halk meclisi
Berlin Halk Meclisi: Berlin Adalet Nöbeti 107. Kez Gerçekleştirildi
Gökhan Yıldırım ve Sibel Balaç’ın talepleri halkın
talepleridir. Adalet için bedenlerini açlığa yatıran halkın çocuklarının
talepleri kabul edilsin! Gökhan Yıldırım Tekirdağ Şehir Hastanesi Sağlık
Kurulu’nun verdiği “hastanede veya hapishanede kalmasına sağlık durumu
elverişli değildir” raporuna rağmen Tekirdağ Şehir Hastanesi mahkum koğuşunda
tutulmaktadır. Gökhan Yıldırım ölüm orucu direnişin 234. gününde ve sağlıksız
koşullarda enfeksiyon riski bulunmaktadır. Gökhan’ın başına gelebilecek her
türlü olumsuzluktan Tekirdağ Şehir Hastanesi Başhekimliği ve Sağlık Bakanlığı
sorumludur.
Sibel Balaç direnişin 240. ve Gökhan Yıldırım ise 234.
gününde Adalet Taleplerini ölümüne haykırmaya devam ediyoruz. Sessizliğe ve
Sansüre karşı direnişin sesi, Berlin sokaklarında duyurulmaya devam ediyor. 200
adet bildiri dağıtıldı.
Bildiriler ölüm orucu direnişçilerimiz hakkında bilgi ve
taleplerini dile getirdi. Biz Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ı yaşatacağız
onları AKP faşizmine katlettirmeyeceğiz!
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Okmeydanı Halk Meclisi Açıklaması: Sibel Yalçın Parkı Halkın Emeği İle Yapıldı Şişli Belediyesi Yıktı!
Sibel Yalçın
parkı Okmeydanı halkı ve devrimcilerin emeği, direnişiyle kurulan bir parktır.
Okmeydanı’nın
her bir yanında AKP’nin katil polisleri terör estirdiği ortamda Sibel Yalçın
Parkı
halkımızın kendini en özgür hissettiği alandır.
İşte bu
özgürlüğümüz elimizden alınmak isteniyor.
İçerisinde çay
ocağının, amfinin bulunduğu Sibel Yalçın parkı 29 Haziran 2022 tarihinde
İstanbul
Valiliğinin toplantısında alınan karar sonucu yıkılmak istenmiştir. Fakat resmi
olarak
Okmeydanı’nda
bulunan belediye meclis üyelerinin onayı olmadan yıkım
gerçekleştirilemeyecektir.
Ancak bu gerçeğe rağmen belediye meclis üyeleri yıkımı onaylamış ve
Berkin’in
katilleri ile aynı safta olduklarını açıktan ilan etmişlerdir
UYUŞTURUCU SATAN DA SATTIRAN DA, ÖZENDİREN
DE DEVLETTİR! UYUŞTURUCU
BAHANE EDİLEREK PARKIMIZA YAPILAN SALDIRI
MEŞRULAŞTIRILAMAZ!
Sibel Yalçın
parkı yıllarca AKP’nin saldırısına uğramış defalarca kez basılmış, yapılmak
istenen
etkinlikler, konserler engellenmiş, halk defalarca kez gaz bombasına maruz
bırakılmıştır.
Çay ocağının
yıkımına onay veren Şişli Belediyesi son 6 yılda Sibel Yalçın Parkı özelinde
neler
yapmıştır?
Parkın tadilatı
ve bakımı için onlarca dilekçe verildiği halde bu yönde tek bir adım atmamış
aksine halkın
yaşam alanına göz dikmiştir.
1-Sibel Yalçın
Parkı polis tarafından defalarca basılırken sessiz kalmıştır!
2-Parkın
korkuluklarını iki hafta sonra yaptıracağız diyerek sökmüş çocuklarımızı zırhlı
araçlar altında
kalmasının zeminini hazırlamıştır. Aradan 5 yıl geçtiği halde halen
korkulukları
yaptırmamıştır!
3- Mobesse
kamerası ile AKP’nin halk üzerinde denetim kurmasına sessiz kalmıştır!
4- Parkın
tuvaletlerini tamir edeceği yerde yıkımını gerçekleştirmiştir!
5-Son olarak
çay ocağı ve amfi için çıkarılan yıkım kararına imzasını atmıştır!
Yıllardır
devrimcilerin bulunduğu Sibel Yalçın’a hiçbir çete-mafya-uyuşturucu satıcısı
uğramazken AKP’nin
devrimci avcılığı ‘sayesinde’ uyuşturucu satışı yaygınlaştırılmıştır.
Uyuşturucunun
yaygınlaştırmasının sorumluları halkın uyuşturucu sorununu çözemez!
Polis parkın
tepesine mobese taktığı halde neden uyuşturucu kullanımı arttı? 7/24
devrimci avında
olan AKP’nin polisi neden uyuşturucu satıcılarının peşine düşmüyor?
Çünkü; AKP’nin
polisi çocuklarımızı zehirleyen çetelere-mafyalara değil, devrimcilere ve
halka
düşmandır. Uyuşturucuyu satan da sattıran da özendiren de devlettin ta
kendisidir.
Devrimciler
uyuşturucu satıcılarını cezalandırıp mahalleden kovarken koruyup kollayan
AKP’nin
polisi
olmuştur.
Bugün Sibel
Yalçın Parkı’nı yenileyecekleri demagojisi ile yıkımı sıradanlaştırmak
istiyorlar.
Biz diyoruz
ki;
Sibel Yalçın
Parkı’na tek bir çivi bile çakmanıza izin vermeyeceğiz!
SİBEL YALÇIN PARKI OKMEYDANI HALKININDIR,
DEVRİMCİLERİNDİR! HALKIN VE
DEVRİMCİLERİN EMEĞİNİ YIKMANIZA İZİN
VERMEYECEĞİZ!
MAHALLEMİZDEN- PARKIMIZDAN ELLERİNİZİ
ÇEKİN!
OKMEYDANI HALK MECLİSİ
Direnişler Meclisi Çağlayan Adliyesi Önünde Sibel Ve Gökhan İçin Adalet Nöbetinde
Direnişler Meclisi bu hafta da ” Adalet Nöbeti” ni
14 Temmuz Perşembe günü, Çağlayan Adliyesi önünde gerçekleştirdi. Bu haftaki
nöbetin konusu ölüm orucunda 200′ lü günlerini geride bırakan Sibel Balaç ve
Gökhan Yıldırım idi.
Her hafta olduğu gibi bu haftada adaletsizliğe karşı sessiz
kalmayıp, yaşatılan zulmü sineye çekmeyip Adalet talebimizi yine haykırıyoruz.
Geçtiğimiz haftalarda da dile getirdiğimiz iki insandan, iki
direnişçiden bahsedeceğiz.
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım 200 günü aşkın süredir ölüm
orucunda! Tam 200 gündür açlıklarıyla adaletsizliği teşhir ediyorlar.
Sibel ve Gökhan diyor ki “Bizler halkımıza ve bize
yaşatılan adaletsizliğe son verilene kadar haklarımıza ve taleplerimize ölene
kadar sahip çıkacağız.”
Bu ölüm pahasına insanlık onurunu yaşatma kararlılığıdır.
Ölüm orucu direnişi bu kararlılığın ilanıdır.
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırımın talebi halkımızın yani
bizlerin talebidir.
Sibel ve Gökhan istiyor ki başta Ali Osman Köse olmak üzere
tüm hasta tutsaklar tahliye edilsin!
Ülkemiz hapishanelerinde halen binlerce hasta tutuklu ve
hükümlü vardır ve tedavi hakları, yaşam hakları ellerinden alınmaktadır.
Raporlara göre şu an hapishanelerde 600’ü ağır olmak üzere 1605 hasta tutuklu
ve hükümlü mevcuttur. Hapishane de tedavileri mümkün değildir. Zaten hapishane
dediğimiz yer başlı başına sağlıksız bir ortamken hasta birisi nasıl
iyileşebilir.
Devlet tutsakları tahliye etmeyip tedavilerinin önünde engel
olarak işkence yapmaktadır.
Mafyaları ve katliamcıları hasta diyerek tahliye eden AKP
iktidarı özellikle devrimci tutsaklara karşı uygulanan bu işkence politikasına
derhal son vermelidir.
2020 yılında AKP iktidarı hem Sivas Katliamının sanığı olan
Ahmet Turan Kılıç’ı hasta diyerek tahliye etti hem de 2020 yılında aynı gerekçeyle
mafya bozuntusu çocuklarımızı zehirleyen katliamcı Alaaddin Çakıcı’yı da
tahliye etmiştir.
Evet çocuklarımızı uyuşturucuyla zehirleyenler ellerini
kollarını sallayarak gezmektedir. Uyuşturucuyu satan mafya-çeteler uyuşturucu
trafiğini düzenleyen bakanları tutuklanmadığı sürece de ölüm oranları ve
kullanım oranları artacaktır.
Gökhan Yıldırım bu ölümlerin önüne geçmek istediği için 46
yıl ceza aldı. Gençlerimiz yozlaşmasın, uyuşturucu bataklığına saplanmasın diye
mücadele ettiği için AKP iktidarının hakimi ve savcısı ona ceza verdi.
Sibel Balaç’ın tutukluluk nedeni ise 2016 yılında ilan
edilen OHAL ile birlikte çıkartılan KHK’lara karşı başlatılan Yüksel Direnişine
destek vermesidir. Yüksel Direnişi KHK’lar ile doruk noktasına çıkan kamu
emekçilerinin iş güvenliğinin hiçe sayılmasına karşı başlatılmış bir eylemdir.
Bir öğretmen olarak Sibel Balaç’ın bu eyleme katılması çok meşru ve doğaldır.
Fakat AKP iktidarının polislerince hazırlanan sahte dijital materyal delil
gösterilerek Sibel Balaç tutuklanmış ve AKP iktidarının hakimi ve savcısı Sibel
Balaç’a 8,5 yıl ceza vermiştir.
Sibel ve Gökhan’ın taleplerinden birisi de budur. Bugün tek
bir kişinin yalan beyanına dayanarak ortada olmayan dijitaller kullanarak ya da
üzerinde polis tarafından oynanarak yaratılan delillerle birçok kişi
tutuklanarak yıllara varan cezalar alıyorlar. Bunun hukuken hiçbir doğruluğu
yoktur.
AKP iktidarı yarattığı sahte delilerle ve iftiracılarla
halkın ve devrimcilerin üstünde baskı kurmak istiyor bugün hapishanede
tutsaklara uyguladıkları baskıda buna bir örnektir. Yıllar önce kazanılan
haklar tutsaklara her dönem yeni bahanelerle yasaklanıyor ve bir süre sonra
kalıcılaştırılıyor.
Halkımız;
Sibel ve Gökhan’ın haklı ve meşru talepleri işte bunlardır.
Onların ölmesinin önüne geçmenin tek yolu, direnişlerine sahip çıkmak, onların
direnişini dört bir yana yaymak, her türlü yol ve yöntemle direnişi büyüterek
faşizmin karşısına dikilmektir.
Kahrolsun Faşizm Yasasın Mücadelemiz
Berlin Halk Meclisi Ölüm Orucu Direnişçileri İçin Türkiye Büyükelçiliği Önüne Eylem Yaptı
12 Temmuz 2022 tarihinde Berlin’de Türkiye Büyükelçiliğinin
önünde eylem yapıldı. Yaklaşık 1 saat süren eylem boyunca sloganlar Sibel Balaç
ve Gökhan Yıldırım Yalnız Değildir/ Onurumuzdur hiç susmadı.
Halkın yaşadığı adaletsizlikler, açlık, yoksulluk; Özgür
Tutsakların haklarının gasp edilmesi, adil yargılanma hakkı ve hasta
tutsakların serbest bırakılması için Özgür Tutsaklar Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım
adalet için ölüm orucunda.
Tarih Direnenleri Yazar, Direnenler İse Tarihi…
Öğretmenimiz Sibel Balaç Direnişiyle Öğretiyor
Mahallenin Şahanı Gökhan Yıldırım Yürünecek Hedefi
Gösteriyor…
“Yalnız değiliz! Tüm dünya halklarıyla birlikteyiz. Güçsüz
değiliz. Gücümüz inancımızda, tarihsel ve siyasal haklılığımızdadır. Biz
kazanacağız. Çünkü biz halkız ve haklıyız!”
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın Talepleri Kabul Edilsin!
YAŞASIN ÖLÜM ORUCU DİRENİŞİMİZ!
Vazgeçmiyoruz!
Vazgeçmeyeceğiz!
Direneceğiz!
Direniyoruz!
Kazanacağız!
Berlin Halk Meclisi
Almanya Adalet İstiyoruz Komitesi: Özgül Emre’yi Katletmelerine İzin Vermeyeceğiz
ACİL! ÖZGÜL EMRE SU ŞEKER TUZ ALAMIYOR!
BÜTÜN HALKIMIZI BGH KARLSRUHE HAPİSHANESİ ÖNÜNE ÇAĞIRIYORUZ!
ALMAN DEVLETİ’NE ÖZGÜL EMRE’Yİ KATLETTİRMEYECEĞİZ!
ÖZGÜL EMRE SIVI ALAMIYOR, İÇTİĞİ HERŞEYİ ÇIKARIYOR, ŞEKER
TUZ ALAMIYOR!
BİR AY BOYUNCA TUZ ŞEKER VERİLMEDİ, BUNUN SONUCU ARTIK
VÜCUDU ŞEKER TUZU KABUL ETMİYOR!
SUÇ İŞLİYORLAR!
FAŞİST ROHRBACH HAPİSHANESİ, BGH ( KARLSRUHE FEDERAL
MAHKEMESİ) ÖZGÜL EMRE’NİN KILINA GELECEK ZARARDAN SORUMLU OLACAK, VE ADINIZ
TARİHE NAZİ YASALARINI HAYATA GEÇİREN ADALET BAKANI VE HAKİMLERİ OLARAK
GEÇECEK!
BAŞTA BGH VE HAKİM DR. LUTZ, ROHRBACH HAPİSHANE MÜDÜRÜ
ANABEL FRANZEN OLMAK ÜZERE FEDERAL
ALMANYA ADALET BAKANI MARCO BUSCHMANN ÖZGÜL EMRE’NİN BAŞINA GELECEKLERDEN
SORUMLUDUR!
KENDİ HUKUKUNUZU AYAKLAR ALTINA ALIYORSUNUZ, ÖZGÜL EMRE BİR
TUTUKLUDUR HÜKÜMLÜ DEĞİL VE TEK TİP ELBİSE GİYME ZORUNLULUĞU YOKTUR!
TEK TİP ELBİSE BİR KEFENDİR, DEVRİMCİLER BU KEFENİ GİYMEDİ
GİYMEYECEK!
Türkiyeli devrimci tutsak Özgül Emre 16 Mayıs 2022
tarihinden bu yana Tek Tip Elbise dayatmasına karşı açlık grevinde.
Rohrbach Hapishanesi güvenlik sorunu gerekçesi ile Özgül
Emre’nin elbisesini vermediği gibi bir ay boyunca tuz ve şekeri de vermedi,
Halkın sahiplenmesi sonucu tuz ve şeker verildi. Ama artık Özgül tuz ve şekeri
alamıyor vücudu kabul etmiyor.
HHB Enternasyonal’in açıklamasına göre “sıvı alımında
ciddi bir sorun yaşamakta, aldığı sıvıları kusarak geri çıkarmakta, sıvı
alırken de çıkarırken de kasıklardan yukarıya doğru ciddi ağrılar yaşadığını
ifade ediyor. Sıvı alamadığı için şeker ve tuzda alamamakta”
Rohrbach hapishanesi uzun süre şeker ve tuzu vermeyerek
Özgül’ü ölüm orucu direnişçilerinin son anlarında yaşadıkları duruma
getirmiştir.
Almanya’da adalet ve hukuk yok biz bunu biliyoruz. 129b
yasası ve Özgül Emre’nin tutuklanması dahi hukuksuzdur. 129b yasası faşist bir
maddedir. Bu maddenin sonucu tutuklandı ve bilinçli olarak NAZİ KAMPI OLAN
ROHRBACH HAPİSHANESİ’NE konuldu.
Bu hapishanede birkaç gün kalan eski devrimci tutsaklar,
buranın her şeyinin Guantanamo gibi görüntüsünün olduğunu ve Nazi yöntemleri
geçen bir hapishane olduğunu anlatıyor.
Devrimcilerin iradesini sınıyorlar, boyun eğdirmek
istiyorlar. bizden intikam almak istiyorlar. Yenilmeye mahkumsunuz iki dünya
savaşı çıkardınız yenildiniz. Tekrar yenileceksiniz ve adınız bir devrimciye
yaptığınız işkence ile anılacak.
BGH Hakimi Dr.Lutz adın Nazi Hakimi olarak anılmasını
istemiyorsa bu hukuksuzluğa son vermek zorundadır. Kendi elbiselerini giymek
Özgül Emre’nin yasal hakkı. BGH’nın
elbiseleri verilmelidir kararına rağmen Hapishane reddediyor. BGH ve Hapishane
oyun oynuyorlar. BGH’nın bunu kabul ettirememesi gibi bir durum söz konusu dahi
olamaz.
Çok belli ki üslerinden emir almışlar, yani Alman
devletinden.
Almanya Solu, milletvekilleri, ilerici avukatlar ve
aydınlara çağrımızdır;
Bir devrimcinin katledilmesine veya sakat bırakılmasına
sessiz kalmayın.
Bu tarihinizde kara bir leke olarak kalacaktır. RAF’lı
tutsakların nasıl hapishanelerde katledildiğini biliyoruz. Bunun tekrar
yaşanmasına izin vermeyin.
Halkımız;
Herkesi BGH önüne ve Rohrbach hapishanesi önüne çağırıyoruz.
Bütün ülkelerde Alman konsoloslukları önlerinde nöbetler
tutalım, Özgül Emre’nin sevk talebi ya da elbiseleri kabul edilinceye kadar
Özgül Emre Bizim Onurumuzdur!
Özgül Emre’yi Alman Devletine Katlettirmeyeceğiz!
Özgül Emre’nin Kendi Elbiseleri Verilsin Ya Da Tte
Dayatmasının Olmadığı Bir Hapishaneye Sevk Edilsin!
Almanya Adalet İstiyoruz Komitesi
1 yıldan fazla süren ve ağır hasta tutsak Ali Osman Köse’ye
Özgürlük talebiyle başlatılan haftalık adalet nöbetleri son 2 aydır iki
haftalık çarşamba günleri devam ediyor. Sonuncusu 22 Haziran Çarşamba günü
Mariahilfer caddesinde düzenlendi.
Türkiye ve dünyadaki birçok devrimci tutsakların afişleri
yanısıra ağır hasta tutsak Ali Osman Köse’nin pankartı ve Aysel Tugluk’un da
fotoğrafı asıldı.
Ölüm Orucu direnişçileri Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın
resimleri olan dövizlerde, uğradıkları adaletsizliklere karşı verdikleri
mücadeleyi anlatan yazılar vardı.
Saat 18.00- 19.00 arası düzenlenen eylemde ölüm orucu
direnişiyle ilgili bildiriler dağıtıldı. İlgi duyan birçok kişiye direniş
anlatılarak dayanışma çağrısı yapıldı.
Bir sonraki nöbet 6 Temmuz Çarşamba günü düzenlenecek.
















