devrimci işçi hareketi
Devrimci İşçi Hareketi: Umudun Çocuğu Berkin Elvan’ın Katilleri Yargılanana Kadar Adalet İstemeye Devam Edeceğiz
Umudun Çocuğu Berkin Elvan 2014 yılında Okmeydanı’nda mahallesini savunurken katil polis Fatih Dalgalı tarafından hedef gözetilerek katledildi. O günden bugüne Berkin Elvan ve katledilen tüm halk çocukları için adalet mücadelemizde şehitler, tutsaklar verdik. Vazgeçmedik. Tüm katiller yargılanana kadar da vazgeçmeyeceğiz… DİH’liler olarak 11 Mart 2023 günü Kağıthane, Nurtepe ve Güzeltepe’de 10 adet duvar gazetesi astık.
Halk Çocuklarının Katilleri Yargılanana Kadar Adalet Mücadelemizden Vazgeçmeyeceğiz!
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününde Zafer Evini Ziyaret Ettik
“Adalet İstiyoruz” şiarı ile
başlattıkları Ölüm Orucu direnişini zaferle taçlandıran Ölüm Orucu Gazilerinin
tedavilerini sürdürdükleri Zafer Evi’ni 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü
sebebiyle ziyaret ettik. Direnişinin 298. gününde zafer kazanan Sibel Balaç ‘la
sohbet ettik ve bir kez daha gördük ki “GÜÇLÜ KADIN DİRENEN VE ÖRGÜTLÜ
KADINDIR”
YAŞASIN 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR
GÜNÜ
#8MartDunyaEmekciKadinlarGunu
Devrimci İşçi Hareketi: 8 Mart Açıklaması Güçlü Kadın Örgütlü ve Direnen Kadındır!
Dünya Emekçi Kadınlar Günü olan 8
Mart, işçi ve emekçi kadınların eşitlik, özgürlük adalet mücadelesinin sembolüdür.
8 Mart’ın tarihçesinde kadın işçi ve emekçilerin insanca yaşamak için verdiği
mücadeleler, ödedikleri bedeller ve bugün tüm dünyaya yayılmış bir direniş
mirası vardır.
Dünyada kutlanan bütün zaferler, güzel
günler ödenen bedellerin üzerinde yükselmiştir. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar
Günü de 1857’de barikatların ardında yakılan dokuma işçisi 120 kadından, 19
Aralık’ta diri diri yakılan 6 devrimci kadına, Maraş’ta karınları deşilen
kadınlara, işkencelerde direnen kadınlara, Ebrular’a ve Helinler’e her alanda
ödenen bedellerle daha büyük anlamlar kazanıyor.
Faşist düzen zayıf, güçsüz, edilgen
kadınlar yaratmak istiyor. Bunun için kadınlara yönelik saldırılarını
arttırıyor. Ancak kadın tarihsel olarak da birçok yanıyla baskı ve sömürü
altında olduğu halde direnişini hiçbir zaman bitirmedi. Tarihte yüzlerce,
binlerce kadın kahramanın yarattığı gelenekler var, bizler de bu geleneklerin
sürdürücüsü olma onurunu taşıyoruz.
Bugün kadınlara yönelik saldırılar
yine çeşitli biçimlerde sürüyor. Bu sorun sadece kadın olmaktan kaynaklı bir
sorunmuş gibi gündeme getiriliyor, kadın sorununun faşist sistemin yarattığı
bir sorun olduğu ve ancak devrimle çözülebileceği tamamen unutturulmaya
çalışılıyor. Kadınların direnişi sadece sorunların kadın olmaktan kaynaklandığını
savunan örgütlenmelerle sürdürülmeye çalışılsa da aslında kadının asıl sorundan
ve sınıf mücadelesinden uzaklaştırıldığını görüyoruz. Bugün DKÖ’ler, emperyalizmin finanse ettiği STK’lar ve kadın
örgütleri bunun bir parçası olarak asıl işlevlerini yerine getirmiyor. Sınıf
mücadelesinden bağımsız hiçbir mücadele başarıya ulaşamaz. Tüm kadınların
yaşadıkları sorunların çözümünün mücadelenin içerisinde yer almaları olduğunu
biliyoruz.
Faşist düzenin yaratmaya çalıştığı
“mükemmel”, “ideal” kadın kavramının aksine kadının tek başına değil örgütlü,
sınıf mücadelesinin içinde, bir parçası olarak güçlü olduğunu biliyoruz. Dünden bugüne tüm kahramanlıklarda olduğu
gibi kadın kahramanlarımızı da yaratan, onları güçlü kılan devrimci mücadelenin
bir parçası olmalarıdır. Bugün burjuvazi kendi yarattığı “kadın
cinayetleri”nin çözümünü yine kendi ideolojisiyle kadını mücadeleden uzak
tutmaya çalışmakta arasa da iş yerlerimizde yaşadığımız sorunların çözümü de
evlerimizde, sokakta yaşadığımız şiddetin, yozlaşmanın çözümü de devrimdedir.
Bugün yaşadığımız bir acı, deprem
gerçeği var. Depremde kadınlar enkazlardan çocuklarını, yakınlarını dişleriyle
tırnaklarıyla çıkarmaya çalıştılar. Sağ kalanlar ise bir yaşam mücadelesi
veriyor. Orada sadece kadın olmaktan kaynaklı yaşadıkları sorunlar var ancak
biz orada kadınların sadece öfkeli çığlığını duyduk. Bu çığlığın hesabı ancak
örgütlü, devrimci mücadele ile ve direnerek sorulabilir.
8 Mart özünde direniş günüdür. Atölyelerden, fabrikalardan meydanlara
bulunduğumuz her alanda direnişler örgütlemeye ve kadının mücadelesini sınıf
mücadelemiz içinde büyütmeye devam edeceğiz.
KADININ KURTULUŞU DEVRİMDE, DEVRİMİN
GERÇEKLEŞMESİ KADININ ELLERİNDEDİR!
8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ
KUTLU OLSUN!
YAŞASIN 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR
GÜNÜ!
KADINIZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!
Şişli Direnişi tam olarak 1206 gündür devam ediyor. CHP’li
Şişli Belediyesi Turan Aktaş’ı defalarca kez işe iade kararını mahkemesini
kazanmasına rağmen Turan Aktaş’ı işe iade etmiyor. CHP’li Şişli belediyesi de
tıpkı AKP’li belediyeler gibi emekçilerin haklarını gaspediyor, onları açlığa
yoksulluğa mahkum ediyor.
Düzenin tüm partileri halk düşmanıdır, CHP emek düşmanıdır.
Tüm halkımızı Halk Meclislerinde İşçi Meclislerinde mücadele etmeye
çağırıyoruz.
Turan Aktaş’ın 1206. Gününde yayınlamış olduğu mesajı
paylaşıyoruz;
“Bugün Şişli direnişimizin 1206 günü Muammer Keskin berat
kandili dolayısıyla komşularının kandilini kutluyormuş bende diyorum ki Muammer Keskin şu mübarek günde tek dileğim
senin ve CHP’nin bahçesine yaradan baharı getirmesin”
Devrimci İşçi Hareketi: Yaşasın Sosyalizm Kitabını Halkımıza Ulaştırdık
Emperyalizmin Finanse Ettiği Binlerce Yayının Karşısında
Anadolu Topraklarında ve Dünyada Sosyalizmin Zorunluluğunu
Anlattığımız “Yaşasın Sosyalizm” Kitabını Halkımıza Ulaştırdık!
Emperyalizm bizzat ve dolaylı olarak STK’lar eliyle binlerce
gazete, kitap, dergiyi finanse ediyor. Bununla amacı; kendi ideolojisini halka
empoze etmek, düşünemeyen, kendisine karşı gelemeyen “Siyasi
Hayvanlar” yaratmak. Bizler bunun karşısında tüm gücümüz, imkanlarımız ve
yarattığımız değerlerle duruyoruz. Yazdığımız her kitap, halka ulaştırdığımız
her dergi halka anlattığımız siyasi gerçeklerdir. Bu bilinçle 5 Mart 2023 günü
Kıraç-Kuruçeşme Mahallesi’nde “YAŞASIN SOSYALİZM” kitabından 10 tanesini
halka ulaştırdık. Kitap satışı esnasında market alışverişinden dönen ve elinde
tuttuğu 3 poşete 300 lira ödeme yaptığını söyleyen ablanın “o elindeki
kitap bu 3 poşete 300 lira vermemin cevabını veriyor mu?” sorusu üzerine
“sadece ona değil daha fazlasına da cevap veriyor” dedik. Ablamız ise
“300 lira şunlara verdim 25 lirada buna veririm “diyerek kitabımızı
aldı.
Bulduğumuz her yol ve yöntemle halkımıza siyasi gerçekleri
anlatmaya devam edeceğiz.
İHBARCILARA, İŞÇİ DÜŞMANLARINA AÇIK
OLAN TV KANALLARI
İŞİ EKMEĞİ VE ONURU İÇİN DİRENEN TURAN
AKTAŞ’A KAPALI!
HAKTAN HUKUKTAN EŞİTLİKTEN BAHSEDEN
KRT TV PROGRAMCISI REMZİYE DEMİRKOL
DEVRİMCİ İŞÇİ TURAN AKTAŞ’A SÖZ HAKKI
TANIMIYOR!
Gazetecilik mesleğinin gereği
gerçekleri halka ulaştırmaktır. Bu gerçekler belirlenirken bakılacak kıstas
“halk için midir yoksa halka düşman olanlar için midir?” sorusunu
sormaktır. Bu soruların sorulmadığı yerde halkın
haklının yararına bir gazetecilik
yoktur.
Devrimci işçi Turan Aktaş işi ekmeği
ve onuru için direnen bir işçidir. Hakkında verilmiş 4 mahkeme kararı var. Ve
bu mahkeme kararları uygulanmıyor. Mahkeme kararlarını uygulamayan Şişli
Belediye Başkanı Muammer Keskin direnişin ilk gününden bu yana her yol ve yöntemle
direnişe saldırdı. Bu saldırılarına en son örnek ise KRT TV’de katıldığı
programda hem direnişçi Turan Aktaş’ı hem de Turan Aktaş’ın direnişine destek
veren devrimcileri halkı “terör örgütü üyesidir” diyerek hedef gösterdi.
Program yayınlandıktan sonra hem programcı Remziye Demirkol’a hem de KRT TV’ye
hakkımızda ortaya atılan iddiadan kaynaklı doğan söz hakkı için başvurduk, söz
hakkı istedik. Ama bunların hiçbirisine olumlu cevap verilmedi. Randevu
taleplerimiz geri çevrildi. Telefonla ulaşmaya çalıştığımız da ise
geçiştirildik. En son 28 Şubat günü KRT TV’nin Mecidiyeköy’deki yerleşkesi
önünde söz hakkımız için açıklama
yaptık…
Buradan kendisinin mualif olduğunu
söyleyip, faşist AKP’nin baskılarına, sansür saldırısına direndiğini söyleyen
KRT TV’ye sesleniyoruz.
Gazetecilik mesleğinin etiği
gerçekleri halka ulaştırmaktır. Gerçekler ise işi ekmeği ve onuru için direnen
Devrimci işçi Turan Aktaş’ın sözlerindedir. O sese kulak verin, sağır olmayın
bu sözlere…
Tarafımıza doğan söz hakkımızı
istiyoruz…
DEVRİMCİ İŞÇİ HAREKETİ
DEVRİMCİ HASTA TUTSAK ALİ OSMAN
KÖSE SERBEST BIRAKILSIN!
HASTA TUTSAKLARA ÖZGÜRLÜK!
Hapishanelerden tabutlar çıkmaya
devam ediyor. Tutsakların en insani hakkı, sağlık ve tedaviye ulaşma hakkı
tecrit işkencesinin bilinçli bir politikası olarak gasp ediliyor. Bu hak
gaspları son bulsun, hasta tutsaklar infaz kanununun 16. maddesi uyarınca serbest
bırakılsın diye DİH’liler 29.01.2023 tarihinde Güzeltepe Mahallesi okul yolu
üzerinde “DEVRİMCİ HASTA TUTSAK ALİ OSMAN KÖSE SERBEST BIRAKILSIN! HASTA
TUTSAKLARA ÖZGÜRLÜK” yazılı pankart astı.
Devrimci İşçi Hareketi














