dünya
Paris Helin Kültür Merkezi’nde Birsen Kars İçin 40 Lokması Dağıtımı Yapıldı
Helin Kültür Merkezi kanser hastalığı nedeniyle şehit düşen
Birsen Kars için 40 lokması dağıtımı yaptı.
Mahalle esnafına ve mahalledeki ailelere 40 lokması verildi.
21 Mart Pazartesi günü yapılan çalışmada 11 esnaf ve aileye
lokma verildi.
Dağıtım yapılan her yerde Birsen Kars ve mücadelesi
anlatıldı.
Avusturya’da 18 Mart Dünya Siyasî Tutsaklar Gününde Dayanışma Mitingi Düzenlendi
Siyasi tutsaklarla dayanışma günü olan 18 Mart’ta Viyana’daki Opera’da Türkiye’den Filistin’e, Hindistan’dan Filipinler’e, Peru ve İspanya’dan Yunanistan’a, Fransa, Almanya ve Ukrayna’ya, ABD’den Peru’ya dünyanın tüm anti-emperyalist, anti-faşist tutsaklarıyla dayanışma için bir miting düzenlendi.
Anti-emperyalist ve anti-faşist siyasi tutsaklarla dayanışmayı güçlendirmek isteyen Siyasi Tutuklular için Dayanışma Komitesi harekete geçme çağrısında bulundu. Bu inisiyatif, 10 aydır Ali Osman Köse için her hafta ağır hasta tutsak, Ali Osman Köse için nöbet eylemleri düzenliyordu. 18 Mart’a ise eylemlerini Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım için gerçekleştirdiler. 20 kişinin katıldığı eylemde Türkiye’den Filistin’e, Filipinler’den Hindistan’a, İran’dan ABD’ye, Peru’dan Yunanistan’a, İspanya’dan Fransa, Almanya ve Ukrayna’ya kadar onlarca siyasi tutsağa hitap edildi.
Giriş konuşmasında, Dayanışma Komitesi, anti-emperyalist ve anti-faşist tutsaklarla ve onların mücadeleleriyle pratik dayanışmanın önemi ve gerekliliğini vurguladı ve haklarını savunabilen, baskılara boyun eğmeyenleri selamladı.
Son olarak, Türkiye’de 90 gündür devam eden ölüm orucu direnişçileri ve tüm hasta tutsaklar için tüm katılımcılardan ve kamuoyuna dayanışma çağrısında bulunuldu. Ayrıca İstanbul’da ölümsüzleşen Grup Yorum üyeleri Helin Bölek ve İbrahim Gökçek, 2020’de adalet mücadelesinde şehit düşen Mustafa Koçak ve halkın avukatı Ebru Timtik anıldı.
Aşağıdaki konuşmalar ayrıca dünya çapındaki siyasi mahkumların mücadelelerine de atıfta bulundu.
Kızıl Bayrak temsilcisi, diğerleri arasında Hindistan’daki Maoist mahkumlar, GN Saibaba ve Varavara Rao, Filistin Dayanışması Avusturya, İsrail güvenlik yetkililerinin Filistinlilere karşı yasadışı idari tutukluluğu hakkında, KOMintern 18 Mart’ın anti-faşist tarihi hakkında, şimdiki çok sayıda siyasi mahkumdan bahseden Migrante Avusturya, diğerlerinin yanı sıra Filipinler’deki siyasi aktivistlerin hedeflenen cinayetleri hakkında konuştu. Chad Booc ve siyasi mahkum. Süryani Halk Konseyi’nin Avrupa’daki temsilcisi Dr Naty Castro da direnen tüm siyasi tutsaklarla ve ölüm orucundaki tutsaklarla dayanışmasını ifade etti.
Rote Fahne (Kızıl Bayrak) temsilcisi Hindistan’daki Maoist tutsaklar, G. N. Saibaba und Varavara Rao hakkında konuştu. Palästina Solidarität Österreich (Avusturya’da Filistinli’ler ile dayanışma) İsrail’deki yasadışı “önlemsel” olarak tutsaklğı (mahkemeye çıkartılmadan tutsaklık) eleştirdi, Komintern 18 Mart’ın tarihini anlattı, Migrante Austria Chad Booc gibi siyasi tutsakların katledilmesini anlattı ve Dr. Naty Castro hakkında konuştu. Avrupa’daki Süryani’lerin temsilcisi direnen siyasi tutsaklarla ve Ölüm Orucu direnişçisi Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım için dayanışmasını dile getirdi.
İran’dan bir siyasi aktivist, tıbbi müdahaleden mahrum bırakıldığı için ölenler de dahil olmak üzere mahkumlara uygulanan baskıdan bahsetti.
Ukrayna’dan bir anti-faşist Birliğin üyesi Borotba bir sesli mesajda, Ukrayna güvenlik güçleriyle işbirliği içinde anti-faşistlerin ve ailelerinin neo-Nazi milisler tarafından avlandığını bildirdi ve baskıdan etkilenen herkesle dayanışma çağrısında bulundu.
Özellikle yıllarca hapis ve baskıya rağmen adil bir dünya için savaşma fikirlerinden vazgeçmeyen düzinelerce siyasi, anti-emperyalist tutsak afişlerde ve pankartlarda görünür hale getirildi.
Onlarca tutsak uzun yıllara varan tutsaklık ve baskılara rağmen direnişinden vaz geçmeyen siyasi tutsakların afişlerde ve pankartlarda resimleri vardı.
Eyleme katılanlardan bazıları daha sonra, yine 18 Mart’a dayanan Hindistan’daki Maoist, devrimci tutsaklar, G. N. Saibaba ve Varavara Rao’yu desteklemek için Hindistan büyükelçiliği önünde düzenlenen bir dayanışma platformu mitingine katıldı.
Tüm Siyasi Tutsaklar İçin Dayanışma Ve Özgürlük- Adalet Mücadelesinde!
Grup Yorum Köln Şehrinde Birsen Kars’ın Kırk Yemeğine Katıldı
Grup Yorum olarak Almanya’nın Köln şehrinde Birsen Kars için verilen kırk
yemeğine katıldık. Saygı duruşu ile başlayan kırk yemeğinde Birsen Kars ile
ilgi konuşma yapıldı. Ardından halkımızın getirdiği lokma yendi ve biz de Grup
Yorum olarak Birsen Kars için Bize Ölüm Yok, Düşenlere ve Sevda türkümüzü söyledik.
Belçika’da cumartesi günü saat 18.00’de Grup Yorum olarak konserimizi gerçekleştirdik. Konserimize Sıyrılıp Gelen şarkısı ile başladık. Ardından halkımızla birlikte türkülerimizi söyleyip, halaylarımızı çektik. Halkımızla gündemlerimizi buluşturduk. Ölüm Orucu direnişçileri Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım için Bir Görüş Kabininde Şarkımızı söyleyip taleplerini dile getirdik.
Ali Osman Köse’nin derhal serbest bırakılmasını talep ettik. Ayrıca başlayacağımız faşizmi yargılıyoruz kampanyasına tüm halkımızı tanık olmaya çağırdık.Bu kampanyada Helin Bölek ve İbrahim Gökçek’in katillerini yargılayacağımızı duyurduk.
Almanya Duisburg şehrinde açacağımız Grup Yorum evinin tanıtımını yaptık.
İtalya’da Ayten Öztürk’ün direnişini anlatan tiyatro gösterimi yapıldı.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde, İtalya’nın Sessa Aurunca kentinde Ayten Öztürk’ün destansı ve kahramanca direnişi bir tiyatro gösteriminde anlatıldı.
Tiyatro, Ayten’in mahkemede işkenceyi anlattığı savunma baz alınarak sahnelendi.
4 kişiden ibaret olan ve asıl olarak konuşmayı baz alan oyun, ayakta oynandı.
Girişte kısa müzikal bir performans sergilendi.
Monica Vellucci sırf bu oyun için
Pietro Loffredo tarafından bestelenen parçaları yorumladı.
Gösteri 1,5 saat sürdü.
8 Mart bu tiyatronun ilk gösterimi için çok uygun bir tarihti.
Çünkü Ayten Öztürk’ün direnişi gerçekten bütün kadınların onur kaynağıdır.
Eğer “güçlü” kadının tanımını yapmak gerekirse, bunlardan biri kuşkusuz Ayten Öztürk olacaktır.
Eğer “özgür” kadının tanımını yapmak gerekirse, gene Ayten Öztürk’ü göstermek gerekir.
Çünkü özgür olmak demek, düşmana boyun eğmemek demek.
Çünkü özür olmak demek, direnebilme “özgürlüğünden” hiçbir şart ve koşul altında vazgeçememek demektir.
Güçlü kadın demek, Ayten Öztürk gibi olmak demektir.
Çünkü Ayten gücünün kaynağının bilincinde olan bir kadın.
Ayten, gücünü tarihsel ve siyasal haklılığından alıyor.
Ayten gücünü şehitlere olan bağlığından alıyor.
Ayten gücünü devrime olan inancından alıyor.
Düzen bize en pespaye kadın tiplemelerini “rol modeli” olarak gösterir.
Farklı farklı “sapıklıkları”, terbiyesizlikleri, “özgürlük” ve “güçlü” olmak olarak yutturmaya çalışır.
Mesela ahlaksızlığı “cinsel özgürlük” diye yutturur. Veya eşcinselliğin güzellemesini yapar.
Saygısızlığı, edepsizliği, terbiyesizliği “güçlü olmak” gibi gösterir.
Neden? ‘’Çünkü ben kimseyi dinlemem, kimseyi takmam. Ben kendi doğru bildiğimi yaparım. Benim canım ne isterse onu yaparım, kimsenin ne düşündüğü ne yaptığı benim umrumda değil” düşüncesini beyinlerimize empoze etmeye çalışır.
Böyle yaparak, kadınların “yüzyılların ezilmişliğinden” gelen güçsüzlüğünün üstünü örtmeye çalışır.
Hollywood milyonlarca, milyarlarca dolar ile “kadın kahramanlar” yaratmaya çalışır.
Çok bilindiklerden birisi “Tomb Raider” karakteridir mesela. Nasıl bir kahramanlıktır? Yarı
çıplak dolaşır, fiziği kusursuzdur, “sıfır bedendir” kuşkusuz, karate, kung fu…bütün dövüş sporlarına hitap etmiştir, hayali ve gerçek canavarları alt eder.
Bunlar uyduruk hayal ürünleridir.
Oysa Ayten Öztürk çok gerçek. İnancıyla, yüreğiyle, bilinciyle hiçbir Hollywood filminde olamayacak kadar korkunç bir düşmanla, faşizmle boğuşmuş. Onun vücuduna 898 yara izleri bırakmış düşman. Ama bir kere “AH” dedirtememiş, boynunu eğdirememiş.
İşte gerçek kahramanlar böyle oluyor.
Kadınlar kendilerine ahlaksızlığı, sakilliği, yozlaşmayı değil. Ayten Öztürk gibi devrimci kadınları rol modeli olarak seçmeli.
08 Mart iş gününe denk gelmesine rağmen, tiyatro gösterimini izlemeye yaklaşık 100 kişi gelmişti. Tiyatro bittikten sonra Ayten’in mesajı okundu.
Tiyatronun sonunda alkışlar koptu.
Ayten Öztürk seyircilere sürpriz yaparak görüntülü bağlandı.
Seyircilere kısa mesaj verdi. Geldikleri için teşekkür etti ve kendisini ayakta tutan şeylerden birisinin “enternasyonal dayanışma” olduğunu vurguladı.
Sözünü Ölüm Orucu direnişçisi Gökhan Yıldırım ve Sibel Balaç ile dayanışma içinde bulunmaya çağırarak bitirdi.
Stuttgart Halk Kültür Evinde Ukrayna Konulu Halk Okulu Yapıldı
13 Mart 2022 tarihinde yapılan “Ukrayna’da neler
oluyor?” başlıklı halk okulunda Ukrayna’daki gelişmeler üç başlıkta ele
alınarak değerlendirildi.
-Ukrayna’nın kısa tarihi, Çarlık Rusya’dan günümüze
-2004-2008 darbeleri, ABD ve NATO’nun emperyalist müdahalesi
-Günümüz, NATO’nun yayılmacılığı, Ukrayna faşizmi ve
Rusya’nın askeri müdahalesi
Sunumdan sonra gelen sorulara cevap verildi ve
katılımcıların değerlendirmeleri alındı. Emperyalizmin saldırganlığı ve ABD ve
AB emperyalizmin işgaline karşı alınması gereken tavır konusunda herkes
hemfikirdi. Emperyalizmin beyinlerimizi nasıl işgal etmeye çalıştığı, neyi
nasıl düşüneceğimize nasıl karar verdiğine ve solu nasıl yozlaştırdığına dair
değerlendirmeler yapıldı.
Halk okulundan sonra bir değerlendirme toplantısıyla
sonlandırılan etkinlik yaklaşık 5 saat sürdü.
Halk Kültür Evinde yapacağımız etkinliklere katılalım,
düşmanın bizi yozlaştırma ve yalnızlaştırma saldırılarına karşı çıkalım!
Almanya Stuttgart’ta Dünya Emekçi Kadınlar Günü Etkinliği Yapıldı
Stuttgart Halk Kültür Evinde 13 Mart 2022 tarihinde Dünya
Emekçi Kadınlar Günü etkinliği yapıldı.
Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle başta 8 Mart 1857
tarihinde yakılarak katledilen kadın işçiler olmak üzere demokrasi ve sosyalizm
mücadelesinde şehit düşen tüm kadın ve erkek devrimciler için bir dakikalık
saygı duruşu ile başladı.
8 Mart’ın tarihçesinden günümüze kadar süren kadınlar
üzerindeki çifte sömürü boyunduruğunu ve feminizm adlı burjuva ideolojisi
üzerinden beyinlerin nasıl işgal edildiğini konu alan bir konuşmadan sonra konu
ile ilgili bir sinevizyon izlenildi. 8 Mart anması Grup Yorum türküleriyle
sonlandırıldı.
Yaklaşık bir saat süren 8 Mart etkinliğine toplam 25 kişi
katıldı.
Londra’nın merkezinde 19 Mart 2022 tarihinde gerçekleştiren onbinlerin katıldığı ırkçılık karşıtı yürüyüş BBC binasının önünde başlayıp parlamento önünde sonlandırıldı.
İngiltere Halk Cephesi olarak bizde pankart ve kızıl bayraklarımız ile yerimizi aldık. Irkçılık bir politika ürünüdür ve bizlerde ırkçılığın halklar üzerinde bir zulüm silahı olarak kullanılmasının bilinci ile katıldık. Emeğimiz ile bizde varız dedik. İngilizce pankartımız her şeyi net belirliyordu. Irkçılık, kapitalizm ve emperyalizmin dayattığı yozlaşma ve yoksulluğun sonucudur.
Yürüyüş boyunca İngiliz hükümetinin yeni çıkartacağı ırkçı vatandaşlık yasası ile istediği yabancıların vatandaşlıklarının alma planları, Ukrayna’daki cadı kazanı politikaları sonucu mülteci olan Ukrayna halkına kapılarını açması ama diğer farklı ırktan insanlara kapılarını kapatması ile uyguladığı çifte standart protesto edilen konular arasındaydı.
Duisburg Essen Adalet Komitesi Essen Konsolosluğu Yakınına Duvar Gazetesi Yaptı
18 Mart Cuma Günü Essen Konsolosluğu Yakınına Duvar Gazetesi
Yapıldı.
Sevcan sevk talebiyle başlattığı açlık grevi devam ediyor.
Sevcan Almanya’da doğup büyümüş biridir ülkesindeki faşizme karşı mücadele
ederken tutsak düşmüş içerdeyken de haksızlığa karşı direniyor. Bizlerin de
üzerine düşen Sevcan’ın bu talebini duyurmaktır. Bundan kaynaklı Essen Türk
Konsolosluğu yakınına duvar gazetesi yapıldı. Duvar gazetesinde Sevcan
Adıgüzel’in Sevk Talebi Kabul Edilsin Yazıyordu.
Sevcan Adıgüzel’in Sevk Talebi Kabul Edilsin!
Sevcan Adıgüzel Onurumuzdur!
Sevcan Adıgüzel’in Talebi Derhal Kabul Edilsin!
Duisburg Essen Adalet Komitesi
























