0
Bugün cuma. Kınık’ta çarşı günü. Öğrenci sayımızın azalmasının bir nedeni bu. bir diğeri polisin yakın değirmen halkına korku ve gözdağı vermesi.
Ailelere, cemevini “teröristlerin” bastığını, çocuklarını yaz okuluna gönderen madencilerin işsiz kalabileceklerini söylemişler. Buna rağmen derslerimiz devam ediyor. Bugün 10 öğrencimizle ritm ve üretim dersleri yaptık. Birkaç öğrenci daha ilk günden itibaren yanımızdan hiç ayrılmıyorlar. Yemekte, temizlikte, Cemevi yönetimiyle yürütülen tartışmalarda, polisin tacizlerinde hep yanımızdalar. Berkin’in katilleri biz yokken gelip sokakta oyun oynayan çocukları tehdit etmişler. Yaz okuluna gitmeyecekseniz, demişler. Çocukların polise öfkesi çok büyük. Tedirginler. Onları bırakıp gitmemizi istemiyorlar. Bizi kovalamaya gelenlere karşı neler yapacaklarını konuşuyorlar aralarında. Zeytin savaşı, taşla karşılama hatta “ben yarın bıçakla gelecem” önerileri ’de var.
Sabah polis gene Cemevi kapısına dayandı. Acizce, “sokaktan çocukları topluyorsunuz, ailelerinin haberleri bile yok” diyor. Bir arkadaşımız da; “Ne yapacaktık Sabancının torunlarını getirecek değiliz. Siz de asıl sokaklardaki o yoksul çocuklardan korkuyorsunuz. Gidin korkunuzu büyütmeye devam edin” diye cevap verdi.
Akşam eğitmenlerimiz küçük bir halk toplantısı yaptılar. Cemevi çevresinde oturan ailelerle sohbet edildi. Aileler, devrimcileri sevdiklerini, Turan Kılıç’ın hala unutulmamış olmasına sevindiklerini anlattılar.
Giden kendinizi anlatın bu halka. Kahvelerde hep sizden konuşuluyor. Halk polisin anlattıklarına inanmıyor ama nihayetinde korku da var. 3 hafta kısa bir süre değil mi, hep kalın buralarda. Biz hep sahipsizdik. Bu çocuklar doğru düzgün eğitim alamıyor, diyorlar.
OHAL’le ilgili ne düşündüğümüzü soruyorlar. Anlatıyoruz. Siz merak etmeyin, polis molis bir şey yapamaz, öyle kolay değil buralarda, bizim yanımızdan adam almak. diye sahipleniyorlar bizi.
Sonra işsizlikten açılıyor konu. Maden şirketlerinin Kınıklı işçi almama politikasına çok öfkeliler, birlik yok diyorlar, birlik olsa cesaret edebilirler mi… Biz de Volkanlar gibi (Direnen ve Kazanan İmbat işçilerini kastediyorlar) yapacak gayri, direnecek, en sonunda öyle olacak, diyorlar. Onlar anlattıkça AKP’nin katillerinin bu yaz okulundan neden bu kadar çok korktuklarını bir kere daha anlıyoruz. Düzene büyük bir öfke var. Ve bunun Çepni Alevilerinin o tarihsel öfkesiyle birleşmesinden korkuyorlar. Anadolu isyanlarının sinir uçları bu topraklar. Ve biz varız. Asıl korku bundan!
Mahallenin gençleri, liseliler geldi bugün bizi ziyarete. Cemevinde terörist var dediler, siz Cepheli misiniz diye sormaya geldiler. 2 saate yakın sohbet ettik. Çepnileri tek cümleyle nasıl tarif edersin dedim. “SAVAŞÇI”dedi genç. Bu güzel!




