Home UncategorizedYürüyüş Dergisi 553. Sayısı Çıktı

Yürüyüş Dergisi 553. Sayısı Çıktı

by halkinkutuphanesi@gmail.com
* AKP Faşizmi, Kıraç Cemevinde Oğuz Meşe’nin Yedi Yemeğine Saldırdı
Üç Yaşındaki Çocuktan Kanser Hastası Yaşlılara, Halkın Avukatlarından Hamile Kadınlara Kadar Herkese İşkence Yaptılar…
* Demokratik Haklarını ve Halkın Geleneksel Haklarını Koruyanlar Değil, Faşizmle Yöneten AKP Suçludur!
* Haklıyız ve Faşizmden Daha Güçlüyüz AKP Faşizminin Zulmü Meşrulaştırmasına İzin Vermeyeceğiz! FAŞİZMİ YENECEĞİZ!
* AKP’NİN KATİLLERİ GENÇLİK FEDERASYONU’NA SALDIRDI
3 İTFAİYE ARACI, 4 TOMA, 2 AKREP, ÖZEL HAREKAT POLİSLERİ ÇEVİK KUVVETİ VE SİLAHLARIYLA…  BİR SAVAŞA GİDER GİBİ GENÇLİK FEDERASYONU BİNASINA SALDIRAN AKP FAŞİZMİNİN KORKUSUNU DAHA DA BÜYÜTECEĞİZ!
* FAŞİZME KARŞI DİRENMEYE; HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİMİZ İÇİN MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ!
Derginin PDF’sini okumak için linke tıklayınız:
Tüm Yürüyüş Dergisi Arşivi için tıklayın… https://drive.google.com/drive/folders/0B0ITCoBIuVSuZk9aeS1TOVFkWms?usp=sharing
Umudu büyütmek için Yürüyüş okuyalım, okutalım!
Her Yürüyüş okuru, aynı zamanda kendisini, Yürüyüş dergisinin dağıtımcısı gibi hissetmelidir. Bir dergi alıyorsa iki dergi almalı, bir başkasına da ulaştırmalıdır dergimizi.
Yürüyüşe sahip çıkıyorum, Yürüyüş okuyorum diyelim, Yürüyüş okutalım.
Yürüyüş Dergisine ve kitaplarımıza ulaşmak için Ozan Yayıncılıkla iletişim kurabilirsiniz.
Ozan Yayıncılık Telefonu: (0-212) 536 93 44-45
Haftalık Dergi / Sayı: 553
25 Aralık 2016
Fiyatı: 1 TL (KDV dahil)
İÇİNDEKİLER:
* Türk halkımız! Kürt milliyetçi hareketin gerçekleştirdiği, halktan insanların zarar gördüğü eylemler, devrimci eylemler değildir!           
Kürt halkımız! Katliamların sorumlusu Türk halkı değildir, oligarşidir
KÜRT HALKIMIZ!
Katliamların sorumlusu Türk halkı değildir, oligarşidir. Halka zarar vermek, emperyalizme ve oligarşiye hizmet etmektir. Kurtuluşa giden tek yol ortak mücadeledir.
TÜRK HALKIMIZ!
Kürt milliyetçi hareketin gerçekleştirdiği, halktan insanların zarar gördüğü eylemler devrimci eylemler değildir.
Ancak halka zarar veren, halkı katleden anlayışın sorumlusu da Kürt halkı değildir.
“Kurunun yanında yaş da yanar” anlayışı dünyanın hiçbir yerinde halkın çıkarlarını savunan, halk için mücadele eden önderliklerin savunduğu bir anlayış olamaz.
* Devrimciliğin Köşe Taşları: Örgüt bilinci
Örgüt bilinci; iktidar iddiası ile mücadeleyi büyütmektir. Emperyalizme ve oligarşiye karşı savaşmaktır.
Örgüt bilinci; örgütünü sahiplenmek, şartlar ve koşullar ne olursa olsun ona tabi olmaktır. Tüm zorlukları, olanaksızlıkları göze alarak devrimin hamalı olmaktır.
* 19 Aralık Marksizm-Leninizm’de ısrarın direnişi ve zaferidir-2
Ölüm orucu direnişi, F Tiplerinin tecridi esas olan işkenceli ölüm olduğu gerçeğini iyice teşhir ederken demokratik kamuoyunu da önemli ölçüde harekete geçirdi. Bu koşullarda sürecin git gide aleyhine döndüğünü gören oligarşi katliam silahını daha erken devreye sokma kararı aldı. Fakat bunun için hazırlıkları tamamlanmamıştı henüz. Aralık başlarında Adalet Bakanlığınca görevlendirilen yazar Yaşar Kemal, gazeteciler ve Milletvekili Mehmet Bekaroğlu’nun da içinde yer aldığı bir arabulucu heyet ile tutsak temsilcileri arasında görüşmeler başladı. Bu görüşmeler sürerken bir yandan da F tiplerinde inşaat ve katliam hazırlığı da tüm hızıyla sürüyordu. Yani görüşmelerin tek bir amacı vardı: Oyalama.
* Halkın Hukuk Bürosu: Faşizme karşı olmak suç değildir
-OHAL dediklerinin “halkla mücadele” olduğunu artık herkes biliyor. Polis halkın geleneğinin yerine getirilmesine engel olmak için Cemevindeydi. Barkın halkın geleneğine, geleneksel haklarına sahip çıkmak için oradaydı. Çünkü biz halkın hukukçuları, hukuku faşizmin elinde bir silah olmaktan çıkartıp, halkın hukuku haline getirmek istiyoruz.
-Faşizmin saldırılarına boyun eğmeyeceğiz. Çünkü avukatlık mesleğinin gereğini yapmak istiyoruz. Faşizm artık mesleğimizi dahi yapamayacağımız koşulları getirmiştir.
-Faşizm halkı sindirmek, zulmü meşrulaştırmak için “hukuk devleti” maskesi takar. “Yargılama sürecindeyiz” yalanıyla halkı oyalar. “Yargının tartışılmazlığı” dedikleri faşizmin otorite kurma ihtiyacından doğar.
* Grup Yorum Anadolu halkının faşizme karşı savaş ve direniş çığlığıdır
Çünkü, Grup Yorum; Anadolu halkının 12 Eylül faşizmine karşı savaşı içinde doğmuş, açık faşizmin kurumlaştırıldığı ülkemizde, faşizme karşı savaşını 31 yıllık tarihi boyunca, her türlü bedele rağmen sürdürmüştür.
Çünkü, faşizm, Grup Yorum’u sayısız kez tutsak almış, hapishanelere kapatmıştır. Grup Yorum’un sesini boğmaya gücü yetmemiştir.
* Çünkü:  Haklıyız Kazanacağız
HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ ÇÜNKÜ;
Tarihsel Ve Siyasal Olarak Haklı Olan Biziz Tarihin ve Bilmin Yasaları Bizden Yana
-Haklıyız Kazanacağız;
Çünkü Biz Halkız… Halk; Üretendir, Yaratandır… Ancak Halk, Ürettiği, Yarattığı Şeylere Sahip Olamaz… Bir avuç Sömürücü Asalak Burjuvazi Halkın Ürettiklerine El Koyar. Burjuvazi Asalaktır… Biz halkın olanı almak için savaşıyoruz.
-Haklıyız Kazanacağız;
Çünkü; Biz Halkın Çıkarları için Savaşıyoruz… Halkın Asalak Burjuvaziden Kurtuluşu İçin Mücadele Ediyoruz!
* 10 Soruda: Bencillik
Bencillik nasıl ortaya çıkmıştır?
Burjuvazinin ideolojisi, bencilliğin insanın doğasında olduğunu savunur. Oysaki bu doğru değildir. Bencillik toplumların gelişimiyle birlikte ortaya çıkmış ve burjuva ideolojisinin esaslarından biri haline gelmiştir. Bencilliğin tarihsel kökeni köleci toplumla birlikte sınıflı toplumun gelişimine dayanır.
* Biz Diyoruz ki: Emperyalizm ve oligarşi için “Halep kaybedildi!” Bir halkın kendi vatanı için savaşması suç değildir   
Biz diyoruz ki; emperyalist haydutluk, işbirlikçilerin yağması öyle pervasızki, başka bir ülkenin toprağını işgal etmeyi haklı ilan ediyorlar.
Biz diyoruz ki; HALKIN ÖZGÜRLÜĞÜ, VATANIN BAĞIMSIZLIĞI İÇİN EMPERYALİZME KARŞI SAVAŞMAK MEŞRUDUR!
* Halk Meclisleri: Halk olarak kendi kendimizi yönetebilir miyiz?
Diyoruz ki, Halk Meclislerinde kendi kendimizi yönetelim. Peki halk olarak kendi kendimizi yönetebilir miyiz?
Kendi kendimizi yönetebiliriz, diyorsak, bunu neye dayanarak söylüyoruz?
Biz Halk Olarak Sorunlarımızı Kendimiz Çözecek, Kendi Kendimizi Yönetebilecek Güçte ve Yetenekte miyiz?
Evet Kendi Kendimizi Yönetebiliriz.
Halkın kendi kendini yönetmesi için çürümüş, kokuşmuş, asalak burjuvalara ihtiyacı yoktur.
* Mahalleler: Faşizm karşısında kazanmaktan başka yolumuz yoktur!
Faşizme yenilmez bir güç atfetmemeliyiz. Bu kendi kendimize karşı savaşmak anlamına gelecektir. Faşizm, beyinlerimize yenilmezliği, faşizme karşı bir şey yapılamayacağı düşüncesini sokmayı başarırsa daha baştan kazanır. Ama tersine, karşısında direniş görürse, halkın cüretini görürse faşizm geri adım atacaktır.
Oğuz Meşe’nin cüreti bunun için bize örnek olmalıdır. Sabah akşam bombalanan dağlardan, binlerce kişilik oligarşinin ağır silahlarla kuşanmış ordusunun arasından geçebiliyorsak, düşmana darbe vurmaya gidiyorsak, bunu yapamayacağımız yer yoktur. Bu cüretle savaşırsak kazanırız.
* Milisler Mahallenin Şahanlarıdır: Mahallelerimizin şahanları halktır! Mahallelerimizde şahanlarımızı büyütelim!
Küba Devrimi’nin komutanlarından Camilo diyor ki: “Ordu, üniformalı halktır”.
Aynı cümleyi mahallelerimizin Şahanları için de kurabiliriz: “Mahallelerimizin Şahanları devrim için silahlanmış halktır”.
Mahallelerimizin Şahanları yerel askeri örgütlenmelerdir. Yerel örgütlenmeler olması, mahallelerimizin şahanlarına halkın savaşa katılımını örgütleme olanağı verir.
* Devrimci İşçi Hareketi:  Asgari ücret komisyonu işçilerle alay ediyor! Asgari ücret emekçilere düşmanlığın ilanıdır
İşçiler! halkımız bu halk ve işçi düşmanlarından bir şey beklemek kendimizi aldatmak olur. Bunlar oligarşinin çıkarının dışında kimseyi düşünemez.
Bakın Çalışma Bakanı ne diyor.” Zeytin ağacını silkelemeyelim bir daha ki sene de lazım olacak” Yani patronlara kıymayalım diyor. Onlardan bir kişi binlerin emeği ile semiriyor.
Buna dur demek bizim elimizde. “Onlar vermeyecek, biz alacağız” demeliyiz. Bu nedenle örgütlenmeliyiz. Onlar bu gücü bizim örgütsüz oluşumuzdan alıyorlar. ÖRGÜTLENELİM!
* Kamu Emekçileri Cephesi: Haklarımızı Direnenlere Sırtını Dönen KESK’te Değil Kamu Emekçileri Meclislerinde Örgütlenerek Kendimiz Savunabiliriz
Direnen üyelerine selam dahi vermeyen KESK bu ülkenin hangi sorununa sahip çıkabilir? OHAL başladığından beri on binlerce üyesi atılmış olmasına rağmen sözde direneceğini söyleyip pratikte teslimiyeti olağanlaştıranlar bugün hangi haksızlığa karşı bir direniş örgütleyebilir?
Sözde eylem kararı alıyor, aldığı eylem kararı valilikler tarafından OHAL bahanesiyle yasaklanıyor. Peki, KESK ne yapıyor? Dostlar alışverişte görsün misali birkaç basın açıklamasıyla geçiştirmeye çalışıyor.
Burada yapılması gereken şey eylemlerde inisiyatifin kamu emekçileri tarafından elden kaçırılmaması ve yapılan eylemlerin hedefine erişmesinde söz sahibi olabilme cüretini gösterebilmeleridir.
* Eğitim-Sen kimin sendikası? Direnen üyesine sahip çıkmıyor, “bunu kimseye açıklayamam” demiyor!
Direnişin büyümesinden korkan ve direnişin bitirilmesini isteyen sadece AKP’nin faşist polisleri değil; üyesi oldukları sendika Eğitim-Sen de elinden geleni yapıyor.
Nuriye, Acun ve Semih’in direnişlerini desteklemek için İzmir Tire’den bir KEC’li öğretmen İKİ GÜNLÜK DESTEK AÇLIK GREVİ yapmak istiyor. Açlık grevi için de sendikası olan Eğitim-Sen’i kullanmak istiyor. Sendikanın verdiği cevap İBRETLİKTİR… “Gece burada kalırsan burayı polis basar, biz de kimseye açıklayamayız”
* Özgür Tutsaklardan: Faşizme karşı Büyük Direnişin 122 öğretmeni konuşuyor-2
122’lerden HAMİDE ÖZTÜRK:
“… Biz bu ateş çemberinin arkasından gelecek zaferi görüyoruz ya, bu en büyük gücümüz işte.”
Zafer, bir düş değildir, direnişin ürünüdür. Böyle olduğu içindir ki daha direniş içindeyken zaferi görmek, ancak o zaferi an an, gün gün yaratanlara mahsus bir özelliktir. Zaferi görmek ve gördüğün zaferden vazgeçmemek, büyük bir güçtür. Söz konusu olan kararlılıktır. Kararlılık, devrimci iradenin eseridir. Ki devrimci iradeye sahip olmak, en büyük güce sahip olmak demektir…
* Gençlik Federasyonu’ndan: Gençliği yeni yılda ve gelecekte kazanan biz olmalıyız
Dev-Gençli örgütçüdür, her işe koşuşumuzda örgütlenmeyi, her dergi ulaştırdığımız insanı kazanmayı hedeflemeliyiz.
Yeni Yılda Yaratıcılığımız, Israr ve Kararlılığımızla Doğru Çalışma Tarzımızla Kazanan Biz Olmalıyız.
* Liseliyiz Biz: Düşünceleri için, onuru için faşizmin hücrelerini direniş odağına çeviren liselilerin sesini duyuralım!
Düşünceleri için, onuru için faşizmin hücrelerini direniş odağına çeviren liselilerin sesini duyuralım. Küçük iş yoktur, elimizden ne geliyorsa, bir sıraya yazılama bile yazmak olabilir bu. Ya da sınıf tahtalarına yazılama yapmak da olabilir.
Elimizden ne geliyorsa yoldaşlarımızın sesi olalım. Yeni yıla giriyoruz onlara kartlar atalım. Mektup yazalım. Hakan İnci ve Muratcan Arslan Onurumuzdur!
* Ülkemizde Gençlik: Dev-Genç’i yıllardır bitiremediniz, bitiremeyeceksiniz!
Dev-Genç 47 yıldır ülkemizde adalet mücadelesi veren bir öğrenci örgütlenmesidir. “Adalet” kelimesi ile halkımıza umut taşımış, düşmana da korku salmıştır Dev-Genç yıllardır.
Yoksul halkın gecekondu direnişinde, işçilerin grevlerinde, öğrencilerin okul kantin boykotlarında… Dev-Genç her yerde… İşte bunun için yıllardır söylediğimiz şeyi bir kez daha söylüyoruz; DEV-GENÇ’İ BİTİREMEZSİNİZ!
* Aralarında Grup Yorum Üyesinin, Halkın Hukuk Bürosu Avukatının ve TAYAD’lı Ailelerin de Olduğu 26 Halk Cepheli Tutuklandı
15 Aralık günü Kıraç Cemevinde Oğuz Meşe’nin anısına yapılan helva dağıtımına katıldıkları için 26 Halk Cepheli, dün akşam çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
* Hakan İnci’den Gelen Mektubu Yayınlıyoruz
Hakan İnci, hapishaneye atılan her çocuk için direniyor. Suçu ne olursa olsun, hiçbir çocuk hapishaneye atılmamalıdır. Hapishanelerde şuan 12 ve 17 yaş arası 2416 çocuk bulunmaktadır. Her biri fiziki ve ruhsal baskı altında tutulmaktadırlar. Çocuklara karşı işlenen suçlar, halka karşı işlenmiş suçlardır. Halkın geleceğine vurulan darbedir. Bu nedenle Hakan İncileri, sahiplenmeliyiz.
* Suriye devletinin ve halkının Halep zaferini kutluyoruz
Halep’in kazanılması Suriye zaferinin önemli bir aşamasına geldiğinin göstergesidir.
Başından beri bizler, emperyalizme karşı direnen bir halkı, bir ülkeyi hiçbir gücün yenemeyeceğini söylemiştik. Halep zaferi bunun göstergesidir. Suriye devletinin Halep zaferini kutluyoruz. İşbirlikçilere karşı direnen halkların yanında yer almaya devam edeceğimizi buradan bir kez daha ilan ediyoruz.
* TAYAD’lı Hayat Uçucu’dan mektup
TAYAD’lı aileler olarak önce evlatlarımızı sahiplendik sonra düşüncelerini ve her daim sahiplenmeye, sorunlarına çözüm aramaya devam edeceğiz. Gerektiğinde hapishaneler önünde kar kış demeden günlerce, aylarca oturur sabahlayabiliriz. Evlatlarımıza saldıranın, zarar verenin karşısına dikilir, hesap sorarız.
* Kolombiya’da beyazlar giyip cellatlarıyla kucaklaşanlar: İmzaladığınız kendi ölüm fermanınızdır! 2. Bölüm
Oligarşi ile uzlaşmayı temel politika haline getiren, hedefine parlamentoyu koyan bir örgüt için anlaşmaların, ayrıntıların, referandumların bir önemi de yoktur aslında. Her şey formaliteden ibarettir; sorun, teslimiyetin adının konması ve pazarlanmasıdır. Kolombiya devletinin -son dört yıl içinde, yani görüşmelerin yapıldığı, müzakerelerin sürdüğü bu süreç içinde yaptığı yüzlerce saldırı, önderlerin imha edilmesi, yüzlerce gerillanın katledilmesi bile FARC’ı oligarşi ile uzlaşmaktan vaz geçiremedi. Ve gelinen noktada soysuz bir barış adına, “umudun anlaşması” maskesiyle teslimiyet imzalandı.
* Halkın Mühendis Mimarları: Düzenin yarattığı açlık sorununa çözümü biz bulacağız
* Avrupa’da Yürüyüş:…
* Avrupa’daki Biz: Devrimcilik yapmak suç değildir! Musa Aşoğlu için adalet istiyoruz!
* Yitirdiklerimiz…
* 19 Aralık haberleri

You may also like

Leave a Comment