açıklamalar
Sibel’in Gökhan’ın direnişinin gücünü 1 Mayıs alanına taşıyalım…
Ülkemiz ve dünya halkları açlık ve adaletsizliğe mahkum ediliyor.
Yoksulluk yaşadığımız Belçika’da da artık günden güne daha fazla yaşantımızı zorlaştırıyor…
Emperyalizmin saldırıları tüm dünya halklarına karşı..
Ülkemizde Sibel ve Gökhan’ın direnişi işte emperyalizmin ve faşizmin bu saldırılarının önünde barikat oluyor.
Sibel ve Gökhan emperyalizme ve faşizme karşı nasıl mücadele edilmesi gerektiğini gösteriyor.
Direnmeden, mücadele etmeden hakkımız olanı elde etmek bir yana sahip olduğumuz haklarımızı dahi korumamız mümkün değil artık.
Sibel ve Gökhan’ın taleplerinin karşılanması demek ülkemizde adil yargılanma hakkının yeniden kazanılması anlamında faşizme vurulacak önemli bir darbe olacaktır. Sibel ve Gökhan’ın taleplerinin karşılanması demek sahte belgelerle, gizli tanık ve itirafçıların iftiraları ile tutuklamaların son bulması için çok önemli bir kazanım olacaktır.
AKP faşizmi, açlığı yoksulluğu, adaletsiz yargılamaları, keyfiliği, uyuşturucunun yaygınlaşmasını, yozlaşmayı, çürümeyi halkımıza kanıksatmayı istiyor. Özgür tutsaklarımız her zaman olduğu gibi halkımıza yapılan bu saldırılara karşı en ön safta bedenlerini siper ediyorlar.
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın sesini yaşadığımız ülkelere taşıyalım. Taşıyalım ki Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım analarının ak sütü kadar hakları olan talepler için ölmesinler. Direnmenin onurunu zaferle taçlandıralım. Onların direnişinin gücünü büyütelim ki faşizmin milyonları adaletsizliğe mahkûm edemeyeceğini, asıl güçlü olanın faşizmin değil direnen örgütlü halk olduğunu gösterelim.
1 Mayıs alanını Sibel’e ve Gökhan’a boyayalım. Haklılığa ve kazanacağımıza olan inancımız süslesin meydanları. Direnme onurunun kızıl bayrağı dalgalansın ellerimizde.
Haydi 1 Mayıs alanına.
Haydi 1 Mayıs’ta Halk Cephesi saflarına
Haydi Sibel ve Gökhan’ın direnişini büyütmeye1 Mayıs birlik, dayanışma ve mücadele günüdür.
Gün Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın taleplerinin karşılanması için birlik olma günüdür. Gün Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım ile dayanışma günüdür. Gün Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım için mücadele etme günüdür.
Gün 1 Mayıs’ı direnerek karşılamanın onuruyla, coşkuyla alanları doldurma günüdür..
Daha gür sesimizle
Yaşasın 1 Mayıs
Yaşasın Birlik Dayanışma Mücadele
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz
Sibel Balaç Onurumuzdur
Gökhan Yıldırım Onurumuzdur’ diye haykıralım…
Belçika Halk Cephesi
Özgür Tutsakların Ölüm Orucu Direnişi 100 Gününde Selam
Olsun Bedenleriyle – Canlarıyla
Emperyalizmin ve Faşizmin Saldırılarına Barikat Olan Özgür
Tutsaklarımıza!
Emperyalizm 90’lı yıllardan bu yana dünyada ulusal kurtuluş
savaşı veren, sosyalizm mücadelesi veren silahlı örgütlere
uzlaşma-teslimiyet-tasfiye politikalarıyla silah bıraktırmaya çalışıyor. Bu
teslimiyet politikalarının adı kimi zaman “Ya düşünce değişikliği ya ölüm”
oluyor, kimi zaman “tecrit edip yalnızlaştırma, terörize edip imha etmek” oluyor.
Dünyanın her yerinde aynı politikaları uygulasa da her yerde aynı sonucu
alamıyor.
Elli yıllık gerilla örgütleri silah bırakırken, silahlarını
betona gömerlerken, silahlarını heykel yaparlarken; Dersim’in dağlarında
yanmış, yıkılmış sığınaklarından silahlarını alarak halk düşmanlarından hesap
sormaya giden Komutan On yıllardır silahlı mücadele yürüten “koca koca
örgütler” beyaz önlük giyip katilleriyle el sıkışırken; halk düşmanlarını
beyinlerinden vuran ve devamında teslim olmama geleneğini
onurla sürdüren Komutan Bilgehanlar var!
Ülkemiz solu “yeni dünya düzeni, neoliberalizm”
saçmalıklarına aldanarak sivil toplumculuğu keşfederken, bedelsiz, tatlı su
solculuğu yapmaya çalışırken “Cephe Meclise Böyle Girer İşte!” diyen adalet
savaşçıları var!
BİZ VARIZ! Emperyalizm ve oligarşi beyinlerimizi teslim
almak için, halkı teslim almak için hapishanelerde devrimci tutsaklara
saldırıyor. Devrimci tutsaklar 2000-2007’de emperyalizmi beyninden vuran Büyük Direniş
’ten öğrenmeye, feda geleneğini sürdürmeye devam ediyorlar. Ülkemiz ve dünya
solu akıllı solculuğu keşfederken; Gazi mahallesinin şahanı Gökhan Yıldırım
uyuşturucu çetelerine, fuhuş yaptıranlara, kumar oynatanlara karşı mücadele
ediyordu. Öğretmen Sibel Balaç gençliğimizi yozlaşmanın batağına düşmesinler diye
eğitmek istiyor, ancak faşizmin saldırıları, baskısı yüzünden bunu yapamıyordu.
Şimdi ikisi de halka karşı yürütülen teslim alma saldırısına barikat
olmuşlardır.
DHKP-C önderi, Dayı’mız, öğretmenimiz Dursun Karataş 2000’li
yılların başında bir tespit yapmıştı: “Direnmeyen çürür, savaşmayan ölür!”
Bizler Okmeydanı Cephe Milisleri olarak bir kez daha ilan ediyoruz;
Kurtuluşa kadar savaşmaya devam edeceğiz! Teslimiyet
katliama, direniş zafere götürür. Bizler faşizmin mahallelerimizi yozlaşmanın
merkezi haline getirmesine izin vermeyeceğiz. Gençlerimizin çete savaşlarında
birer
birer vurulup katledilmesine göz yummayacağız.
Mahallelerimizi, bizi teslim almak isteyen halk düşmanlarına dar edecek,
düşmanı şehir merkezlerine hapsedeceğiz.
Bizim gücümüz; can pahasına direnen Gökhanlar’ın,
Sibeller’in gücüdür. Özgür tutsaklarımızın emperyalizmin ve faşizmin teslim
alma saldırılarına karşı yükselttiği ölüm orucu direnişini 100 gününde
selamlıyoruz!
Teslimiyet Katliama, Direniş Zafere Götürür!
Gökhan Yıldırım ve Sibel Balaç Onurumuzdur!
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Okmeydanı Cephe Milisleri
Yunanistan Özgür Tutsakları: Sibel Balaç Ve Gökhan Yıldırım’ın Talepleri Kabul Edilsin
ADALET İÇİN ÖLÜM ORUCU DİRENİŞİNİN
100. GÖNÜNDE YUNANİSTAN ÖZGÜR TUTSAKLARI OLARAK BİZ DE 1 GÜNLÜK DESTEK AÇLIK
GREVİ YAPIYORUZ!
– Malandrino hapishanesinden Ali
Ercan Gökoğlu, Burak Ağarmış, Hasan Kaya, Sinan Çam,
– Trikala Hapishanesinden Şadi
Naci Özpolat ve Türkiyeli beş tutuklu,
– Domokos Hapishanesinden İsmail
Zat,
– Grevena Hapishanesinden Halil
Demir,
– Patra Hapishanesinden Anıl
Sayar,
– Thiva Hapishanesinden Hazal
Seçer, Harika Kızılkaya…
– Halkida Hapishanesinden Tuncay
Korkmaz…
Sibel Balaç ve Gökhan
Yıldırım’ın talepleri tüm halkın talepleridir, kabul edilsin.
YUNANİSTAN ÖZGÜR TUTSAKLARI
Avrupa Halk Cephesi: Destek Açlık Grevlerinin İkinci Etabını Başlatıyoruz!
SAHİPLENMEMİZİ
BÜYÜTELİM!
Halkımız, bundan
bir ay önce yaptığımız açıklamayla, Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın ölüm
orucu direnişini desteklemek için, Avrupa’da da uzun süreli destek açlık
grevlerine başladığımızı açıklamıştık.
Bu çerçevede
Fransa’dan ölüm orucu gazimiz Zehra Kurtay ve İngiltere’den Sinan
Ersoy bir aylık destek açlık grevine başlamışlardı.
Destek açlık
grevcisi direnişçilerimiz 27 Mart’ta bir aylık açlıklarını sona erdirerek,
sahiplenmenin bayrağını başka yoldaşlarına devrediyorlar.
Uzun süreli
destek açlık grevlerimiz, bayrak yarışı şeklinde devam edecek.
Bu hafta İngiltere’den,
Belçika’dan, Fransa’dan, Almanya’dan, İsviçre ve Hollanda’dan birer Halk
Cepheli, uzun süreli destek açlık grevine başlayacaklar.
Sibel Balaç
bugün ölüm orucunun 98. gününde.
Gökhan Yıldırım,
ölüm orucunun 92. gününde.
Üç ayı aşkın
süredir açlar. Hücre hücre eriyorlar.
Sahiplenmemizi
ve dayanışmamızı yaygınlaştırarak büyütmeliyiz.
Önceki
açıklamamızda belirttiğimiz gibi:
“Bu yolculuk,
‘Ya zafer, ya ölüm!’ diye başlayan bir yolculuktur.
Direnişçilerin
ölmesini engellemenin yolu zaferi kazanmaktır.
Zaferi
kazanmanın yolu ise, direnişi yaymak ve güçlendirmekten, destek ve sahiplenmeyi
büyütmekten geçer.”・
Halkımız,
Yoldaşlarımız!
Gökhan Yıldırım
ve Sibel Balaç, eriyen her hücreleriyle adalet savaşını büyütüyorlar.
Destek açlık
grevlerimizle, gösterilerimizle, bildirilerimiz ve pankartlarımızla, destek ve
sahiplenmemizi büyütmeliyiz.
Ölüm orucu
direnişini Avrupa’da da duymayan kalmamalı.
Ölüm orucu
direnişçilerinin taleplerinin haklılığını ve meşruluğunu bıkmadan usanmadan
anlatmalıyız.
Faşizme karşı bu
onurlu direnişi destekleyen tüm devrimciler, ilericiler, demokratlar,
vatanseverler!
Bu direniş
ADALET için, ONURLU BİR YAŞAM için, ÖZGÜRLÜK içindir.
Haksız, hukuksuz
yargılamalarla, gizli tanıklarla, itirafçılarla, YÜZLERCE YIL HAPİS CEZASINA,
yani, HÜCREDE ÖLMEYE MAHKUM EDİLENLERIN direnişidir. Desteğimizi,
sahiplenmemizi güçlendirelim.
Direnmenin onuru
ve gururu bizimdir. Zafer de bizim olacak.
26.03.2022
Avrupa Halk
Cephesi
@TayadliAileler2
@HalkinsesiTV
27 Mart’ta Tüm Halkımızı Ve Tüm Halk Cephelileri Açlık Grevine Çağırıyoruz!
Halkımız! Yoldaşlarımız! Dostlarımız!
Türkiye hapishanelerinde özgür
tutsağın
haklı ve meşru taleplerle
sürdürdükleri bir direniş var.
Sibel Balaç ölüm orucunun 98.,Gökhan
Yıldırım ise ölüm orucunun 92. günündeler.
Bu direniş adaletsizliğe karşıdır.
Sibel, Gökhan ve daha binlerce tutuklu
ve hükümlü,
tamamıyla HUKUKSUZ YARGILAMALAR
sonucunda onlarca yıllık ağır hapis cezalarına, müebbet hapis cezalarına çarptırıldılar.
Bu insanlar, ya bu adaletsizliğe,
hukuksuzluğa boyun eğip, tecrit hücrelerinde ölecekler, ya direnecekler.
Sibel ve Gökhan ikinci yolu seçtiler.
Bu direnişi desteklemek,
adaletsizliğe karşı olan herkesin
görevidir.
27 MART’TA Sibel ve Gökhan’la
dayanışmamızın bir ifadesi olarak BİR GÜNLÜK AÇLIK GREVİNDE OLACAĞIZ.
Haklı ve Meşru Talepler İçin,
Cüretli ve Kararlı Bir Direnişin
Zaferi İçin 27 Mart’ta Açlık Grevindeyiz.
BİRLİĞİMİZ GÜCÜMÜZDÜR.
27 Mart’ta
Avrupa’daki halkımız ve Türkiye’deki
halkımız, Avrupa’daki Halk Cepheliler ve Türkiye’deki Halk Cepheliler, BİRLİKTE
açlık grevinde olacağız.
AÇLIĞIMIZLA ADALET SAVAŞÇILARINI
SAHİPLENELİM.
AÇLIĞIMIZLA DİRENİŞİ GÜÇLENDİRELİM.
ONLARIN ÖLMESİNİ ÖNLEMENİN YOLU,
DİRENİŞİ ZAFERE TAŞIMAKTIR.
ZAFER İÇİN BİRLEŞELİM DİRENELİM
KAZANALIM!
Almanya Halk Cephesi
Yunanistan Halk Cephesi
Belçika Halk Cephesi
Avusturya Halk Cephesi
İsviçre Halk Cephesi
Hollanda Halk Cephesi
İngiltere Halk Cephesi
Fransa Halk Cephesi
Avusturya’da Ölüm Orucu direnişine
destek için 1 günlük destek açlık grevi ve Viyana’da Oturma eylemi
18 Mart’ta Viyana’da siyasi tutsaklar
için etkileyici Enternasyonalist eylemler gerçekleşti.
90 günü aşkın süredir Türkiye’de ölüm
orucunda olan devrimci tutsaklar Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım için
dayanışmanın anlamını vurgulayarak destek çağrısında bulunmuştuk. Onlar,
Türkiye’deki egemenlerin tüm adaletsizliklere ve hukuksuzluklara karşı
direniyorlar.
Sadece ikisinin değil, bununla ilgili
diğer tüm siyasi ve ağır hasta tutsakların hayatlarını korumak adına direniş
seslerini çoğaltma ve direnişin taleplerini desteklemenin zamanı geldi aştı
bile.
Ölüm oruçları, birçoğunun hayatını
korumak için, feda ruhu taşıyan devrimciler, halkların saflarında yer alan bazı
insanlar tarafından üstlenir.
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım bu yolu
seçmişler ve 100’lü günlere yaklaşmaktalar.
Paris’te Zehra Kurtay ve Londra’da
Sinan Ersoy onların açlık yürüyüşüne omuz vermek için 1 aylık destek açlık
grevindeler.
27 Mart’ta 1 aylık dayanışma açlık
grevleri sona eriyor ve bir gün sonra Sibel Balaç’ın ölüm orucu direnişi 100.
günü ulaşmış olacak.
Bu nedenle, Viyana Siyasi Tutsaklar
için Dayanışma Komitesi olarak, birçok ülkedeki yoldaşlarıyla birlikte, 27 Mart
Pazar günü düzenlenecek uluslararası açlık grevini de destekliyoruz.
Her ne kadar kalabalık bir katılım
gösterebilsek, o kadar da etkili olur.
Dayanışma Açlık grevimizi ile birlikte
ölüm orucunu ve direnişin taleplerini sokağa taşımak için, Pazar günü saat
14.00-17.00 arasında Mariahilfer Straße’de oturma eylemi yapacağız.
Sizleri de eylemimize destek olmaya, 1
günlük destek açlık grevimize ya da
sadece oturma eylemine katılmaya çağırıyoruz.
Bu konuda bizi önce
bilgilendirebilirseniz çok iyi olacak..
YAŞASIN ULUSLARARASI DAYANIŞMA!
Tüm Siyasi ve Hasta tutsaklara
özgürlük!
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın
talepleri kabul edilmelidir!
Viyana Siyasi Tutsaklar Dayanışma
Komitesi, devrimci tutsaklar Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın ölüm orucu
taleplerini desteklemek için 27 Mart’ta Uluslararası Dayanışma Açlık Grevi ‘ne
katılıyor.
Dünya halklarına seslenmek ve devrimci
ve hasta tutsaklara yönelik devamlı saldırılarına ve sessiz katliam
politikalarına direnmek için 90 günden fazla bir süredir adalete açlığını
çekiyorlar.
İster 1 günlük açlık grevine katılarak
(fotoğraflı veya videolu) ister Opera Binası yanında saat 14:00-17:00 arası
düzenlenecek oturma eylemini ziyaret ederek, yapılacağı her türlü destek çok
değerlidir.
Birlikte kartlar yazacağız, direniş
şarkıları söyleyeceğiz, bu direnişi konuşmalar ve yazılarla anlatacağız.
27 MART PAZAR:
* Ölüm orucundaki siyasi tutsaklar
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım için 1 günlük Uluslararası Dayanışma Açlık
Grevi!
* Viyana Karlsplatz, Opera binasi önünde 14-17 saatleri arasında
oturma eylemi
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım Ölüm
Orucu’nun ilerleyen günlerine geldiler. Onların sesine ses katmak için, hem
ülkemizde hem de bulunduğumuz her ülkede seslerimizi bir günlüğüne de olsa
birleştirerek onların taleplerini daha güçlü haykıracağız.
Yoksul, aç bırakılan halkların
açlıklarını sonsuza kadar bitirmek için mücadele edenler bir kez daha halkların
açlıklarını üstlendiler. Adaletsizliklere, haksızlıklara, halkların
mücadelesini yok etme saldırılarına, beyinlerin teslim almak istenmesine karşı
Açlıklarıyla Barikat örenlerin seslerini yükseltiyoruz.
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım “öyle aç kalsam ki hiç bir halka açlık
kalmasa” duygusuyla zulmün önüne barikat örerken öyle bakıp durmak olmaz
diyoruz bizlerde.
Bulunduğumuz her yerden Açlığımızla
selam gönderiyoruz!
Onların yolculuklarında yalnız
bırakmayan TAYAD’lı Analarımıza, babalarımıza selam olsun!
Gurbeti, Sıla’yı açlığıyla,
yoldaşlığıyla yakın eden
Zehra Kurtay’a, Sinan Ersoy’a Selam
Olsun!
Selam Olsun sesini Sibel’in, Gökhan’ın
sesine katan, katacak olan tüm halklarımıza!
Bir kez daha Ölüm Orucu direnişinin
taleplerini yineliyor herkesi 27 Mart 2022 Pazar günü bir günlük destek açlık
grevine çağırıyoruz!
– Adil yargılanma Hakkı sağlansın!
– “Gizli Tanık”,
“Dijital Delil” adı altında iftiracıların,
delil niteliği taşımayan uydurma gerekçelerle tutuklamalar ve yüzlerce yıla
varan cezalara son verilsin!
– Ali Osman Köse ve tüm hasta
tutsaklar serbest bırakılsın!
– 2000-2007 Ölüm orucu kazanımı olan
ve “Sohbet Hakkı” eksiksiz uygulansın!
– Uyuşturucuya karşı mücadele edenler
değil, uyuşturucu satanlar yargılansın!
– Hapishanelerdeki kitap dergi gazete
yasakları ve keyfi disiplin cezalarına son verilsin!
ALMANYA HALK CEPHESİ
Almanya Halk Cephesi Açıklaması: Oturum Hakkı İçin Direnmek Suç Değildir!
İlker Şahin, Almanya’da oturum hakkı
için üç yılı aşkın bir süredir eşi ve çocuğuyla birlikte direnen bir
direnişçidir.
Almanya devleti, ülkesine gelen
göçmenleri “oturum” tehdidi ile “ehlileştirmek, boyun eğdirmek, yola getirmek”
istiyor. Faşizmin uydurma yargılamaları, emperyalist Almanya’da Oturumun gasp
edilme gerekçeleri oluyor.
Grup Yorum konserine katıldı diye,
pikniğe et götürdü, demokratik eylemlere katıldı diye oturumu elinden alınan
insanları bir de bu hukuksuzluklara karşı direndikleri için cezalandırmak
istiyor.
– 30
km sınırı,
– imza
zorunluluğu diyerek hak arama yollarını
da ellerimizden almaya çalışıyor.
25 Mart günü bütün bunlara karşı
direnen 30 km sınırını tanımayan, imza dayatmasını kabul etmeyen İLKER ŞAHİN ’e
Almanya mahkemeleri 6 ay hapis cezası verdi.
Mahkemede bu cümlelerle olmasa da
açıkça ifade edilen “görüyoruz ki sen ıslah olmuyorsun o zaman seni hapse
atalım da aklın başına gelsin” tarzı Almanya’nın ülkesinde yaşayan insanlara
karşı bakış açısının özetidir. Bu bakış açısını her devlet kurumunda görmek
mümkündür. O nedenle de DEMOKRATLIĞI
koca bir yalandan ibarettir. Yasalarına
suç olarak koyduğu IRKÇILIĞI devletin her kurumunda görürsün ama bunu dile
getirdiğinde sen suçlu olursun.
Mesela, Nazilerin işareti olan gamalı
haç yasaktır Alman yasalarında. Irkçılar
çıkar sokaklarda Nazi selamlarıyla, gösteriler yapar, konserler verir, hatta
girer göçmenlerin işyerlerini kurşunlar, katliam yapar. Katilleri mahkemelerde
katledilenlerin aileleriyle dalga geçer, polis onların güvenliğini alır. Polis,
ordu örgütlenmesi içinde haberlere yansıyan binlerce ırkçı olduğu,
silahlandıkları, kayıp silahların onların ellerinde olduğunu herkes duymuştur.
Yabancılar için bir tehdit olarak tutulur elde. Ama Irkçılığa karşı
yapılan konserler yasaklanır, ırkçılığı protesto edenlerin, mücadele edenlerin
oturumları ellerinden alınır. Nazi
işaretini protesto ederken kullanmak bile soruşturma ve ceza alma nedenidir.
Yasak kime? Ebetteki mücadele
edenlere, göçmenlere… İşte İlker Şahin
de , faşizme, Irkçılığa karşı olduğu, devrimci düşünceleri savunduğu için,
direndiği için yargılanmıştır, cezalandırılmıştır.
Alman Devletinin DİRENENLERE DİRENDİĞİ
İÇİN VERDİĞİ CEZALARI TANIMIYORUZ!
Biz bu saldırıların nedenini
biliyoruz, bu saldırıları tanıyoruz!
Bizim zaten hakkımız olan OTURUM
HAKKIMIZ için el pençe divan duracağımızı zannedenler yanılıyorlar. Düsseldorf Direnişçileri yanıldıklarının
göstergesidir. Bu saldırıya boyun eğmeyeceğiz, DİRENECEĞİZ, Direnenlerin yanında
yer alacağız!
İlker Şahin’e verilen ceza ’nın sadece
ona verilmediğini biliyoruz. Faşizmin
mahkemelerinden farklı olmayan “BOZACININ ŞAHİDİ ŞIRACI” misali mahkemeye
getirilen “tanık polisler” bile
verdikleri bu cezanın ne kadar temelsiz olduğunu gösteriyor. Verdikleri cezaya kılıf yaratma
çabasıdır. Tüm bunlardan dolayı diyoruz
ki;
Haklarımızın elimizden alınmasına izin
vermeyeceğiz! DİRENECEĞİZ!
Direnme hakkımızı teslim etmeyeceğiz,
DİRENECEĞİZ!
Boyun eğerek değil, DİRENEREK
KAZANACAĞIZ!
İLKER ŞAHİN YALNIZ DEĞİLDİR!
OTURUM HAKTIR GASP EDİLEMEZ!
YAŞASIN OTURUM HAKKI DİRENİŞİMİZ!
ALMANYA HALK CEPHESİ




