anti emperyalist cephe
25 Ağustos 2021 tarihinde Yunanistan’da tutsak edilen ve
toplamında 330 yıl hapis cezası alan 11 Türkiyeli Antifaşist için Stuttgart
Yunanistan Konsolosluğu önünde eylem yapıldı.
Eylemde Almanca “Yunanistan’da Tutuklu 11 Türkiyeli
Antifaşiste Özgürlük” yazılı döviz açıldı ve “Devrimci Tutsaklara
Özgürlük” “Tüm Politik Tutsaklara Özgürlük” vb. sloganlar
atıldı. Eylem yaklaşık 1 saat sürdü.
Yunaninstan Halk Cepheliler Adalet Bakanlığı Önünde Eylem Gerçekleştirdiler
Yunanistan Halk Cepheliler Yunanistanda AKP ve Nea Demokratia Hükümeti ile işbirliği içinde yapılan operasyon sonucu tutuklanan ve 333 yıl toplam hukuksuz hapis cezası verilen 11 Türkiyeli devrimci için “Adalet İstiyoruz, Adil Yargılanma İstiyoruz ” diyerek Yunanistan Adalet Bakanlığı önünde eylem gerçekleştirdiler.
Eylemde “Yunanca, Türkçe ve İngilizce ” açıklamalar okunurken, bu mücadelede Yunanistanlı devrimcilerle ve Yunan halkıyla birlikte devrimcilere yönelik yapılan ABD emperyalizminin ve Avrupa Birliğinin işbirliğini yapan Türkiye ve Yunanistan işbirlikçi hükümetlerine karşı birleşerek direnip en demokratik haklarımızı kazanmalıyız denildi.
Eylemde” Devrimcilik Yapmak Suç Değil Görevdir, Devrimci Tutsaklara Özgürlük, Dayanışma Halkların Silahıdır”
Avusturya Gençlik Kampı Sona Erdi… Biz Gençliğiz, Gelecek Biziz!
Avusturya Dev-Gençliler olarak kampın başladığını
duyurduğumuz haberde ilk 3 günü sizlere anlatmıştık. Şimdi ise kampın
devamındaki günleri sizlere kısa bir şekilde özetleyeceğiz.
Avusturya Dev-Genç Kampı 4. günü
Sabah yüzmeye gidildi. yüzmeden gelinince eski Nazi kampı olan toplama kamplarını ziyaret etti. Ziyarette kampta esir kalan tutsakların kaldığı yerleri gördük aşağı tarafa indiğimizde ise insanların yakıldığı yerleri gürdük gaz odalarını gürdük. Fakat eski Nazi kampını yenilendiğini ve de 1 yıl önceki havasının bu yüzden olmadığını anlaşıldı. Kamp alanından çıkıldıktan sonra Sovyet anıtı bizi karşıladı. ardından diğer ülkelerin anıtları da gezildi ve de eski taş ocağı görüldükten sora kamp alanına dönüldü. Akşama doğru toplu bir şekilde oyun oynandı oyunda 2 gurup vardı. yenilmezler ve halkın çocukları bilgi yarışmasında yenilmezler önde giderken halkın çocukları yetenek yarışmalarında öne geçerek yarışmayı kazandı. Ardından ateş başı sohbet yapıldı.
Avusturya Dev-Genç kampı 5. günü
Sabah yüzmeye gidildi yüzmeden gelindikten sonra da yemek yendi ardında duvar yazılama yarışması yapıldı. Duvar yazılamasının önemini anlatıldı duvarları halkın matbaası olduğu anlatıldı. Ardında 2 farklı grup yapıldı: gruplar, büyük kâğıtlar üzerine
Ali Osman Köse’ye Özgürlük,
Halklıyız Kazanacağız,
Yaşasın Dev-Genç
yazılamaları yaptılar.
Akşam sohbetinde ise okumanın önemi ve eğitimin niteliği konuşuldu.
Avusturya Dev-Genç kampı 6. günü
Kampın son gününde kahvaltı ardından kampın genel değerlendirmesi yapıldı. Değerlendirmelerde beynimizde yeni pencereler açıldığı, kolektif yaşamın çok iyi olduğu, birlikte yaşamanın birlikte gezmenin birlikte aynı sofraya oturmanın çok güzel olduğunu belirtildi.
Viyana’da Ali Osman Köse ve Siyasi Tutsaklar için Haftalık Özgürlük Eylemi
Avusturya’da yaklaşık 3 aydan beri her hafta Viyana’nın kalabalık Mariahilfer caddesinde devam eden özgürlük nöbeti bu hafta Çarşamba da 12 kişinin katılımıyla gerçekleşti.
Hasta tutsaklar Ali Osman Köse, Mumia Abu Jamal ve halkın avukatı Aytaç Ünsal yanı sıra İran’dan ve Yunanistan’daki 11 devrimci tutsaklarla ilgili resimler açıldı.
Yapılan konuşmalarda, Türkiye, Filipinler ve İran’da devrimcilere, direnen halklara yönelik baskılar ve adaletsizlikler anlatıldı, hasta ve siyasi tutsakların serbest bırakılması, adaletsizliğe karşı mücadele etmek gerektiği vurgulandı.
Belçika’da 400 ‘e yakın kağıtsızlar oturum hakları için yaklaşık iki aydır Brüksel’de bulunan bir kilise ve Ulb Üniversitesi kampüsünde açlık grevi yapıyorlar. Belçika’da 150 bine yakın kağıtsızların bulunduğu ve Belçika Devletinin hiçbir somut adım atmayarak kağıtsızları açlığa, evsizliğe ve işsizliğe zorluyorlar. Daha önce 2000 ve 2009 yıllarında yine yapılan açlık grevleri sonucu kağıtsızların birçoğu oturum almıştı. Emperyalizmin sömürgeleri ve işgalleri sonucu yerlerinden olan milyonlarca göçmen umutlarını yine Emperyalist ülkelerde ararken her türlü ırkçı saldırılarla karşılaşıyorlar. Uzun yıllardır Belçika’da bulunan kağıtsızların talepleri oturum haklarının verilmesi. Hastaneye kaldırılan dört kişi dudaklarını dikerek mücadeleyi kabul etmiyorlar. Belçika Devleti açlık grevindekilerin taleplerini kabul etmelidir.
Belçika Halk Cephesi
Anti-Emperyalist Mücadele Komitesi Beşinci Açıklaması – Küba’da Yaşanan Son Olaylar Hakkında
Amerikan Emperyalizmi Kirli Provokasyonlarına Devam Ediyor!
Küba Halkı ve Devleti Anti-Emperyalizmin, Sosyalizmin
Kalelerinden Biridir! Küba’ya Uzanan Elleri Dünya Halkları Kıracaktır!
Katil ABD, Ellerini Derhal Küba’dan Çek!
11 Temmuz 2021 günüyle birlikte Küba’da emperyalist basının
haberlerde “Küba baharı” diye öne çıkardığı kitlesel gösterişler başladı. ABD
emperyalizminin görevlendirdiği ve finanse ettiği provokatör ajanlar Küba’da
Kovid-19 pandemisiyle artan yoksulluğu ve artışa geçen vaka sayılarını bahane
ederek muhtevası karşı devrimci olan, “komünist köpeklere ölüm” ve “komünizme
ölüm” gibi sloganların atıldığı tamamen magandacılıktan ibaret olan “eylemler”
örgütledi. 1994’te ABD emperyalizminden örgütlenen karşı devrim teşebbüsünden daha
tehlikeli olan bu olaylar, ABD’nin dünyadaki konumunu pekiştirmek ve
geliştirmek için Biden’ın başkan olarak seçildikten sonra başlattığı taarruzun
bir parçasıdır aynı zamanda.
Küba’daki Kıtlığın Sorumlusu ABD Emperyalizminin Yıllardır
Sürdürdüğü Ambargo Politikasıdır!
ABD emperyalizmi, Haiti operasyonun da gösterdiği gibi (bkz.
AEMK üçüncü açıklama) “arka bahçesini”, yani Latin Amerika’yı yeniden
“temizlemeye” kararlı. BUNUN KARŞISINDA ŞÜPHESİZ ON YILLARDIR EN BÜYÜK ENGELLİ
SOSYALİST KÜBA DEVLETİNİN ANTİ-EMPERYALİST MÜCADELESİ OLUŞTURUYOR! Bundan
dolayı ABD emperyalistleri Küba halkını ve devletini bertaraf etmeye, karşı
devrimi örgütlemeye kararlı. Bu amaçla daha önceki ABD başkanı Trump
ambargoları daha da sıkılaştırmıştı ve makine parçalarını, pandemiye karşı
verilen mücadelede elzem olan birtakım malzemeleri ve Küba’ya yapılan
havaleleri kapsayacak şekilde genişletti. DOLAYISIYLA KÜBA’DA VAR OLAN
SORUNLARIN VE KITLIĞIN EN BÜYÜK SORUMLUSU ABD EMPERYALİZMİNİN KÜBA’YA BOYUN
EĞDİRMEK İÇİN PANDEMİ SIRASINDA UYGULADIĞI İNSANLIK DIŞI ŞANTAJ POLİTİKASIDIR!
ABD başbakanı Biden’ın ve Almanya dışişleri bakanlığının da aralarında
bulunduğu emperyalistlerin yaptıkları “Küba halkı ile dayanışma” açıklamaları
TAMAMİYLE DEMAGOJİDEN İBARETTİR! “Fox News” televizyon kanalına verdiği bir
demeçte Miami belediye başkanı Francis Suarez ABD’nin Küba’yı bombalamasını
talep edecek kadar ileriye gitti ve ABD emperyalizminin asıl niyetinin Küba’yı
ve Küba halkını tasfiye etmek ve katletmek olduğunu böylelikle bir kez daha
beyan etmiştir!
Bunun bir üst aşaması olarak ABD hükumeti 11 Ocak 2021
tarihinde Küba’yı yeniden “Terörizmi destekleyen devletler” listesine ekledi.
BU ASIL OLARAK SOSYALİZMİN PRESTİJİNE YAPILAN BİR SALDIRIDIR! Emperyalizm, Küba
halkını ve devletini ambargolarla aç bırakarak direncini kırmaya, “düşünce
değişikliğine” (yani devrime, vatana ve sosyalizme ihanete) zorlamaya çalışarak
TERÖRİST BİR POLİTİKA uygularken vatanını ve değerlerini savunan onurlu ve
yiğit Küba halkına “terörist” damgasını vuracak kadar arsız, pervasız ve
küstah!
Emperyalizm, Küba İçin Çizdiği Karşı Devrimci Planlarda
Vatansever Küba Halkının Direnişini ve Sosyalizme Sahiplenmesini Bir Kez Daha
Hesaplamayarak Bozguna Uğramıştır!
Bu karşı devrimci provokasyonlara cevap olarak Küba halkı
devrimcilerin öncülüğünde başkent Havana’da 17 Temmuz tarihinde devrimi,
vatanını ve sosyalizmi sahiplenen 100.000 KİŞİNİN KATILDIĞI DEV BİR
ANTİ-EMPERYALİST GÖSTERİ DÜZENLEDİ. Küba hükumetinin ve Raul Castro’nun da
katıldığı eylemde “Emperyalist müdahaleye HAYIR”, “Ambargoya HAYIR” ve “Küba
bizimdir” sloganları ön plandaydı. “Devrimi Savunma Komitelerinin” koordinatörü
Gerardo Hernandez ise şu ifadeleri kullandı: “Biz hiç kimseyi farklı bir
düşünceye sahip olduğu için düşman olarak görmeyiz. Ancak bu ülkenin de
kanunları vardır ve emperyalizmin yardakçıları, manipüle edilenler,
güvenliğimizi ve çocuklarımızın barışını tehlikeye sokanlar elbette bizim
düşmanlarımızdır… çocuk hastanelerine molotof atanlar bizim
düşmanlarımızdır.”. Küba halkının ve devletinin bu anti-emperyalist eylemleri
ile başta Venezuela, Nikaragua, Mexika, Peru, Bolivya ve Arjantin’den olmak
üzere dayanışma mesajları gönderildi.
Bu Tablonun Karşısında Emperyalist Hükumetler Ve Basın Kuruluşları
Bile Şaşkına Uğrayarak Bir Kez Daha Karşı Devrim Teşebbüslerinin Bozguna
Uğradığını İtiraf Etmek Zorunda Kaldılar!
Küba Halkının Ve Devletinin Yaptığı Bu Son Tecrübe Bir Kez Daha
Emperyalizmle Barışmanın, Emperyalizmle İç İçe Geçmenin, Emperyalizmle Aynı
Masaya Oturmanın, Sosyalist Bir Ülkede Emperyalizme İdeolojik, Politik Veya
Ekonomik Alanda Kapıları Açmanın Asla Söz Konusu Olamayacağının, Bu Tür
Revizyonist Politikaların Karşı Devrime Kapıyı Açtığının Bir Göstergesi
Olmuştur!
Biz Türkiyeli devrimciler olarak tarihimiz boyunca Küba
devriminden de dersler çıkarıp kendi ülkemizdeki devrimci mücadeleyi
geliştirdik ve daima ortak düşmanımız ABD emperyalizmine karşı verdiğimiz
mücadelede Küba devletinin, Küba halkının yanında olduk ve olmaya devam
edeceğiz. Biz anti-emperyalist mücadelemize, bağımsızlık, devrim ve sosyalizm mücadelesine
tıpkı Fidel ve Che yanımızdayken olduğu gibi devam edeceğiz! SOSYALİST BİR
BİLİNCİ KUŞANMIŞ KÜBA HALKINI Emperyalizmin Hiçbir Gücü Yenemez!
Yaşasın Küba Devrimi ve
Sosyalist Küba Halkı!
Ya Özgür Vatan Ya Ölüm! Patria O Muerte!
Kahrolsun Dünya Halklarının Baş Düşmanı Abd Emperyalizmi!
Katil ABD, Ellerini Küba’dan Çek! Emperyalizmin Küba’ya
Yönelik Tüm Ambargoları Derhal Kaldırılsın!
Anti-Emperyalist Mücadele Komitesi (AEMK)
Söz konusu devrimciler ise, talimatlı ”
yargılamalar”, saldırılar, işkenceler ile ” cezalar” yağdırılır.
Söz konusu devrimciler ise, başı sonu belli olan mahkeme
salonlarında yargılanan değil, yargılayandır.
Yunanistan’ da 11 devrimci tutsağa yirmişer yıl ”
ceza” verildi. Yunanistan ceza yasasının en üst sınır 20 yıldır.
ABD ve AB
emperyalizminin talimatını Yunanistan yerine getirmiştir.
Delil yok, kanıt yok, somut bir durum yok “Biz böyle
düşünüyoruz!” denilerek en üst sınırdan ” ceza” verilmiştir.
Aynı zamanda, Haydari kampından bugüne Yunan halkının bedel
ödeyerek elde ettikleri kazanımları hedef alınmıştır.
Devrimciler söz konusu olduğunda kurgusu bellidir. Her
duruşma iki sınıfın irade savaşıdır. Salondaki devrimciler nezdinde halk teslim
alınmak istenir, devrimciler ise sınıfsal sorumluluklarının bilinciyle teslim
olmayan, başeğmeyendir. Bu irade karşısında çaresizliklerini ve
kaybedeceklerini bilirler, bu yüzden ellerindeki tek seçeneği kullanırlar.
Fiziki olarak dört duvar arasında tutarak ya da fiziki olarak yok ederek kendi
ömürlerini uzatmak isterler.
Bugün Miçotakis hükümeti, emperyalist efendilerinin
talimatıyla 11 devrimci tutsağa en üst sınır olan, 20 yıllık hapis cezası
vermişlerdir.
Tüm halkımızı devrimci tutsaklar ile dayanışmaya çağırıyoruz.
Devrimcilik yapmak suç değil, görevdir.
Devrimci tutsaklar onurumuzdur!
Kahrolsun Emperyalizm!
Direne direne kazanacağınız!
Mannheim Halk Cephesi












