Mustafa Koçak AKP iktidarı ve onun mafyası olan savcı ve hakimlerinin, polislerinin işbirlikçileştirme politikasına karşı 12 gün boyunca direndi. Katiller Mustafa’ya emniyet müdürlüğü dedikleri işkencehanelerinde 12 gün her türlü işkenceyi yaptılar. Ailesiyle, kız kardeşine tecavüz ile tehdit ettiler. İstedikleri “isimlerdi” ver dediler yoldaşlarının adını, aynı sofraya baş koyduklarını, sokakta beraber yattıklarını, yoksulluğa, açlığa karşı mücadele edenlerin isimlerini ver dediler. İnsanlık onurunu unut, şerefini haysiyetini unut dediler. Bir örnekleri vardı işbirlikçileştirdikleri “Bak sende onun gibi rahat edersin” dediler.
Saldırılar hapishanede de devam etti. Mektuplarını vermediler, görüşlerini yasakladılar, telefonlarını kestiler. Sansür ve tecrit ile teslim alacağını sandılar Mustafa’yı yanıldılar. Direniş büyüdü, ailesi dışarıda Mustafa içeride adalet talebini haykırdı. Anne ve babası, kardeşi, yoldaşları destek açlık grevleri yaptılar eylemler yaptılar. Anadolu’dan Avrupa’ya yoldaşları eylemler ile Mustafa’ya ses oldular. Direniş büyüdükçe zorla müdahale tehditleri başladı Mustafa yine direnişine devam etti. 30 Eylül tarihinde açlık grevinin 90. Gününde direnişini Ölüm Orucu’na çevirdiğini avukatları duyurdu.





