Home almanya Açlık Grevi Direnişçileri Almanya Adalet Bakanlığı Önünde Yatma Ve Sürekli Nöbet Tutma Kararı Aldılar

Açlık Grevi Direnişçileri Almanya Adalet Bakanlığı Önünde Yatma Ve Sürekli Nöbet Tutma Kararı Aldılar

by halkinkutuphanesi@gmail.com
Açlık Grevi Direnişçileri Almanya Adalet Bakanlığı Önünde Yatma Ve Sürekli Nöbet Tutma Kararı Aldılar - Image 1

Açlık Grevi Direnişçileri Almanya Adalet Bakanlığı Önünde Yatma Ve Sürekli Nöbet Tutma Kararı Aldılar - Image 1

Merhaba
direnmeyi tarihinden öğrendiğimiz anadolu ve dünya halkları

 

Faşist 129
Yasası Kaldırılsın Komitesi ve Açlık Grevi Direnişçileri olarak sizlere bundan
sonra artık sürekli olarak Berlin adalet bakanlığı önünde çadırımızda
duracağımızı ve bakanlık önünde gece gündüz adalet nöbetinde olacağımızı ilan
ediyoruz.

 

Neden?

 

Biz 129
yasaları kaldırılsın komitesinin üyeleri olarak Eda Deniz Haydaroğlu 112, Ilgın
Güler 61 Sevil Sevimli ise 56 gündür süresiz açlık grevindeyiz.

 

3 yoldaş, 3
direnişçi toplam 229 gündür adalet için açız!

 

Çünkü ortada
keyfilik ve hukuksuzluk var!

 

Çünkü ortada
“Terör” demagojisi ile, yasası ile meşrulaştırılmaya çalışılan
devrimcileri tutuklama, tecrit etme var.

 

3 arkadaşımız
Devrimci Gazeteci Özgül Emre,

 

Grup Yorum
Üyesi İhsan Cibelik ve Antifaşist Serkan Küpeli Almanyada  129b yasası ile gözaltına alındı ve 14 aydır
tutuklu yargılanıyorlar.

Önlerine suç
olarak konulan ise demokratik faaliyetleri.

 

Peki biz neden
Almanya Adalet Bakanlığı önündeyiz?

 

Adalet bakanı
yetkisi altında olan soruşturmayı geri çekmelidir.

 

Bu direnişin ve
taleplerinin asıl muhatabı o dur.

 

129 b maddesi,
demokratik Bİr ülkenin yasalarını terör faaliyetiyle temelinden yıkanları hedef
alır.

 

Ama Ortada bir
terör faaliyeti yok.

Türkiye
faşizmine karşı mücadele var.

 

Düseldorf
mahkemesi, „siz bu yaptıklarınız ile Türkiye’deki devleti ve düzeni yıkmak
istiyorsunuz.“, Diyor

 

Peki Alman
devleti Türkiye’yi demokratik bir ülke olarak mı değerlendiriyor?

 

Türkiye nasıl
bir devlet.

 

-Avrupa
Konseyi’nin kamuoyuna açıkladığı bir rapora göre “Türkiye dünyada en fazla
gazetecinin hapiste olduğu ülkedir”.

 

-2018 son rakamlarıyla
ülkelerde cezaevinde olan 130 gazeteci den 110’u Türkiye’de bulunmaktadır.

 

-Türkiye’de son
8 yılda 183 kişi polis kurşunuyla yaşamını yitirdi.

Berkin Elvan,
Dilek Doğan, Ceylan Önkol, Hasan Ferit Gedik veya Ali İsmail Korkmaz gibi
yüzlerce kişi gençliğinin baharında katledildi.

 

-Türkiye’de
2023 yılının resmî rakamlara göre 500’ün üzerinden avukat tutsak. ÇHD’li avukatlara
Berkin Elvan’ın, Soma katliamının avukatlığını yaptıkları için 159 yıl hapis
cezası verildi.

 

-Türkiye’de iki
avukat adil yargılanmak için ölüm orucu yapmış, Avukat Ebru Timtik adalet için
şehit düşmüştür.

 

-Türkiye,
Avrupa’da en çok iş cinayetlerinin yaşandığı ülke. 301 madenci Soma’da, 18 işçi
Ermenek’te, Bartın Amasra’da 43 işçi güvenlik önlemlerinin alınmadığı İçin
katledildi.

 

-8 Temmuz 2018
tarihinde yaşanan Çorlu Tren Katliamında 7’si çocuk 25 kişi katledildi.

 

-Türkiye’de
2022 yılında 334 kadın öldürüldü

 

-2022 yılının
ilk 11 ayında en az 209 çocuk istismara uğradı

 

 

-Türkiye’de
51,6 milyon kişi açlık sınırının altında yaşıyor.

3 milyon 312
bin kişi işsiz.

 

-AKP iktidarı 8
yıldır Grup Yorum’un tüm konserlerini yasaklıyor.

Konser hakkı
için Türkiye’de iki sanatçı Helin Bölek ve İbrahim Gökçek ölüm orucunda şehit
düştüler.

 

-Türkiye’de
Mustafa Koçak , 28 yaşında bir genç adil yargılanmak İçin ölüm orucu yaptı,
zorla müdahalede 72 damarı patlatıldı ve direnişinin 296. gününde şehit düştü .

 

 

-Türkiye İnsan
Hakları Derneği’nin (İHD) 14 Aralık 2021’deki verilerine göre, Türkiye’deki
cezaevlerinde 600’ü ağır olmak üzere yaklaşık bin 605 hasta tutuklu ve hükümlü
bulunuyor. Bir yılda en az 59 hasta tutsak cezaevlerinde katledildi.

 

 

Böyle bir
ülkede demokrasiden bahsedilemez

 

Türkiye faşist
bir ülke  ve faşizm ile yönetiliyor.

 

Faşizme karşı
mücadele ise haktır.

 

Alman
anayasasının 20. Maddesi her Vatandaşa özgür demokratik temel düzene yönelik
tehditlere karşı harekete geçme ve anayasayı güç kullanarak savunma hakkı
vermektedir.

 

Türkiye tüm
Özgür demokratik temel haklarımızı terörle gasp etmekte

 

Hak ihlali
varsa demokrasi yok sayılıyorsa direnmek hak oluyor.

 

Bu durumda 129
B yasası Türkiye faşizmine karşı mücadele edenler için geçersizdir. Çünkü terör
faaliyeti değil faşizme karşı mücadele vardır.

 

Bugün
Yargılanan bütün faaliyetler Almanya’da yasal olarak izni alınmış eylemler,
yürüyüşler, konserler vb demokratik faaliyetlerdir. Alman hukukuna göre de
yasadışı eylemler değildir.

 

Zaten 129B ye
göre de kişinin herhangi bir suç işlemiş olması gerekmiyor. Yargılananlar
düşüncelerinden dolayı yargılanıyorlar.

Bu da Alman
anayasasında mevcut olan düşünce özgürlüğüne, örgütlenme hakkına, eylem ve
protesto yapma hakkına vb. temel demokratik hak ve özgürlüklerimize bir
saldırıdır.

 

Bize
“demokratik faaliyetlerinizle Türkiye’deki terör örgütünü destekliyor,
propagandasını yapıyorsunuz” diyorlar. Bu bir demagojiden ibarettir.

 

Sonuç olarak

Türkiye’de
faşizme karşı mücadele haktır.

Bu mücadeleyi Türkiye’nin
dışında da desteklemek haklı ve meşrudur.

 

Özgül Emre’nin
dediği gibi „bizi düşüncelerimizden dolayı bırak yargılamayı, bize teşekkür
etmeliler.“

 

Biz terörist
değil, hak ihlallerine karşı, faşizme karşı mücadele eden sosyalistler,
devrimcileriz.

 

Biz
Soruşturmayı Hükümetin başlattığı bir yargının bağımsız olabileceğini
düşünmüyoruz.

 

Düsseldorfda
görülen dava da bağımsız değil, siyasi bir davadır.

 

Federal Baş
Savcı Peter Frank’ın tutuklama sonrası Türkiye ziyaretinin de başka bir
açıklaması yoktur.

 

Bizler
açlığımızla ve sürdürdüğümüz adalet nöbetleriyle kişi kişi kurum kurum
dolaşarak, Almanyanın geçmişinden ders çıkartmadığını ve faşizme karşı
direnenleri yargılamak istediğini tüm dünyaya anlatacağız.

 

Açlık Grevi
Direnişimizin talepleri nettir. Açlığımızdan adalet Bakanlığı sorumludur ve
direnişin sürecini onlar belirlemektedir.

 

Adalet Bakanı Soruşturmayı
Geri Çeksin!

Devrimci Tutsaklar
Serbest Bırakılsın!

 

-Açlık Grevi
Direnişçileri Eda Deniz Haydaroğlu VE İlgın Güler

You may also like

Leave a Comment