2
nİzmir halk cephesi olarak her cuma olduğu gibi bu Cuma danTürkan Saylan Kültür Merkezi önünde toplanarak Nuriye ve Semih’in haklıntaleplerini savunmak için basın açıklaması yaptık.
n
n
n
nAçıklamada, “Nuriye Gülmen’in tutuklanışının 178. günü ve ikinduruşma geçmiş olmasına rağmen Nuriye’nin sesi ilk kez, kendisini yargılamaya çalışanlarınnmahkeme salonunda yankılandı. Nuriye söylediklerinin beyan olduğunu bir savunmanolmadığını ve savunmayı ancak mahkeme salonunda yapacağını söyledi. Tek teknisimlerini sayarak tüm destekleyenlerine, direnişi devam ettirenlere,ntutuklanan avukatlarına sevgi ve selamlarını iletti. ‘Ben hakkımı arayan birninsanım. Haksızlığa uğrayanların yanında olan bir insanım. Soruşturmangeçirdiğim halde acısı olanı paylaşan insanım. Açlık grevi ve direnişimiz AKP’ninnKHK’larının meşruluğunu ortadan kaldırdı. insanlar haksız yere hiçbir gerekçengösterilmeden işlerinden atılıyordu. Biz bunun bu kadar kolay olmadığını anlattık.nİçişleri Bakanlığının özel bir saldırısı oldu. Adımıza kitapçık çıkardı. Vasat birnİngilizce ile sonra akşam dokuzda eve gidip yiyorlar dedi. Numune Hastanesine kaçırılaraknhayati tehlikesi var denildi, refakatçi kalamaz denildi, 18 gün boyuncanrefakatçisiz kaldım.’
n
n“Çünkü Nuriye demek karanlığa direnmek demektir. Nuriyendemek teslim olmamak demektir. Nuriye demek hakkını istemek verilmediğindenhesabını sormak demektir. Nuriye demek, adalet talebi ile sokakları doldurmakn100.000’ler olmak demektir. Nuri ye demek, biz demektir. Her gün doktorlar, gardiyanlar,njandarmalar ve bizzat bakanlık tarafından zorla müdahale tehdidi ile baskınaltına alınmaya çalışılan Nuriye Gülmen biz demektir. Nuriye’nin başına bir şeyngelmesi demek, sokakta direnen onlarca insana gelmesi demektir. Bu yüzdennNuriye ve Semih’in talepleri kabul edilmelidir. Nuriye ve Semih işlerine iade edilmelidir.”ndenildi.
n
n
nİzmir Grup Yorum Korosunun Çavbella şarkısıyla sonlandırılannaçıklamaya on dört kişi katıldı.
n
n

