Home açıklamalar Vedat Doğan’a Yapılan İşkencelerin Hesabını Soracağız

Vedat Doğan’a Yapılan İşkencelerin Hesabını Soracağız

by halkinkutuphanesi@gmail.com
Vedat Doğan’a Yapılan İşkencelerin Hesabını Soracağız - Image 1

Vedat Doğan’a Yapılan İşkencelerin Hesabını Soracağız - Image 1
15 Ekim 2019 tarihinde saat 13.00 sularında Gazi’nin
işkenceci katil polisleri sokakta, devrimcileri üzerlerine araba sürerek
kovalamış, halkı tehdit etmiş ve sonuçta 5 kişiyi gözaltına almıştır.
Gazi işkencehanesinde saatlerce işkence yapmış, sözlü ve
fiziki tacizlerde bulunmuş, tehdit etmiş ve üç kişiyi yoğun işkencenin ardından
karakoldan serbest bırakmıştır. Haklarında hiçbir somut delilleri olmadığı
halde Vedat Doğan ve Çağdaş Aydoğdu isimli iki arkadaşımızı iki gün karakolda
tuttuktan sonra savcılığa çıkarıp adli kontrolle serbest bırakmışlardır.
Gazi’nin işkenceci polisleri kimlik dahi sormadan Vedat
Doğan’ın üzerine atlayıp zorla arabaya atmış ve işkenceye başlamışlardır.
Arkadaşımızı iki büklüm bir pozisyona getirip üzerinde zıplamışlardır. Bunun
sonucunda belinde iki tane kırık oluşmuştur. “Bu yaşadıkların daha
fragman. Eğer bir daha seni burada görürsek film çevireceğiz seninle.”
diyerek böbreklerini ve hayalarını sıkmışlar, suratına defalarca yumruk ve
tekme atmışlardır. Ve bu işkenceler gece yarılarına kadar sistematik bir
şekilde devam etmiştir. Hastaneye darp-cebir raporu almaya dahi götürürlerken
bu halk düşmanları işkencelerine devam etmiştir. İşkencelere ortak olan mengele
artığı bir doktor ise Vedat Doğan’ın kelepçelerini açtırmamış, muayene dahi
etmemiştir. Hiçbir şeyinin olmadığını söyleyerek tutanaklara da böyle not
düşmüştür. Oysa daha sonra yapılan doktor kontrollerinde çekilen röntgen, MR
sonuçlarında belinde iki kırık, yüz kemiğinde de kırık olduğu tespit
edilmiştir. Vücudunun birçok yerinde de yaralar, morluklar. Yani işkence izleri
hala mevcuttur.
Gazi karakolundaki işkenceciler, tek başına ve elleri
arkadan kelepçeli bir insana saatlerce işkence yaparak ne kadar aciz durumda
olduklarını kanıtlamışlardır. Tek başına, elleri kelepçeli ve savunmasız durumda
bir insanın üzerinde güçlerini kanıtlamaya çalışmışlardır. Bu da onların ne
kadar güçsüz, alçak ve aciz durumda olduklarının kanıtıdır. Gazi mahallesinde
yaptığımız çalışmalardan korkuyorlar. En ufak bir kıvılcımın Gazi’yi yangın
yerine çevireceklerini biliyorlar. İşte bu yüzdendir korkuları ve pervasızca
saldırıları. Öyle ki ne yapacaklarını şaşırmış, karakoldan serbest
bıraktıklarının bileklerindeki demir kelepçeleri açmayı dahi unutmuşlardır.
Zulüm ne denli hoyrat ve azgınca saldırıyorsa, o denli özensiz ve dikkatsiz olabiliyor.
Gazi karakolunda işkence yapan işkenceci polisler!
Gazi mahallesi, halkın örgütlü olduğu, ayaklanmaların
yaşandığı, her sokağında, her caddesinde halkın ve devrimcilerin alın terinin
ve kanının bulunduğu bir mahalledir. Halkın adaletinin inşa edildiği bir
yerdir. Unutmayın ki çok güvende hissettiğiniz, işkencelerinizi uyguladığınız,
aslan kesildiğiniz o fare deliğinde katlettiğiniz, yoksul, aç bıraktığınız
halkın öfkesi İbrahim Çuhadar olup beyninizde patlamıştır. Bunu aklınızdan
çıkarmayın!
Sizi tanıyoruz. Ramazan, Oktay, İsmail, Fatih. Ve diğerleri.
İsimleriniz bu değilse bile yüzlerinizi çok iyi biliyoruz. Ve yaptığınız
işkencelerin hesabını soracağız!
İnsanlık Onuru İşkenceyi Yenecek!
İşkencecilerden Hesap Sorduk Soracağız!
Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz!
Liseli Dev-Genç

You may also like

Leave a Comment