Category:
dünya
Dormund’da Ölüm Orucu Direnişi İçin Pullama Ve Bildiri Dağıtımı
written by halkinkutuphanesi@gmail.com
Mustafa Koçak ve Grup Yorum’un taleplerinin kabul edilmesi
için pullamalar yapıldı.
için pullamalar yapıldı.
Pullamalarda Mustafa Koçak’ın ve Grup Yorum’un Almanca
olarak taleplerinin kabul edilmesi çağrıları vardı.
olarak taleplerinin kabul edilmesi çağrıları vardı.
Dortmunda Borsigplatz bölgesinde 50 adet Grup Yorum, Mustafa
Koçak ve Halkın Avukatlarının ölüm orucu direnişini ve taleplerini anlatan
bildiri dağıtıldı.
Koçak ve Halkın Avukatlarının ölüm orucu direnişini ve taleplerini anlatan
bildiri dağıtıldı.
Dortmund Halk Cephesi
“Hiçbir Organ, Merci Mahkemelere Talimat Veremez”
O Halde Neden İtirafçıların İftiralarıyla Hazırlanan
Dosyalar Çöktüğü Halde Mahkemeler Yasaların Gereklerini Yerine Getirmiyor?
Dosyalar Çöktüğü Halde Mahkemeler Yasaların Gereklerini Yerine Getirmiyor?
Neden Mustafa Koçak Ve Diğer Halk Çocukları Tahliye
Edilmiyor?
Edilmiyor?
Dortmund’da Mustafa Koçak’ın taleplerinin kabul edilmesi
için Adalet Bakanlığı’na telefon etmeye, e-posta göndermeye devam ediliyor.
için Adalet Bakanlığı’na telefon etmeye, e-posta göndermeye devam ediliyor.
Adalet bakanlığı bu maillerden birisine yazdığı cevap metnine
“Anayasanın 138. maddesi, 2. fıkrasına” atıfta bulunularak Adalet
Bakanlığı’nın, “mahkemelere ve hakimlere talimat” veremediği
iletildi.
“Anayasanın 138. maddesi, 2. fıkrasına” atıfta bulunularak Adalet
Bakanlığı’nın, “mahkemelere ve hakimlere talimat” veremediği
iletildi.
Adalet bakanlığından İrfan Yılmaz adıyla gönderilen cevapta
“hiçbir organ, mahkeme, merci ya da kişi yargı yetkisinin kullanılmasında
mahkemelere emir ve talimat veremez. Genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde
bulunamaz” denildi.
“hiçbir organ, mahkeme, merci ya da kişi yargı yetkisinin kullanılmasında
mahkemelere emir ve talimat veremez. Genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde
bulunamaz” denildi.
Mustafa Koçak’ı ve daha sayısız tutukluğu adil yargılamadan,
hâkim ve savcılara talimat vererek tutuklatan, onlarca yıl hapis cezası ya da
müebbet hapis cezası veren AKP iktidarı ve onun “bakanlığı” söz
konusu olan direniş talepleri olunca mahkemelere “emir ve talimat”
veremiyor.
hâkim ve savcılara talimat vererek tutuklatan, onlarca yıl hapis cezası ya da
müebbet hapis cezası veren AKP iktidarı ve onun “bakanlığı” söz
konusu olan direniş talepleri olunca mahkemelere “emir ve talimat”
veremiyor.
İtirafçıların, gizli tanıkları, iftiracıları kullanarak dava
dosyaları hazırlatan AKP iktidarı, halk çocuklarının adil yargılanma talepleri
karşısında sağır ve dilsiz oluverdiler.
dosyaları hazırlatan AKP iktidarı, halk çocuklarının adil yargılanma talepleri
karşısında sağır ve dilsiz oluverdiler.
“YARGININ BAĞIMSIZLIĞI” oyununa sarılıverdiler.
İtirafçılara istedikleri yalanları dikte ettirirlerken; halkın
avukatları, halkın sanatçıları, halkın mühendisleri, DEV-GENÇLİLER, halk
meclisi çalışanları hiçbir delil olmaksızın yüzlerce yıllık hapis cezalarına
çarptırılırken;
avukatları, halkın sanatçıları, halkın mühendisleri, DEV-GENÇLİLER, halk
meclisi çalışanları hiçbir delil olmaksızın yüzlerce yıllık hapis cezalarına
çarptırılırken;
YARGI FAŞİZMİN BOYUN EĞDİRME ARACI OLARAK KULLANILIRKEN
“yargı bağımsızlığı” oyununu oynamaları komiktir.
Direniş bu yalanları bu yalanları çoktan açığa çıkarmıştır.
Mustafa Koçak, kendi yasalarına göre Adalet bakanlığının
“güvencesi” altında bir tutsak iken işkence görmüş, 73 yerinden
yaralanmıştır.
“güvencesi” altında bir tutsak iken işkence görmüş, 73 yerinden
yaralanmıştır.
Adalet bakanlığı faşizmin yasalarını hayata geçiren bir
zulüm kurumudur.
zulüm kurumudur.
Direnme politikalarımız, ölüm orucu direnişimiz onların tüm
yalanlarını, demagojilerini çoktan yerle bir etmiştir.
yalanlarını, demagojilerini çoktan yerle bir etmiştir.
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Dortmund Halk Cephesi
Katil, Hırsız, Mafyacı, Tecavüzcü Tutuklular Serbest
Bırakıldı.
Bırakıldı.
Türkiye ve dünya Korona kriziyle savaşırken ve salgın
yayılırken krizleri fırsata çeviren AKP gecenin yarıları Meclise girip halkın
tüm tepkilerine rağmen Mafyacısını, hırsızını, çocuklara tecavüz edenleri,
katilleri hatta IŞİD’lileri bıraktıran İnfaz Yasası’nı çıkarttı.
yayılırken krizleri fırsata çeviren AKP gecenin yarıları Meclise girip halkın
tüm tepkilerine rağmen Mafyacısını, hırsızını, çocuklara tecavüz edenleri,
katilleri hatta IŞİD’lileri bıraktıran İnfaz Yasası’nı çıkarttı.
MHP ve AKP’nin birlikte hazırlayarak Meclise sundukları
tasarı kabul edildi. “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun
ile
tasarı kabul edildi. “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun
ile
Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” adı altında bu
düzenleme kabul edildi ve resmî gazetede yayınlanarak tahliyeler büyük oranda
yapıldı. Sözde Kovid-19 salgınından kaynaklı yapıldı bu düzenleme ama hasta
olan tutsakları, gazetecileri, hukukçuları ve devrimci demokrat tüm tutukluları
bu düzenleme dışında tuttu. Bu infaz yasasında hangi maddeler var onları tek
tek ele almayacağız. Ancak sonuç olarak bu düzenleme kendi istedikleri
insanların dışarıya çıkartılması ve istemediklerinin içerde kalmasını sağlıyor.
Yani hukuksal dayanaktan yoksun ve kamunun vicdanında kabul görmeyen bir
düzenlemedir.
Evet bu düzenin, AKP’nin Adaleti var mıdır? Ve Adalet
arayanlar onun için bugün bedenlerini Ölüm Orucuna yatıranlar haksız mıdır? Bu
düzenin adaleti de yoktur, ahlakı da. Minicik çocuklarımızı aylarca yıllarca
istismar eden-ki inandıkları dinde bile cezalarının recm olan insanları
çocukların içlerine saldılar. Uyuşturucu baronlarını gencecik insanlarımızı
zehirlesinler diye okul önlerine gönderdiler.
Alaaddin Çakıcı gibi Mafya babalarını yarın lazım olur diye saldılar
dışarıya ve insanlıktan çıkmış, kafa kesen IŞİD’lileri bıraktılar yeniden bir
yerlerde halkın içine bomba koysunlar diye…Böyle sıralanınca abartı gibi
geliyor değil mi ama maalesef abartı değil.
Değil hapishane insanlıktan uzak tutulacak yaratıkları halkın arasına
saldılar. Ama onları eleştiren herkesi içerde bıraktılar. Ve 300’lü günlere
dayanan Ölüm Orucuyla, beş gün işkence yaptıkları, 30 kg kalmış, halkın evladı
Mustafa Koçak’ı içerde tutmaya devam ediyorlar. Hem ona hem ailesine eziyet
etmeye devam ediyorlar. Böyle bir hukuk sistemi karşısında direnmekten başka
yolumuz var mı? Elbette yoktur. Onlar ellerinden gelse, sömürüleri önündeki en
büyük engel olan devrimcileri bir kaşık suda boğacaklar. O nedenle dışarıdaki
halka yaptıkları gibi, tekellerin, işverenlerin çıkarlarını düşünüp halkı
virüsle başbaşa bıraktıkları gibi halkın evlatlarını da yine aynı salgınla
hapishanelerde tutmaya devam ediyorlar.
arayanlar onun için bugün bedenlerini Ölüm Orucuna yatıranlar haksız mıdır? Bu
düzenin adaleti de yoktur, ahlakı da. Minicik çocuklarımızı aylarca yıllarca
istismar eden-ki inandıkları dinde bile cezalarının recm olan insanları
çocukların içlerine saldılar. Uyuşturucu baronlarını gencecik insanlarımızı
zehirlesinler diye okul önlerine gönderdiler.
Alaaddin Çakıcı gibi Mafya babalarını yarın lazım olur diye saldılar
dışarıya ve insanlıktan çıkmış, kafa kesen IŞİD’lileri bıraktılar yeniden bir
yerlerde halkın içine bomba koysunlar diye…Böyle sıralanınca abartı gibi
geliyor değil mi ama maalesef abartı değil.
Değil hapishane insanlıktan uzak tutulacak yaratıkları halkın arasına
saldılar. Ama onları eleştiren herkesi içerde bıraktılar. Ve 300’lü günlere
dayanan Ölüm Orucuyla, beş gün işkence yaptıkları, 30 kg kalmış, halkın evladı
Mustafa Koçak’ı içerde tutmaya devam ediyorlar. Hem ona hem ailesine eziyet
etmeye devam ediyorlar. Böyle bir hukuk sistemi karşısında direnmekten başka
yolumuz var mı? Elbette yoktur. Onlar ellerinden gelse, sömürüleri önündeki en
büyük engel olan devrimcileri bir kaşık suda boğacaklar. O nedenle dışarıdaki
halka yaptıkları gibi, tekellerin, işverenlerin çıkarlarını düşünüp halkı
virüsle başbaşa bıraktıkları gibi halkın evlatlarını da yine aynı salgınla
hapishanelerde tutmaya devam ediyorlar.
Ahlakları ve Adalet anlayışları bu kadar işte. Zalimler,
sömürücüler elbetteki sınıfsal olarak bulundukları yerin hakkını veriyorlar. Burada
bir sorun yoktur. Ancak onun dışında kalana milyonlarca halkın yani bizlerin
tüm bu olanlar karşısında ne yaptığımızdır önemli olan. Evet onların
adaletsizliklerine karşı direnenlerde var. Ölüm Orucu direnişi ne tek başına
Mustafa Koçak’ın uğradığı adaletsizliğe tepkisi, ne Grup Yorum’un yalnız başına
kendi hakları için bedenlerini ölüme yatırması, ne de Halkın avukatlarının bir
iftiracının sözlerinin delil kabul edilmesine isyanı değildir. Halk olarak
hepimizin yaşadıklarına itirazdır. Üzerimizdeki tüm haksız, adaletsizliklere
karşı bir isyan, bir karşı çıkış ve bir itirazdır. Ölüm Orucu direnişçilerinin her birimize tek
tek anlatmaya çalıştıkları tamda budur. Evet bunu anlayanlar onları bugün her
koşulda, sokağa çıkma yasaklarında, evde kalma günlerinde bile sahiplenmesinin,
onlara destek olmasının anlamı budur. Hepimizin onları anlamaya ve kendi
haklarımız için, bu adaletsiz düzene karşı Ölüm Orucu direnişi etrafında
kenetlenmeye ve bu savaşı kazanmaya ihtiyacımız var. Onlar kazanınca halk
olarak biz kazanacağız. Dahası bizim onları sahiplenmemizle kazanacaklar onlar
ve biz halk olarak kendi gücümüzü göreceğiz. Bize, halka rağmen ülkemizde at
oynatamayacaklarını, halkı yok sayarak her bir hukuksuzluğu yapamayacaklarını
görmeye ve göstermeye ihtiyacımız var. Ne mutlu ki bize, en önde giden yiğit
evlatlarımız, Helin Böleklerimiz, Mustafa Koçak’larımız, İbrahim
Gökçek’lerimiz, Ebru Timtik, Aytaç Ünsal, Özgür Karakaya, Didem Akman’larımız
var. Bundan sonrası bize kalmış ya onların etrafında Adalet için toplanacağız,
onları sahipleneceğiz ya da AKP’nin salgınla hiç bir ciddi önlem almayarak bizi
katletmesini, Adaletsizliklerle bizi boğmasını kabul edeceğiz. Başka bir
alternatifimiz yoktur.
sömürücüler elbetteki sınıfsal olarak bulundukları yerin hakkını veriyorlar. Burada
bir sorun yoktur. Ancak onun dışında kalana milyonlarca halkın yani bizlerin
tüm bu olanlar karşısında ne yaptığımızdır önemli olan. Evet onların
adaletsizliklerine karşı direnenlerde var. Ölüm Orucu direnişi ne tek başına
Mustafa Koçak’ın uğradığı adaletsizliğe tepkisi, ne Grup Yorum’un yalnız başına
kendi hakları için bedenlerini ölüme yatırması, ne de Halkın avukatlarının bir
iftiracının sözlerinin delil kabul edilmesine isyanı değildir. Halk olarak
hepimizin yaşadıklarına itirazdır. Üzerimizdeki tüm haksız, adaletsizliklere
karşı bir isyan, bir karşı çıkış ve bir itirazdır. Ölüm Orucu direnişçilerinin her birimize tek
tek anlatmaya çalıştıkları tamda budur. Evet bunu anlayanlar onları bugün her
koşulda, sokağa çıkma yasaklarında, evde kalma günlerinde bile sahiplenmesinin,
onlara destek olmasının anlamı budur. Hepimizin onları anlamaya ve kendi
haklarımız için, bu adaletsiz düzene karşı Ölüm Orucu direnişi etrafında
kenetlenmeye ve bu savaşı kazanmaya ihtiyacımız var. Onlar kazanınca halk
olarak biz kazanacağız. Dahası bizim onları sahiplenmemizle kazanacaklar onlar
ve biz halk olarak kendi gücümüzü göreceğiz. Bize, halka rağmen ülkemizde at
oynatamayacaklarını, halkı yok sayarak her bir hukuksuzluğu yapamayacaklarını
görmeye ve göstermeye ihtiyacımız var. Ne mutlu ki bize, en önde giden yiğit
evlatlarımız, Helin Böleklerimiz, Mustafa Koçak’larımız, İbrahim
Gökçek’lerimiz, Ebru Timtik, Aytaç Ünsal, Özgür Karakaya, Didem Akman’larımız
var. Bundan sonrası bize kalmış ya onların etrafında Adalet için toplanacağız,
onları sahipleneceğiz ya da AKP’nin salgınla hiç bir ciddi önlem almayarak bizi
katletmesini, Adaletsizliklerle bizi boğmasını kabul edeceğiz. Başka bir
alternatifimiz yoktur.
Biz devrimciler olarak direnmeyi, onların tüm
hukuksuzluklarına, adaletsizliklerine, salgınlarına karşı buna bir barikat
olmak için direnmeyi seçtik. Bundan dolayı da onurluyuz. Bu adaletsizlikleri
ancak ve ancak direnerek yok edeceğimizi biliyoruz. Yapılan tüm haksızlıkların
cezalandırılacağına ve halkın Adaletinin er ya da geç tecelli bulacağına ve bugünün
zalimlerinin halk karşısında yargılanıp hak ettikleri cezalara
çarptırılacaklarına inancımızla mücadele ediyoruz. Onun için evet kıtlıklar, salgın
Mesele de bizim onlara neyi reva gördüğümüzdedir, katliamlar, haksızlıklar
zalimlerin bize reva gördüğü sonuçlardır. Asıl mesele bizim onlara neyi reva göreceğimizdedir….
hukuksuzluklarına, adaletsizliklerine, salgınlarına karşı buna bir barikat
olmak için direnmeyi seçtik. Bundan dolayı da onurluyuz. Bu adaletsizlikleri
ancak ve ancak direnerek yok edeceğimizi biliyoruz. Yapılan tüm haksızlıkların
cezalandırılacağına ve halkın Adaletinin er ya da geç tecelli bulacağına ve bugünün
zalimlerinin halk karşısında yargılanıp hak ettikleri cezalara
çarptırılacaklarına inancımızla mücadele ediyoruz. Onun için evet kıtlıklar, salgın
Mesele de bizim onlara neyi reva gördüğümüzdedir, katliamlar, haksızlıklar
zalimlerin bize reva gördüğü sonuçlardır. Asıl mesele bizim onlara neyi reva göreceğimizdedir….
Çıkarılan İnfaz Yasası Tamamen Hukuksuz Ve Adaletsizdir
Derhal
Derhal
İptal Edilmelidir!
Siyasi Tutsaklara Özgürlük!
Hasta Tutsaklar Ve Mustafa Koçak Derhal Tahliye Edilsin!
Kahrolsun Adaletsizlik Yaşasın Halkın Adaleti!
Dortmund Halk Cephesi
Dortmund Halk Cephesi “Yamyamlık” Ve Süleyman Soylu Açıklaması
written by halkinkutuphanesi@gmail.com
Helin Bölek, Grup Yorum’un özgürce şarkılarınısöyleyebilmesi, konserlerinin yasaklanmaması, tutuklu Yorum üyelerinin
tahliyesi, Grup Yorum üyelerinin terör listelerinden kaldırılması ve
çalışmalarını sürdürdükleri İdil Kültür Merkezi’nin basılmaması talebiyle Grup
Yorum üyelerinin başlattıkları Ölüm orucu’nda 288. gününde şehit düştü.
Halkımızın sahiplenmesi karşısında cenazeye bile saldırmakta
sakınca görmeyen AKP iktidarının İçişleri Bakanı nam-ı diğer Soysuz Süleyman
Helin’in yaşamını yitirmesinden birinci dereceden sorumlusu olduğunu insanlara
unutturmak, bu durumu çarpıtmak için televizyonlara çıkıp tüm zalimler,
sömürücüler gibi aynı zamanda kendine özgü kıt aklıyla cenazesinde Helin’in
vasiyetini yerine getiren insanlara ” Yamyam” yakıştırması yaptı.
Süleyman Soylu “Helin Bölek’i ölüme yatırdılar, öldürdüler, gitti ziyaret
ettiler. Onun ölüm orucunun kutsal bir şey olduğunu söylediler. Ondan sonra da
döndüler etrafında dans ettiler. Yamyamlarda var bu yöntem, başka kimsede
yok” diyerek kendi sorumluluğunu unutturmaya çalışıyor ancak zekâ
seviyesini orta yere koymaktan kaçamıyor. Nedir Yamyamlık sözlüğe bakalım.
“Yamyam, insan eti yiyen yani kendi türünün etiyle, kanıyla beslenene
denir.
sakınca görmeyen AKP iktidarının İçişleri Bakanı nam-ı diğer Soysuz Süleyman
Helin’in yaşamını yitirmesinden birinci dereceden sorumlusu olduğunu insanlara
unutturmak, bu durumu çarpıtmak için televizyonlara çıkıp tüm zalimler,
sömürücüler gibi aynı zamanda kendine özgü kıt aklıyla cenazesinde Helin’in
vasiyetini yerine getiren insanlara ” Yamyam” yakıştırması yaptı.
Süleyman Soylu “Helin Bölek’i ölüme yatırdılar, öldürdüler, gitti ziyaret
ettiler. Onun ölüm orucunun kutsal bir şey olduğunu söylediler. Ondan sonra da
döndüler etrafında dans ettiler. Yamyamlarda var bu yöntem, başka kimsede
yok” diyerek kendi sorumluluğunu unutturmaya çalışıyor ancak zekâ
seviyesini orta yere koymaktan kaçamıyor. Nedir Yamyamlık sözlüğe bakalım.
“Yamyam, insan eti yiyen yani kendi türünün etiyle, kanıyla beslenene
denir.
Birincisi, Helin Bölek’in bedenini ölüm orucuna yatırmasının
birinci nedeni Soysuz Süleyman’ın İçişleri Bakanı olduğu AKP iktidarının
kendisidir. Helin’in ve Grup Yorum’un haklı taleplerini kabul etmeyerek ölümüne
neden olan, Helin’in katili başta AKP ve onun içişleri bakanı Süleyman Soyludur
birinci nedeni Soysuz Süleyman’ın İçişleri Bakanı olduğu AKP iktidarının
kendisidir. Helin’in ve Grup Yorum’un haklı taleplerini kabul etmeyerek ölümüne
neden olan, Helin’in katili başta AKP ve onun içişleri bakanı Süleyman Soyludur
İkincisi: Onun son arzusunu yerine getirip halay çeken halka
ve arkadaşlarına “Yamyam” diyen Süleyman soylu ve temsilcisi olduğu
AKP’den daha yamyam, halkın kanıyla beslenen zombi ve tüm insanlık dışı
yakıştırmalara uygun düşen AKP iktidarı ve onlar gibi olan faşist iktidarlardır.
ve arkadaşlarına “Yamyam” diyen Süleyman soylu ve temsilcisi olduğu
AKP’den daha yamyam, halkın kanıyla beslenen zombi ve tüm insanlık dışı
yakıştırmalara uygun düşen AKP iktidarı ve onlar gibi olan faşist iktidarlardır.
İnsanlıktan çıkmış Soylu’nun iktidarı değil midir ki
evladını yitiren anaları yuhalatmıştır, 12 yaşındaki çocuklarımızı bile
terörist diye kurşunlamıştır.
evladını yitiren anaları yuhalatmıştır, 12 yaşındaki çocuklarımızı bile
terörist diye kurşunlamıştır.
Soma’da maden ocağında 301 işçiyi katleden, Suruç’ta,
Ankara’da bombalayarak, insanları kolu, bacağı, ayrılarak parçalayan,
almadıkları önlemlerle tren kazalarında, karlarına kar katmak için işçinin
güvenliğini almayarak, iş kazalarında öldüren, kafa kesen IŞİD’lileri koruyup,
halkın alınterinden çaldıkları, vatanı satıp, yağmaladıkları parayla saraylarda
yiyen AKP iktidarı ve onun temsilcilerinden daha ala YAMYAM yoktur.
Kürdistan’da bodrumlarda insanları, Sivas’ta aydınları diri diri yakan siz
değil misiniz?
Ankara’da bombalayarak, insanları kolu, bacağı, ayrılarak parçalayan,
almadıkları önlemlerle tren kazalarında, karlarına kar katmak için işçinin
güvenliğini almayarak, iş kazalarında öldüren, kafa kesen IŞİD’lileri koruyup,
halkın alınterinden çaldıkları, vatanı satıp, yağmaladıkları parayla saraylarda
yiyen AKP iktidarı ve onun temsilcilerinden daha ala YAMYAM yoktur.
Kürdistan’da bodrumlarda insanları, Sivas’ta aydınları diri diri yakan siz
değil misiniz?
Emperyalist, kapitalist sistemin kendisi karları için her
türlü insanlık dışı yöntemi kullanan halkın alınteri ve kanıyla beslenen sizin
iktidarınızdır. Süleyman Soylu’nun da bu konuda sicili bir hayli kabarıktır.
Burada onların insanlık dışı uygulamalarını saymaya kalksak günler yetmez. O
nedenle de sadece haklı talepleri için bedenini açlığa yatırmış, Ölüm Orucu’na
yatmış Helin’i ağzınıza almanız için ağzınızı dezenfekte etmeniz gerekir. Siz
değil misiniz ki 254 gün açlık grevinde olan insana, Mustafa Koçak’a işkence
yapan, 73, yerinde yara açan ve jopla tecavüz eden… Mengele artıkları
doktorlarınızla 30 kg’lık kuş kadar kalmış bedenine eziyet eden ahlaksızlar…
Süleyman Soylu o kıt aklınla halka hakaret ederek kendi suçunu örtemezsin.
Güneş balçıkla sıvanmaz Soysuz Süleyman. Helin’in sesini tüm dünya duydu. Böyle
üç kuruşluk oyunlarla sorumluluktan kaçıp talepleri gözardı edemezsin. Er geç o
talepleri kabul edeceksiniz. Çünkü onların talepleri haklı taleplerdir. Ölüm
Orucu direnişi sizin adaletsiz düzeninize karşı Adalet mücadelesi, sizin tüm
çirkinliklerinize karşı güzellikler mücadelesidir. Düzeniniz böyle gitmeyecek,
bu devran böyle sürmeyecektir. Sizden önce onlarca iktidarlar geldi gitti,
bitti. Ama biz halk olarak bu topraklarda bin yıllardır yaşıyoruz. Sizde
gideceksiniz. Esas korkunuz halkın bu haklı direnişi sahiplenmesidir biliyoruz.
Sahiplenmenin büyüyerek sürdüğünü görecek ve korkunuzdan öleceksiniz. Bundan
emin olun. Evet direniş bizim kutsalımızdır. Hz. Hüseyin’lerden Baba İshaklara,
Pir Sultan’lara, Seyit Rıza’lardan Mahir’lere ve tüm dünyadaki direnme geleneği
ve direnenler bizim kutsalımızdır. Sizinde çaresizliğiniz. Ölen ama zalime
teslim olmayanların soyundan geliyoruz biz.
Ya sen? Adı üstünde Soysuz
Süleyman. Soysuz kime derler, çıkarları için her ipte oynayan, tutarsız, dönek,
fırıldak olanlara. Soysuz adını tamda bu özelliklerinden almadın mı? O yüzden
sus ve bu direniş karşısında o ağzını açarak suçlarını daha da büyütme…
türlü insanlık dışı yöntemi kullanan halkın alınteri ve kanıyla beslenen sizin
iktidarınızdır. Süleyman Soylu’nun da bu konuda sicili bir hayli kabarıktır.
Burada onların insanlık dışı uygulamalarını saymaya kalksak günler yetmez. O
nedenle de sadece haklı talepleri için bedenini açlığa yatırmış, Ölüm Orucu’na
yatmış Helin’i ağzınıza almanız için ağzınızı dezenfekte etmeniz gerekir. Siz
değil misiniz ki 254 gün açlık grevinde olan insana, Mustafa Koçak’a işkence
yapan, 73, yerinde yara açan ve jopla tecavüz eden… Mengele artıkları
doktorlarınızla 30 kg’lık kuş kadar kalmış bedenine eziyet eden ahlaksızlar…
Süleyman Soylu o kıt aklınla halka hakaret ederek kendi suçunu örtemezsin.
Güneş balçıkla sıvanmaz Soysuz Süleyman. Helin’in sesini tüm dünya duydu. Böyle
üç kuruşluk oyunlarla sorumluluktan kaçıp talepleri gözardı edemezsin. Er geç o
talepleri kabul edeceksiniz. Çünkü onların talepleri haklı taleplerdir. Ölüm
Orucu direnişi sizin adaletsiz düzeninize karşı Adalet mücadelesi, sizin tüm
çirkinliklerinize karşı güzellikler mücadelesidir. Düzeniniz böyle gitmeyecek,
bu devran böyle sürmeyecektir. Sizden önce onlarca iktidarlar geldi gitti,
bitti. Ama biz halk olarak bu topraklarda bin yıllardır yaşıyoruz. Sizde
gideceksiniz. Esas korkunuz halkın bu haklı direnişi sahiplenmesidir biliyoruz.
Sahiplenmenin büyüyerek sürdüğünü görecek ve korkunuzdan öleceksiniz. Bundan
emin olun. Evet direniş bizim kutsalımızdır. Hz. Hüseyin’lerden Baba İshaklara,
Pir Sultan’lara, Seyit Rıza’lardan Mahir’lere ve tüm dünyadaki direnme geleneği
ve direnenler bizim kutsalımızdır. Sizinde çaresizliğiniz. Ölen ama zalime
teslim olmayanların soyundan geliyoruz biz.
Ya sen? Adı üstünde Soysuz
Süleyman. Soysuz kime derler, çıkarları için her ipte oynayan, tutarsız, dönek,
fırıldak olanlara. Soysuz adını tamda bu özelliklerinden almadın mı? O yüzden
sus ve bu direniş karşısında o ağzını açarak suçlarını daha da büyütme…
Ant olsun ki zaferde de çekeceğiz o seni korkutan halayları.
Halay çeke çeke zaferi kazanacağız. Çünkü biz ölüme giderken bile halay
çekenlerin soyundan geliyoruz. Hem de binlerle…Bundan kuşkun olmasın. Hem de
Helin gibi şehit düşen her direniş şehidine göndereceğiz o halayları….
Halay çeke çeke zaferi kazanacağız. Çünkü biz ölüme giderken bile halay
çekenlerin soyundan geliyoruz. Hem de binlerle…Bundan kuşkun olmasın. Hem de
Helin gibi şehit düşen her direniş şehidine göndereceğiz o halayları….
Türküler Susmaz Halaylar Sürer!
Halaylarımızla Yürüyoruz Zafere!
Yamyam İktidarlar AKP Gibi Halkın Kanını Emen
İktidarlardır!
İktidarlardır!
Halkız Haklıyız Kazanacağız!
Dortmund Halk Cephesi
Yunanistan’ın Agrinio Şehrinde Ölüm Orucu Direnişçilerine Destek Pankartı!
written by halkinkutuphanesi@gmail.com
Yunanistan’ın
Agrinio şehrinde, APERTUS İşgal evi imzalı dayanışma pankartı asıldı.
Agrinio şehrinde, APERTUS İşgal evi imzalı dayanışma pankartı asıldı.
Pankartta
yazılanlar:
yazılanlar:
”HELİN
BÖLEK MÜCADELEDE YAŞIYOR. AÇLIK GREVCİSİ İBRAHİM GÖKÇEK VE MUSTAFA KOÇAK İLE
DAYANIŞMA!
BÖLEK MÜCADELEDE YAŞIYOR. AÇLIK GREVCİSİ İBRAHİM GÖKÇEK VE MUSTAFA KOÇAK İLE
DAYANIŞMA!
HELİN BÖLEK
228 günlük açlık grevinin ardından baş eğmeden şehit düştü.
228 günlük açlık grevinin ardından baş eğmeden şehit düştü.
AÇLIK GREVLERİ:
İBRAHİM GÖKÇEK (17/5/19 DAN BERİ) VE MUSTAFA KOÇAK (3/7/2019 DAN BERİ)
İBRAHİM GÖKÇEK (17/5/19 DAN BERİ) VE MUSTAFA KOÇAK (3/7/2019 DAN BERİ)
GRUP YORUM
VE TÜRKİYE’DEKİ TUTSAK DEVRİMCİLERLE DAYANIŞMAYA!
VE TÜRKİYE’DEKİ TUTSAK DEVRİMCİLERLE DAYANIŞMAYA!
APERTUS
İŞGALEVİ
İŞGALEVİ
Grup Yorum’un basçısı İbrahim Gökçek 300’lü günleri geçerek
gerçekleştirdiği Ölüm Orucunu sürdürmektedir. Tüm meslektaşlarımız olan
sanatçıları mail göndererek (isim,soyadı, ünvanı,sanat veya müzik grubunun
adını yazarak)Gr.Musicians.for.Grup.Yorum@gmail.com göndermeleri çağrısında
bulunuyoruz.
gerçekleştirdiği Ölüm Orucunu sürdürmektedir. Tüm meslektaşlarımız olan
sanatçıları mail göndererek (isim,soyadı, ünvanı,sanat veya müzik grubunun
adını yazarak)Gr.Musicians.for.Grup.Yorum@gmail.com göndermeleri çağrısında
bulunuyoruz.
İlk imzalar hazırlanan metin ile yayımlanmaktadır ancak imza
toplama süreci devam etmektedir. Süreç tamamlandığında toplanan bu imzaları da
yayımlayacağız.
toplama süreci devam etmektedir. Süreç tamamlandığında toplanan bu imzaları da
yayımlayacağız.
Dayanışma metnini ilk olarak müzik gruplarından JazzMatazz,
Magic de Spell, Υπεραστικοί başlatmıştır.
Magic de Spell, Υπεραστικοί başlatmıştır.
AÇLIK GREVİNDEKİ İBRAHİM GÖKÇEK İLE DAYANIŞMAYA!
GRUP YORUM üyesi İbrahim Gökçek, artık 300’lü günleri aşan
mücadelesiyle ölüm orucunu sürdürmektedir. 3 Nisan tarihinde yoldaşı Helin
Bölek 288 günlük açlık grevinin ardından şehit düştü. İbrahim Gökçek, baş
eğmeden açlık grevini sürdürmektedir. Talepleri:
mücadelesiyle ölüm orucunu sürdürmektedir. 3 Nisan tarihinde yoldaşı Helin
Bölek 288 günlük açlık grevinin ardından şehit düştü. İbrahim Gökçek, baş
eğmeden açlık grevini sürdürmektedir. Talepleri:
-Türkiye’de konserlerine izin verilsin
-Tüm Grup Yorum üyeleri serbest bırakılsın ve haklarındaki
soruşturmalar geri çekilsin!
soruşturmalar geri çekilsin!
-İdil Kültür Merkezine ve bürolarına yönelik saldırılara son
verilsin!
verilsin!
-Grup üyeleri, Türk ‘antiterörü’ tarafından hazırlanan
listelerden çıkartılsın ve haklarındaki yakalama kararları kaldırılsın!
listelerden çıkartılsın ve haklarındaki yakalama kararları kaldırılsın!
Grup Yorum, müzik
grubu olmanın ötesinde bir özelliğe sahiptir. Egemen Türk devletinin baskılarına
karşı halk mücadelesinin sembolü durumundadır. Antifaşist ve antiemperyalist
bir çizgiye sahip olan GRUP YORUM, kırk yıldır yoksulların, baskılara maruz
kalanların, mücadele edenlerin sesidir. Kültür ve özgürlükler için mücadeleci
bir ses!
grubu olmanın ötesinde bir özelliğe sahiptir. Egemen Türk devletinin baskılarına
karşı halk mücadelesinin sembolü durumundadır. Antifaşist ve antiemperyalist
bir çizgiye sahip olan GRUP YORUM, kırk yıldır yoksulların, baskılara maruz
kalanların, mücadele edenlerin sesidir. Kültür ve özgürlükler için mücadeleci
bir ses!
2015 yılından bugüne, Türk devleti tarafından konserleri
yasaklanıyor, üyeleri afişe ediliyor, tutuklanıyor, kültür merkezlerine
baskınlar düzenleniyor. Grup Yorum, kendilerine dayatılan suskunluğa karşı
uzlaşmaz bir mücadele vermektedir.
yasaklanıyor, üyeleri afişe ediliyor, tutuklanıyor, kültür merkezlerine
baskınlar düzenleniyor. Grup Yorum, kendilerine dayatılan suskunluğa karşı
uzlaşmaz bir mücadele vermektedir.
‘bir sanatçı eğer halkı için şarkı söyleyemiyorsa, konserler
veremiyorsa, zaten ölü sayılır’
veremiyorsa, zaten ölü sayılır’
İbrahim Gökçek-Helin Bölek
Yunanistan’daki Sanatçılar Açlık Grevcisi İbrahim Gökçek’e
Dayanışmalarını Dile Getirmektedir!
Dayanışmalarını Dile Getirmektedir!
İbrahim Gökçek Yaşasın! Helin Bölek Ölümsüzdür! Grup Yorum
Üyesi Devrimciler ile Dayanışmaya!
Üyesi Devrimciler ile Dayanışmaya!
İmzalayanlar:
1. Ακτιβιστική Ομάδα Θεάτρου Του Καταπιεσμένου
(Ezilenlerin Aktivist Tiyatro Grubu)
(Ezilenlerin Aktivist Tiyatro Grubu)
2. Βαρελάς Τάκης, Ζωγράφος (Varelas Takis, Ressam)
3. Βρανίτσα Κλειώ, Εικαστικός( Vranitiça Klio, Görsel
Sanatçı)
Sanatçı)
4. Γαστεράτος Αλέξανδρος, Μουσικός(Gasteratos
Aleksandros, Müzisyen )
Aleksandros, Müzisyen )
5. Γιακουμάκης Νίκος, Μουσικός (Yiakumakis Nikos,
Müzisyen)
Müzisyen)
6. Γραμμένος Σπύρος, Τραγουδοποιός (Grammenos Spiros,Söz
Yazarı)
Yazarı)
7. Γυμνά Καλώδια (Yimna Kalodia)
8. Δεληβοριάς Φοίβος, Τραγουδοποιός (Delivorias Fivos,
Söz Yazarı)
Söz Yazarı)
9. Δεντάκης Παντελής, Σκηνοθέτης, Ηθοποιός (Dentakis
Pantelis,Yönetmen, Aktör)
Pantelis,Yönetmen, Aktör)
10. Δερεμπέ Μαρία, Θεατρολόγος( Derebe Maria Tiyatro
Yazarı, Uzmanı)
Yazarı, Uzmanı)
11. Κατσιναβάκη Αναστασία, Λυρική Τραγουδίστρια
(Kaçinavaki Anastasia, Lirik Solist)
(Kaçinavaki Anastasia, Lirik Solist)
12. Κεχαγιόγλου Χρυσούλα, Μουσικός (Kehayioglu Hrisula,
Müzisyen)
Müzisyen)
13. Κουγέα Οδέττη, Συντηρήτρια Έργων Τέχνης/Σκιτσογράφος
(Kuyea Odetti,Sanat Proje Sorumlusu)
(Kuyea Odetti,Sanat Proje Sorumlusu)
14. Κουκαλάνι Βασίλης, Ηθοποιός/Σκηνοθέτης (Kukalani
Vasilis, Oyuncu, Yönetmen)
Vasilis, Oyuncu, Yönetmen)
15. Κουρλής Λουκάς, Μουσικός (Kurlis Lukas, Müzisyen)
16. Κρατσιώτης Γιάννης, Μουσικός (Kraçiotis Yannis,
Müzisyen)
Müzisyen)
17. Κυπριώτης Αλέξανδρος, Συγγραφέας, Mεταφραστής
(Kipriotis Aleksandros, Yazar, Çevirmen)
(Kipriotis Aleksandros, Yazar, Çevirmen)
18. Κυριακίδης Κορνήλιος, Μπασίστας, Μέλος Των King
Garcia (Kiriakidis Kornilios, King Garcia Üyesi)
Garcia (Kiriakidis Kornilios, King Garcia Üyesi)
19. Μπαξεβάνη Σόνια, Μουσικός (Baksevani Sonya, Müzisyen)
20. Μπούρας Δημήτρης, Ηθοποιός (Buras Dimitris, Oyuncu)
21. Μυστακίδης Δημήτρης, Μουσικός (Mustakidis Dimitris,
Müzisyen)
Müzisyen)
22. Νικολάου Αργύρης, Κιθαρίστας (Nikolau Argiris,
Gitarist)
Gitarist)
23. Ομάδα Θεάτρου Του Καταπιεσμένου Βoalitaria
(Boalitaria Ezilenlerin Tiyatro Grubu)
(Boalitaria Ezilenlerin Tiyatro Grubu)
24. Παπαθύμνιος Κωνσταντίνος, Μουσικός (Papatimnios
Konstantinos, Müzisyen)
Konstantinos, Müzisyen)
25. Παπαϊωάννου Γιώργος, Μουσικός (Papayuanna Yorgos,
Müzisyen)
Müzisyen)
26. Ρεζάρτα Κρουγια, Μουσικός (Rezarta Kruyia, Müzisyen)
27. Ρηγόπουλος Κίμων, Ηθοποιός, Ποιητής (Rigopulos Kimon,
Oyuncu, Şair)
Oyuncu, Şair)
28. Ρούσσος Πέτρος, Μουσικός, Mέλος Νomadesartcore (Rusos
Petro, Nomadesartcore Üyesi, Müzisyen)
Petro, Nomadesartcore Üyesi, Müzisyen)
29. Σουρή Μαριλένα, Μουσικός (Suri Marilena, Müzisyen)
30. Στουρνάρα Έλσα, Μουσικός (Sturnara Elsa, Müzisyen)
31. Στρούμπος Σάββας, Σκηνοθέτης, Ομάδα Σημείο Μηδέν
(Strubos Savvas, Yönetmen, Sıfır Noktası Grubu)
(Strubos Savvas, Yönetmen, Sıfır Noktası Grubu)
32. Τσιφτσής Παναγιώτης, Μουσικός (Çifçis Panayotis,
Müzisyen)
Müzisyen)
33. Τυπάλδος, Ποιητής (Tupaldos, Şair)
34. Υπεραστικοί (İperastiki)
35. Υπόγεια Ρεύματα (İpogia Revmata)
36. Φάμπα Εύα, Σολίστ Και Καθηγήτρια Κιθάρας (Faba Eva,
Solist Ve Gitar Eğitmeni)
Solist Ve Gitar Eğitmeni)
37. Φασούλα Αγάπη, Μουσικός (Fasula Agapi, Müzisyen)
38. Φίλος Στέφανος, Μουσικός, Μέλος Eletrobalkana,
Hybridian (Filos Stefanos, Müzisyen, Eletrobalkana Üyesi,Hybridian)
Hybridian (Filos Stefanos, Müzisyen, Eletrobalkana Üyesi,Hybridian)
39. Φράξια, Hip-Hop Group (Fraksia, Hip Hop Grup)
40. Φυστικί Σαλόνι (Fistiki Saloni)
41. Χαλντούπης Νικόλαος, Sound Designer (Haldupis
Nikolaos,Sound Designer )
Nikolaos,Sound Designer )
42. Anser, Hip-Hop Artist
43. Dustbowl
44. Elektrobalkana, Band, Athens
45. Hybridian Band
46. Jazzmatazz 3
47. Kratidi Rodama, Μουσικός (Müzisyen)
48. Los Tre, Music Group Athens
49. Magic De Spell
50. Mc Yinka, Τραγουδιστής, Performer (Solist)
51. Nick Fysakis, Μουσικός (Müzisyen)
52. Social Waste
53. Tsiri Band
54. Vito Fotis, Μουσικός, Δάσκαλος (Müzisyen, Öğretmen)
