TAYAD
önünde yapılacak olan basın açıklaması için Adalet Bakanlığı önünde bulunan
Mustafa Koçak’ın ailesi Zeynep Koçak ve Hasan Koçak basın açıklaması başlamadan
gözaltına alınmışlardır.
kaçırılarak zorla gözaltına alınıp Ankara Tem şubeye götürüldüler.
için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı, Mustafa bu
adaletsizliğe teslim olmadı ‘’ adil yargılanma hakkı için’’ açlık grevine
başladı. Açlık Grevinin 90. Gününden sonra direnişini ölüm orucuna çevirdi.
olmaya çağırıyor.
Ankara’da TAYAD’lıaileler Mustafa Koçak İçin Adalet İstiyoruz ozalitleri asarak adalet çağrısı
yaptılar.
100.yıl Çankaya üniversitesi kavşağı, Dikmen İlker caddesine, Seyran Bağları mahallesine,
Şirintepe mahallesine ve Mamak yaşlılar parkına Mustafa Koçak için ozalitler
asıldı.
yargılanmak için Bedenini Açlığa yatırmıştı ve bugün 90.gün Mustafa’nın Açlık
Grevi Ölüm Orucuna evrildi. Annesi babası ve Avukatları Mustafa yaşasın diye
çırpınıyor.
ne bekliyorsunuz yaşasın demek için.
Mustafa’ya ses verin Mustafa’ya can olun soluk olun. Onun o gülen gözleri
kaybolup gitmesin.
Koçak için adalet istiyoruz
TAYAD’lı AİLELER
Çayan Halk Meclisi Grup Yorum Üyelerine ve Mustafa Koçak’a Mektup Gönderdi
Çayan Halk Cephesi Açıklama: Mustafa Koçak Ölüm Orucunda! Mustafa Koçak Yalnız Değildir!
Mustafa Koçak gencecik bir fidanımız. Mustafa Geçtiğimiz senelerde iftiracı,işbirlikçi Berk Ercan’ın ifadeleri sonucunda gözaltına alındı. Gözaltında ağır
işkenceler gördü. AKP’nin işkenceci polisleri yalan ifadeler vererek yüzlerce
insanın üzerine iftira atmasını istedi ondan. “Kendini kurtar”
dediler ona. “Arkadaşlarını sat. Halkını, vatanını sat” dediler.
Mustafa’ya işkence yaptılar. Kafasına teneke geçirip saatlerce tenekeye
vurdular. Hamile olan ablasına, annesine tecavüz etmekle tehdit ettiler. Yoğun
bir psikolojik ve fiziki işkenceye tabi tuttular.
AMA MUSTAFA FAŞİZME BOYUN EĞMEDİ! AKP’nin işbirlikçileştirme, muhbirleştirme
politikasına boyun eğmedi. Bir tercih yaptı Mustafa Koçak. Onurlu, namuslu bir
yaşamı tercih etti.
Şimdi bu yüzden AKP faşizmi Mustafa’yı hukuksuzca tutsak etti. Ve Mustafa’ya
hiçbir dayanağı olmayan 2 tane ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdiler.
Mustafa üzerinden Anadolu halklarına teslimiyeti dayatıyor AKP faşizmi. AKP
diyor ki; “Eğer işbirlikçi olmazsanız, eğer halkınızı, vatanınızı
satmazsanız, eğer ekmeğini yediğiniz, suyunu içtiğiniz vatanınıza ihanet
etmezseniz sizi ömür boyu hapislerde süründürürüm”.
Ve Mustafa bugün buna ÖLÜM ORUCU DİRENİŞİYLE CEVAP VERİYOR!
Mustafa Koçak nezdinde Anadolu halkları ölüm pahasına onursuzluğu kabul
etmiyor. “Onursuz bir yaşamı kabulleneceğimize ölürüz” diyor Anadolu.
Anadolu Halkları AKP Faşizmine ÖLÜM ORUCU DİRENİŞİYLE CEVAP VERİYOR!
Mustafa Koçak’ın direnişi bizim direnişimizdir!
Mustafa Koçak’ın direnişi Anadolu halklarının AKP Faşizmine direnişidir!
Mustafa Koçak’ın direnişi ahlaksızlıklara, namussuzluklara karşı direniştir!
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Mustafa Koçak Yalnız Değildir!
Mustafa Koçak Serbest Bırakılsın, Adil Yargılansın!
Mustafa Koçak’ın Talepleri Kabul Edilsin!
Çayan Halk Cephesi
Ankara DİH: Mustafa Koçak Şimdi Bize Onurlu Yaşamayı Öğretiyor
iftiracı Berk Ercan’ın yalanları sonucunda görkemli adalet saraylarınızda
savunması bile alınmadan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi Mustafa
Koçak’a. Tüm yalan ifadeleri olabilirler, -miş’ler ve -muş’larla dolu olan bir
şerefsiz bulunca kullandı adaletsiz sisteminiz.
Mustafa Koçak kararınızı tanımadı. Her gün ölmektense direnerek, hakkını
arayarak hücre hücre eriyerek ama onuruyla ölmeyi seçti ve 3 Temmuz günü açlık
grevine başladı Mustafa Koçak.
90 gündür aç Mustafa Koçak. Tüm zorla müdahale tehditlerine, B1 vitamininin
verilmemesine, ailesinin onu sahiplenmek için çıktığı alanlardan işkencelerle gözaltına
alınmasına rağmen direniyor Mustafa Koçak. Ve bugün direnişinin 90. gününde
avukatı aracılığıyla yeni bir açıklama yayınlayarak direnişini ölüm orucuna
çevirdiğini belirtti. Ve yazdığı mektubunda bizlere sesleniyor Mustafa.
diyor ki: “… Ve ben de ölüm pahasına bile olsa adaleti savunacağım!
karşısında da ölümüne duracağım.
sabahlara güneş olmaya gidiyorum
karanlığa uyanmasın diye’
uzun ama onurlu yola çıktığımda asla durmak için değil, hep bir adım daha
ileriye gitmek için yola düştüm. Ve o yolda en büyük adımlardan birini ucunda
ölüm olan bu eyleme başlayarak atıyorum. Atmış olduğum bu adım haktan,
hukuktan, adaletten, özgürlükten ve insanca bir yaşamdan yana olmak isteyen
herkese bir çağrıdır!
bir şeyleri kaybetmek korkusuyla feda ettiklerimiz gelecekte en kahredici
pişmanlıklarımız olabilir. İnsanım diyen hiç kimse başı önde, onurunu ve
doğrularını savunamamış olarak ölmek istemez. Bu bir direniş çağrısıdır!
Etrafımızı adaletsizlikle saran korku duvarlarının koskocaman karanlıklarına
bizi hapsetmek isteyenlere karşı, tek bir alev topu gibi parlayarak en kör
karanlıkları aydınlatmanın, kâğıttan yapılmış korku duvarlarını parçalamanın
bugün tam sırasıdır!
bir direniş çağrısıdır! Karanlığı alt etmek, aydınlığın ateşini yakmak için, en
sağır kulakların “Duy!” diyeceği, en kör gözlerin “Gör!” diyeceği o tek ve
büyük çığlığı yaratmak için sesini sesime kat ki gürül gürül haykıralım!”
için ölüm orucunda Mustafa Koçak. Sadece kendisi için değil açlığa mahkûm
edilen halkımız için, işyerlerinde iş cinayetlerinde katledilen işçiler için, halkın
adalete olan açlığı için, “adalet istiyorum” diye haykırarak Ankara
Güvenpark’ta bedenini tutuşturan Recep Peker için …
yapmamız gereken Mustafa Koçak’ın çağrısına ses vermektir. Onun adalet talebini
kendi adalet talebimiz ile haykırmaktır. Tamamen siyasi kararlar veren
mahkemeleri mahkûm etmek ve Mustafa için adalet istemek zorundayız. Bu bizlerin
insani olarak sorumluluğumuzdur. Yaşama karşı sorumluluğumuzdur. İlerde keşke
dememek için, adalet için Mustafa Koçak’ın sesi olmak zorundayız.
Edilsin!
Yunanistan Halk Cephesi; Adalet İçin Bedenini Ölüme Yatıran Mustafa Koçak Onurumuzdur!
Mustafa Koçak AKP iktidarı ve onun mafyası olan savcı ve hakimlerinin, polislerinin işbirlikçileştirme politikasına karşı 12 gün boyunca direndi. Katiller Mustafa’ya emniyet müdürlüğü dedikleri işkencehanelerinde 12 gün her türlü işkenceyi yaptılar. Ailesiyle, kız kardeşine tecavüz ile tehdit ettiler. İstedikleri “isimlerdi” ver dediler yoldaşlarının adını, aynı sofraya baş koyduklarını, sokakta beraber yattıklarını, yoksulluğa, açlığa karşı mücadele edenlerin isimlerini ver dediler. İnsanlık onurunu unut, şerefini haysiyetini unut dediler. Bir örnekleri vardı işbirlikçileştirdikleri “Bak sende onun gibi rahat edersin” dediler.
Saldırılar hapishanede de devam etti. Mektuplarını vermediler, görüşlerini yasakladılar, telefonlarını kestiler. Sansür ve tecrit ile teslim alacağını sandılar Mustafa’yı yanıldılar. Direniş büyüdü, ailesi dışarıda Mustafa içeride adalet talebini haykırdı. Anne ve babası, kardeşi, yoldaşları destek açlık grevleri yaptılar eylemler yaptılar. Anadolu’dan Avrupa’ya yoldaşları eylemler ile Mustafa’ya ses oldular. Direniş büyüdükçe zorla müdahale tehditleri başladı Mustafa yine direnişine devam etti. 30 Eylül tarihinde açlık grevinin 90. Gününde direnişini Ölüm Orucu’na çevirdiğini avukatları duyurdu.
karşısında da ölümüne duracağım. Ben sabahlara güneş olmaya gidiyorum. Kimse
karanlığa uyanmasın diye…”
yargılanma hakkı için 3 Temmuz da süresiz açlık grevine başlayan Mustafa Koçak
30 Eylül günü Süresiz açlık grevini ÖLÜM ORUCU direnişine dönüştürdü.
bir direniş çağrısıdır! Etrafımızı adaletsizlikle saran korku duvarlarının
koskocaman karanlıklarına bizi hapsetmek isteyenlere karşı, tek bir alev topu
gibi parlayarak en kör karanlıkları aydınlatmanın, kağıttan yapılmış korku
duvarlarını parçalamanın bugün tam sırasıdır!
bir direniş çağrısıdır! Karanlığı alt etmek, aydınlığın ateşini yakmak için, en sağır kulakların
“Duy” diyeceği, en kör gözlerin “Gör” diyeceği o tek ve büyük çığlığı yaratmak
için sesini sesime kat ki gürül gürül haykıralım!”
Koçak’ın direniş çağrısı çağrımızdır… Mustafa’nın sesine ses olacağız…
KOÇAK’IN TALEPLERİ KABUL EDİLSİN!
KOÇAK YALNIZ DEĞİLDİR!
İSTİYORUZ!
ÖLÜM ORUCU DİRENİŞİMİZ!
HALK CEPHESİ













