devrimci işçi hareketi
Turan Aktaş Şişli Belediyesi Önündeki Direnişinin 1158. Gününde Direnmeye Devam Ediyor
İşi ekmeği ve onuru için direnen Turan Aktaş CHP’li Şişli
Belediyesi’nin önündeki direnişinin 1158. Gününde direnmeye işini istemeye
devam ediyor. Defalarca kez işe iadesi davasını kazanmasına rağmen CHP’li Şişli
Belediye Başkanı Muammer Keskin tarafından işine iade edilmeyen Turan Aktaş;
“Bugün şişli direnişimizin 1158 günü. Kılıçdaroğlu sizleri
meclise ve belediye başkanlığına seçen terörist dediğiniz Halk sizin gibi emek
düşmanlarına seçimlerde gereken tokatı atacaktır.
Yaşasın Şişli
Direnişimiz” dedi.
Devrimci İşçi Hareketi Hasta Tutsaklara Özgürlüğü İçin Pankart Astı
Hapishanelerde tedavisi bilinçli olarak engellenen 1606 hasta tutsak bulunmakta. Ve bulundukları tecrit koşulları, tedaviye ulaşımda yaşadıkları zorluklar ve bilinçli engellemelerle hastalıkları daha da ilerlemekte. DİH’lilerde başta hasta tutsak Ali Osman Köse olmak üzere 1606 hasta tutsağın özgürlüğü için 24.01.2023 tarihinde Güzeltepe köprüsünde “DEVRİMCİ HASTA TUTSAK ALİ OSMAN KÖSE’YE ÖZGÜRLÜK HASTA TUTSAKLAR SERBEST BIRAKILSIN-DEVRİMCİ İŞÇİ HAREKETİ” yazılı pankart astı.
HASTA TUTSAKLARA ÖZGÜRLÜK!
Şişli Direnişimizin 1148 günü Kemal Kılıçdaroğlu TV100 de
Katıldığı programda hoşuna gitmeyen ve kendine tehdit olarak algıladığı
reklamdan sonra reklam sorumlusu çalışanı işten çıkarılmasını eleştirmiş ve işe
geri alınmasını rica etmiş peki Kılıçdaroğlu kendi belediyelerinden Atılan
işçilere neden düşmanlık yapıyor.
Faşizm Mezarlarımıza Saldıracak Kadar Aciz ve
Korkaktır!
Mezarlarımız Halkımızın Onurudur!
AKP
faşizminin işkenceci katilleri 7 Kasım 2016 tarihinde Dersim’de kimyasal
silahlarla, bombalarla katledilen 11 Cephe gerillasının anıt mezarını tahrip
etti.
Faşizmin 7
Kasım 2016 tarihinde kimyasal silahlarla yaptığı bombardımandan yaralanarak
kurtulan Oğuz Meşe; katledilen diğer gerillaların adaleti olmak için yola
düşmüş ve Dersim’de katledilmişti. Anadolu halklarının kurtuluş umudunu
büyütmek için Dersim dağlarına çıkan gerillalardan olan Oğuz Meşe devrimci bir
işçiydi. Herkes onu 2015 yılında, DİSK binasında çalıştığı işinden atıldığı
için direnen Oya Baydak’ın direniş alanındaki fotoğrafıyla tanıdı. Patron
sendikacıları, emeği için direnen bir işçiye linç örgütlemiş ve bu sırada da
devrimci işçi Oğuz Meşe’nin burnu kırılmıştı. Oğuz, halkımızın kurtuluş umudunu
büyütmek uğruna ölümsüzleşti!
Daha önce
katledilen 11 gerillanın cenazeleri için Kemal Gün 90 gün boyunca açlık grevi
yapmış ve cenaze hakkını direnerek kazanmıştı. Faşizm şimdi de mezarlarımıza
saldırıyor!
Anadolu
halklarının kurtuluşu için, işçi sınıfı iktidarı için savaşanlar ölümsüzdür!
İşte bu nedenle bu uğurda şehit düşenlerin cenazeleri, mezarları da halkımızın
onurudur, namusudur. Halkımız bu değerlerine, geleneklerine sahip çıkar. Kaldı
ki; kim olursa olsun “ölüye saygı” halkın değerlerinde “kutsal” kabul edilir.
Cenaze hakkı ve mezar hakkı tüm dünya halklarının ortak bir değeridir. Söz
konusu olanlar devrim şehitleri olduğunda yaratılan değerler tarihin ve halkın
hafızalarından yok edilemeyecek kadar güçlüdür!
AKP faşizmi
bu değerlerden korkmaktadır. Mezarlarımıza saldırısı acizliğinden ve yaratılan
devrimci değerler karşısındaki acizliğindendir. Çünkü halkımızın kurtuluş yolu
bu değerlerle var olmuştur ve bu değerlerle yürünmektedir. Bugüne kadar
cenazelerimizi hiçbir zaman sahipsiz bırakmadık. Şehitlerimizin mezarlarında ot
bitmedi. Değerlerimize ölüm pahasına sahip çıktık; yine sahip çıkacağız!
Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz!
Mezar Hakkımız Engellenemez!
Devrimci İşçi Hareketi
Devrimci İşçi Hareketi: AKP’nin Polisi Gittiği Her Yere Uyuşturucuyu Götürüyor
Halkın Değerlerinin Yozlaştırılmasına İzin
Vermeyeceğiz!
Halk Okulu Dergisi Üzerindeki Baskılara Son
Verilsin!
AKP’nin katil polisleri 6 Eylül 2022 tarihinde, Gazi Mahallesi’nde
bulunan Halk Okulu dergisinin teknik hazırlıklarının yapıldığı Ozan Yayıncılık
bürosunu basmış, orada bulunan devrimci basın emekçilerini gözaltına alarak
tutuklamış ve kapıları sökerek, duvarları yıkarak talan etmiştir.
Halk Okulu Dergisi yaptığı açıklamada AKP’nin polislerinin talan ettiği
Ozan Yayıncılık bürosunun uyuşturucu bağımlılarının uyuşturucu kullandığı bir
yer haline getirildiğini belirtmiştir.
Halk Okulu dergisi 36 yıllık devrimci basın hayatında halkın yaşadığı
açlığın, yoksulluğun, adaletsizliklerin ve bunlara karşı verilen mücadelenin
sesi, soluğu olmuştur. İşçi sınıfımızın direniş alanlarında olmuş; işçilerin,
emekçilerin açıklamalarını, sloganlarını, marşlarını satırlarına taşımıştır.
Devrimci basın-yayıncılık pahasına şehitler vermiş, emekçileri tutsaklıklar
yaşamış, bedel ödemiştir.
Halk Okulu dergisinin büroları, kurumları halkın evidir, yoksul
mahallelerin sokaklarıdır, işçilerin direniş alanlarıdır. Halk Okulu dergisinin
emekçileri halkın kendisidir. İşte tam da bu nedenle dergi bürosuna
gerçekleştirilen saldırıların faşizmin devrimci basın emekçilerine karşı
yaşadığı acizlik ve korku olduğunu biliyoruz. Çünkü faşizm sesten ve ışıktan
korkar. Direnişlerin sesinin yayılmasından, emekçilerin, yoksul halkın
çığlığının duyulmasından korkar. Saldırılarının nedeni korkuları ve
acizlikleridir.
AKP’nin polisleri daha önce de Gazi Mahallesi’nde Hasan Ferit Gedik
Uyuşturucuyla Savaş ve Kurtuluş Merkezi’ni basmış, orayı kalekola çevirmişti.
Şimdi Gazi halkı bilir ki o kalekol mahalledeki uyuşturucu ticaretinin
merkezidir.
AKP’nin polislerinin Ozan Yayıncılık bürosuna saldırısından sonra orayı
uyuşturucu bağımlılarına açıp, gelen devrimcileri gözaltına alması da kimin
yanında, kimin karşısında olduklarını açıkça göstermektedir.
Biz Devrimci İşçi Hareketi olarak; ne gençlerimizin uyuşturucuyla
zehirlenmesine izin vereceğiz; ne de halkın sesi, gerçeğin sesi olan Halk Okulu
dergisi üzerindeki faşist saldırılara sessiz kalacağız.
Ozan Yayıncılık Bürosunun Yozlaşmanın
Merkezi Haline Getirilmesine Sessiz Kalmayacağız!
AKP’nin Polisleri Suç İşlemekten Vazgeçmeli!
Halk Okulu Dergisi Üzerindeki Baskılara Son
Vermelidir!
Halk Okulu Dergisi Susturulamaz!
Devrimci İşçi Hareketi
1060 günü aşkın süredir işi, ekmeği, onuru için direnen
Şişli Direnişçisi Turan Aktaş’ın “işe geri alınması” talebini dile getirmek
için 29 Ekim 2022 günü saat 21.00’de HASTAG çalışması olacaktır.
Emekten ve adaletten yana olan herkesi @Direnis_Meclisi
hesabından duyurulacak HASTAG çalışmasına katılmaya çağırıyoruz.
Devrimci İşçi Hareketi Açıklaması: İşçinin ve Emekçinin Sesi Halk Okulu Dergisi Susturulamaz!
DEVRİMCİ
BASIN HALKIN VE EMEKÇİNİN GERÇEK SESİDİR!
BU SESİ
FAŞİZMİN HİÇ BİR ZORBA SALIRISI HİÇ BİR ZORBA YASASI
SUSRURAMADI SUSTURAMAYACAK!
Halk Okulu
dergisinin teknik hazırlıklarının yapılığı Ozan Yayıncılık 6 Eylül günü AKP’nin
işkenceci polisleri tarafından basıldı.
AKP
faşizmi, devrimci basına dönük baskı, sansür ve saldırıları her daim vardı.
Ülkemizi yönetebilmek için her zaman devrimci kurumları ve devrimci basına
yönelik saldırılar olmaya devam edecektir, devrimci kurumlar ise bu saldırıları
boşa çıkarmak için her zaman mücadeleyi daha ileri taşıyacak bu saldırılara
boyun eğmeyecek.
Halk
Okulu, 35 yıllık tarihi ile emperyalizme ve faşizme karşı mücadelenin öncüsü
olmuştur.
Fabrikalardaki
işçilere, talan edilen toprağımızdaki çiftçilere, kapitalizmin kar hırsıyla
saldırıya uğrayan doğamıza, mahallelerimizde halk çocuklarının uyuşturucuyla
zehirlenmesine karşı devrimci basın olarak her zaman mücadelenin öncüsü
olmuştur ve olmaya devam edecektir.
AKP faşizmi bu baskında Halk Okulunun iki
emekçisini tutuklamış kurumada bulunan bütün eşyalarını talan etmiş, kapılarını
dahi çalmıştır. Kendileri “el koyma” adı altında hırsızlık yapmışlardır, bu
hırsızlıkta Ozan Yayıncılık’ın televizyonlarına, bilgisayarlarına, kameralarına
varana kadar çalmıştır, binanın birçok duvarına penceresine zarar vermiştir
buda yetmemiş zorba yasalarına dayanarak binayı mühürlemişlerdir bu hırsızlığı,
bu talanı ve çapulculuğu faşist AKP’nin emrindeki polis ve amirleri yapmıştır.
Biz diyoruz
ki bu saldırılarınız boşuna Halk Okulu ve Ozan Yayıncılık duvarlardan ibaret
değildir, işçinin emekçinin sesi olmaya devam edecektir, bastığınız mührü haklı
ve meşru mücadelemizle boşa çıkaracağız, Halk Okulu halkın ve emekçinin sesi
olmaya devam edecektir.
Tutukladığınız Halk Okulu Emekçilerini derhal
serbest bırakın.
DEVRİMCİ BASIN SUSTURULAMAZ!
HALK OKULU VE OZAN YAYINCILIK YALNIZ DEĞİLİR!
DEVRİMCİ İŞÇİ HAREKETİ
19.09.2022
Direnişin Hakkı Zaferdir Turan Aktaş Tam 1026 Gündür Direnişte Bu Direniş Eninde Sonunda Kazanılacak Bir Direniştir!
CHP TURAN AKTAŞ’I 4 MAHKEME KARARINA
RAĞMEN HALA İŞE GERİ ALMIYOR!
Turan Aktaş’ın direnişi işçi sınıfının direnişidir. Tam 1026
gündür kesintisiz direnişte belediye önündeki direnişi onlarca direnişle
çeşitlendirerek büyüttü işçi sınıfına örnek olacak kesintisiz bir direniş
yaratmıştır.
İşe dönebilmek için direnişi her türlü eylemle büyütmeye
çalıştı ve büyütmeye de devam ediyor. En son Ankara ve İstanbul il ve
ilçelerine dosyalar bırakılarak direnişin nedenini ve CHP Şişli belediyesinin
başkanı olan Muammer Keskin’in tavırlarını anlatmıştır, neredeyse tüm İl ve ilçeler
Turan Aktaş’ın direnme hakkının olduğu
ve haklı olduğunu dile getirmiştir bunun için dosyayı inceleyeceklerini ve ne
yapabilecekleri noktasında bilgi vereceklerini söylemişlerdi bugüne kadar
tüm ısrarlara rağmen her hangi bir dönüş yapılmadı ve direnişin devem etmesine
neden olmuştur.
En son Turan Aktaş CHP Şişli İlçe Başkanlığının yeni
binasının açılışında pankart açarak taleplerinin kabul edilmesini ve CHP’nin
mahkeme kararlarını uygulamasını içeren bir pankartla eylem yapmıştır, köprüden
asılan pankartın yanı sıra iki direniş dostu sahneden programa katılanlara
Turan Aktaş’ın neden pankart astığını ve 1000 gündür neden direndiğini ve bu
süre zarfında CHP’nin duymazdan, görmezden geldiğini bunun nedeninin de işçi
sınıfına örnek bir dava olasından olduğunu anlatılmıştır.
Pankartın asılmasıyla kitle “CHP’ye bu zamanda bu yapılmamalı deyip Turan Aktaş’ı kınamışlardı”
sahneden direnişin nedeni anlatıldığında bu sefer tepkiler CHP’ye yönelmiştir.
Sahneden yaka paça indirilen direniş dostlarıyla konuşmak
için CHP bir yetkili yönlendirdi bu
yetkili dinleyeceğini sorunu ileteceğini ve bu sorunun çözülmesi için adım
atacaklarını ama şimdi bir şey diyemeyeceğini söylemiştir. Etrafta toplanan
kitle diyaloğa şahit olmuş ve kendi üyeleri dahi CHP’ye tepki göstermiştir,
yetkili ise bu tepkilere karşılık “ben
burada yetkiliyim gördüğünüz gibi çözmeye çalışıyoruz” deyip tepki
göstermiştir. Yetkiliye bu tepkisi karşısında direniş 1000 gündür devam ediyor neden çözmedi CHP Turan Aktaş’ın eşi hasta
olmasına rağmen geçinebilmek için çalışıyor. Şişli ilçe başkanlığı dahil Ankara
ve İstanbul’da bir çok ilçe örgütüne dosya bırakıldı ve hiçbir dönüş yapılmadı
denildi. Yetkili belirli bir güne söz verip bilgi vereceğine dair söz
vermiştir.
Bu konuşma sonrasında kitle, Turan Aktaş’ın direnişi ve
dostlarının haklı bulduğunu ve bu sefer tepkilerini CHP’ye yönlendirmişlerdir.
CHP şunu bilmelidir
kendi birebir kitlesi dahi bu haklı direnişin yanında olmuştur, biz nerede
olursak olalım bu direnişin haklılığını her yerde haykıracağız ve sizin
kitlenizi ikna edebilecek 1000 gündür süren güçlü bir direniş vardır. Bu
nedenle CHP Turan Aktaş’ın taleplerini kabul etmeli ve işe geri lamalıdır.
Devrimci İşçi Hareketi’nin Ölüm Orucu Direnişine Başlayan İleri Kızılaltun ile İlgili Açıklaması
Koçak Mustafa’dan Bugüne Adalet Mücadelesinin Bayrağı İleri
Kızılaltun’dadır!
Ölüm Orucu Bir Taarruzdur Bu Taarruzda Emekçi Halkımızın
Yiğit Evlatları Kazanacak!
Ülkemizde yaşanan adaletsizlikler artık tüm bir halkın
sorunu haline gelmiştir. İşçisinden, çiftçisine,
esnafından memuruna ülkemizin her karış toprağında,
hayatımızın her anında bir adaletsizlik yaşıyoruz.
Bu adaletsizliğe karşı Mustafa Koçak’la baş kaldırdık,
Helin, İbo ve Ebru Timtik ile faşizmin saldırılarını
boşa çıkardık bugün devam eden bu mücadele Gökhan Yıldırım,
Sibel Balaç ile devam ederken İleri
Kızılaltun da direnişçiler kervanına katılmıştır.
Bu kervan halkımızın adalet mücadelesinin yolunu açan,
yolunu yapan zaferin kervanıdır.
Faşizm, direnişe tüm gücüyle saldırmaya, imha etmeye
çalışıyor, Gökhan Yıldırım zorla müdahale
tehdidiyle hastanede tutulurken Sibel Balaç tüm inanç ve
kararlılığıyla direnişe hapishane hücresinden
güç veriyor, İleri Kızılaltun 15 Ağustos itibariyle bayrağı
taşıyarak faşizmin saldırılarını boşa çıkarmıştır.
Halkımız, bu direniş senin direnişindir, bu direniş
evlatlarının direnişidir. Hayatımızın her alanına sirayet
eden adaletsizlik senin yaşadığın adaletsizliktir. Bu nedenle
evlatlarının başlattığı bu uzun ve zorlu
yürüyüşe sahip çık ZAFER BİZİM OLSUN!
İleri Kızılaltun Onurumuzdur!
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Devrimci İşçi Hareketi
