almanya
Berlin ‘De “İki Kardeşten İki Direnişçiye” Filmin Gösterimi Yapıldı
23 Kasım 2025 Pazar günü Almanya’nın başkenti Berlin’de gerçekleştirilen “İki Kardeşten İki Direnişçiye” film gösterisine 21 kişi katıldı.
Film 2000-2007 yılları arasında F Tipi hapishanelere karşı başlatılan büyük ölüm orucu direnişinde ölümsüzleşen Uğur Türkmen’i ve aynı direnişte zorla müdahale işkencesi ile sakat bırakılan Yeliz Türkmen’in hayatları, mücadelecini ve direnişlerini anlatılıyor.
Film iki kardeşin ablası ve yoldaşları olan Sevtap Türkmen’in konuşmasıyla başladı.
Konuşmada “Yeliz’de Uğur’da bu halkın evlatları, bu halkın çocuklarıdır. Bizim kahramanlarımızdır. Tüm kahramanlarımızın hayatını anlatmak, onları ve mücadelecini tanıtmak bizim borcumuzdur. Ülkemizde hapishanelerde hala devrimci tutsakları teslim almak amacıyla devam eden tecrit, baskılar, hak ihlalleri vardır. F tipinde yapamadıklarını şimdi S, R, Y kuyu tipi hapishaneler ile gerçekleştirmek istiyorlar. Tutsaklarımız ise direnmeye devam ediyorlar. Serkan Onur Yılmaz ve Ayberk Demirdöğen, Uğur gibi ölüm orucu yaparak diğer 12 yoldaşları ise SAG ile tüm tecrit, teslimiyet politikalarını yerle bir ediyorlar. Uğur’dan Serkan’a direnişin devam ediyor. Ne bedel ödenirse ödensin devrimci tutsakların asla teslim olmayacağını Uğur’dan yoldaşlarından biliyorum.
Ayrıca biz bu filmi yaparken elimizdeki imkanlarla yaptık. Tek telefonla çektik bu filmi. Bizlerde halk çocuklarıyız. Şunu söylemek istiyorum tüm halk çocukları bir telefonla kendi filmlerini yapabileceklerini belirtmek isterim” dedi.
Filmin donunda söz alan izleyiciler filmi çok etkili bulduklarını, çok beğendiklerini tek solukta izlediklerini belirttiler.
Tüm halkımızı filmi izlemeye davet ediyoruz.
Yorum Kültür Ev
Berlin‘de “İki Kardeşten İki Direnişçiye” Filmini Berlin’de Ki Ailelerimizin Evinde
20-21 Kasım
2025 günleri Almanya’nın başkenti Berlin’de 23 Kasım Pazar günü yapılacak olan
filmini ailelerimize anlattık. Ailelerimize Uğur Türkmen’in Ölüm Orucunu,
şehitliğini ve yoldaşlarına olan sevgisini anlatarak filme davet edildi.
Aynı zamanda
bugünde devam eden S,R,Y kuyu tipine karşı ölüm orucu ve SAĞ anlatılarak faşizm
her daim edenlerinin devrimcileri teslim almak ya da tecrit altında uzlaştırmak
olduğunu ancak özgür tutsakların bu
politikalarına karşı yapılan zaferleri ve direnişleri anlatarak, Uğur’dan
Serkan’a zafere doğru direnmeye devam edileceğini filmi de bu nedenle
sahiplenmemiz gerektiğini anlattık.
Sokak Sokak,
Ev Ev Anlatmaya Devam Edeceğiz.
Tüm Halkımızı
23 Kasım Günü
Ratibor Str
14c,10999 Saat 16.00 Da Başlayacak Olan Film Gösterimine Bekliyoruz.
Yorum Kültür
Evi
Berlin ‘de “İki Kardeşten İki Direnişçiye” Filmin Çalışması Devam Ediyor
20.21 Kasım 2025 günleri Almanya’nın başkenti Berlin’de 23
Kasım Pazar günü yapılacak olan filmin gösterisi için esnaflarla görüşüldü.
Gidilen esnaflara 19 Aralık katliamını ve direnişini, büyük ölüm orucu direnişini,
Uğur Türkmen ve Yeliz Türkmen’i anlatarak filme davet edilmiştir.
Tüm halkımızı 23 Kasım günü Ratibor str 14c,10999 saat 16.00
da başlayacak olan film gösterimine bekliyoruz.
Yorum Kültür Evi
Almanya Berlin‘De “İki Kardeşten İki Direnişçiye” Filmi’nin Çalışması Yapıldı
Almanya’da Serkan Onur Yılmaz ve Ayberk Demirdöğen İçin Açlık Grevi Yapıldı
15 Kasım 2025 tarihinde Almanya Halk Cepheliler, TAYAD’ın
çağrısıyla Serkan Onur Yılmaz’ın ölüm orucu direnişinin 370. günü, Ayberk Demirdöğen
‘in ise 250. günü vesilesiyle bir günlük destek açlık grevi yaptılar. Bütün
dünyaya yapılan destek açlık grevi çağrısına Almanya’dan toplam 79 kişi
katıldı.
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Serkan Onur Yılmaz Onurumuzdur!
Ayberk Demirdöğen Onurumuzdur!
Şükriye Akar Almanya’da Çıkan Junge Welt Gazetesine Kuyu Tipleriyle Röportaj Verdi
Almanya’da günlük çıkan sol Junge Welt gazetesi’nde Kuyu
Tipleri ile ilgili haber çıktı
Junge Welt Almanya’da kendisine Sol diyenler tarafından
yaygın olarak okunan bir gazete.
Şu anda Süresiz Açlık Grevinin 207. gününde olan ve zorla
müdahale tehdidi ile kaçırıldığı düşünülen Fikret Akar’ın eşi Şükriye Akar
Henning van Stoltenberg’e röportaj verdi.
Bu Alman basının Kuyu Tiplerine karşı direnişi konu alan
nadir örneklerinden biri.
Aynı şekilde Avusturya İşçi Partisi’nin gazetesinde çıkan
bir haber ile de Türkiye’deki direnişler gündeme geldi.
Junge Welt’deki röpörtajı şu link’den okuyabilirsiniz:
https://www.jungewelt.de/artikel/510776.politische-gefangene-das-bedeutet-systematische-folter.html
PdA’da çıkan haberi şu link’den okuyabilirsiniz:
Berlin Yorum Kültür Evi; Zorla Müdahale Etmek İşkencedir,Katliamdır,Cinayettir
Faşist, işbirlikçi AKP iktidarı ölüm orucu direnişinin
318.gününde olan Serkan Onur Yılmaz’ı zorla müdahale etmek için hastaneye
kaçırmıştır.
Bizler, Yorum Kültür Evi olarak diyoruz ki “Serkan Onur
Yılmaz hasta değil DİRENİŞÇİDİR.
Eğer onu iyileştirmek istiyorsanız, Kabul edebilecek
taleplerini kabul etmeniz yeterli olacaktır. Ama Faşizmde oyunlar bitmez.
Hastahaneye zorla müdahale için kaldırdığınızı büyük ölüm orucu direnişinden
biliyoruz.
Direniş Karşısında Acizsiniz. Korkaksınız.
Serkan Onur’un başına gelecek herşeyden başta Türkiye faşizmi olmak üzere, Türkiye
Adalet Bakanlığı ve Bolu F Tipi Hapishanesi Müdürlüğü sorumlu olacaktır. Zorla
müdahale etmek işkencedir. Zorla müdahale ile zaferimizi engelleyemeyeceksiniz.
Bunu büyük ölüm orucu direnişinde gördünüz. Bugün de göreceksiniz. “
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!!!
Serkan Onur Yılmaz Onurumuzdur!!!
Zorla Müdahale İşkencedir, Cinayettir!!!
Berlin Yorum Kültür Evi
Kuyu tipi hapishanelere karşı ve yoldaşlarının sevk edilmesi
için ölüm orucu direnişinin 318. gününde olan Serkan Onur Yılmaz, zorla
müdahale tehdidi ile hastaneye kaçırıldı. Karşılanabilir talepleri kabul etmek
yerine zorla müdahale ile işkence yapmak, direnişçiyi sakat bırakmaya,
katletmeye çalışmaktır. Adalet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı’nın yanısıra Bolu
F Tipi hapishane idaresi ve Köroğlu Hastanesi hekimleri de Serkan Onur’un
başına geleceklerden sorumludur.
Bu sorumluluklarını hatırlatmak için TAYAD’lı Aileler’in
çağrısıyla Faruk Ereren tarafından hastahane aradığında cevap vermek yerine
telefonu kapatmışlardır. Köroğlu Hastanesi hekimlerini Hipokrat yeminlerine
bağlı kalmaya çağırıyoruz.
Zorla Müdahale İşkencedir!
Serkan Onur Yılmaz Hasta Değil Direnişçidir Talepleri
Taleplerimizdir!





