direnişler meclisi
Direnişler Meclisi’nden Komployla Tutuklanan Demirel’in Mahkemesine Çağrı
Faşizmin 6 Şubat komplosu ile tutukladığı Direnişler Meclisi
emekçisi Merve Demirel’in mahkemesi görülecektir.
Direnişler Meclisi kurumsal sosyal medya hesaplarından çağrı
yaparak tüm halkımızı mahkemeye çağırdı.
Direnişler Meclisi’nin çağrı ve açıklaması şu
şekildedir:
Direnişler Meclisi Emekçisi Merve Demirel Adalet İsteyen
Herkesin Yanındaydı!
İşte Bu Nedenle 6 Şubat 2024 Günü Komplolarla ve İftiracı
İtirafçıların Yalan Beyanları ile Tutuklandı!
Tüm Halkımıza Çağrımızdır;
Tutsak Direnişler Meclisi Emekçisi Merve Demirel’in 25
Temmuz 2024 Günü 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Görülecek Duruşmasına Sahiplenmeye
Çağırıyoruz!
Direnişler
Meclisi tarafından, faşizmin 6 Şubat sonrası başlattığı komplo saldırılar ile
gözaltına alınan ve hukuk terörüyle tutuklanan Direnişler Meclisi emekçisi
Merve Demirel’in mahkemesine çağrı yapıldı.
Direnişler
Meclisi’nin kurumsal sosyal medya hesaplarından 21 Temmuz’da yapılan çağrıda şu
sözlere yer verildi:
Tüm
Halkımıza Çağrımızdır;
Komplolarla
Tutuklanan Direnişler Meclisi Emekçisi Merve Demirel’in 25 Temmuz 2024 Günü İst.
26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Görülecek.
Duruşmasını
Sahiplenmeye Çağırıyoruz!
Ankara’da 19 Temmuz 2024 Tarihinde Direnişler Meclisi Uzun Zaman Önce İşten Çıkarılan Çiğli Belediyesi İşçilerini Ziyaret Etti
CHP’li İzmir Çiğli Belediyesi tarafın Haziran ayında
Bankamatik ve giden belediye başkanının yeni başkan adayı belli olunca kötü
niyetle işe aldığı işçiler diyerek işten çıkarttığı işçiler direnişi devam
ettiriyor.
Haziran ayında 147 işçinin işten çıkarıldığı Çiğli
Belediyesinin önünde 60’ı direnişe başlamıştı. İlk başta sendikaların da destek
verdiği işçiler sonuç alamayınca sendikalarının geri çekilmesi ile birlikte
haklarını almak için üç gündür CHP Genel merkezinin önün de eyleme başladı.
Direnişler Meclisi eylemi ziyaret ederek destek sözü verdi.
Direnişler Meclisi İzmir’ de 24-25 Haziran 2024 tarihlerin de Çiğli Belediyesinde işten atılan işçileri ziyaret etti
İzmir Çiğli Belediyesi kısa bir süre önce 147 işçiyi işten
çıkarttı. Gerekçe olarak ta belediye başkanı seçimden önce, adının açıklanmasın
dan sonra usulsüz olarak işe alındıklarını ve işe gelmeyip bankamatik işçisi
olduklarını gösterdi. İşten atılan işçilerin 60 kişi buna karşı direnişe
başladı.
ve sendika temsilcileri ile sohbet etti. Yapılan sohbette Genel-İş 8 nolu şube
dışında 3 sendikanın da birlikte direniş kararı aldığını öğrenmiş oldu. İşçiler
ile yapılan sohbette ise işçilerin birçoğunun belediye başkanlık seçiminden çok
önce işe başladığını bir kısmının üç yıllık olduğunu kendilerinin bankamatik
memuru değil her gün işe geldiklerini hatta fazla bile çalıştıklarını dile
getirdiler. İşçilerin çoğunun ayrıca CHP üyesi olduğunu üyesi oldukları
partinin belediyesinden işten çıkarıldıklarını dile getiren işçiler işe geri
dönene kadar direneceklerini dile getirdiler.
yıldır direndiği anlatılarak sohbete devam edildi. Kendilerine yapılan
dayanışmanın önemini ve kendilerine vereceği gücü dile getiren işçileri her
zaman sahipleneceklerini direnişler meclisi hesaplarında haberlerinin
yapılacağı sözü verilerek ziyaret sonlandırıldı.
Faşizmin Polisi 1 Mayıs’a Katılanları ve Devrimci Kurumlara Gidenleri Tehdit Ediyor…
Faşizmin işkenceci kurumu olan Ankara Siyasi Şube amirliğine
bağlı işkenceci ve katil polisler, 1 Mayıs ardından Ankara’da bulunan ilerici
demokrat gençleri kaçırarak ailelerini tehdit etti.
Söz konusu kaçırmalar, tehditler ile ilgili Ankara
Direnişler Meclisi açıklama yaparak faşizmin politikasını teşhir etti.
Direnişler Meclisi’nden Semiha Eyilik ilk söz alarak
şu açıklamada bulundu:
“Merhaba arkadaşlar; uzun zamandır Ankara’da birçok
arkadaşımız Ankara Siyasi Şube polisleri tarafından tehdit ediliyor,
kaçırılıyor. Ve gerekçe olarak da devrimci kurumlar ve mücadele edenler gerekçe
gösteriliyor.
Yoksulluğun ve yozlaşmanın bu kadar arttığı ülkelerde
mücadele meşrudur. Ve bu meşru mücadelede bizi hiç kimse yıldıramayacak. Ve bu
süreçte kaçırılan arkadaşlardan biri de Umut’tur.
Ve Umut yaşadıklarını sizlerle paylaşmak istiyor.”
Ardından polis tarafından kaçırılıp tehdit edilen Umut
Garan söz alarak şu açıklamada bulundu:
“Merhaba;
1 Mayıs sonrası evimin önünden polisler tarafından
kaçırıldım; 1 Mayıs’a katılmam ve kurumlara gitmem gerekçe gösterilerek tehdit
ettiler bir daha gitmemem yönünde. Araç içerisinde işkence ve hakaretler
edildi. Bir saat boyunca yaklaşık sürdü bu durum. Tehdit ettiler ‘bir daha
oraya gitme, 1 Mayıs’a katılma’ şeklinde.
Sonrasında da ailemi aramaya başladılar, iftiralar
üzerinden onları korkutmaya, tehdit etmeye başladılar.”
Direnişler Meclisi Emekçilerinin Agrobay İşçileri İle Gerçekleştirdikleri Röportaj
Direnişler Meclisi emekçileri olarak Agrobay İşçileri ile
gerçekleştirdikleri Ankara yürüyüşünü ve karşılanan talepleri üzerine röportaj
gerçekleştirdik. Röportajı sizlerle paylaşıyoruz.
Direnişler Meclisi: Merhaba, öncelikle sizi
tanıyabilir miyiz?
Mehmet Aksoy: Merhaba ben Mehmet Aksoy Agrobay Seracılıkta
ziraat mühendisi olarak çalışmaktaydım. Ve orada sendikaya üye olmaktan ilk
işten atılan kişi benim.
Direnişler Meclisi: Neden direndiğinizden bahseder
misiniz?
Mehmet Aksoy: Bizler Anayasa’nın 51. maddesinde
tanımlanan sendikalı olma hakkını ve hakkımız olanları alabilmek için
Tarım-Sen’e üye olduk. Sendikaya üye olduğumuz için işten çıkarıldık. O günden
bu yana da tavizsiz bir şekilde direniyoruz. Hiçbir şekilde de haklarımızı
almadan direnişi sonlandırmayacağız.
Çünkü ortada bariz bir haksızlık var, bunu gerek kamuoyu
gerek halkımız biliyor. Direnişimiz meşrulaştı…
Direnişler Meclisi: Ülkenin gündemi yapılacak yerel
seçimlerken sizler Ankara’ya yürüme kararı aldınız. Ankara yürüyüşünden ve
öncesinden bahseder misiniz?
Mehmet Aksoy: Ankara yürüyüşü şöyle oldu, her eylemi
denedik… gözaltına alındık, yol kestik, çatıya çıktık, beraber direndiğimiz
ablaların bir kısmı ölümü göze aldı. Bu artık ekonomik bir mücadele olmaktan
çıktı onur mücadelesine dönüştü. İster istemez bir kinleşme başladı patrona
karşı, hükümete karşı. Biz bu süreçte her türlü eylem modelini uyguladık. Ve en
sonda Ankara’ya yürüme kararı aldık. 15 günlük bir maratonumuz vardı. Bazı
yerlerde konakladık, çadırlarda kaldık. Yağmur soğuk demeden. En sonunda
yürüyüşü Ankara’da sonlandırdık. Orada belli başlı sözler aldık bakanlıktan,
belli başlı siyasi partilerle görüştük. Kazanım elde ettik. Yola çıkarken 5
talebimiz vardı, üçü karşılandı. Elde etmemiz gereken iki talebimiz daha var.
Bununla alakalı sendika avukatlarımız görüşüyor. Şimdilik bekliyoruz.
Direnişler Meclisi: Dediğiniz gibi kimi haklar
kazandınız. Geriye kalan haklarınızı almak için bir programınız var mı,
bahseder misiniz?
Mehmet Aksoy: Şimdi bir müzakere durumu var.
Avrupa’da bulunan bir dağıtıcı firmanın Agrobay Seracılık’a baskı durumu da
var. Bu müzakere masasından olumlu sonuçlar çıktığı takdirde eylemimizi
sonlandıracağız. Şayet bunlar olmaz ise de gerek bulunduğumuz ilçe de gerek
İstanbul’da Ankara’da olsun daha bunun kararını vermedik ama direnişe dair her
yöntemi uygulayacağız.
Direnişler Meclisi: Bugün Anadolu’da ve Dünyada irili
ufaklı işçi direnişleri sürüyor. Ve biliyoruz ki işçilerin emekçilerin hakları
patronlar tarafından gasp ediliyor. Sizin buradan direnen işçilere ve genel
olarak tüm işçilere çağrınız var mı?
Mehmet Aksoy: Biz bitmiş denilen anda küllerimizden
yeniden doğabildik, hikayeniz bitti deniliyordu biz tekrar var olabildik. Bunun
tek nedeni direniştir. Direniş her anlamda meşru. Ve bir o kadar gerçekçi
olduğu zaman imkansız denilen bir şey yok biz bunu başardık. Herkes
başarabilir.









