hasta tutsaklar
Belçika’nın Başkenti Brüksel’de Ali Osman Köse ve Tüm Hasta Tutsakların Sesi Olduk
28 Ocak günü Avrupa’nın her yerinde olduğu gibi Belçika’nın başkenti Brüksel’de de Ali Osman Köse ve tüm hasta tutsaklar için eylem gerçekleştirdik.
Avrupa Halk Cephesi’nin haftalar önceden yaptığı “28 Şubat’ta ayaktayız” çağrısına biz de Belçika’dan katıldık. Belçika’nın başkentinde bulunan Avrupa Parlamentosu ilk eylem yerimiz oldu 28 Şubat günü.
Avrupa emperyalizminin dayatıp finanse ettiği F tiplerinde uygulanan tecrit ve kötü koşulların yarattığı hastalıklardan dolayı her yıl yaklaşık olarak 300 kişi hayatını kaybediyor. Hapishanelerden çıkan tabutların her birinden Avrupa emperyalizmi sorumlu olduğundan ordaydık. Kapılarının önünde Fransızca yaptığımız konuşmalarda Avrupa Birliği’nin suçunu duyurarak “hapishanelerde uygulanan sessiz katliama son verilsin. Ali Osman Köse 38 yıllık hapisliğinin sebep olduğu hastalıklardan dolayı hastalanan bir devrimci. AKP Ali Osman Köse’yi katletmek istiyor. Ali Osman Köse’nin tabutunu değil özgürlüğünü istiyoruz” dedik. Dağıttığımız bildiriler de aynı içerikteydi.
Avrupa Parlamentosu’nun önündeki eylem bittikten sonra tabutumuz ile Türkiye’nin Belçika Başkonsolosluğu’nun önüne kadar yürüdük.
Tabutumuzun üzerinde “Ali Osman Köse’nin Tabutunu değil Özgürlüğünü İstiyoruz” yazıyordu. Tabut AKP faşizminin hapishanelerinden çıkan cenazeleri temsil ediyordu. Talebimiz açıktı: Yasalarınıza uyun ! Hasta tutsak Ali Osman Köse’nin tedavi edilmesi için Ceza İnfaz Yasası’nın tanıdığı ceza erteleme hakkını tanıyın!
Eylem boyunca attığımız sloganlar, çektiğimiz ajitasyonlarda Ali Osman Köse’ye ve tüm hasta tutsaklara özgürlük istedik. Konsolosluk önüne sloganlarımızla bıraktığımız tabut AKP faşizmine verilmiş net mesajdı. “Ali Osman Köse’nin Tabutunu değil Özgürlüğünü İstiyoruz”
Brüksel’de yaptığımız eylemde hasta tutsakların katledilmesinin sorumlusu Avrupa Birliği ve katliamın uygulayıcısı AKP iktidarını teşhir ettik.
Ali Osman Köse’nin sesi olmaya devam edeceğiz ta ki serbest bırakılana kadar.
Belçika Halk Cephesi
Almanya Dev-Gençliler Frankfurt’ta Ali Osman Köse İçin Yapılan Tabut Eylemindeydi
Almanya Dev-Gençliler olarak, Frankfurt- Darmstadt Halk
Komitesiyle birlikte
“Ali Osman Köse’nin Tabutunu Değil Özgürlüğünü
istiyoruz” diyerek 28 Ocak 2022 tarihinden Türkiye Konsolosluğu önünde
tabutlu eylem gerçekleştirdik.
Yaklaşık 1 saat süren eylemde Grup Yorum Marşları çaldı. Ve
bizlerin sloganları eşliğinde coşkulu bir eylem gerçekleşti.
Almanya Dev-Gençli bir arkadaşımız eylem esnasında
konuşmalar yaptı. Üçlü çetenin suçları anlatıldı ve Savcı Mehmet Akif
Katırcının “Ali Osman Köse asla serbest bırakılmayacak” diyerek
tahliye edilmemesinin tamamen bir siyasi karar olduğunu itiraf ettiği
anlatıldı. Konuşmada bu kararı asla tanımayacağımıza vurgu yapıldı.
Tedavi Hakkımız Engellenemez!
Hasta Tutsaklar Derhal Serbest Bırakılsın!
Alı Osman Köse’nin Tabutunu Değil Özgürlüğünü İstiyoruz!
Direne Direne Kazanacağız!
28 Ocak Cuma günü saat 16.00-17.00 saatleri arasında Viyana’da bulunan Türkiye Başkonsolosluğu önünde Ağır Hasta Tutsak Ali Osman Köse’nin serbest bırakılması ile devrimci ve hasta tutsaklara yönelik katletme politikasını protesto etmek için tabutlu eylem gerçekleştirildi.
Ali Osman Köse’ye Özgürlük Komitesi olarak gerçekleştirilen eylemde ayrıca “Sibel Balaç, Gökhan Yıldırım Onurumuzdur”, “Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz” sloganları atılarak direniş taleplerinin tek tek sayıldığı bir açıklama okundu.
Ali Osman Köse’ye ilişkin okunan açıklamada “Ali Osman Köse’yi katletmenize izin vermeyeceğiz. Cezanın infazı her zaman yapılabilir, ama tedavi her zaman yapılamaz… Ali Osman Köse acilen tahliye edilerek, bağımsız doktorlar tarafından tedavisi yapılmalıdır.” denildi. Ardından da “Katil AKP halka hesap verecek”, “Kahrolsun Faşizm, Yaşasın Mücadelemiz” sloganları atıldı.
Konsolosluğun önüne Ali Osman Köse’nin fotoğrafı bulunan ve “Ali Osman Köse’nin Tabutunu Değil Özgürlüğünü İstiyoruz!” yazılı bir tabut götürülerek, Türkiye iktidarının hasta tutsaklara yönelik katletme politikası teşhir edildi. Eyleme 7 kişi katıldı.
Almanya Halk Cephesi Açıklama: Gökhan Yıldırım’da Direnişini Ölüm Orucuna Çevirdi
Türkiye Hapishanelerinde iki devrimci Tutsak, direnişlerini
büyütüp Ölüm Orucuyla devam ediyor.
Sibel Balaç Türkiye Hapishanelerinin en kanlı katliamının
yıldönümü 19 Aralık 2021 tarihinde
bulunduğu hapishanede Ölüm Orucu direnişine başlamıştı.
Bundan beş gün sonra Gökhan Yıldırım
yine aynı taleplerle Süresiz açlık grevine başladı. Gökhan
Yıldırım 22 Ocak 2022 tarihinde Süresiz Açlık
Grevi Direnişini Ölüm Orucu’na çevirdiğini açıkladı.
Selam olsun, ölümü ÖLÜM ORUÇLARINDA YENEN Direnişçilere!
Selam Olsun halkının ve yoldaşlarının önünde kendi
bedenleriyle set olan;
Sibel Balaç, Gökhan Yıldırım’a!
Selam Olsun Halkın Onurlu Evlatlarının Onurlu Kararlarına!
Özgür Tutsaklarımızın bir kez daha bütün yalanların arasında
sıyrılan sesleri yankılanacak ülkemizin
dört bir yanında. Ölüm Orucu direnişiyle bütün kulaklara
duyuran, yalanları sorgulatan, yalanları
küçülten Direnişçilerimize Selam Olsun!
“İki Tutsak Ne yapabilir ki? ” sorularına İki Tutsak kendi
bedenleriyle yoldaşlarına, halkına set yapar, geçilmez kale yapar. Beyinlerini
burjuvaziye teslim etmekten başka yol görmeyenlere bir “başka yol” yapar, “Hiçbir
şey için ölmeye değmez” diyenlere “ uğruna ölünecek değerleri olduğunu, gerçek
ölümün TESLİMİYET olduğuna KANIT yapar,
Kahramanların sadece filmlerde, masallarda olmadığına ÖRNEK
yapar,
En önemlisi de , Eskiyi yıkar, yeni bir dünya için Halklara
UMUT yapar.
Halklarımız açlıkla, yoksulluk, adaletsizlikle teslim
alınmak istenirken, uyuşturucu çeteleri, katiller
ellerini kollarını sallayıp dolaşır, devlet en büyük katliam
çetesi haline gelmiş, dinci, gerici-yoz-baskıcı
politikalarını dayattıkları gençlerimiz böyle yaşamak
istemediklerini söyleyip intihar ederken, bu
ahlaksızlar arkalarından küfrediyor, ölen insanlarımızı
suçluyorlar. Ölüm bu kadar ucuzken, bizi her
gün milyon milyon öldürürken “ yaşam kutsal” yalanları işgal
ettiklerine beyinlerimizi, ruhlarımızı da
katmak istiyorlar.
Buna direniyoruz. Beyinlerimizi, Ruhlarımızı düşmana teslim
etmiyoruz. Bu günkü direnişin en öne
çıkmış biçimi Ölüm Orucu’dur.
Bu kuşatma sadece tutsakların değil, tüm halkın kavgasıdır.
Saldırıların en önünde duran Özgür
Tutsaklarımız, onların da önünde duran Ölüm Orucu
Direnişçilerimizin yanında, arkasında durma, bu
saldırılara karşı Direniş SET’ini güçlendirme hepimizin
görevidir.
Bu savaşta herkes üzerine düşeni yapıyor. Düşman tüm gücüyle
saldırıyor,
Devrimciler tüm gücüyle direniyor, Özgür Tutsaklarımızda bu
saldırının en önünde direnenlerimizden.
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım da tarihten ve
şehitlerimizden aldıkları güçle Ölüm Orucu Direniş
Kararı Aldılar
Düşman tanklarının önüne yatıp, düşmanın ilerlemişini
engelleyen halklardan, Nazi Almanya’sına
karşı direnen onurlu Sovyetler halklarından, Bobby Sands’
lerden, Pir Sultanlar dan Mahir’lerden bu
güne dünya halklarının ve ülkemiz halklarının şehitleri
onların kararına ortaktık.
Bu Kararlarını ve Ölüm Orucu Direnişi Selamlıyoruz!
Çıktıkları bu yolda onlar, bize saldırıların önünde SET
olurken bizde onlara yönelecek her türlü
ideolojik ve fiziki saldırı önünde set olacağız!
Yalanlar, Ahlaksızlıklar, Katliamlar Düşmanın Olsun!
Ahlakın, Namusun, Direnişin Temsilcisi Ölüm Orucu
Direnişçileri Bizim! Bu Güçle Bir kez
Daha Haykırıyoruz Ki Bu Savaşı Da Biz Kazanacağız!
Selam Olsun, Bedenlerini Silaha Dönüştüren Direnişçilere
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Sibel Balaç, Gökhan Yıldırım Onurumuzdur!
Ölüm Orucu Talepleri Kabul Edilsin!
Adalet İstiyoruz, Alacağız!
Halkız Haklıyız Kazanacağız!
Almanya Halk Cephesi
Yunanistan Halk Cephesi Ali Osman Köse İçin Tabut Bırakma Eylemi Yaptı
Ali Osman Köse’nin Tabutunu Değil Özgürlüğünü İstiyoruz
Alacağız!
Aylardır hasta devrimci tutsak Ali Osman Köse’nin
özgürlüğünü istiyoruz. Bunun için Türkiye’de, Avrupa’da ve burada mücadele
ediyoruz. AKP faşizmi ise kendi yasalarını da çiğneyerek, tahliye etmeyerek onu
katletmek istiyor. Buna izin vermeyeceğiz! Ali Osman Köse, ömrünün 38 yılını
hapishanelerde geçirmiş, 22 yıldır F tipi tecrit hücrelerinde tutulan bir
devrimci tutsaktır. Devrimciliğinin bedeli olarak onu ömür boyu hapis cezasına mahkum
eden faşizm, şimdi de kanser hastası olmasına ve ağır sağlık sorunları
yaşamasına rağmen onu tahliye etmeyerek katletmek istiyor.
Ali Osman Köse, uzun tutsaklık ve hapishane koşullarının,
yaşadığı ağır tecrit ve işkencelerin doğal sonucu olarak hipertansiyon, işitme
kaybı, denge kaybı, mide sorunları, görme bozuklukları gibi birçok sağlık
sorunları yaşamakta, tek başına yürüyememekte, hayatını tek başına devam
ettirememekte, son 1,5 yıldır ise kanserle mücadele etmektedir. Ali Osman Köse’nin
bir böbreğinde 9 cm’lik kanserli bir kist tespit edilmiş, bu böbreği alınmış
ancak sağlığına kavuşamamıştır. Ceza İnfaz Kanunu’nun 16 maddesine göre, “hapis
cezasının infazı, mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa” veya
“yaşamını tek başına idame ettiremeyecek derecede ağır hasta” olması halinde
hükümlünün cezasının infazı iyileşinceye kadar ertelenmek zorundadır. Osman
Köse bugün, 1,5 yıldır mücadele ettiği kanser hastalığı ve yaşadığı diğer
sağlık sorunları nedeniyle hayatını tek başına sürdüremeyecek durumdadır.
Kanser hastalığının hapishane koşullarında tedavisinin mümkün olmadığı ve
hapishanede kalmasının hayatı için risk oluşturduğu ise açıktır. Yani yasaya
göre de cezasının infazı ertelenmeli, derhal tahliye edilmelidir. Ancak Ali
Osman Köse için bugüne kadar yapılan tüm infaz erteleme başvuruları Adli Tıp
Kurumu’nun “hapishanede kalabilir” şeklindeki raporları gerekçe gösterilerek reddedilmiştir.
Şunu çok iyi biliyoruz ki, ne Adli Tıp Kurumu’nun Ali Osman Köse hakkında
verdiği bu raporlar bilimsel kriterlere uygun raporlardır ne de mahkemelerin bu
raporlara dayanarak verdiği kararlar hukuki kararlardır. Bu raporlar da bu
kararlar da tamamen siyasidir. Bu raporlar da bu kararlar da AKP faşizmine
aittir. AKP’nin itirafçılaştırma politikasının yeni uygulayıcılarından, AKP’nin
emir eri savcılarından biri olan Mehmet Akif Katırcı da bu gerçeği açıkça
itiraf ediyor. Savcı Katırcı, gözaltına alınan bir devrimcinin savcılık
sorgusunda, Ali Osman Köse eylemlerine katılmanın suç olduğunu kanıtlayamayınca
“Peki, Ali Osman Köse’nin niye serbest bırakılmadığını biliyor musun?” diye soru
soruyor. İfade tutanağında ise “Ali Osman Köse isimli şahıs 1994 yılında Eski
Adalet Bakanı Mehmet Topaç’ın öldürülmesi ve MİT servis aracının taranması
eylemlerinde bulunmuştur” ifadesi geçiyor. Yani savcı, Ali Osman Köse’nin
yargılanıp ceza almasına neden olan iddiaları dile getirip onun asla serbest
bırakılmaması gereken biri olduğunu düşündüklerini ve tahliye etmeyeceklerini
itiraf ediyor. Yani savcı açıkça şunu söylüyor; “yasalar umrumuzda değil, infaz
yasasının 16 maddesi ne derse desin, biz Ali Osman Köse’yi tahliye
etmeyeceğiz.” İşte bu kadar pervasız, işte bu kadar alçaklar. Biz bu
alçaklıkla, bu pervasızlıkla kanser hastası devrimci tutsak Güler Zere’nin
özgürlüğünü istediğimizde de karşılaştık. Güler Zere bir gerillaydı, bir
savaşçıydı. Bu yüzden onu tahliye etmeyerek hapishanede katletmek istediler.
Ama biz mücadelemizle, dünyayı ayağa kaldırarak onun özgürlüğünü, ailesi ve
dostlarıyla dışarıda vedalaşma hakkını kazandık. Ali Osman Köse’yi de
mücadelemizle oradan, faşizmin tecrit hücrelerinden çekip alacağız. Ali Osman
Köse’yi katletmelerine izin vermeyeceğiz!
Bugün işte bunun için bir kez daha buradayız. Burada ve
Avrupa’nın her yerinde Türkiye konsoloslukları önünde bir kez daha haykırıyoruz:
İnfaz Ertelenebilir, Tedavi Ertelenemez! İnfaz Her Zaman Yapılabilir, Tedavi
Derhal Yapılmalıdır!
Bıraktığımız bu simgesel tabutlarla bir kez daha
haykırıyoruz: Ali Osman Köse’nin
Tabutunu Değil Özgürlüğünü İstiyoruz, Alacağız!
Yasalar Uygulansın, Ali Osman Köse Derhal Serbest
Bırakılsın!
Kanser Hastası Devrimci Tutsak Ali Osman Köse’ye Özgürlük
Yunanistan Halk Cephesi
Almanya Bielefeld şehrinde Sibel Balaç, Gökhan Yıldırım ve Ali Osman Köse için Masa açıldı
5 Ocak Çarşamba günü Almanya Bielefeld şehrinde Ölüm Orucunda olan Sibel Balaç, Açlık grevinde bulunan Gökhan Yıldırım ve Ali Osman Köse için çadır ve masa kuruldu. Eyleme toplam 7 kişi katıldı ve resimler asıldı. İlgili olan Halka bildiriler dağıtıldı.
Bizde Bielefeld Devrimci Tutsaklar Dayanışma Komitesi olarak özgür tutsaklarımızın direnişini selamlıyoruz.
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırımın Talepleri Bizimde Taleplerimizdir! Bunların Yerine Getirilmesi için Her Türlü Desteği Sunacağımızı Açıklıyoruz ve Halkımızı Desteğe Bize Her Çarşamba Destek Olmaya Çağırıyoruz! Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur! Yasamak Hak, Yasatmak Görevdir!
Bielefeld Devrimci Tutsaklar Dayanışma Komitesi

















