direnişler
Ulm Adalet İstiyoruz Çadırı Direnişçilerin Sesi olmaya Devam Ediyor
Ebru, Aytaç, Didem ve Özgür için açtığımız Adalet İstiyoruz
Çadırımızı 10. haftasında 20. kez açtık. Bu haftada çadırımıza ev yapımı
çörekler, pastalar getirdi ziyaretçilerimiz ve yaklaşık 50 kişi olduk gelen
gidenlerle.
rağmen 10 haftayı geride bıraktık ve Ulm bölgesinde Çadırımızı görmeyen ve
duymayan kalmadı. 10 hafta boyunca Bölgemizdeki tüm Devrimci Demokrat kurumlar
Çadırımızı Devrimci Dayanışmayla Sahiplendi, duyarlı halkımızda bizi hiç yalnız
bırakmadı. Herkese bu vesileyle Teşekkür ediyoruz ve Çadırımızı Direniş Zaferle
sonuçlanıncaya kadar Her hafta Salı ve Çarşamba günleri 15:00-18:00 arası
açacağımızı ilan ediyoruz.
Didem Akman ve Özgür Karakaya Ölüm Orucu Direnişinin 184. Gününde
Adalet talebiyle ölüm orucu direnişine başlayan Özgür
Tutsaklar Didem Akman ve Özgür Karakaya, direnişin 184. Gününde. Didem Akman’ın
ağırlaştırılmış müebbet koşullarının düzeltilmesi talebi insani bir taleptir.
Bir tutsağa, 2 metrekarelik bir hücrede ölene kadar kalacaksın demek psikolojik
olarak öldürmek anlamına gelir. Havalandırma saatlerinden, ziyaretçi uygulamalarına
kadar tecritin ağır koşullarını yaşayan ağır müebbet tutsaklar, bulaşıklarını
dahi tuvalette yıkamak zorunda bırakılıyor. Bu sebepten onurlu bir mücadele ile
koşulların değiştirilmesi için bedenini silaha çevirdi Didem Akman.
kalelerine, yıkılmaz sanılan saraylarını hücre hücre eriyen bedenlerimizle
yıkacağız. Halkımız onurlu evlatlarınıza sahip çıkın, seslerini duyurun. Bu
direniş yalnız kendi talepleri için değil, adalete susayan halkın susuzluğunu
gidermek içindir.
Halkın Avukatı Ebru Timtik Ölüm Orucu Direnişinin 231. Aytaç Ünsal 200. Gününde
ölüm orucu direnişine çelikten iradeleri ile devam ediyorlar.
onu çaresizleştirmektir. Halkın avukatları kendilerine yapılan bu haksızlığa
karşı çıktılar sadece kendilerine yapılan haksızlıklar ve adaletsizliklere
değil tüm halkımıza yapılan adaletsizliklere karşı çıktılar diye bugün yüzlerce
yıllara varan cezalara çarptırıldılar.
Kurumu hapishanede kalamazlar raporu verdi, bu karara uymayan mengene artığı,
engizisyon mahkemelerini aratmayan 37. ACM mahkemesi ve onun heyeti, hastaneye
kaldırılmaları kararını verdi.
psikolojik işkenceler ile karşı karşıya kaldı Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal,
ışıkların sürekli açık olması bir hücreye koyulmaları, refakatçi verilmemesi
yanlarına, her gün kendisine doktor ve hemşire diyenlerin yemek yer misiniz
diye sormaları, bu keyfi ve insanlık dışı uygulamaya derhal son verilmelidir!
Ebru ve Aytaç için hastane önlerine doldu basın açıklamaları yaptı, eylemden
eyleme koştu, kulaktan kulağa anlattı direnişi.
açlık grevleri yapıldı ve yapılıyor.
çarptı direnişçiler sloganlarını ve bugün eriyen bedenleri vücutlarında çıkan
yaraları ile faşizme direnmeye adalet mücadelesi vermeye devam ediyorlar.
alacaktır.
Aytaç’ı yaşatacak olan bizleriz bizlerin vereceği emektir.
Berlin Türkiye Büyükelçiliği Önünde Ölüm Orucu Direnişçileri İçin Eylem
Adil yargılanma isteğiyle bedenlerini açlığa yatıranHalkımızın Avukatları ve Özgür Tutsaklarla dayanışma için 19.08.2020 Çarşamba
günü Berlin Halk Meclisi Girişimi bir kez daha Adalet istemiyle Türkiye Büyük
Elçiliğinin önünde eylem yaptı.
konuşmalar ve ölüm orucundaki Avukatlar ve Özgür Tutsaklarla dayanışma
sloganlar hiç susmadı.
sonlandırıldı.
yaptı. Yüksel Direnişçilerinin gözaltında tutulmalarının 7. günü. Onları
gözaltında tutarak, Nuriye Gülmen’i tutuklayarak verilen mücadeleyi
engelleyemediler. Adalet mücadelesinden
asla vazgeçilmez. Ülkemizde ve dünyada adalet için katliamlara, ömür boyu
tutsaklıklara rağmen hep adalet mücadelesi verilmiştir, verilecektir.
Atina’da Halk Cepheliler Türkiye Konsolosluğuna Kan Atma Eylemi Yaptı
Atina’da Türkiye Konsolosluğu Önünde iki Halk Cepheli,
AKP’nin Halkın Avukatlarına yönelik zorla müdahale saldırısına karşı
konsolosluğun duvarına kan atma eylemi gerçekleştirdi. Kan atma eyleminden
sonra ölüm orucu direnişçileri Ebru Timtik, Aytaç Ünsan, Didem Akman ve Özgür
Karakaya’nın taleplerinin yazılı olduğu ve zorla müdahalenin işkence olduğunu
anlatan kuşlamalar atıldı. Eylem esnasında “Kahrolsun Faşizm Yaşasın
Mücadelemiz, Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz” sloganları atıldı. Eylem
gerçekleştikten sonra çok sayıda Yunan polisi gelerek iki Halk Cepheliyi
işkenceyle gözaltına aldı.
Tutsakların kılına gelecek zararın hesabını misliyle vereceksiniz. Adalet
talebiyle başlayan ölüm orucu direnişimiz adalet sağlanana kadar devam edecek.
Talepleri karşılamak yerine zorla müdahale tehditleriyle hastanede rehin
tutulan avukatlarımız derhal tahliye edilsin.
Almanya Grup Yorum Gönüllüleri: Halkın Avukatlarının Yargılanma Ve Direniş Süreci
Avukatları Aytaç Ünsal ve Ebru Timtik düzmece bir iddianameye dayandırılan ve
AKP faşizmin talimatları üzerine şekillenen bir dava sonucu 16 avukat
arkadaşlarıyla birlikte toplam 159 hapis cezasına çarptırıldılar.
Türkiye’nin farklı kentlerinde KHK’larla işlerinden ihraç edilen Kamu
Emekçileri Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın savunmasını hazırlarken eşzamanlı
bir operasyonda gözaltına alınıp tutuklandılar. Bir senelik tutukluluktan sonra
Halkın Avukatları görülen mahkemede tahliye edildiler. Bu duruma itiraz eden
AKP, mahkeme heyetini görevden alıp AKP’ye rüştünü daha önce ispatlamış olan
Akın Gürlek başkanlığında yeni bir heyet görevlendiriyor. Eski heyetin yerine
getirdiği heyetle, tahliyeden sadece 10 saat sonra yeni bir tutuklama kararı
çıkarttırıyor. Hiçbir delil ve kanıt eklenmeyen, yani tahliye ile sonuçlanan
dosya üzerinden yeni bir yargılama süreci başlatıldı.
örnek:
sonra açılan, asılları ve kopyaları avukatlara verilmeyen dijital deliller
olan avukatlar 10 saat içinde tahliye edildikleri dosya üzerinden tekrar
tutuklanıp 159 yıl hapis cezasına çarptırıldılar
tanıklar SEGBİS’le ve yüzleri kapalı ifade verdi
tanıklarıdan biri, gerçekte yok! Hayali olarak yaratılan tanıktan alınan
ifadede savcı imzası var. Cumhuriyet Savcısı, Sahte belgeye imza attı
biri, belgelenmiş atipik psikozu olan İsmet Özdemir, 147 ayrı dosyada ‘tanık’.
Duruşmada hakime ‘hatırlamıyorum bu hangi dosya?’ diye sordu.
İtirafçılardan İrem Kıvrak ve Kenan Doruk’un ifadeleri harfiyen aynıdır. Bunu
fark eden savunma avukatların itirazı üzerine savcılık İrem Kıvrak’ın
ifadelerini dosyadan çıkartıyor.
avukatlar ikinci davadan
keyfiliklere rağmen verilen 159 yıl hapis cezasına karşı önce Ebru Timtik, daha
sonra Aytaç Ünsal süresiz açlık grevi direnişini Ölüm Orucu Direnişine
çevirdiler. Talepleri çok basit ve kabul edilir: Adil Yargılanma!
Yargıtay’a taşınmıştır. Yalnız şubat ayından beri masasında olmasına rağmen
bugüne dek dosya incelenmemiştir, tek bir açıklama dahi yapılmamıştır. Yargıtay
16.Ceza Daire-si Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın ölüm orucunda olduğunu bildiği
halde bugüne dek dosyayı incelememesi, onları katletmek istediğinin
göstergesidir. Dünyanın dört bir yanında onbinlerce avukatı temsil eden
yüzlerce Baro’nun açıklamasında dosyanın evrensel hukuk anlayışına aykırı
olduğunu, direnen avukatların derhal tahliye edilmesini talep eden çağrılar
vardır. Buna rağmen Yargıtay 16.Ceza
Dairesi aylardır incelemediği dosyada hala ilerleme kaydetmiyor.
bölgelerinde yaralar, kollarında ve bacaklarında morluklar, nefes darlığı gibi
sağlık sorunları yaşıyorlar. Haklarında ‘Hapishane Koşullarında Kalamazlar’
Raporunun çıkarılmasına rağmen tahliye edilmeyip hapishanenin hastanelerine
kaldırıldılar. Burada Aytaç ve Ebru sürekli zorla müdahale tehditi altında
tutuluyorlar. Direniş artık günlerin, saatlerin değil, dakikaların önemli
olduğu bir sürece evrilmiştir. Ebru ve Aytaç’ı kurtarmak, onların adil
yargılanmalarını sağlamak hepimizin sorumluluğudur. Onları yaşatmak, demokrasi
mücadelesini yaşatmaktır.










