İngiltere
İngiltere Halk Cephesi Açıklama: Newroz Piroz Be, İsyan Ateşini Yakmaya Devam Ediyoruz
Newroz Piroz Be, İsyan Ateşini Yakmaya Devam Ediyoruz!
Newroz Zulme Karşı
İsyandır…
Dehakların Zulmüne
Karşı İsyanı Büyütüyoruz…
Nevroz halklarımızın yüzyıllar
boyunca zulme karşı öfkesini haykırdığı, isyan ateşini büyüttüğü gündür.
Kürt, Türk, Laz, Arap,
Çerkes, Gürcü… her ulus ve milliyetlerden halkımız Newroz’da hep birlikte
alanlara olma günüdür. İsyan ateşlerimizi birlikte yakalım, düşmana öfkemizi
birlikte haykıralım.
Yüz binlerce yıllık
başkaldırı ve direniş geleneği olan Newroz savaş büyüdükçe daha fazla anlam
kazanıyor. Üzerine pek çok rivayet anlatılır. Ancak rivayet olmayan bir gerçek
var ki Newroz Kürt halkının ve Ortadoğu halklarının zulme karşı başkaldırısı,
yüz binlerce yıllık isyan geleneğidir.
Bugün bu geleneği biz
yaşatıyoruz.
21Mart Demirci Kawa’nın
yaktığı isyan ateşiyle bugün direnişimizi büyütüyoruz. Demirci Kawa 2600 yıl
önce zamanın zalim kral Dehak’a karşı Ortadoğu’da halkın başkaldırısının
kahramanıdır. Newroz; sömürüye, zorbalığa karşı kazanılmış zaferin bayramıdır.
Dehak’ın oturduğu sarayı yakarak Newroz ateşine anlam veriyor. Zalim Dehak’ın
öldüğünü yaymak için her yerde bir Newroz ateşi yakılıyor. Newroz, şehidimiz
Cengiz Soydaş’ın 21 Mart 2001’de, ülkemize getirilen F-Tipi Nazi kamplarına
karşı Feda eylemi gerçekleştirmesiyle anılacaktır. O günden bugüne her isyan
bir newroz’dur artık.
Başta Kürt halkımız olmak
üzere tüm Ortadoğu ve Anadolu halklarının Newroz Bayramı’nı kutluyor;
bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm mücadelemizi birlikte zafere ulaştırmaya
çağırıyoruz.
Newroz, zulme başkaldırının
ve isyanın bayramıdır. Zalim hükümdar Dehak halkın çocuklarının başını alırken
ve baharın gelişini engellerken ona karşı Kawa ismindeki bir demircinin
öncülüğünde halkın zalim hükümdarı tahtından indirip tarihin çöplüğüne
yollamasıdır. Dehak yenilince halkın evlatları kurtulmuş, zulüm bitmiş ve
ilkbahar gelmiştir.
Sınıflı toplumlar var olduğu
sürece zalimler, ona karşı başkaldıran halklar ve bahar özlemi olacaktır.
Bugünümüzün Dehakları da dünyamızda emperyalizm; ülkemizde AKP faşizmidir.
Dehaklar yine halklarımıza zulmetmekte, sömürmekte ve evlatlarının canını
almaktadır. Fakat zulme karşı isyan bayrağımız bugün de zafere yürüyor, Dehaklara
karşı savaş bugün de sürüyor.
Başta Kürt halkımız olmak
üzere tüm halklarımıza çağrımızdır:
Adaletsizlikle boğulmaya,
katliamlarla yok edilmeye, terörle, işkenceyle susturulmaya, sansürle kör ve
sağır edilmeye çalışıldığımız; yani topyekûn teslim alınmaya çalışıldığımız
bugünlerde mücadele etmekten başka çaremiz yoktur.
Adaletsizliğe adalet, zulme
karşı güç olmalıyız.
Mücadele bize öğretti ki:
Zalimle el sıkışılmaz,
ondan medet umulmaz. Zalimler
bizim açımızdan yok edilmek için varlardır. Demirci Kawa’nın mücadele mirası
Suriye’de hakların katili emperyalizmle işbirliği yaparak sürdürülemez,
Kürdistan’ı ve Kürt halkımızın kanını bir ‘çözüm masasına’ ve hak kırıntılarına
satarak sürdürülemez.
Bu isyan geleneği, yüzer
yüzer katledilen Kürt halkının bir bir hesabını sorarak sürdürülebilir.
Bu isyan geleneği, Soma’nın,
Roboski’nin, Ermenek’in, Reyhanlı’nın, Sakarya Hendek’in, Ankara Tren Garı’nın,
Taybet Ana’nın, Berkin’in, Dilek’in, Hasan Ferit’in, Kemal Kurkut’un, hesabını
sorarak sürdürülebilir.
Bu isyan geleneği, adalet
için hücre hücre eriyen Helin, İbo, Mustafa ve Ebru’nun hesabını sorarak ve
halkımızın özlemle beklediği adaleti hep birlikte sağlayarak sürdürülebilir.
Bunun için mücadelemizi
yükseltmeye devam edeceğiz.
Newroz Piroz Be
İsyanımızı Cengiz
Soydaşlarımızın yaktığı ateşle büyüteceğiz!
Zulme karşı başkaldırıp
örgütlenmekten başka çaremiz yoktur!
Bugün Newroz ateşimizi
adalet için yakalım. Halkımızı savaşımıza katıp katliamların, işkencenin,
devlet terörünün hesabını soralım.
Adaletin peşine düşmüş bir
halkı hiçbir kuvvet durduramaz.
Newroz Piroz Be!
Newroz Ateşiyle
Emperyalizme ve Faşizme Karşı Adalet Savaşımızı Büyütelim!
İngiltere Halk
Cephesi
İngiltere Halk Cephesinden Açıklama: Filistinli Tutsak Maher Al-Akhras’ın Zaferini Kutluyoruz
Emperyalizmin Ve Siyonizm’in Filistin Halkına Yönelik Baskı Ve Sindirme Politikasına Karşı
Filistin’li Tutsak Maher Al-Akhras’ın Direnişini Selamlıyor, Zaferini Kutluyoruz!
Maher Al-Akhras Filistinli bir devrimci. Siyonist İsrail’in “idari tutukluluk statüsünü” protesto etmek ve adil yargılanma hakkının kabulü için direnmeyi seçmiştir. 106 günü aşkın bir süredir açlık grevinde olan Maher Al-Akhras İsrail’in çeşitli direnişi kırma çabalarına karşı onurlu direnişini sürdürüyordu.
Filistin’li Tutsak Maher Al-Akhras’a “İdari tutuklu statüsü” İsrail’in yıllardır uyguladığı bir politika olmakla birlikte, direnişi kırma, direnmeyi yok etme, direnen dinamikleri pasifize etmeyi amaçlamaktadır.
Bu uygulamayla beraber Filistinliler, İsrail’in istihbarat kaynaklarından gelen bilgiler temel alınarak “şüpheli” sıfatıyla yargılanmadan yıllarca tutuklu kalabiliyor, adeta rehin tutuluyorlar.
İşte Mahir Al-Akhras de rehin olarak tutulan Filistinlilerden biriydi.
Emperyalizme, Siyonizme ve Faşizmin Sömürü ve Zulmüne Karşı En Büyük Silahımız Direniştir!
Maher direnişine açlık grevi silahını kuşanarak çıkmıştı yola. Maher l-Akhras bu onurlu direnişiyle birlikte İsrail zindanlarındaki binlerce Filistinli tutsağın sesiydi.
Dalga Dalga yayılan ve daha da yayılacak olan direnişine omuz verecek olan enternasyonalist dayanışmayı gösterecek olanlar dünya halkları ve onun yerel temsilcileridir.
Bulunduğu ülkenin gericiliğine işbirlikçilerine karşı savaş verenler ancak anti emperyalist mücadeleyi verebilir ve enternasyonalist dayanışmayı da tutarlı olarak gösterebilirler.
Filistinli Tutsak Maher Al Akhras’ın Direnişi 107. gününe evrilirken, Halk Cephelilerin Filistinli Tutsak Mahir El-Akhres Yalnız Değildir! Diyerek sesini tüm Dünya’ya duyurmak için destek açlık grevleri eylemlerini yaygınlaştırma kararına İngiltere’den ortak oluyoruz.
Adalet talebiyle can veren Helin, Mustafa, İbrahim ve Ebru’nun açlığını nasıl paylaştığımız gibi şimdi de Maher El-Akhras’ın açlığını paylaşırken direnişinin zafere ulaştığı haberini aldık.
İsrail Siyonizm’inin zindanlarında ezilen, horlanan vatanı işgal edilmiş Filistin halkının onurlu evladı Tutsak Maher Al-Akhras bizimdir ve onurlu direnişini selamlıyor ve Zaferini Kutluyoruz!
Maher Al-Akhras ve Direnenler Yalnız Değildir!
Kahrolsun İsrail Siyonizm’i!
Kahrolsun Türkiye Faşizmi!
Kahrolsun Emperyalizm!
Yaşasın Direniş Yaşasın Zafer!
İngiltere Halk Cephesi
6 KASIM 2020
Londra’da Ölüm Orucu Direnişleri İçin Adalet Nöbeti 11. Haftasında
direnişçilerini sahiplenmek ve Türkiye faşizmini teşhir etmek için başlattığı
adalet nöbeti 11 haftasında. 1 saat süren eyleme 6 kişi katildi
Yasasın Ölüm Orucu Direnişimiz Zorla Müdahale Cinayettir İşkence Yapmak
Şerefsizliktir Grup Yorum Halktır Susturulamaz Türküler Susmaz Halaylar Sürer”
Sloganları atıldı.
çünkü haklı olan biziz!
oturma iznim vardı. Oturma iznimin süresi bittiğinde, süresiz oturma izni için
başvuru yaptım. Fakat siyasi nedenlerden dolayı oturma iznimi tümüyle elimden
aldılar. Gerekçe olarak demokratik faaliyetleri gösterdiler. Hal bu ki, suç
sayılabilecek hiçbir şey yapmadım!
direndim. Bu süreçte neler yaşadığımı, hukuki sürecimi sizlerle paylaşmak
istiyorum.
gerekirken, bu süreç çok fazla uzadığı için mahkemeye çıktım. Bu mahkemede
İçişleri Bakanlığı, dosyam üzerinde neden karar veremediklerini açıklayamadı.
Bunun üzerine mahkeme, İçişleri Bakanlığı’na 35 günlük bir zaman tanıdı. Bu
süre içerisinde dosyam hakkında bir karar verilmesini istedi.
doldu ve İçişleri Bakanlığı mahkemeden çekildi. Mahkemeden çekilmiş olması,
İngiltere hukukuna göre bizim davayı kazandığımız anlamına geliyor. Bunun
üzerine mahkeme, İçişleri Bakanlığı’na 3 aylık bir zaman tanıdı. Yasal olarak
bu 3 ay içerisinde bana oturma iznimin, kimlik ve pasaport gibi seyahat
belgelerimin gönderilmesi gerekiyordu.
Fakat İçişleri Bakanlığı henüz karar vermemişti. Bunu üzerine avukatım İçişleri
Bakanlığı’na mahkemenin verdiği kararı hatırlattı ve kendisine yanıt olarak
COVID-19 bahanesi öne sürüldü. Avukatım cevap alabilmek için bakanlığa önce
yedi günlük bir süre tanıdı ve yine cevap gelmedi. Bunun üzerine, COVID-19’un
bütün hayatı etkisi altına almasından dolayı kendilerine bir ay daha süre
tanıdı. Yine yanıt verilmedi ve biz mahkemeye başvurduk.
olduğunu söyleyen İngiltere Devleti, kendi mahkemelerinde alınan kararlara bile
uymuyor!
başvurumuza İçişleri Bakanlığı COVİD-19’u bahane ederek, mahkemenin başka bir
tarihe ertelenmesini istedi. Mahkeme İçişleri Bakanlığı’na; karar vermesi için
14 günlük bir zaman tanıdı. Bu süre içerisinde karar vermezse, yeniden mahkeme
tarihi verilecek.
oturum hakkımı engellemeye çalışıyor!
çalışıyorlar.
da hakkımı tekrar alana kadar direnmeye devam edeceğim.
Versin!
Türkiye Elçiliği önünde Adalet nöbeti 3 haftasında. Bu hafta Türkiye Elçiliği
önünde İngiltere Halk Cephesi açıklamasının okunduğu eylemde “Adalet İstiyoruz
Alacağız, Ebru Timtik Onurumuzdur, Aytaç Ünsal Onurumuzdur, Didem Akman
Onurumuzdur, Özgür Karakaya Onurumuzdur sloganları atıldı.
Koçak’ın “adalet istiyoruz” talebini duymayan kalmadı. Emperyalizmin hastalığı
Korona virüse rağmen dünya halkları bulunduğu her yerde, direnenleri anlatıyor,
konuşuyor ve direnenlere destek veriyorlar.
eğitim gören, İran, Kongo, Kürdistan, İngiliz ve Türkiyeli halklardan
öğrenciler bir araya gelip, Grup Yorumu anlatıp, Grup Yorum müziği eşliğinde
Grup Yorum ve devrimci tutsaklar için, el emeği bir pankart yaptılar.
koro’da online bir araya gelip Grup Yorum elemanları Helin Bölek, İbrahim
Gökçek için şarkı söylediler. Şarkının Türkçesi: Birlikte yükseleceğiz/kalkacağız, her şey geçmek zorunda, sabret/bekle, bu devran dönecek
Emperyalizmin korona virüsüne rağmen, ülkemizde ve dünyada yine Halk Cepheliler alanlardaydı.1 Mayıs Cuma günü, Avrupa Halk Cephesinin çağrısıyla, 1 Mayıs evlere sığmaz diyerek bir araya gelindi. Saat 14:00’da Wood Green kütüphanesi önünde, ellerinde kızıl bayrakları ve pankartlarıyla toplanan kitle, 1 Mayıs coşkusuyla kucaklaşamasalarda, dillerinde sloganlarıyla selamlaştılar. Polisin gelip, “dün bize e-posta yazıp toplanacağınızı söylemiştiniz ve biz de hayır demiştik, güvenlik gerekçesiyle yapamazsınız” demesi üzerine “sizin, mailimize hayır demeniz bugün 1 Mayıs işçi ve emekçi günü olduğu gerçeğini değiştiremez, biz sloganlarımızı atıp, açıklamamızı okuyup, öyle gideceğiz” dedikten sonra programladığımız gibi devam ettik.
Yağan Yağmura hiç aldırmadan, 1 Mayıs işçi ve emekçi günü anlamı, tarihçesi ve Ölüm Orucu direnişi anlatıldıktan sonra, Helin Bölek ve Mustafa Koçak şahsında, devrim şehitleri anısına bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Aramızda bulunan, Ölüm Orucu Direnişinin en büyük destekçisi olan, 4 yasındaki küçük eylemci Murat Eren’in “Mustafa Koçak Onurumuzdur” sloganıyla devam eden program “Helin Bölek Ölümsüzdür, Mustafa Koçak Ölümsüzdür, Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz, Direne Direne Kazanacağız, Bedel Ödedik Bedel Ödeteceğiz, Yasanın 1 Mayıs, Biji Yek Gülan, Long live ınternational Workers Day” sloganlarıyla inledi meydan.





