Home çağrılar Grup Yorum: Bir Kez Daha Filistin’e Gidiyoruz!

Grup Yorum: Bir Kez Daha Filistin’e Gidiyoruz!

by halkinkutuphanesi@gmail.com
Grup Yorum: Bir Kez Daha Filistin’e Gidiyoruz! - Image 1

Grup Yorum: Bir Kez Daha Filistin’e Gidiyoruz! - Image 1

Filistin Halkına Şarkılarımızla
Barikat Olmaya Gidiyoruz

 “sana bir sır söyleyeceğim

aç yüreğini burası benim vatanım

ölmek de yaşamak da benim hakkım

ve en çok bundan dolayı

sana burasını cehennem

bana yine cennet vatan yapacağım…”

 

diyor emperyalizme ve Siyonizm’e
taarruza geçmiş Filistin halkı. 77 yıldır Filistin halkı 7’den 70’e
emperyalizmin ve siyonizmin bütün saldırılarına karşı direniyor. Sessiz bir
hayalet gibi Filistin’in bütün sokaklarında “Nehirden denize Filistin özgür olacak”
sesleri yankılanıyor. Filistin topraklarının nehirden denize özgür olması ne
bir tehdit ne de bir hayal. Bu bir gerçek. Ürdün nehrinden Akdeniz’in
kıyılarına kadar uzanan Filistin toprakları düşman tanklarının izleriyle
yarılmış olsa bile, gökyüzü dumanla örtülmüşse de hatta çocuk çığlıkları
denizin dalgalarına karışmış olsa da, Filistin halkının verdiği mücadele
çağırısı bütün dünyada yankılanıyor. Filistin halkı halı dokur gibi kendi
özgürlüğünü elde etmek için yola çıktı. Bu yolculuğun tanıkları ise Filistin’de
yeşermeyi asla bırakmayan zeytin ağaçları. Zeytin ağaçları, bu toprakların
asırlık tanıklarıdır. Yüzyıllar boyunca orada duran, devleşen ağaçlar,
köklerinde derin bir geçmişin yankısını taşır. Fakat sadece geçmişi değil,
geleceği de vaat ederler. Filistin’in zeytin ağaçları, hem acının hem de
yeniden doğuşun simgesidir. Çünkü bu topraklarda varlık, yokluk iç içe geçmiş;
her şey yok olduğunda bile umut bir ağaç gibi filizlenmiştir. Filistin halkı
işte bu zeytin ağaçlarının tohumunu her yere dikmişler.

Bugün Filistinli çocuklar kurşun
yağmurları altında, güneşin delik deşik edildiği bir ülkede doğuyor. Henüz ilk
kelimeyi bile diyemeyen bu çocuklar, ölüm ve gözyaşı görüyor. Kendi yaralarının
kanını emmeyi öğreniyor. Ama tek başına bu acıyı ve üzüntüyü değil; anaların
isyanına, babaların korkusuzca savaşmasına tanıklık ediyor.

Hitler 2. Dünya Paylaşım Savaşı
sırasında Leningrad şehrinde açlığı bir silah olarak kullanarak 1 milyon
Leningrad halkını katletti. Hitlerin devamcıları Siyonistler ve emperyalistler
bugün de Filistin’e dayanan bütün sınırları kapatarak, bir ülkeyi abluka altına
alarak Filistin halkını açlıkla katlediyor. Filistin’de çocuklar sadece
bombalarla, silahlarla, işkenceyle katledilmiyor. Aç bırakılıyor.

Emperyalizmin, Faşizmin ve
Siyonizm’in ortak hedefi dünya halklarını teslim almak. Dün düşman Leningrad
halkını teslim almaya çalıştı ve yenildi – bugün ise Filistin halkını teslim
almaya çalışıyor.

LENİNGRAD’DA NASIL YENİLDİYSE
BUGÜN DE GAZZE’DE YENİLECEK!

Çünkü karşısında direnen bir halk
var!

“ben bağımsız yaşarım

ben anasız yaşarım

ben babasız yaşarım

ben oğulsuz yaşarım

ben kızım olmadan yaşarım

ama vatansız yaşayamam

unutma

benim öldüğüm yer vatanım

ya senin…”

 

Grup Yorum olarak sadece dünya
halklarının şarkılarını yapmıyoruz. Biz tarihimiz boyunca dünya halklarının
yanında durmaya gittik. Irak işgal edildiğinde biz oradaydık! Suriye’de savaş
başladığında biz orada Suriye halkı için konser verdik. Helin Bölek canlı
kalkan olarak Filistine gitme çabasıyla yanıp tutuştu. Donbass’a toplam 3 kez
gittik ve dezenformasyonu delmek için bir belgesel çektik.

Nerede direnen bir halk varsa, biz
orada olduk. Ezgilerimiz Anadolu’da tel örgülerin arasından sıyrılıp bütün
dünyaya mal oldu. Latin Amerika’dan Avrupa’ya Irak, Donbass ve Filistine kadar
uzandı. Sadece bugün S-Y-R Kuyu Tipi Hapishanelerinde ölüm orucu ve süresiz
açlık greviyle direnen özgür tutsaklarının sesi değil, aynı zamanda dünyanın
her yerinde direnen dünya halklarının sesi oldu. Onlara umut oldu her bir
notamız. Onları kahramanlaştırdı her bir sözümüz. Şarkılarımız onları
ölümsüzleştirdi dünya halklarının tarihinde.

Bugün de bir kez daha Filistin’e
gidiyoruz!

 

“…Bana bir türkü söyleyin

Yarınlarıma uzansın uzansın

Tel örgüler ebem olsun

Doğursun hasretimi

Doğursun hasretimi

Ağlamasın çocuklar

Çocuklar kanamasın

Çocuklar ağlamasın..”

 

Filistine barikat olmaya, rüzgâr
olmaya gidiyoruz. Biz çok iyi biliyoruz ki; rüzgâr esmeyince dal kıpırdamaz.
Bir gün değil, her gün, Filistin ve Anadolu halklarının direnişini büyütmek
için yürüyeceğiz.

Düşman Filistin halkına “Ya vatan
ya açlık” diyor. Filistin taarruza geçerek “VATANSIZ KALMAKTANSA AÇLIKTAN
ÖLMEK” diyor.

Filistin halkını umutsuz bırakmak
için saldırıyor emperyalizm ve Siyonizm. Filistin halkı umudu büyütmek için
açlıktan ölüyor.

“…sana bir sır söyleyeceğim

aç yüreğini

sen uyut dünya uyusun

sen uyut insanlık uyusun

ama ben uyanığım

ama ben direneceğim

işte kefenim bedenim…”

Açlıktan ölümlerle umutsuzluk
yaymaya çalışırken, biz devrimci sanatçılar olarak görevimiz olanı yerine
getireceğiz. Filistin halkının direnişi dünya halklarının umudu.

Devrimci sanatçı olarak görevimizi
yerine getirme mutluluğunu ve heyecanını yaşıyoruz. Umudu Anadolu’da diktik
şimdi de bütün dünyada yeşertmeye gideceğiz.

Hayatın nabzı nerede bir direniş
varsa orada atar. Bugün hayatın nabzı Filistin’de atıyor. Bütün sanatçılara
hayatın nabzı olan Filistin’in yanında olmayı, umudu büyütmeyi ve sanatıyla
Filistin halkının emperyalizmin ve siyonizmin saldırılarına karşı ördüğü
barikatı büyütmeye çağırıyoruz!

 

Şarkılarımızla, ezgilerimizle,
bedenimizle Filistin’de olacağız!

 

Hiçbir güç dünya halklarının
birleşmiş gücünü yenemez!

 

Dayanışma dünya halklarının en
güçlü silahıdır! Dayanışmayı büyütmeye, görevimizi yerine getirmeye gidelim!

 

NEHİRDEN DENİZE FİLİSTİN ÖZGÜR
OLACAK!

You may also like

Leave a Comment