklenmeli; Tedavisinin engellenmemesi için Kürkçüler F
Tipi Kapalı Hapishanesi telefonla aranarak ağız içi aramasına son verilmesi
istenmeli.
Ayrıca Zülfi’ye Akman’a yapılan çıplak arama, ağız içi
aramasının ahlaksızlık olduğunu Ankara Sincan Kadın Kapalı Hapishane idaresi
aranarak yüzlerine haykırılmalı. Evladını görmeye giden yaşlı bir kadına
yapılan bu işkence, bu aşağılama teşhir edilmeli, ahlaksızlıkları yüzlerine
çarpılmalı…
Kürkçüler F Tipi Hapishanesi Telefon Numarası : +90 322 385 33 31
Sincan F Tipi Hapishanesi Telefon Numarası :
+90 312 254 00 40
Devrimci Tutsaklar Yalnız Değildir.
Onursuz Aramalara Son.
İnsanlık Onuru İşkenceyi Yenecek.
Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz.
Belçika Halk Cephesi
* Crohn hastalığı:
Sindirim sistemine ilişkin hastalıklar arasında ciddi sorunlara yol açan ve
yaşam kalitesini en olumsuz şekilde etkileyen hastalıklardan biri. İnsanlar
arasında yaklaşık olarak binde iki oranında görülen bu hastalık, sindirim
sisteminin tüm bölümlerinde görülebilir. Oldukça ciddi etkilere sebep olan
hastalık, yaşam boyu tam olarak iyileşme göstermez ve çoğu zaman cerrahi
müdahaleler gerektirir. Aynı zamanda hastalığın yol açtığı etkiler, birçok
başka hastalığın oluşumuna da zemin hazırlayabilir.
Bir Mayıs Halk Cephesi: Mehmet Akif Katırcı Savcı Değil Devrimci Katilidir
Bir Mayıs Halk Cephesi 21 Mart Pazartesi günü kanser hastası
devrimci tutsak Ali Osman Köse’nin tahliye edilerek tedavisinin sağlanması için
duvar gazetesi çalışması yaptı. Savcı
Mehmet Akif Katırcı Savcı Değil Devrimci Katilidir!
Hasta Tutsak Ali Osman Köse’yi
Tahliye Etmeyerek Katletmek İstiyor
Buna İzin Vermeyeceğiz!
Ali Osman Serbest Bırakılsın!









