haberler
AEC Fransa Ve Fransa Halk Cephesi Paris’deki İran Büyükelçiliğini Ziyaret Etti
28 Şubat
tarihinde ABD ve İsrail İran’ı hiç bir neden olmadan saldırdı.
Bu
saldırganlığı kesintisiz bir şekilde sürüyor.
İsrail bütün
Ortadoğu’yu Gazze’ye çevirmek istediği için, İran halkının üzerine çok ağır bombardıman
yapıyon
Daha 1 ay
içinde 40 binin üzerinde ölü olduğu söyleniyor.
ABD
emperyalizmini ve İsrail Siyonizmini protesto etmek; aynı zamanda İran halkının
yanında olduğumuzu göstermek amacıyla,
Anti-Emperyalist Cephe ve Halk Cephesi, Avrupa’nın farklı şehirlerinde
eş zamanlı İran Büyükelçiliği önünde eylem yapıldı.
Aynı şekilde
İran Büyükelçiliği kabul ettiği taktirde, Büyükelçiliğin görevlileri ile de
görüşülecekti.
Paris’de
Büyükelçilik tarafından kabul edilindi.
İran
Büyükelçiliği çalışanları gördükleri tablo karşısında biraz şaşkındı. Bugüne
kadar ellerinde çiçek ve dayanışma mesajı ile gelindiği pek sık görülen bir şey
olmasa gerek.
Ancak AEC ve
Halk Cephe’liler İran halkının uğradığı saldırıya karşı kayıtsız kalamazdı.
Büyükelçinin
kendisi bir toplantıdadıydı. Bundan dolayı bir Büyükelçinin çalışanlarından 2
kişi tarafından kabul edildik.
Bize çay ve
bisküvit ikram ettiler- tıpkı Türkiye’deki çay bardaklarıyla.
Sebebi
ziyaretimizi anlattık. Onlara yazdığımız dayanışma mektubunu taktim ettik.
Büyükelçiliğin
içinde yaklaşık 1,5 saat geçirdik.
Büyükelçilik
çalışanı kendisini çok iyi ifade etmek istedi.
Yaşadıkları
saldırıyı, İran halkının acılarını anlattı. Onlar için bu rakamlar öylesine
sayı olmadığını. Her rakamın arkasında bir insanın, bir ailenin kaderi olduğunu
ifade etti. İran devleti için her birinin büyük önem arz ettiğini söyledi.
Batı medyasının
uyguladığı sansürden muzdarip olduklarını ifade etti.
İran devleti
günlük sansürsüz ve dezenformasyon ile çarpıtılmamış haber bültenleri
çıkartıyormuş. Bizden numaralarımızı alıp, bize günlük bilgi göndermeyi teklif
etti.
Biz genel
olarak sebebi ziyaretimizi ifade ettikten sonra, İran’a bir heyet göndermek
istediğimizi söyledik.
Daha önce AEC
Donbass’a da bir heyet göndermişti. Aynı şekilde Gazze’ye Rafah sınırı
üzerinden geçecek şekilde bir heyet göndermiştik. Şimdi de İran’a göndermek
istiyoruz. Hem olup bitenleri kendi gözlerimiz ile görmek, hemde dünyaya
göstermek için.
Büyükelçilik
çalışanı bundan büyük memnuniyet duydu ve her türlü yardımcı olacağını söyledi.
Bizim onlardan
her şekilde yardım isteyebileceğimizi söyledi. İran ile ilgili bir şey yapmak
istediğimizde, Büyükelçiliğe başvurabileceğimizi belirtti.
1,5 saatlik
ziyaretimiz sonrası, ayrılmadan evvel ellerimizdeki çiçekleri teslim ettik.
En sonunda,
Büyükelçilik önünde İngilizce, Türkçe, Fransızca açıklama yaptık.
İran
Büyükelçiliğine yazdığımız destek mesajı paylaşıyoruz:
İRAN
HALKININ YANINDAYIZ
Biz buraya İran
ve İran halkı ile dayanışmamızı göstermeye geldik.
28 Şubat 2026
tarihinde ortada hiç bir sebep yokken;sizi “müzakere yalanları” ile
oyalarken; görünürde İsrail ve ABD tarafından saldırıya uğradınız.
Görünmeyen
saldırganlar ise, ABD ve İsrail işbirlikçisi körfez ülkeleridir.
Daha size
yapılan tek taraflı saldırının ilk günlerinde,
dini lideriniz Ayatollah Ali Khamaney’i şehit verdiniz.
Bu vesileyle
İran halkına baş sağlığı diliyoruz.
Haydut ABD
emperyalizmi ve siyonist İsrail, akıttığı kanın hesabını verecek.
İran, Filistin,
Lübnan halklarının kanı yerde kalmayacak.
Sizin
iktidarınızı devirip, Şeyh Pevlevi’yi iktidara getirmek istediler.
Çünkü o sadık
bir ABD ve İsrail uşağı olacaktır.
Ancak hiç de
umdukları gibi olmadı.
Siz öylesine
direngen çıktınız ki. Dünya halklarını sevindirdiniz.
İsrail, ABD
emperyalizm, AB emperyalizm ve Suudi Arabistan, Katar, Bahreyn gibi işbirlikçi
körfez ülkelerini şaşkına çevirdiniz.
ABD’yi bu
savaşa girdiğine bin pişman ettiniz.
İsrail,
Filistin topraklarını işgal ettiği 1948 Nakba’sından bu yana, hiç böylesine üst
üste, peş peşe saldırıya uğramamıştı.
İsrail’liler
buna alışkın değil. Onların demir kubbesi gibi güvenlik sistemlerinin
kendilerini koruyacağını zanettiler.
Ancak İran’a
saldırıyı başlattıkları günden bu yana, İsraililer lağım fareleri gibi, sürekli
sığınaklarda yaşamak zorunda.
Körfez
ülkelerinin işbirlikçisi, kişiliksiz şeyhleri hem şaşkın, hemde çaresiz ve
perişan.
Hani ABD onları
koruyacaktı? Bırakın onları korumayı, kendi askeri üslerini bile
koruyamıyorlar.
ABD askerleri
korkularından ölüyor. Üniformalarını çıkarttıp, otellerde böcekler gibi
saklanıyorlar.
Şu anda ABD
emperyalizmin sadık köpekleri olmanın bedelini ağır ödüyorlar.
ABD emperyalizmi şaşkın, ne yapacağını
bilmiyor.
Geri adım
atamaz, bu ABD hegemonyasının çok açık sonu olacaktır.
Ama ileriye de
gidemiyor. İran onlara hattini bildiriyor.
Başta İran’daki
ikidarı devirip, darbe yapmak isteyen ABD emperyalizmi, şimdi Hürmüz boğazını
açabilse, “zafer kazandığını” ilan edip, savaşı tek taraflı
sonlandıracak.
Ancak kısa süre
içinde iki kere saldırıya uğrayan İran bu sefer altdan almıyor, tolerans
göstermiyor.
Kağıt’dan
kaplan olan emperyalizm, İran, Hizbullah, İrak’daki direniş örgütlerinin ve
Yemen’deki Ansar Allah’ın vurduğu darbeler tarafından şaşkına döndü. Öldü
dediği direniş eksenini kaya gibi sağlam karşılarında duruyor.
Siz ilk
zaferinizi elde ettiniz bile. ABD ve NATO İrak’dan ayrılmak zorunda kaldı.
Bu ezilen dünya
halkları için büyük bir mutluluk kaynağı.
İrak işgalinde
katledilen 1 milyon insanın hesabının sorulmasıdır.
Umarız pek
yakında ABD üsleri bütün Ortadoğu’dan silinip süpürülürler.
Ve inşallah bu
ölümcül darbeler ile birlikte, İsrail denilen devlet bu yeryüzünden kazınıp
gider.
Tarihin
çöplüğüne atılır.
Filistin halkı
topraklarına geri kavuşur.
Siz şu anda
direniş ekseni ile birlikte, ABD ve İsrail’in gerçekten ne kadar güçsüz
olduğunu gösterdiniz.
Siz egemen, diz
çökmeyen bir ülkenin nasıl olması gerektiğini gösteriyorsunuz.
Siz şu anda
bütün dünyaya vatan ve halk sevgisi dersi veriyorsunuz.
Siz emperyalist
ülkelerin asla anlayamayacağı, bilmediği tanımadığı değerler için
savaşıyorsunuz:
Onur, şeref ve
haysiyet.
Onlar o sefil
hayatları için, yapamayacağı alçaklık yoktur.
Oysa siz,
başınız dik, ölüme meydan okuyarak şehit düşüyorsunuz.
Aslında bizim
ülkemizin şairi Ataol Behramoğlu’nun dörtlüsü bu durumu çok iyi anlatıyor:
“Cellat
uyandı yatağında bir gece
“Tanrım” dedi
“Bu ne zor bilmece :
Öldürdükçe
çoğalıyor adamlar
Ben
tükenmekteyim öldürdükçe..”
Emperyalizm sizi
asla anlayamaz.
Ama biz
anlıyoruz.
Çünkü bizde
emperyalizme karşı, bütün dünyayı karşımıza alarak, mücadele ediyoruz.
Direnenler
birbirlerini anlarlar.
Siz, bugün
sadece İran halkı için değil, bütün dünya halkları için umut kaynağısınız.
İran halkının
yanındayız.
Kahrolsun ABD
emperyalizmi ve İsrail Siyonizmi.
Anti
Emperyalist Cephe Fransa
Fransa Halk
Cephesi
NATO, Yani ABD Emperyalizmi, Türkiye’de NATO Kolordusu Kurmayı Planlıyor! Bu ABD’nin Türkiye’yi İşgal Programıdır!
1-
NATO, YANİ ABD
EMPERYALİZMİ, TÜRKİYE’DE NATO KOLORDUSU KURMAYI PLANLIYOR!
BU
ABD’NİN TÜRKİYE’Yİ İŞGAL PROGRAMIDIR!
Kolordu
Kurmak, “Savaş Yönetim Merkezi” Kurmaktır!
Bu Merkez, Savaşın Planlandığı ve
Yönetildiği Beyin Olacak.
TÜRKİYE TOPRAKLARI, BAŞTA
ORTADOĞU OLMAK ÜZERE DÜNYA HALKLARINI KATLETMEK İÇİN SALDIRI
ÜSSÜ OLARAK KULLANILACAK!
BAŞTA ORTADOĞU, RUSYA, ASYA VE AFRİKA OLMAK ÜZERE BÜTÜN
DÜNYANIN EMPERYALİST İŞGAL PROGRAMI TÜRKİYE’DEN YÖNETİLECEK!
2-
ANADOLU HALKLARININ ANTİ-EMPERYALİST
BİLİNCİ VE DUYGUSU GÜÇLÜDÜR!
FAKAT İŞBİRLİKÇİ OLİGARŞİNİN FAŞİST
İKTİDARI AKP,
TAM BİR AMERİKAN UŞAĞIDIR!
Trump, Tayyip Erdoğan İçin İran
savaşında “Büyük Bir Lider, Türkiye Harikaydı” demiştir. Bu Cümleler AKP’nin nasıl bir işbirlikçi
olduğunun ve iktidarda kalabilmek için emperyalizm adına daha neler
yapabileceğinin göstergesidir.
TÜRKİYE TOPRAKLARI, CUMHURBAŞKANI KATİL TAYYİP ERDOĞAN’IN RIZASI İLE AÇIK İŞGAL EDİLECEK! KOMŞULARIMIZA, KARDEŞ HALKLARIMIZA
SALDIRI ÜSSÜ OLACAK!
KATİL, SAPIK, İŞKENCECİLERDEN OLUŞACAK OLAN 20 İLA 60 BİN KİŞİLİK BU KOLORDUNUN YANİ İŞGAL
ORDUSUNUN ÜLKEMİZİ İŞGAL ETMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ!
BURASI ANADOLU TOPRAKLARI,
BİZİM OLDUĞUMUZ YERDE EMPERYALİZME GEÇİT YOK!
TÜRKİYE TOPRAKLARINDA NATO’YA YER
OLMAYACAK!
VATANIMIZI DÜNYA HALKLARI İÇİN CENNET DÜŞMANLARIMIZ İÇİN CEHENNEME ÇEVİRECEĞİZ!
ANADOLU TOPRAKLARINDA HALK CEPHELİLER VAR,
BU SALDIRI MERKEZİNİN, HALKLARA SALDIRI ÜSSÜNE DÖNÜŞMESİNE İZİN
VERMEYECEĞİZ!
BE HEY ZULMÜN TANRILARI;
TANKINIZI TOPUNUZU, SOYUNUZU SOPUNUZU ATACAĞIZ
YURDUMUZDAN!
BU CÜRETLE ve ANTİ-EMPERYALİST
BİLİNÇLE MÜCADELE EDEN 300’E YAKIN HALK CEPHELİ DEVRİMCİ, BUGÜN KUYU TİPİ HAPİSHANELERDE,
AĞIRLAŞTIRILMIŞ TECRİT HAPİSHANELERİNDE TUTSAK!
ÇÜNKÜ AMERİKAN
ÇIKARLARININ, TOPRAKLARIMIZIN EMPERYALİZMİN SALDIRI ÜSSÜ OLMASININ ÖNÜNDEKİ TEK
ENGEL, HALK CEPHELİLER’DİR!
HALK CEPHELİ TUTSAKLAR, 2016’DAN BERİ SÜREKLİ FAŞİZME
KARŞI SÜREKLİ DİRENİŞTELER…
3 YILDIR ARALIKSIZ DEVAM EDEN AÇLIK
GREVLERİ İLE ANADOLU TOPRAKLARININ TESLİM ALINMASI SALDIRISINA KARŞI DİRENİYORLAR!
KUYU TİPİ HAPİSHANELER, ABD
EMPERYALİZMİN ANADOLU HALKLARINI TESLİM ALMA PROGRAMIDIR!
ANT OLSUN Kİ, KATİL NATO-ABD
ORDULARINI, EPSTEİN ADALARINA GÖMECEĞİZ!
3-
AVRUPA HALKI; Askerlerinizi Ülkenize Geri Çağırın!
Dünya Halklarının Katili Olacaklar! NATO Ordusu Gittiği Her Yere Katliam,
İşkence, Hapishane ve Tecavüz Götürmüştür! GELİN, NATO DAĞITILSIN TALEBİNİ BİRLİKTE YÜKSELTELİM!
NATO, Emperyalizmin halklara karşı savaş
örgütüdür.
NATO Demek; İşgal, Katliam, Yoksulluk, Sömürü Demektir.
4-
EMPERYALİZME KARŞI, SAVAŞ ÖRGÜTÜ
NATO’YA KARŞI, HALKLARIN ANTİ-EMPERYALİST BİRLİĞİNİ KURALIM!
2026
YILI NATO ZİRVESİ, TÜRKİYE’DE GERÇEKLEŞECEK!
NATO
ZİRVESİNİN HEDEFİ, TAM TESLİMİYET YARATAMADIĞI TÜM ÜLKELERİ, AMERİKAN
İMPARATORLUĞU’NUN BİRER EYALETİ HALİNE GETİRMEKTİR!
TÜM
SALDIRILARI EMPERYALİZME KARŞI BAĞIMSIZLIK SAVAŞIMIZLA,
DİRENİŞLERİMİZLE
BOŞA ÇIKARACAĞIZ!
TÜRKİYELİ
DEVRİMCİLER OLARAK, NATO ZİRVESİNE KARŞI DÜNYA HALKLARINI BİRLEŞTİRİYORUZ
NATO’YA
KARŞI İSPANYA’DA, HALKLARIN ANTİ-EMPERYALİST BİRLİĞİ KONFERANSINI DÜZENLİYORUZ
HEDEFİMİZ; DÜNYA HALKLARININ NATO VE ABD
EMPERYALİZMİNE KARŞI ORTAK MÜCADELE PROGRAMINI OLUŞTURMAK VE MÜCADELEYİ
ÖRGÜTLEMEKTİR.
TÜM ÜLKELERDE, HALK KOMİTELERİ ve
HALK MECLİSLERİ KURULMASINI SAĞLAMAKTIR.
ONLAR BİR AVUÇ, BİZ İSE MİLYARLARIZ!
ONLARIN SAVAŞ ÖRGÜTLERİ-ORDULARI;
HALKLARIN ÖRGÜTLÜ GÜCÜ KARŞISINDA HÜKÜMSÜZDÜR!
ÇÜRÜMÜŞ, KOKUŞMUŞ, VAHŞİ, SÖMÜRGECİ
EMPERYALİZME KARŞI
BİRLEŞECEK, MÜCADELE EDECEK,
KAZANACAĞIZ!
NATO’NUN KORKUSU
DEVRİM VE SOSYALİZM
KORKUSUDUR!
KORKULARINI BÜYÜTECEĞİZ!
ANTİ-EMPERYALİST CEPHE
HALK CEPHESİ (AVRUPA)
GRUP YORUM
Fransa Paris Direniş Çadırında Kızıldere Şehitleri İçin Anma Yapıldı!
THKP-C Önderleri’nin resimlerinin
yer aldığı karanfiller ve mumlardan oluşan saygı-anma masası hazırlandı.
29 Mart Pazar Akşamı Yapılan Anma
Da
Kızıldere Manifestosu anlatıldı.
“Devrim şehitleri dünümüz bugünümüz ve yarınlarımızdır, direnişin olduğu her
yer Mahirlerin adasıdır, direniş çadırı Mahirlerin çarpıştığı kerpiç evdir.
Bugün bu kerpiç evimizde hemen hemen her kuşaktan insanlar var…direnenler var
Kızıldere’den devraldığımız sosyalizm bayrağını geleceğe taşıyoruz”sözlerine
yer verildi. İhtilalin yolunun Kızıldere’den geçtiğine”vurgu yapıldı.
Fransa Dev-Gençliler tarafından
Kızıldere Direnişini anlatan türküler ve marşlar seslendirildi. Halk Cephesi
adına bir kişi “Kızıldere Son Değil Savaş Sürüyor”yazısını okudu. Son olarak 30
Mart 17 Nisan Kurgusu izlendi. Anmaya Direniş Çadırının Fransız Emekçileri de
dahil olmak üzere toplamda 20 kişi katıldı.
Kuyu-Tipi Hapishanelerine Karşı Verilen Direnişe Destek Verme Amaçlı Avrupa Çapında Dört Gün Üstüste Eylemler Yapıldı
Kuyu-Tipi Direnişine
Destek Komitesinin çağrısı şu şekildeydi.
Gürkan Türkoğlu ve Hüseyin Özen 200’lü günleri aşıp 250’li günlere dayandılar.
Direnişi, nedenlerini ve faşizmin ancak direnişle geri adım attığını hepimiz
biliyoruz. Bu nedenle Kuyu-tipi direnişine destek komitesi olarak bu hafta bir
dizi eylem yapma kararı aldık.
adaletsizlik bakanlığına aşağıdaki e-maili gönderip ekran görüntüsünü
paylaşacağız.
hapishanesi’ndeki siyasi tutsaklar Tahsin Sağaltıcı, Gürkan Türkoğlu ve Hüseyin
Özen, kuyu-tiplerinin kapatılması ve tecrit olmayan ve ailelerine yakın olan
bir hapishaneye sevk edilmeleri talebiyle açlık grevinde.
2026, Tahsin ve Gürkan açlıklarının 239. Hüseyin ise 220. Gününde. Onların talepleri derhal kabul edilmeli ve
kuyu-tipi olmayan, ailelerine yakın bir hapishaneye sevk edilmelidirler.
ölmeleri dayatılıyor. Sevk talebini reddedip, kuyulara gömmek istiyorsunuz.
Kuyu Tiplerini bunun için yaptınız. Havanın, güneşin, insan sesinin girmediği,
bırakın yıllarca yaşamayı, bir gün bile kalamayacağınız o hücrelerde tutsakları
diri diri gömmek istiyorsunuz.
insanlığa, hem ahlaka, hem dilinizden düşürmediğiniz dininize, hem de yasalara
aykırıdır.
tutsaklar yalnız değiller ve onları kuyu-tipi işkencehanelerinizde öldürmenize
izin vermeyeceğiz.
Yaptığınız suçtur
ve suçunuzu dünya çapında, her yolla duyurmaya ve size teşhir etmeye devam
edeceğiz.
VE İNSANLIK DIŞIDIR, KAPATILMALIDIR!
TALEPLERİNİN KABUL EDİLMESİNİ İSTİYORUZ!
YAŞASIN DİRENİŞÇİLER!
ve Avrupalı insanımız yüzlerce e-mail gönderdiler. Email gönderilen ülkeler; Beyaz
Rusya, Rusya, Almanya, Fransa, Belçika, Avusturya, Büyük Britanya, Yunanistan,
Bask Ülkesi, Hollanda ve İsviçre.

26 Mart Perşembe günü ise
bu kez Adalet bakanlığı, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ve Antalya
kuyu-tipi hapishanesi telefonla aranarak, tutsakların taleplerinin makul olduğu
ve kabul edilmesi gerektiği, bizlerin direnişe destek verdiğimiz vurgulandı.
28 Mart Cumartesi günü
ise bir günlük destek açlık grevi yapıldı. Katılımcıların ülkelere göre
dağılımı;
Büyük Britanya: 24,
İsviçre: 19; İskandinavya:75, Almanya: 9, Avusturya: 43, Fransa: 44 Yunanistan: 204, Belçika: 13, Rusya: 1,
Hollanda: 9: Toplam: 442
Ayrıca Hollanda ve
Yunanistan’da Türkiye elçilikleri önünde protesto gösterileri düzenlendi.
Bizim çabamız onların
seslerini yükseltecek ve moral destek verecektir. Bugüne kadar 40 direniş
zaferle sonuçlandı. Bunda bir zerre kadar da olsa katkımız varsa ne mutlu bize.
Birlikte başarırız.
Bu güce ve iradeye
sahibiz.
Kahrolsun faşizm, Yaşasın
direnişimiz.
KUYU-TİPİ DİRENİŞİNE
DESTEK KOMİTESİ
Yüksel’de Oturma Eylemi Yapan Aileler Adalet Bakanlığı Önünde Gözaltına Alındı
Yüksel Caddesi’ nde direnen Ferdi SARIKAYA, İsmail ÖZEN ve
Hilal SAĞALTICI Adalet Bakanlığı’ nın önünde oturma eyleminde gözaltına
alındılar.
Adalet Bakanlığı’ nın önünden gözaltına alınan aileler
serbest bırakıldılar.
Kuyu Tipi Hapishaneler Kapatılsın!
Evlatları İçin Oturma Eylemi Yapan Aileler Yalnız Değildir!
AKP Faşizminin Emekli Meclisi Korkusu Sürüyor: Gözaltına Alınan Emekli Meclisi Üyeleri Serbest Bırakılsın
Emekli Meclisi kurum binası AKP’nin faşizminin katil
polisleri tarafından sabah 05.00 te kapılar kırılarak basılmış kurum binası
polisler tarafından talan edilmiştir. AKP faşizminin emeklilerin haklı
mücadelesine yapmış olduğu bu saldırı kabul edilemez.
Bu sabah saatlerinde yapılan baskınlarda gözaltına alınan
isimlerden öğrendiklerimizi paylaşıyoruz: -Zerrin Aldemir -Hasan Kaşkır -Tülin
Karakullukçu -Ömer Sarsılmaz -İsmet Ağırman -Önal Akkaya -İsa Albayrak
Ahmet Kulaksız Hüseyin Kaşkır Emine Kaşkır
Nurettin Kılıç Bedirhan Çetinkaya da gözaltına alınmıştır.
Müvekkilimiz Ahmet Kulaksız ileri derece KOAH hastasıdır, solunum cihazıyla
birlikte gözaltına alınmıştır. AHMET
KULAKSIZ DERHAL SERBEST BIRAKILSIN!
EMEKLİ MECLİSİ ÜYELERİ SERBEST BIRAKILSIN!
KAHROLSUN FAŞİZM YAŞASIN MÜCADELEMİZ!
Ankara Yüksel Caddesi’ndeki Kuyu Tipi Hapishanelere Karşı Oturma Eylemi 19. Gününde
Kuyu tipi hapishanelerde süresiz açlık grevi direnişinde
olan Hüseyin Özen(226), Tahsin Sağaltıcı (245)
ve Gürkan Türkoğlu’nun(245) taleplerinin kabul edilmesi için ailelerin
başlattığı oturma eylemi devam ediyor.
Yüksel Direnişi 19. Gün Akşam Açıklaması:
”Adalet Bakanı ile görüşmek istediğimiz halde gözaltına
aldılar. 19 gündür kulakları duymuyor, sağırlar.”
Tayadlı Aileler Yüksel Direnişi 18. Gün saat 13:00 basın
açıklaması:
”Abim ve arkadaşlarının sağlık durumları şu an çok kötü
durumda… Hafıza kayıpları başladı. Ayaklarında yanma dillerinde döküntüler
başladı.”
Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu Ankara-Yüksel’de Oturma Eylemindeki TAYAD’lı Aileler’i Ziyaret Etti
Kuyu tipi hapishanelerde süresiz açlık grevi direnişinde
olan Hüseyin Özen(225), Tahsin Sağaltıcı (244)
ve Gürkan Türkoğlu’nun(244) taleplerinin kabul edilmesi için ailelerin
başlattığı oturma eylemi devam ediyor. 31 Mart Salı günü DEM Parti Milletvekili
Ömer Faruk Gergerlioğlu oturma eylemindeki aileleri ziyaret etti.
Tahsin Sağaltıcı’nın Hilal Sağaltıcı: “Tam 19 gündür
buradayız. Polisler karşımızda biz buradayız. Biz bugün Adalet Bakanlığı’na
gittik. Orada Adalet Bakanlığı’ndan bir yetkili 248 gündür bize cevap vermedi
ve biz buradayız 19 gündür. İlk geldiğimiz günde verdik dilekçeyi. Ceza Tevkif
Evleri Müdürlüğü’ne gönderdiler. Telefon açıyoruz, kapatılıyor. Cevap veren de
yok.”
DEM Parti Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu:
“Ankara Kızılay’daki 200’lü günlerde çocukları açlık
grevinde olan TAYAD’lı Aileler’i’ ziyaret ettim. Annelerin babaların gözü
yaşlı.
Adalet Bakanlığı, Ceza Tevkif Evleri, açlık grevinde olan
mahpusların sesini ölünce mi duyacaksın?
19 Gündür bu insanlar burada.
Adalet Bakanlığı’nın da önüne gidiyor. Duymuyoruz diyemez
kimse. Bir an evvel çözüm bulunması gerektiğini söylüyor. Hepinizi sevgiyle,
saygıyla selamlıyorum.
Orada açlık grevinde olan insanların annesi babası burada
gözyaşı döküyor. O insanlar da açlıkla kıvranıyor ve ölüme yaklaşıyor. Biz
Adalet Bakanlığını’nın sesimizi duyduğunu duyacağını düşünüyoruz. Kulaklarını
böyle kapatıyorlar duymamak için. Duymamak mümkün değil!
Beddua almayın diyorum.
Adalet Bakanlığı, Ceza Tevkif Evleri ‘na sesleniyorum;
Annelerin bedduasını almayın. Annelerin bedduasını alan iflah olmaz arkadaşlar
bakın bunu çok net söylüyorum.
Yasaya aykırı iş yaptınız. O cezaevinde, o koğuşta olmaması
gereken insanları orada tuttunuz ve bu insanlar ölürse bu annelere kim hesap
verecek? Ben soruyorum; bu annelere kim hesap verecek? Bu babaya kim hesap
versin?
Biz buradan tüm Ankara halkına da sesleniyoruz. Bu
göstericilerin sesini duyun. Talepleri yasa dışı değil, hukuk dışı değil,
anayasa dışı değil. Talepleri; insan haklarına uygun arkadaşlar. Böyle olmaz.
Adalet Bakanlığı’na da sesleniyoruz buradan. Eğer ki bu mahpuslar ölürse Allah
korusun bakın gözü yaşlı anneleri burada. Her saat ağlıyorlar burada. 248. gün
sonunda bu mahpuslar ölürse bunun vebali kime ait ben soruyorum. Hadi bakalım.”

















