Ve
dövüşebilirim,
Doğru
bulduğum, haklı bulduğum, güzel bulduğum her şey için, herkes için,
Yaşım başım
buna engel değil,
“Nazım
Hikmet”
Yunanistan Anti Emperyalist Cephe: Dimitris Koufontinas Yalnız
Değildir Zorla Müdahale İşkencedir:
Dimitris Koufontinas Yunanlı ömrünü devrimci mücadeleye adamış
anti emperyalist anti faşist bir devrimcidir.
Dimitris Koufontinas 17 Kasım Devrimci örgütündendir. 17 Kasım Devrimci Örgütü, Atina Politeknik
Ayaklanması’ndan sonra kurulmuştur.
Atina Politeknik Ayaklanması 21 Nisan 1967’de iktidarı ele geçiren
askeri cuntaya karşı, 14 Kasım 1973 yılında Atina Ulusal Teknik Üniversitesi
öğrencileri direnişe başlamıştır. Hızla büyüyen direnişe diğer okullardan
öğrenciler ve halk katılmıştır. 17 Kasım 1973 günü sabah saatlerinde askeri
cuntanın tanklarla üniversiteye müdahale etmesi üzerine çok kişi cunta
tarafından katledilmiştir.
Dimitris Koufontinas ve 17 Kasım örgütü, yapmış oldukları eylemler
ile, işbirlikçi tekelci burjuvaziye karşı ve ülkelerini sömüren Amerikan
emperyalizmine karşı çıkmıştır. Yapmış oldukları eylemler ile politeknik
direnişinde yer alan sorumlulardan hesap sormuşlardır. Kapitalizmin vahşi
sömürü düzenine karşı çıkmışlardır.
Bağımsız özgür bir Yunanistan için, Yunan halkı için mücadele
vermişlerdir.
Dimitris Koufontinas 2002 yılında, tutuklanmıştır ve 19 yıldır
tutsak bulunmaktadır. Dimitris Koufontinas tutsaklığı boyunca işkenceler ve
ağır bir tecrit görmüştür.
ABD ve CIA’nin birebir
baskısı üzerinde vardır.
Koufontinas tutsaklığı boyunca 4 kere açlık grevi direnişi
yapmıştır. Yaptığı açlık grevi
direnişleri yüzünden sağlık sorunları yaşamaktadır.
Asıl suçlu emperyalizm ve onların yerli işbirlikçisi Yunanistan
hükümetidir, emperyalizme ve onların işbirlikçilerine karşı mücadele etmek asla
bir suç olamaz.
Kime göre suçlu neye göre suçludur Koufontinas, asıl suçlu
emperyalistler ve onların İşbirlikçileridir.
Emperyalizm tüm sorunların kaynağı ve anasıdır, bugün bizler
emperyalizmin karşısında bir taş atabilen bir kişiyi bile sahiplenmeliyiz. Emperylaizme karşı mücadele etmek için bir
çok neden
vardır ve emperyalizme karşı mücadele eden her insan her
mücadeleciyi saygıyla sahipleniyoruz.
Emperyalizme karşı mücadele etmek tüm insanlık için mücadele
etmektir.
Çünkü emperyalizmin hâkimiyetindeki bu dünyada;
-Her yıl on milyon çocuğun beş yaşına ulaşamadan açlıktan öldüğü
açıklanıyor.
-Her gün 17 binden, fazlası çocuk olmak üzere, 25 bin kişi
açlıktan ölüyor.
Çocuklarımızı
açlıktan ölüme mahkûm
eden bu dünya
düzeni değişmelidir.
-1 milyar insan her gün yatağına aç giriyor.
Bu açlığın nedeni olan, emperyalist sömürü düzeni değişmelidir.
-Her yıl 18 milyon insan doğrudan açlıktan, 70 milyon insan ise
açlığa bağlı sebeplerden ölüyor.
Bu açlık tablosunu her geçen yıl daha fazla büyüten emperyalist
sistem değişmelidir.
-BM’ye bağlı FAO diyor ki; “Dünyadaki tarımsal üretim 12 milyar
insanı doyurabilir.”
Dünya nüfusu 8 milyar bile değilken 1 milyar insanın açlığının
nedeni, halkların hayatlarını dolara çevirip kasalara dolduran bu dolara
tapınma düzeni değişmelidir.
-Dünya gıda pazarının % 85’ini Cargil, Archer Midland, Bunge ve Lovis Dreyfus gibi
10 büyük tekel kontrol ediyor.
Yaşamlarımızı, 10 asalak tekelin bir kâğıt parçasından başka
bir şey olmayan dolara, bir
metalden başka bir şey olmayan altına çevirip kasalara doldurmasına
müsaade edemeyeceğimiz için bu yağma düzeni değişmelidir.
-Dünyanın toplam varlıklarının %80’ine dünya nüfusunun %8,4’lük
bir azınlığı sahip. Nüfusun geri kalanı %91,6’sı %20 ile açlık ve yoksulluk
çekmeye mahkûm edilmiş durumda.
Bu adaletsizliği kabul edemeyeceğimiz için bu adaletsizlik düzeni
değişmelidir. %8,4 bizden %91,6’dan
daha değerli olduğu için değil, %91,6 örgütsüz olduğu için %91,6’nın ürettiği
değerlerin %80’ine el koyuyor. Ürettiğimiz
değerlere sahip olabilmemiz
için bu adaletsiz
düzeni değiştirmeliyiz.
-Açıklıyor BM; dünyanın en fakir 61 ülkesinin dünya toplam
gelirinden aldığı pay sadece %6’dır.
Bu açıklama bu sonucu yaratan yeni-sömürgeci dünya düzenin
değişmesi gerektiğini değil sadece, bu değişimin zorunluluğunu anlatır.
Emperyalizmin yeni sömürgeleri olmayı kabul edemeyeceğimiz için bu sömürgeci
emperyalist sistemin egemenliğine son vermek zorundayız.
Bu Yüzdendir Savaşıyor, Emperyalizme Karşı Mücadele Ediyor
devrimciler.
Bu tabloyu ortaya çıkan emperyalistler ve tekelci burjuvazi, bugün
devrimcilere saldırıp ktendi karlarına kar katmaya devam etmesini sağlamak
istiyor. Kendisine karşı mücadele eden sömürü sistemlerine karşı çıkan
devrimcileri ile uşakları iktidarlar ile tutuklama, katletme, işkence gibi
tehditler ile bitirmeye yok etmeye çalışıyor.
Yunanistan iktidarı hapishaneleri hedef alarak iç ve dış devrimci
dinamikleri bitirmek istiyor,
hapishanelere ve Koufontinas’a saldırmalarının nedeni, sömürü çarkları
kendi yanlarında dönmediğinde düzenlerini korumak için arkalarını sağlama
almaya çalışıyor.
Anti emperyalist anti faşist gençliğin örgütlenmesinden öfkelerini
düzen içi işlerimize değil devrime ve devrimciliğe vermelerinden, Yunanistan’da
tekrardan bir örgütlenme oluşabilecek olmasından korktukları için yapmışlardır.
Mitsotakis hükümeti iktidara gelmeden Dimitris Koufontinas’ı hedef
alan söylemlerde bulunmuştur.Kendi kişisel intikamlarını almak için kendi
yasalarında yazan müebbet hapis hükümlüsü tutsağın şehir merkezinde ki bir
hapishanede olması yani Dimitris Koufontinas’ın Koridallos hapishanesinde
olması gerekirken bir gün sürgün sevk edilerek Domokos hapishanesine sürgün
edilmiştir. Haber verilmeden eşyalarını almasına dahi fırsat veremeden, sürgün
edilmiştir.
Bu saldırılar tamamen bireyselleştirilmiş öç alma hırsı ve aynı
zamanda Yunanistan’da bulunan devrimci dinamikleri yok etmeyi amaçlamaktadır.
Mitsotakis hükümeti iktidara geldiğinden beri tüm yatırım yapılan
yerler silahlanma ve savaş olurken sağlık alanında eğitim alanında hiçbir ileri
yasa yapılmadı ve para verilmemiştir.
İktidar kabinesinin sağcı faşist zihniyetli kişiler tarafından
doldurulması, üniversitelere polis yasasının geçmesi..
Yürüyüşlerin yasaklanması tüm bunlar alınan gerici anti demokratik
yasalardan, eylemlerden birkaç
söylemdir sadece..
Dimitris Koufontinas’a olan kişisel intikamları ve devrimci bir
dinamiğin tekrardan oluşmasından olan korkuları, ABD ve CIA’ın Koufontinas
üzerindeki baskısı, sonucu bu yaşanan adaletsizliklere karşı tekrardan
Koridallos Hapishanesine götürülme talebi ile açlık grevi direnişine başladı.
Bundan önce 19 yıllık tutsaklık süresince 4 kere açlık grevi
direnişi yapmıştır. Yapmış olduğu açlık grevi direnişinde tuz ve şeker
almamaktadır. 62 yaşında olması ve 5.
açlık grevi direnişi olmasından dolayı sağlık durumu şu an oldukça kritik bir
aşamadadır.
40. Gününü dolduran açlık grevi direnişinde şu an Lamia
hastahanesine bir odada tutulmaktadır, Domokos hapishanesi savcısı sağlık
durumunun kötüleşmesi üzerine zorla müdahale edilmesi onayını vermiştir.
Neo Demokratia ve Mitsotakis Hükümeti Koufontinas’ı Katletmek
İstiyor
Zorla müdahale katletmek demek işkence demektir, dünya devrim
deneyimleri ve tarihi bir çok kez bizlere göstermiştir, Türkiye’de yaşanan
Büyük Ölüm Orucu direnişleri ve en son bir sene bile olmadan Grup Yorum’un,
Mustafa Koçakların direnişleri halen tüm dünya solunun ve halkın hafızasında
tazedir.
Zorla müdahale edilmesi sonucu, sakat kalma, hafıza kaybı,
bilincini kaybetme, hayatını kaybetme riski vardır.
Avukatı tarafından aktarılan son bilgilere göre şu an 30 kilonun
altına düşmüş bulunmaktadır, ağız yolu ile su alamamakta ve kusmalar
yaşamaktadır, tek başına hayatını devam ettirebilecek durumu yoktur.
Kişinin kendi iradesinin dışında yapılan müdahaleler, katletmek
demektir, Mitsotakis hükümeti, bir devrimciyi intikam alırcasına katletmek
istiyor, bunun nedeni Koufontinas’ın yaptıklarından dolayı pişman olmayıp
devrimci yaşamını sürdürmesi ve halen “Kötü Bir Örnek” olarak yaşamasıdır.
Devrimci mücadele içerisinde, hapishane, başka bir ülke veya başka
bir durum önemli değildir içerisi veya dışarısı her yer mücadele içinde bir
alandır.
DİRENE DİRENE ZAFER KAZANILIR
Dimitris Koufontinas’ın talepleri çok açık ve net taleplerdir
kendi yasalarında olan taleplerin uygulanmasını ve tekrardan Koridallos
hapishanesine transfer edilmesini istiyor. Buna karşı iktidar ve bakanları
yaptıkları açıklamalar ile böyle bir yasanın olmadığını sahte belgeler
hazırlayarak gösteriyor ve bir katilin taleplerini kabul etmeyeceğiz tarzı
açıklamalarda bulunuyor.
Direnenler direniş tarihine kendi adlarını ve hikayelerini
yazdırırken faşist iktidarlar ve rejimler tarihin hafızasına yaptıkları
katliamlar işkenceler ve onursuzluklar ile yazılacaktır.
Dimitris Koufontina için yapılan destek eylemlerine vahşice
saldıran, işkence ile eylemcileri gözaltına aldıran Mitsotakis hükümeti sessiz
ve sedasızca katletmek istiyor Koufontinas’ı.
Bunun yanında bakanları ve Emniyet Müdürü yaptıkları açıklamalar
ile kendi politikalarını medya üzerinden aklamaya çalışıyorlar.
Onlar güçlerini oturdukları koltuklardan ve efendileri emperyalist
ağbabalarından almaktadır devrimciler güçlerini halklarından ve ideolojilerinden
alıyorlar.
Zorla müdahale sonuçları açıktır. Devrimciler yüzlerce kez zorla
müdahale sonucu öldü, hafızalarını kaybetti, Wernicke Korsakof oldu.
Türkiye’de Mustafa Koçak’ın zorla müdahale edilmesini ve direnişi tüm dünya öğrendi ve gördü.
Dimitris Koufontinas’ın talepleri derhal kabul edilmelidir, başına
gelebilecek herşeyden Mitsotakis hükümeti sorumludur
Μιχάλης Καλογήρου (Mihalis Kalogirou) Adalet Bakanlığı, Γενικός
Γραμματέας πολιτικής κατά του εγκλήματος-Νπουργείο Προστασίας του πολίτη (suçla
mücadele Politikası Genel Sekreteri koruma Bakanlığı) Σοφία Νικολάου (Sofya
Nikolaou)
Mitsotakis hükümeti, Koufontina’ya olacak her şeyden sorumludur ve
düşmanlıklarını ifadeleri ve söylemleriyle açıkça gösterirler. Devlet baskısı
ve zoru ile bir devrimciyi katledemezsiniz.
Baskıcı otoriter rejimin bir devrimciyi öldürmesine izin
vermeyelim.
Sofia Nikolaou telefon numarası ve posta:
(+30) 21 1106 3950
sofianikolaou79@gmail.com
Adalet Bakanlığı telefon numarası ve posta:
Τηλ: 213-1307000(DPO) e-posta Υπευθύνου Προστασίας Δεδομένων: dpo@justice.gov.gr
Devrimcilerin cezaevlerinde öldürülmesine izin vermeyeceğiz.
Nerede olursak olalım, Yunanistan Adalet Bakanlığı’nı arayalım ve onları tek
tek teşhir edelim,
Yunan Büyükelçilikleri önce gidip açlık grevi direnişine destek eylemleri
gerçekleştirelim. Bir pankart bir sprey ile dayanışma videoları ile zorla
müdahaleyi anlatan videolar dayanışmamızı gösterelim
..
Bir halk direnişçisi tarihe direnerek mücadelesini duyuruyor ve mücadelesine
devam ediyor.
Yaşasın Açlık Grevi Direnişi!
Zorla Müdahale İşkencedir!
Direne Direne Kazanacağız!
Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur!
Devrimci Tutsaklara Kalkan Eller Kırılsın!
Açlık Grevi Direnişi Talepleri Kabul Edilsin!
Yunanistan
Anti Emperyalist Cephe
