açıklamalar
Müvekkilimiz Ali Osman Köse’ye Kanser Teşhisi Konuldu!
Müvekkilimiz Derhal Tahliye Edilmeli ve Tedavi Hakkı Sağlanmalıdır!
22/03/2021 tarihinde müvekkilimiz Ali Osman Köse ile yaptığımız
avukat görüşmesinde; kanserli olan sol böbreğinin tamamının alınacağı, kanserin
çevre organlara yayılıp yayılmadığının ameliyattan sonra belli olacağı ve ölüm
riskinin ciddi bir düzeyde olduğu bilgisini aldık.
Ameliyat olduktan sonra bir süre hastanede kalması gerektiği
fakat refakatçi talebinin kabul edilmeyeceği hastanede bulunan doktor
tarafından müvekkilimize bildirilmiştir.
Halihazırda birçok hastalığı olan ve hayatını tek başına
idame ettirmekte ciddi şekilde zorlanan müvekkilimizin ameliyat sürecini
refakatçisi olmadan geçirmesi istenmektedir. Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi
Sağlık Kurulu’nun yazdığı raporda; müvekkilin destekle dahi 5 metre yürümekte
zorlandığı, ciddi hatırlama güçlükleri yaşadığı, hipertansiyon, diyastolik
fisfonksiyon ve bliteral dismetri gibi hastalıklara sahip olduğu ifade
edilmiştir.
Tüm bu hastalıkların yanında ağır bir ameliyat geçirecek
olan müvekkilin yanına refakatçi verilmemesi; tecritin, işkencenin hastanede
dahi kesintisiz bir biçimde sürdürülmek istendiğinin bir kanıtıdır.
Ayrıca belirtmeliyiz ki müvekkilimiz için “Hapishanede
kalabilir”, “Tek başına hücrede kalabilir” diye raporlar
düzenleyen doktorların ve sadece bu raporları inceleyerek karar veren Adli Tıp
Kurumu’nun Ali Osman Köse’nin kanser olduğundan haberi bile olmamıştır.
Tüm bu hastalıkların kader olmadığını, sistematik olarak
sürdürülen işkence ve tecritin bir sonucu olduğunu biliyoruz.
Müvekkilimiz Ali Osman Köse, 1994 yılında Ankara Emniyet
Müdürlüğü bünyesinde bulunan DAL’da günlerce “böbrek sıkma” işkencesi
görmüş; bu işkenceyi yapanlar, “Artık 6 aydan fazla yaşamazsın”
diyerek işkencelerine son vermiştir. Bu işkencenin bir sonucu olarak müvekkil
hayatı boyunca böbrek ağrıları yaşamıştır.
Hayatının 37 yılını hapishanede ve 21 yılını ağır tecrit koşullarında
geçiren Ali Osman Köse’yi hasta eden; mafyalara, işkencecilere, uyuşturucu
tacirlerine, çetelere af çıkartıp onların başlarını okşayan ve siyasi
tutsaklara ölümü, tecriti ve işkenceyi dayatan faşist devlettir.
Ali Osman Köse derhal tahliye edilmeli ve kanser tedavisini
dışarıda sürdürmesi sağlanmalıdır.
Tüm halkımızı ve meslektaşlarımızı, Ali Osman Köse ve tüm
hasta tutsakların tahliye edilip tedavi haklarının sağlanması için adalet
mücadelesini büyütmeye çağırıyoruz!
Ali Osman Köse’ye Özgürlük!
Hasta Tutsaklara Özgürlük!
Halkın Hukuk Bürosu
Yüksel Direnişi 1595. Gün
Akşam Açıklamasında Yüksel Direniş Dostları: katiller, hırsızlar tecavüzcüler
ellerini kollarını sallaya sallaya dışarıda dolaşırken işini geri isteyen ve
adalet mücadelesi veren Nuriye Gülmen “kaçma şüphesi” ile 224, Yüksel
Direnişçileri ise “Yoğun eylem yapmaktan” 213 gündür tutsak dedi.
Mahkemeye çağrı yapan Yüksel
Direnişçileri yağmurda, karda, fırtınalarda her gün bu alanda gerçekleri
anlatmaya devam edeceğiz dediler.
Yüksel Direnişçileri halkın
evlatlarıdırlar, onlar bizim içimizden yetişen öğretmenler mühendislerdi,
emekçilerdi yıllarca emek verdikleri işlerini yaparlarken haksız hukuksuz bir
şekilde işlerinden atıldılar, işkence gördüler, tutuklandılar, hedef
gösterildiler, dost bildikleri insanlar tarafından ihanete uğradılar ama bir
kere olsun yeter demeden mücadeleye devam ettiler.
Yüksel Direnişçilerine
Özgürlük!
Direne Direne Kazanacağız!
Zulme boyun eğmemenin, zalime ve zulme karşı isyanın
bayramıdır Newroz.
Başta Kürt ve
Ortadoğu hakları olmak üzere tüm halklarımızın bayramını kutluyoruz!
Bugünün Dehaklarına karşı Demirci Kawaların direnişi
sürüyor. Bugünün Dehak’ı Emperyalizme
karşı bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm için mücadele edenlerdir Demirci
Kawalar.
Sınıflı toplumlar var oldukça sömürü ve zulüm bitmeyecektir.
Bugünümüzün Dehakları varlıklarını sürdürebilmek için katletmeye, doğumdan
ölüme kanımıza, canımıza ve emeğimize göz koymaya devam ediyorlar ve
edeceklerdir. Zulmün, sömürünün,
adaletsizliğin sonu bizlerin örgütlü mücadelesi ile son bulacaktır.
Tüm halklarımızı Newroz ateşiyle emperyalizme ve faşizme
karşı adalet savaşımızı birlikte büyütmeye çağırıyoruz.
Newroz Piroz Be!
Mannheim Halk Cephesi
Halk Cephesi: Newroz Ateşiyle Emperyalizme ve Faşizme Karşı Adalet Savaşımızı Büyütelim
Başta Kürt halkımız olmak üzere tüm Ortadoğu ve Anadolu halklarının
Newroz Bayramı’nı kutluyor; bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm mücadelemizi
birlikte zafere ulaştırmaya çağırıyoruz.
Newroz, zulme başkaldırının ve isyanın bayramıdır. Zalim hükümdar
Dehak halkın çocuklarının başını alırken ve baharın gelişini engellerken ona
karşı Kawa ismindeki bir demircinin öncülüğünde halkın zalim hükümdarı
tahtından indirip tarihin çöplüğüne yollamasıdır. Dehak yenilince halkın
evlatları kurtulmuş, zulüm bitmiş ve ilkbahar gelmiştir.
Sınıflı toplumlar var olduğu sürece zalimler, ona karşı başkaldıran
halklar ve bahar özlemi olacaktır. Bugünümüzün Dehakları da dünyamızda
emperyalizm; ülkemizde AKP faşizmidir. Dehaklar yine halklarımıza zulmetmekte,
sömürmekte ve evlatlarının canını almaktadır. Fakat zulme karşı isyan
bayrağımız bugün de zafere yürüyor, Dehaklara karşı savaş bugün de sürüyor.
Başta Kürt halkımız olmak üzere tüm halklarımıza çağrımızdır:
Adaletsizlikle boğulmaya, katliamlarla yok edilmeye, terörle,
işkenceyle susturulmaya, sansürle kör ve sağır edilmeye çalışıldığımız; yani topyekûn
teslim alınmaya çalışıldığımız bugünlerde mücadele etmekten başka çaremiz
yoktur.
Adaletsizliğe adalet, zulme karşı güç olmalıyız.
Mücadele bize öğretti ki:
Zalimle el sıkışılmaz, ondan medet umulmaz. Zalimler bizim açımızdan yok edilmek için
varlardır. Demirci Kawa’nın mücadele mirası Suriye’de hakların katili
emperyalizmle işbirliği yaparak sürdürülemez, Kürdistan’ı ve Kürt halkımızın
kanını bir ‘çözüm masasına’ ve hak kırıntılarına satarak sürdürülemez.
Bu isyan geleneği, yüzer yüzer katledilen Kürt halkının bir bir
hesabını sorarak sürdürülebilir.
Bu isyan geleneği, Soma’nın, Roboski’nin, Ermenek’in, Reyhanlı’nın,
Sakarya Hendek’in, Ankara Tren Garı’nın, Taybet Ana’nın, Berkin’in, Dilek’in,
Hasan Ferit’in, Kemal Kurkut’un, hesabını sorarak sürdürülebilir.
Bu isyan geleneği, adalet için hücre hücre eriyen Helin, İbo, Mustafa
ve Ebru’nun hesabını sorarak ve halkımızın özlemle beklediği adaleti hep
birlikte sağlayarak sürdürülebilir.
Bugün Newroz ateşimizi adalet için yakalım. Halkımızı savaşımıza katıp
katliamların, işkencenin, devlet terörünün hesabını soralım.
Adaletin peşine düşmüş bir halkı hiçbir kuvvet durduramaz.
Newroz Piroz Be!
Newroz Ateşiyle Emperyalizme ve Faşizme Karşı Adalet Savaşımızı
Büyütelim!
Halk Cephesi

