Çayan Halk Cephesi Çayan Mahallesi’nde çeteleşme, uyuşturucu gibi ahlaksızlıkları teşhir eden afiş çalışması yaptı. Mahallenin merkezi yerlerine yapıştırılan afişlerde bu ahlaksızlıklar teşhir edildi, halkımıza bu pisliklerden korunmak ve kurtulmak için Halk Meclislerinde örgütlenme çağrısı yapıldı. Çalışmamızın hemen ardından mahalleyi kuşatan katiller çalışmamıza saldırdı ve afişlerimizi parçaladı. Ne yaparsanız yapın; her zaman, her alanda sizi ve pisliklerinizi teşhir edecek Çetelerle, uyuşturucu satıcılarıyla nasıl kol kola girdiğinizi, nasıl bu halkı zehirlediğinizi ve tüm pisliklerinizi halkımıza tek tek anlatmaya devam edeceğiz!
çayan
Cayan Mahallesinde Adalet Kampanyası Dahilinde İmza Çalışması Yapıldı
Hafta sonu Çayan Mahallesinde Adalet Kampanyası dahilinde
TBMM ye vereceğimiz imza föyleriyle gittik halkımıza. Çalışmaya yoğun bir ilgi
vardı. Bizleri evlerine davet edenler, ikramda bulunanlar oldu. Bizleri çok
sıcak karşıladılar. Herkes yaşadığı adaletsizliği anlattı. Evet biliyoruz
ülkemizde ADALET yok, bu imzalar yaşanan adaletsizliğe karşı sesimiz olsun
diyerek attılar imzayı.
Bu Ülkede Adalet Yok Halkımızı Adaletsiz Bırakmayacak, Adaleti Biz Sağlayacağız
Adalet, bir insanın, bir toplumun en olmazsa olmaz ihtiyacı,
yaşamın yaşam denilebilecek seviyede sürdürülebilmesi için en gerekli olgudur.
Adalet olmazsa yaşamın, yaşamanın da pek bir anlamı kalmamaktadır. Öyle ki
adalet, yaşamın kendisi, en temel kaynağıdır. Bir insanın oturup kendi kendine
“ne için yaşıyorum ben?” dediğinde kendisinden aldığı cevap hep
aynıdır; onurum, namusum, haysiyetim için… Adalet olmadan onurlu bir yaşam,
namuslu bir yaşam, dahası değerli bir yaşamdan söz etmemiz mümkün değildir. Geçtiğimiz
yıllarda Halkın Avukatlarının Ankara Yüksel Caddesi’nden seslendikleri gibi;
“kutsal olan yaşamın kendisi değildir. Kutsal olan onurlu bir yaşam,
haysiyet sahibi bir yaşam, adaletli bir yaşamdır!” Kişiliğimizden,
yaşadığımız toplumdan “adalet” kavramını çıkardığımızda ne onurlu bir
yaşam yaşayabiliriz ne haysiyet sahibi bir yaşama ulaşabiliriz ne de yaşamın
kutsallığından, öneminden bahsedebiliriz. Adalet bizler için, halk için bu
kadar önemli, bu kadar vazgeçilmezdir.
Bu ülkede adalet yok diyoruz, çünkü bu ülkede adalet sadece
bir safsata, bir kandırma/oyalama aracı, bir yalandan ibarettir! Bu ülke 15
yaşında başına isabet alınarak vurulup ardından küfürler edilen, annesi meydan
meydan yuhalatılan Berkin Elvanların ülkesidir. Bu ülke gerici yurtlarda
tecavüze uğrayıp “bir kereden bir şey olmaz” denilerek örtbas edilen
çocukların ülkesidir. Bu ülke işinden evine giderken sırtından kahpece vurulup
“eylem hazırlığındaydı” denilen Yılmaz Öztürk’ün Kemal Kurkut’un,
tankla bedeni parçalanan Mahsun Gürkan’ın, galoş giyin dediği için annesinin
kucağında vurulup, katili elini kolunu sallayarak gezerken adalet isteyen
abisine 20 yıl ceza verilen Dilek Doğanlar’ın, katilleri serbest kalırken
avukatları tutuklanan ve yerlerde tekmelenen Soma’lı, Ermenek’li madencilerin,
derelerine sahip çıkarken jandarma tarafından jopla dövülen köylülerin,
evlatlarının kemikleri için bile 90 gün açlık grevi yapmak zorunda bırakılan
Kemal Baba’nın, 833 hafta evlatlarının cenazelerini arayan Cumartesi
Annelerinin ve daha nicelerinin ülkesidir. Bu ülkede adaletsizliğin çalmadığı
kapı, uğramadığı hane yoktur. Bu ülke adalet ararken bedenini açlığa yatırmak
zorunda bırakılan, açlıkla hayatlarını feda eden insanların ülkesidir! Bu
ülkede adalet mülkün temeli değil, mülkün temeline gömülmüş ve bir daha asla
çıkarılmamış bir değerdir.
Tüm bunlara rağmen günümüze dek halk adaletsizliğe boyun
eğmemiş, her adaletsizlikte kendi yolunu yapmış, kendi mevziisini yaratıp
adaletsizlikle savaşmıştır. Bu halk 650 gün Berkin için adalet isteyip en sonunda
faşizmin karargahlarında kendi adaletini sağlayanlardır, bu halk evlatlarının
hesabını sormak için faşizmin saraylarını kuşatanlardır, işkencehaneleri yerle
bir eden, faşizme bu memleketi dar edenlerdir! Hiçbir baskı, zorbalık, işkence
ve tecrit halkımızı sindiremez, adalet mücadelesinden vazgeçiremez.
Adaletsizlik sürdüğü müddetçe halkımız ve devrimciler kendileri birer adalet
olup halkı en temel yaşam hakkından mahrum eden bu barbarların beyinlerinde
patlayacaktır! Devletler, hükümetler, ağalar, paşalar, imparatorluklar biter;
Şafaklar, Bahtiyarlar, Elif Sultanlar, Bilgehanlar, Leylalar, Hasan Selim
Gönenler ve nice halk kahramanı yiğitler bitmez, halkımız adaletsiz kalmaz!
Adalet İstiyoruz, Alacağız!
Adaleti Biz Sağlayacağız, Adaletin Adı Olacağız!
Yaşasın Halkın Adaleti!
Çayan Halk Cephesi
Çayan Halk Cephesi: 37 Yıllık Devrimci, Hasta Tutsak Ali Osman Köse’ye Özgürlük İstiyoruz
Ömrünün 37 yılını komplolarla hapishanede geçiren, sayısız
işkencelere, katliamlara tanık olan ama hiçbir şart ve koşulda faşizme teslim
olmayan, boyun eğmeyen, halkından ve yoldaşlarından vazgeçmeyen devrimci Ali
Osman Köse son yıllarda uzun süreli tutsaklığa bağlı olarak çeşitli
hastalıklara yakalanmış, süreç içerisinde artık kendi işlerini kendi halledemez
duruma gelmiştir. Bu durum neticesinde heyet eşliğinde sağlık kontrolünden
geçmiş ve kendisine hapishanede kalamaz raporu verilmiştir fakat hiçbir sağlık
sorunu olmayan mafyaları, çeteleri kendilerine köpeklik yapması için sahte
raporlarla tahliye eden faşizm adalet sistemi, kendilerine boyun eğmeyen
devrimcileri her zaman olduğu gibi ölüme terk etmiş, raporları görmezden gelip
tutukluluk halinin devamına karar vermiştir ve akabinde tüm bu hastalıklarının
üstüne bir de covid hastası etmiştir yoldaşımızı. Faşizmden asla merhamet, af,
anlayış beklemedik, beklemeyiz! İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde geçen
insanlık hakkıdır; hasta insanlar hapishanede kalamaz, tecrit edilemezdirler!
Hasta insanları tecrit etmek insanlık suçudur ve zaman aşımı yoktur. Hasta
Tutsak Ali Osman Köse’yi serbest bırakın, her geçen gün çoğalan suçlarınıza bir
yenisini eklemeyin, AKP’nin insanlık suçlarına ortak olmayın!
Hasta Tutsak Ali Osman Köse Serbest Bırakılsın!
Tecrit Hasta Ediyor, Öldürüyor; Tecrit İnsanlık Suçudur!
Ali Osman Köse’nin Başına Gelecek Her Türlü Kötülükten
İnsanlık Düşmanı AKP ve Onun Tetikçileri Sorumludur!
Ali Osman Köse’yi İnsanlık Düşmanlarının Elinden Alacağız!











