Home açıklamalar Yunanistan’da Anarşistler Ölüm Orucu Direnişçilerine Destek İçin Türkiye Diplomatının Arabasını Yaktı

Yunanistan’da Anarşistler Ölüm Orucu Direnişçilerine Destek İçin Türkiye Diplomatının Arabasını Yaktı

by halkinkutuphanesi@gmail.com
Yunanistan’da Anarşistler Ölüm Orucu Direnişçilerine Destek İçin Türkiye Diplomatının Arabasını Yaktı - Image 1
Yunanistan’da Anarşistler Ölüm Orucu Direnişçilerine Destek İçin Türkiye Diplomatının Arabasını Yaktı - Image 1

Elanik-Türkiye Diplomatının Aracına Anarşist Eylem
Örgütünden Saldırı

Anarşist Eylem Örgütlenmesi saldırıyı aşağıdaki
açıklamayı yaparak üstlendi.
Türk faşist devleti Nisan ayı içerisinde 2 açlık grevcisini
katletti. 3 Nisan’da devrimci Helin BÖLEK’i ve 24 Nisan’da devrimci Mustafa
Koçak’ı. Aynı zamanda İbrahim Gökçek’ e de ölümüne işkence yapmaya devam
ediyor. 30 Nisan’da Selanik’te Halkis caddesindeki, Türkiye diplomatik
güçlerine ait aracı kundakla eylemini üstleniyoruz. Sizin adınıza iktidarın
uşaklarından hesap soracağımıza söz veriyoruz.
Helin Bölek ve İbrahim Gökçek, müzik grubu olan Grup
YORUM’un faşist Erdoğan hükümeti tarafından maruz kaldıkları baskıcı teröre
karşı aylardır sürmekte olan bir mücadele başlattılar. Terörist olarak lanse
edildiler, tutuklandılar ve ardından açlık grevine başladılar.Tahliye olduktan
sonra da, grubun diğer üyelerinin serbest bırakılması amacıyla açlık grevini
sürdürdüler. 10 Mart tarihinde, özel polis güçleri tarafından direnişevine
baskın düzenlendi ve iki açlık grevi direnişçisi kaçırıldı. İki gün sonra Helin
ve İbrahim zorla müdahale işkencesine tabi tutuldu. Ancak onlar başeğmeden
mücadelelerini sürdürdüler. Helin 288 günlük açlık grevinin ardından şehit
düşerek, mücadelenin sembolü oldu. Aynı zamanda İbrahim’de gün be gün ölüme
doğru ilerliyor. Helin’in cenazesi, mücadele alanına dönüşüyor, özel güçler
devrimcilere saldırıyor, gözaltına alıyor, açlık grevcinin ölü bedenine dahi
saygısızlık yapıyorlar.
Mustafa Koçak, 15 yaşındaki Berkin Elvan’ın katillerine
yardım etmek ve korumaktan sorumlu savcı Selim Kiraz’ı ölüme mahkum eden DHKC
hücresine silah temin etme iddiasıyla tutuklandı. Ömür boyu hapis cezasına
çarptırıldı, yoldaşlarını ihbar etmesi için, polisler, özel timler ve
istihbarat servisinin elemanları tarafından psikolojik ve fiziksel işkenceye
uğradı, cinsel tacize maruz kaldı. Ancak o, boyur eğmedi ve açlık grevine
başladı. Tahliye olmasına rağmen, işbirlikçilerin ihbarlarıyla hazırlanan
iddiaların geri çekilmesi, işkencecilerin cezalandırılması ve hukuki bir
mahkeme talebiyle açlık grevini sürdürdü. O da Grup Yorum’daki yoldaşlarıyla
birlikte zorla müdahale için kaçırıldı. Ancak oradada direndi, hastanenin
yatağında elleri kelepçeyle bağlı haldeyken, her seferinde doktorların
bağladığı serumu koparttı.297 günlük açlık grevinin ardından boyun eğmeden,
isyancı bir şekilde öldü.
Erdoğan faşizmine karşı İBRAHİM GÖKÇEK, boyun eğmeden
mücadelesini sürdürüyor. ve bu mücadele ve direniş tüm dünyanın sınırsız
desteğini hak ediyor.
 ”Yolumuz uzun ve
zorlu ancak sonuna varmalıyız”
Milliyetçi söylem ve anlatımlardan uzakta hepimiz çağdaş bir
soykırımın tanıkları oluyoruz. Türk devletinin ölüm politikası (devletlerin her
seferinde sosyal temeldeki katletme politikası) binlerce insanı kana boğuyor.
Türkiye ‘nin yollarında halkçı devrimcileri darp etme, gözaltılar, (Adana’da 17
yaşındaki Suriyelinin 27 Nisan tarihinde, sokağa çıkma yasağını çiğnediği için katledilmesi
gibi) Yunan Türk sınırında pazarlık konusuna dönüştürülen ve kuşatılan binlerce
göçmenin varlığını ortaya çıkarıyor. Her politik mültecinin afişe edilmesi
onlara yönelik insan avcılığı, Avrupa metropollerinin kabullenmemesi,
tutuklananların kapatıldıkları mekanlarda maruz kaldığı işkenceler, kötü
muameleler, Suriye topraklarındaki kaçırmalar, infazlar ve bombalamalar,
insanlığı kana buluyor. Tarihe karşı bunlara cevap verme sorumluluğumuz var.
Faşist Erdoğan iktidarı, direnen ve boyun eğmeyen her sesi
susturmak istiyor. Helin ve Mustafa’nın sesi bundan sonra her mücadele alanında
yer alacaktır. Çünkü devrimciler hayatlarını, ellerindeki bir mikrofonla, bir
bayrakla, bir silahla bir ideal için veriyorlar. Helin ve Mustafa’nın fedası
hiçbir zaman unutulmamalıdır. Çünkü devrimciler, katillerini haklı
çıkarırcasına fedaları unutulduğu zaman ölürler. Ve tarihi belleğin sorumluluğu
hepimizi toplu olarak kapsıyor.
Her gözyaşı, bir fırtına olup özgürlük düşmanlarını boğacak.
Her hıçkırık, hesap sorma sözü olacak. Ortak düşmanlarımızın şehit ettikleri
sizler, dünyanın yüreğinde açan filizler olacaksınız. Yarın da şafaktan önce
hesapları sorulacak. Buna inanın ve uyanın. uyanın yoldaşlar.
HELİN BÖLEK VE MUSTAFA KOÇAK’A SAYGI. İBRAHİM GÖKÇEK’E GÜÇ!
HALK CEPHELİ DEVRİMCİLER İLE DAYANIŞMAYA!
DEVRİMCİ ADALET HER SAVAŞ SUÇUNU ACIMADAN YARGILAYACAK!


ANARŞİST EYLEM ÖRGÜTÜ

You may also like

Leave a Comment