Berlin de “Filistin’e Can olmak için Filistin’e
gidiyoruz” fırtınası esti
20 Eylül günü Halk Cephesinin örgütlediği Zafere Kadar
Heyeti Uzun yürüyüşün ilk eylemlerini örgütledi. Uzun Yürüyüş 9 farklı ülkeden
geçerek Mısır’a Refah sınır kapısına varacak. Uzun Yürüyüşün ilk eylemi
Almanya’nın başkenti Berlin’de gerçekleşti. Berlin’de Kottbussertor metro
durağın hemen çıkışında coşkulu bir eylem düzenledi. Sokaklarda Filistin
bayrakları bizim kızıl bayrağımız ile dalga dalga sallanıyordu ve alan
insanlarla dolup taştı. Slogan atan Filistinli annelerimiz, dabke oynayan
çocuklarımız bayrak sallayan Filistinli gençler. Her biri Filistin zaferinin
garantisiydi. Dosta güven, düşmana korku olmuştu eylem. Ellerimizdeki
pankartlarımızda Mahir Çayan’ın yoldaşları olduğumuz ilan edilmişti;
“Kızıldere’den Gazze’ye Gidiyoruz!” Aynı zamanda alanda, Mahir Çayan’ın dövizleri, Ahmet Sa’adat a özgürlük
dövizleri, Filistin halkı için açlık grevinde olan tutsak Avukatımız Murat
Canım için dövizler ve Türkiye’de Kuyu tipi hapishanelere karşı ölüm orucunda
olan Serkan Onur Yılmaz’ı selamlayan dövizlerimiz vardı. Döviz ve
pankartlarımızla Anadolu halkının mücadelesini Filistin halkının direnişiyle
birleştirdik. “Bir direniş merkezinden diğerini gidiyoruz” sloganımızın
sonuçlanmış haliydi. Ahmad Saadat dövizlerini gören Filistin’liler sloganlarla
selamladılar bizi ve yanımıza gelerek “Siz gerçekten çok cüretlisiniz hem
ülkemize gidiyorsunuz hem Almanya gibi bir ülkede önderimize özgürlük
istiyorsunuz” dediler.
Eylem, Grup Yorum’un “Zafere Kadar” şarkısı ile
başladı. ilk Konuşmacı Temel Haklar ve Özgürlükler adına Hasip Kivrakdal oldu.
Konuşmasında Filistinli direnişçileri, anneleri, babaları, çocuk generallerini
selamlayarak başladı. Ardından bizim Mahir Çayan’ın yoldaşları olduğumuzu ve
onun bize çizdiği Devrim yolunda yürüdüğümüzü anlattı. Konuşma sonrası Polisin
dayattığı yasaklar okunmak zorundaydı. Fakat polisin bu dayatmasını biz onlara
karşı kullandık. Yasakların “mühim”
olmayan yerleri hızlı ve sessiz bir şekilde okunurken, Filistin’de
Direnişin parçası olan, direniş ekseninde yer alan Filistinli örgütlerin
isimleri ve önderleri haykırılarak okundu. Böylece polisler amaçlarına ulaşmadı
hatta tam tersi eylemin coşkusunu arttırdı. Filistinlilere de bu okuyuş
tarzımız örnek oldu ve bizlere; “bizde bundan sonra aynı sizin gibi
yapacağız bu çok güzel bir fikir” dediler.
Ardından “Sloganbaşı” olan Filistinli annelere
mikrofon verildi . Onlar arapça sloganlar atarak kitlenin coşkusuna coşku
kattı. Daha sonra Anti-Emperyalist Cephe adına Eda Deniz Haydaroglu konuştu.
Konuşmasında alman halkına seslendi; “tarihte bir kez sustunuz bir kez daha
susmamalısınız” dedi. İşbirlikçi Mısır devletine seslenerek kapıların
açılmasını talep etti ve Mısır devletine “çocukların açlıktan ölümesinin suç ortağı
ve sorumlusu olmayın” dedi.
Konuşma sırasında Filistinliler davullarıyla ve
sloganlarıyla konuşmaya destek oldular. Konuşma sonrası durmak bilmeyen bir coşkuyla
tüm kitle davulların gür sesiyle arapca sloganlar atmaya başladı.
Ardından Avrupa’daki Dev Genç’liler adına Yildiray Yetik söz
alarak konuşma yaptı. Konuşmasına Filistin Şehitlerini, Ahmad Sa’adat ı ve tüm direnen ve dönüşen
dünya halklarını selamlayarak başladı. “Bir merkezden bir merkeze yürüyoruz”
diyerek Serkan Onur Yılmaz’ı da selamladı. Halkın Hukuk Bürosu Enternasyonal
büro adına konuşma yapıldı. Uluslararası kurumların bile İsrail’in savaş
suçlarını teşhir ettiğini, devletlerin Filistinli tanıdığını anlatarak
Netanyahu’nun savaş suçlusu olarak yargılanması gerektiğini vurguladı. Eylemin
sonuna doğru Filistine gidecek olan ekip öne çıkarak tüm halkı bir kez daha
selamladı. En son Anti-Emperyalist Cephe adına Konstantina sözü aldı ve
şehitleri selamlayarak, Filistin zaferinin garantisini verdi.
Eylem sloganlarla bitirildi. Eyleme katılan Filistinliler ve
Türkiyeliler yanımıza gelerek bizleri yoldaşlığın sıcaklığı ve direnişin
coşkusu ile kucakladılar ve uğurladılar. Eylem bitmesine rağmen işkenceci Alman
polisi “robocop” birliklerini çağırdı ve alanda bulunanlara gözdağı
vermeye çalıştı. Ama halkı korkutmayı başaramadılar.
FİLİSTİN HALKI KORKMUYOR, BİZLER DE KORKMUYORUZ!
FİLSİTİNE GİDİYORUZ! BU BİR FEDAKARLIK DEĞİL, GÖREVDİR! TÜM HALKIMIZI UZUN
YÜRÜYÜŞÜ DESTEKLEMEYE, BİZE KATILMAYA VE BİZİ SAHİPLENMEYE ÇAĞIRIYORUZ!
NEHİRDEN DENİZE FİLİSTİN ÖZGÜR OLACAK






