0
Haftalardır Viyana’nın merkezi noktalardan biri olan
Mariahilfer Strasse’de Venezuela’ya yönelik provokasyonlar ve darbe girişimine
karşı anti-emperyalist dayanışma devam ediyor.
Her Çarşamba olduğu gibi bu hafta da 26 Haziran tarihinde saat 17.00-19.00 arasında
pankart ve bildiri eylemi gerçekleştirildi.
Yine çok sayıda ilgili insanlar eylemcilerle sohbet etti, kimisi destek
eylemlere katılmak istediğini ifade etmişti.
2 saat süren eylem boyunca “El Pueblo Unido” gibi birçok Latin Amerika
şarkıları çalındı ve Almanca konuşmaların dışında enformasyon bildirileri
dağıtıldı. Açılan pankart ve dövizlerle emperyalist müdahalelere karşı
halkların birleşme çağrısı yapıldı ve “Venezuela’dan Ellerinizi Çekin” denildi.
Önümüzdeki hafta 3 Temmuz Çarşamba günü yine aynı saat ve yerde eylem
düzenlenecek.
Tüm Venezuela dostları ve anti-emperyalist güçler davetlidir.
Viyana’da ülkelere karşı uygulanan ambargo ve yaptırımlara karşı diplomatik
panel düzenlendi.
27 Haziran Perşembe günü Viyana’da bulunan Palais Coburg’da Venezuela, Küba ve
İran Büyükelçiliklerin düzenlendiği bir panel gerçekleştirildi.
Panele çok sayıda hukuk uzmanı diplomat ve aydın yer aldı.
Sabah 9.45’ta başlayan programın açılış konuşmasını Venezuela Dışişleri
Bakanı Jorge Arreaza Monserrat yaptı. Monserrat, ABD
tarafından uygulanan ambargonun ülkesine ve özellikle halkına ne denli zarar
verdiğini rakamlarla anlattı. Venezuela devletine ait 5 trilyon Dolar ABD
tarafından bloke edildiği ve bu paranın ilaç alımı ve sanayi için ayırıldığına
dikkat çekti. Ayrıca, son süreçte ülkesindeki elektrik sistemine karşı
gerçekleştirilen cyber saldırısından ve Küba’ya gönderilmek istenen petrol
nakliyatının engellenmesinden bahsetti.
“ABD Venezuela’ya kendisine bağımlı hale getirmek için gıda, eğitim gibi alanları
ödenmez kılmak istiyor” dedi.
Son olarak ABD’nin Latin Amerika’da yüzlerce ve dünyada 800 askeri üs olduğuna
dikkat çekerek, 70 ülkede toplam 170.000 askeri bulunduğunu belirtti ve kendi
ekonomik modelini başka ülkelere dayatmak adına nice acı çektirdiğine ifade
etti.
Açılıştan sonra tek yanlı zorlayıcı tedbirler (UCM-Unilateral
Coercive Measures) üzerinde BM İnsan Hakları Konseyi özel raportörü İdriss
Jazairy konuştu. Jazairy söz konusu tedbirlerin insan haklarına olan
etkisini anlattı.
Konuşmasında, sözde insan hakları adına alınan tedbirlerin neredeyse her zaman
tam aksine, bir ülke halkının haklarını ihlal etmekte ve hemen hiçbir zaman öne
sürülen değişiklikleri getirmemektedir vurguladı. Yaptırımların, Küba,
Venezuela ve İran halklarına nasıl zarar verdiğini anlattı.
Ardından, panelin moderatörü olan İspanya doğumlu tarihçi, yazar ve
editör İgnacio Ramonet söz aldı. Konuşmasında medyanın rolünü
anlattı.
Sonra eski BM İnsan Hakları Komitesi sekreteri ve uzman Alfred de Zayas söz
aldı. Konuşmasında tek yanlı yaptırımlar ve Uluslararası Hukuk üzerinde durdu.
İnsan Hakları Konseyinin tüm neo-liberal eylemlerinin suç olarak reddetmesini
önerdi ve bunun gibi tedbirler için süre verilmesini istedi.
Mariahilfer Strasse’de Venezuela’ya yönelik provokasyonlar ve darbe girişimine
karşı anti-emperyalist dayanışma devam ediyor.
Her Çarşamba olduğu gibi bu hafta da 26 Haziran tarihinde saat 17.00-19.00 arasında
pankart ve bildiri eylemi gerçekleştirildi.
Yine çok sayıda ilgili insanlar eylemcilerle sohbet etti, kimisi destek
eylemlere katılmak istediğini ifade etmişti.
2 saat süren eylem boyunca “El Pueblo Unido” gibi birçok Latin Amerika
şarkıları çalındı ve Almanca konuşmaların dışında enformasyon bildirileri
dağıtıldı. Açılan pankart ve dövizlerle emperyalist müdahalelere karşı
halkların birleşme çağrısı yapıldı ve “Venezuela’dan Ellerinizi Çekin” denildi.
Önümüzdeki hafta 3 Temmuz Çarşamba günü yine aynı saat ve yerde eylem
düzenlenecek.
Tüm Venezuela dostları ve anti-emperyalist güçler davetlidir.
Viyana’da ülkelere karşı uygulanan ambargo ve yaptırımlara karşı diplomatik
panel düzenlendi.
27 Haziran Perşembe günü Viyana’da bulunan Palais Coburg’da Venezuela, Küba ve
İran Büyükelçiliklerin düzenlendiği bir panel gerçekleştirildi.
Panele çok sayıda hukuk uzmanı diplomat ve aydın yer aldı.
Sabah 9.45’ta başlayan programın açılış konuşmasını Venezuela Dışişleri
Bakanı Jorge Arreaza Monserrat yaptı. Monserrat, ABD
tarafından uygulanan ambargonun ülkesine ve özellikle halkına ne denli zarar
verdiğini rakamlarla anlattı. Venezuela devletine ait 5 trilyon Dolar ABD
tarafından bloke edildiği ve bu paranın ilaç alımı ve sanayi için ayırıldığına
dikkat çekti. Ayrıca, son süreçte ülkesindeki elektrik sistemine karşı
gerçekleştirilen cyber saldırısından ve Küba’ya gönderilmek istenen petrol
nakliyatının engellenmesinden bahsetti.
“ABD Venezuela’ya kendisine bağımlı hale getirmek için gıda, eğitim gibi alanları
ödenmez kılmak istiyor” dedi.
Son olarak ABD’nin Latin Amerika’da yüzlerce ve dünyada 800 askeri üs olduğuna
dikkat çekerek, 70 ülkede toplam 170.000 askeri bulunduğunu belirtti ve kendi
ekonomik modelini başka ülkelere dayatmak adına nice acı çektirdiğine ifade
etti.
Açılıştan sonra tek yanlı zorlayıcı tedbirler (UCM-Unilateral
Coercive Measures) üzerinde BM İnsan Hakları Konseyi özel raportörü İdriss
Jazairy konuştu. Jazairy söz konusu tedbirlerin insan haklarına olan
etkisini anlattı.
Konuşmasında, sözde insan hakları adına alınan tedbirlerin neredeyse her zaman
tam aksine, bir ülke halkının haklarını ihlal etmekte ve hemen hiçbir zaman öne
sürülen değişiklikleri getirmemektedir vurguladı. Yaptırımların, Küba,
Venezuela ve İran halklarına nasıl zarar verdiğini anlattı.
Ardından, panelin moderatörü olan İspanya doğumlu tarihçi, yazar ve
editör İgnacio Ramonet söz aldı. Konuşmasında medyanın rolünü
anlattı.
Sonra eski BM İnsan Hakları Komitesi sekreteri ve uzman Alfred de Zayas söz
aldı. Konuşmasında tek yanlı yaptırımlar ve Uluslararası Hukuk üzerinde durdu.
İnsan Hakları Konseyinin tüm neo-liberal eylemlerinin suç olarak reddetmesini
önerdi ve bunun gibi tedbirler için süre verilmesini istedi.
Ardından
Asya-Afrika Hukuk Danışma (AALCO) eski genel sekreteri Rahmat Mohamad konuşma
yaptı. Genel olarak tek yanlı yaptırımların insani yönde çıkardığı sonuçlarına
değindi ve Milli Güvenlik adına ABD tedbirleri meşrulaştırmaya çalıştığına
dikkat çekti. ‘Ülke dışında tedbirlerin dayatılması Uluslararası hukuka aykırı’
diyerek ülkelerin, yasadışı tedbirlere karşı pratik adımları geliştirmeleri
gerektiğini ifade etti. İran’a karşı alınan kararların da ciddi alınması
gerektiğini belirtti.
Aradan sonra çeşitli uluslararası ve ulusal mahkemeleriyle Uluslararası Adalet
Divanı’nın da dahil olmak üzere çeşitli tribünallerin müşavirliğini yapan
William Schabas söz aldı. Tek yanlı yaptırımlar ve Uluslararası Ceza Hukuku
altındaki sorumluluğu üzerinde konuştu. Yaptırımların insanlarda, ölüm kadar
yarattığı etkilerini raporlamak, mağdurların bizzat bu mahkemelere başvurmak
gerektiğini söyledi.
Bir sonraki panelist Avusturya gazeteci Leo Gabriel konuyla
ilgili medyaların rolü ve sorumluluğuna değindi.
Program onur misafirlerinin kısa açıklamalarıyla devam etti.
İran Dışişleri Bakan yardımcısı, ardından Rusya, Çin ve Suriye Büyükelçileri
ülkelerine ve halklarına yönelik emperyalist yaptırımların amaç ve etkileri
üzerinde konuştular.
En son İran Büyükelçi Kazem Gharib Abadi Küba ve Venezuela elçilileriyle ortak
açıklamayı okudu.
Ve programın sonunda moderatör İgnacio Ramonet tüm konuşmaları özetlenerek
toparladı.
Panel saat 13.00 civarında tüm katılımcıların ortak resim çekilmeleriyle sona
erdi.
Panele, önce başvuru yapan ve davetli olan birçok gazeteci, diplomat ve bazı
kurum temsilcileri yer aldı.
Asya-Afrika Hukuk Danışma (AALCO) eski genel sekreteri Rahmat Mohamad konuşma
yaptı. Genel olarak tek yanlı yaptırımların insani yönde çıkardığı sonuçlarına
değindi ve Milli Güvenlik adına ABD tedbirleri meşrulaştırmaya çalıştığına
dikkat çekti. ‘Ülke dışında tedbirlerin dayatılması Uluslararası hukuka aykırı’
diyerek ülkelerin, yasadışı tedbirlere karşı pratik adımları geliştirmeleri
gerektiğini ifade etti. İran’a karşı alınan kararların da ciddi alınması
gerektiğini belirtti.
Aradan sonra çeşitli uluslararası ve ulusal mahkemeleriyle Uluslararası Adalet
Divanı’nın da dahil olmak üzere çeşitli tribünallerin müşavirliğini yapan
William Schabas söz aldı. Tek yanlı yaptırımlar ve Uluslararası Ceza Hukuku
altındaki sorumluluğu üzerinde konuştu. Yaptırımların insanlarda, ölüm kadar
yarattığı etkilerini raporlamak, mağdurların bizzat bu mahkemelere başvurmak
gerektiğini söyledi.
Bir sonraki panelist Avusturya gazeteci Leo Gabriel konuyla
ilgili medyaların rolü ve sorumluluğuna değindi.
Program onur misafirlerinin kısa açıklamalarıyla devam etti.
İran Dışişleri Bakan yardımcısı, ardından Rusya, Çin ve Suriye Büyükelçileri
ülkelerine ve halklarına yönelik emperyalist yaptırımların amaç ve etkileri
üzerinde konuştular.
En son İran Büyükelçi Kazem Gharib Abadi Küba ve Venezuela elçilileriyle ortak
açıklamayı okudu.
Ve programın sonunda moderatör İgnacio Ramonet tüm konuşmaları özetlenerek
toparladı.
Panel saat 13.00 civarında tüm katılımcıların ortak resim çekilmeleriyle sona
erdi.
Panele, önce başvuru yapan ve davetli olan birçok gazeteci, diplomat ve bazı
kurum temsilcileri yer aldı.




