Yunanistan’da haksız-hukuksuz bir şekilde, emperyalistlerin
talimatları doğrultusunda Yunanistan ve Türkiye devletinin iş birliği ile
tutuklanan Türkiyeli 11 devrimci için adalet nöbeti 120. gününde. Yunanistan Halk Cephesi, 23 Şubat Çarşamba günü, Atina/Propilia
Meydanı’nda Türkiyeli 11 devrimcinin hukuksuz tutukluluğuna son verilmesi için
adalet nöbetinin 120. gününde masa açtı. Yaklaşık 500 bildirinin dağıtıldığı
nöbette 13 adet imza toplandı.
yunanistan
Yunanistan Halk Cephesi Atina’da Türkiye Büyükelçiliği Önünde Eylem Yaptı
Yunanistan’da Halk Cepheliler 25 Şubat 2022 Cuma günü Atina’da bulunan Türkiye Büyükelçiliği önünde ölüm orucunda olan Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım ile 38 yıldır faşizmin hücrelerinde tutsak kanser hastası Ali Osman Köse için basın açıklaması yaptı. Eyleme ilk olarak Kanser hastası Ali Osman Köse’nin son durumu hakkında bilgi verildi ve AKP faşizminin Ali Osman Köse’yi katletmeye çalıştığı anlatıldı. Ali Osman Köse’ye Özgürlük İstiyoruz denildi. Daha sonra ölüm orucundaki Sibel Balaç ile Gökhan Yıldırım’a değinildi. Gökhan Yıldırım ve Sibel Balaç’ın taleplerinin karşılanması gerektiği belirtildi. Son olarak faşizmin zindanlarında 38. Yıldır tutsak olan Ali Osman Köse’nin derhal tahliye edilmesi gerektiğine vurgu yapıldı.
Saat 13:00 başlayan eylem saat 13.30’da iradi olarak bitirildi. Açıklamada okunan metni paylaşıyoruz:
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın Talepleri Kabul Edilsin!
Ali Osman Köse Serbest Bırakılsın!
Adalet İstiyoruz Alacağız!
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım, Türkiye faşizminin mahkemeleri tarafından, AKP iktidarının cübbeli cellatları, emireri hakim ve savcıları tarafından haksız, hukuksuz şekilde ağır hapis cezalarına çarptırılan yüzlerce devrimci tutsaktan sadece ikisidir.
Onlar, adil olmayan yargılamalar sonucunda, kim olduğu bilinmeyen gizli tanıkların yalan beyanlarıyla, hukuka aykırı elde edilmiş veya sahte dijital delillerle, gerçekte ise delilsiz-kanıtsız şekilde yargılandılar ve cezalandırıldılar.
Yaşadıkları bu haksızlık, bu hukuksuzluk ve maruz kaldıkları bu adaletsizlik karşısında bugüne kadar başvurdukları tüm siyasi ve hukuki yollar tıkandı, çaldıkları tüm kapılar yüzlerine kapandı. İşte bu nedenle ölüm orucu kararı aldıklarını açıkladılar. Yani Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım içinde bulundukları tutsaklık koşullarında yapabilecekleri başka hiçbir şey, başvurabilecekleri başka hiçbir hukuki yol bulamadıkları için ölüm orucuna başladılar. Onların bu kararı almalarına neden olan, onları bu kararı almaya zorlayan ise onları haksız hukuksuz şekilde cezalandıran, adaletsiz bırakan hakim ve savcılardır. Onları bu kararı almaya zorlayan bu hukuksuzluğun, bu adaletsizliğin, bu yasal zorbalığın gerçek sorumlusu olan AKP iktidarıdır, faşizmdir.
Sibel ve Gökhan’ın talepleri basit, karşılanabilir taleplerdir. Sibel ve Gökhan’ın talepleri haklı ve meşru taleplerdir. Sibel ve Gökhan’ın talepleri haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe mahkum edilmek istenen milyonlarca insanımızın talepleridir.
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım sadece kendileri için değil adalet isteyen milyonlar için direniyor.
Sibel ve Gökhan’ın talepleri arasında tahliye edilmeyerek, tedavi edilmeyerek katledilmek istenen kanser hastası devrimci tutsak Ali Osman Köse’nin ve diğer hasta tutsakların serbest bırakılması talebi de var.
Bugüne kadar Türkiye faşizminin hapishanelerinden binlerce hasta tutsağın tabutu çıktı, çıkmaya devam ediyor. Bugün de onlarcası her an ölümü bekleyen yüzlerce ağır hasta tutsak var hapishanelerde. AKP iktidarı kendi yasalarını da çiğneyerek, yasalarına göre tahliye etmesi gerekirken tahliye etmeyerek, tedavilerini engelleyerek ya da geciktirerek onları katletmek istiyor. Bunun anlamı hapishanelerden yeni tabutların çıkacak olmasıdır.
Sibel ve Gökhan onlar için de onların yaşam hakları için de direniyorlar.
Biz de aylardır burada Sibel ve Gökhan’ın taleplerinin kabul edilmesini istemeye devam ediyoruz. Ali Osman Köse’ye ve tüm hasta tutsaklara özgürlük istemeye devam ediyoruz.
Ali Osman Köse, ömrünün 38 yılını hapishanelerde geçirmiş, 22 yıldır F tipi tecrit hücrelerinde tutulan bir devrimci tutsaktır. Devrimciliğinin bedeli olarak ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştır. Yani tecrit hücrelerinde ölüme mahkum edilmiştir.
Şimdi ise kanser hastası olmasına ve ağır sağlık sorunları yaşamasına rağmen, kendi yasalarını da çiğneyip tahliye etmeyerek, tedavisini engelleyerek açıkça onu katletmek istiyorlar. Hapishaneden ancak tabutunun çıkacağını söylüyorlar. Buna izin vermeyeceğiz! Tabutunu değil özgürlüğünü istiyoruz, alacağız!
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın Talepleri Kabul Edilsin!
Adil Yargılanma Hakkı Sağlansın!
Gizli Tanıklık Uygulamasına Son Verilsin!
Hasta Tutsaklar Serbest Bırakılsın!
Sohbet Hakkı Uygulansın, Tecrit Kaldırılsın!
Devrimci Tutsaklar Üzerindeki Baskı ve Yasaklara Son Verilsin!
Yunanistan Halk Cephesi Adalet Bakanlığı Önünde Türkiyeli 11 Devrimci İçin Adalet İstemeye Devam Ediyor
Yunanistan Halk Cephesi, her
Çarşamba olduğu gibi 23 Şubat Çarşamba günü Atina’da, Adalet Bakanlığı önünde
Türkiyeli 11 devrimci tutsak için adalet istedi.
Bakanlık önünde bir araya
gelen Halk Cepheliler yaptıkları açıklamalarda İşbirlikçi Miçotakis hükümetinin
ABD-AB emperyalizmi ve Türkiye faşizmi ile iş birliği yaparak tutsak ettiği ve
siyasi bir yargılama oyunuyla 333 yıl hapis cezası verilen Türkiyeli 11
devrimcinin yaşadığı hukuksuzluğu, adaletsizliği bir kez daha teşhir ettiler.
Yunanistan’da Tutsak 11 Türkiyeli Devrimci İçin Adalet Nöbeti 117. Gününde
Yunanistan’da haksız-hukuksuz bir şekilde, emperyalistlerin
talimatları doğrultusunda Yunanistan ve Türkiye devletinin iş birliği ile
tutuklanan Türkiyeli 11 devrimci için adalet nöbeti 116. gününde.
Yunanistan Halk Cephesi, 22 Şubat Salı günü, Atina/Propilia
Meydanı’nda Türkiyeli 11 devrimcinin hukuksuz tutukluluğuna son verilmesi için
adalet nöbetinin 117. gününde masa açtı.
Yunanistan’da Tutsak 11 Türkiyeli Devrimci İçin Adalet Nöbeti 116. Gününde
Yunanistan’da haksız-hukuksuz bir şekilde, emperyalistlerin
talimatları doğrultusunda Yunanistan ve Türkiye devletinin işbirliği ile
tutuklanan Türkiyeli 11 devrimci için adalet nöbeti 116. gününde.
Yunanistan Halk Cephesi, 21 Şubat Pazartesi günü, Atina/Propilia
Meydanı’nda Türkiyeli 11 devrimcinin hukuksuz tutukluluğuna son verilmesi için
adalet nöbetinin 116. gününde masa açtı.
Türkiyeli devrimcilerin tutuklanma sürecini ve yaşanan
adaletsizliğin anlatıldığı bildirilerden 500 adet dağıtıldı. Grup Yorum
türkülerinin dinletildiği adalet masasında 19 adet imza toplandı.
Atina’da düzenlenen yürüyüşe katıldılar. Yunanistan Devletinin NATO’ya giriş
tarihi olan 18 Şubat bu yıl da Amerikan Büyükelçiliğine yürünerek protesto
edildi. Halk Cephelilerde bu antiemperyalist yürüyüşte açtığı pankart ve
flamalarıyla yerini aldı. Yürüyüşe yaklaşık 500 kişi katıldı
Katil ABD işbirlikçi AKP!
Kahrolsun Emperyalizm Yaşasın Halkların Mücadelesi!
Yunanistan Halk Cephesi
Yunanistan Özgür Tutsaklarından Sinan Oktay Özen’den Şiir: Vatan Haini
Aşağılık mahluk
Alçak yaratık
Dost arkadaş
Unutmuş.
Engerekli yılan olmuş dili
Pis canını kurtarmak için
Sırtını döndü inançlarına.
Halk düşmanı oldu
Jop vurdurdu
Tetik çektirdi
Kan emici çakallara.
Süründü…!
İhanet batağına
Satacağı bir şey
Kalmayıncaya kadar.
Paçavra gibi
Atılacağı günü bekleyen
Poşetlenmiş çöp torbası
Utanç içinde yaşayan
Bir yaratıktı artık.
Korku vücuduna yapışmış
Gece sıçrayarak kalkıyor
Her araba sesi
Her zil çalışında
Pencereye yanaşıp
Perde aralığından
Ter içinde bakıyordu.
Sokağa çıktığında
Korku…!
Vücudunu sarıyor
Onursuz ruhu
Bu yaz gününde
Ne kadar büzülse de
Titremeler durmuyor.
Korkudan…!
Çarpışan ayaklarla yürüyordu.
Önce bir elin gölgesi
İlişti gözüne.
Sonra
YAŞASIN HALKIN ADALETİ
Diyen sesi duydu.
Kararlı gözlerle bakan
Bereli adamı gördüğünde
İtirafname yazan zavallı pisliğin
Korkuyla bakan gözleri bakmaz
Kahpe sesi
Duyulmaz oldu.
Sinan Oktay Özen
22-01-2022
Adalet İstiyoruz Komitesinin Başlatmış Olduğu Uzun Yürüyüş’ün Bir Haftalık Bilançosu
Uzun Yürüyüş 1. Haftasını Doldurdu. Adalet İstiyoruz
Komitesi’nin 27 Ocak’ta Başlatmış Olduğu “Yunanistan’daki 11 Türkiyeli
Devrimciye Özgürlük ve Adalet İstiyoruz” Talebiyle Yapılan Uzun Yürüyüş 1
Haftasını Doldurdu
Uzun Yürüyüşün 1. haftasında yapılan tüm eylem ve
etkinlikleri, tüm faaliyetleri sizinle paylaşıyoruz…
Uzun Yürüyüşün ilk haftasında yapılanların dökümü:
1. Gün (27 Ocak 2022, Perşembe):
– Almanya Berlin’de kitle çalışması olarak afiş çalışması
yapıldı.
– Çeşitli sol parti, örgüt, kurum kuruluşlarla (Die Linke,
Junge Welt, Samidoun, İnternational Communist Party, Lunde Kollektif, Redfish
Media) ziyaret edildi ve kampanya hakkında bilgi verilip dosya bırakıldı.
2. Gün (28 Ocak 2022, Cuma):
– Berlin’de Die Linke (Sol Parti) Milletvekili Ferhat Koçak
ile görüşülüp kampanya hakkında bilgi verildi.
– Berlin Yunanistan Büyükelçiliği önünde eylem yapıldı.
Çeşitli örgütler ve kurumlar (Politik Tutsaklarla Dayanışma Örgütü, Mumia Abu
Jamal İçin Dayanışma Komitesi ve Berlin Enternasyonal Kollektif) yapılan eyleme
katıldılar.
3. Gün (29 Ocak 2022, Cumartesi):
– Berlin’de bir panel düzenlendi. Panele 30 kişi katıldı.
Panele Yunanistan’da tutsak 11 devrimciden Ali Ercan Gökoğlu da telefonla
katılıp dava sürecini anlattı.
4. Gün (30 Ocak 2022, Pazar)
-Almanya Augsburg’da, Avrupa Süryani Halk Meclisleri
tarafından kampanyaya destek için bir toplantı düzenlendi. 5 örgüt ortak
açıklama yaptı.
Sonra bir toplantı yaptı.
5. Gün (31 Ocak 2022, Pazartesi):
– Almanya Stuttgart’ta Yunan Konsolosluğu önünde eylem
yapıldı.
– Yunanistan’da Propilia Meydanı’nda imza masası açıldı.
– Atina’da Ermou Caddesinde Yunanistan Halk Cephesi bildiri
dağıttı.
– Yunanistan Özgür Tutsakları, Yunan halkına hitaben bir
mektup yazıp paylaştı.
– Yunanistan’lı 25 avukata tutuklu 11 devrimcinin dava
sürecini anlatan Yunanca dosya gönderildi.
-Stuttgart’ta masa açıldı ve masayı bir de avukat ziyaret
etti.
6. Gün (1 Şubat 2022, Salı):
– Almanya Mannheim’da basın açıklaması yaptı.
-Die Linke’den ve Alman anti faşistlerin işgal ettiği Juz
binasında yönetimle ve evin kütüphane müdürü ile görüştük.
7. Gün (2 Şubat 2022, Frankfurt):
– Yunanistan Büyükelçiliği önünde basın açıklaması yapıldı.
– MLPD ile görüntü yapıldı. Dava süreci ve kampanya hakkında
bilgi verilip dosya bırakıldı.
– Frankfurt’ta masa açıldı
– İngiltere Halk Cephesi Londra’da, Yunanistan Büyükelçiliği
önünde eylem yapıldı
Yunanistan Özgür Tutsakları: Grup Yorum’un Ev Konserleri Halk İçin Devrimci Sanatı Sürdürme Kararlılığının Adıdır
HDP Milletvekili Hüda Kaya, Grup Yorum’a evini açtı. Evde
küçük bir konser verildi.
Konser küçük ama siyasi anlamı büyük.
Bu ev konserini önemli kılan:
– Grup Yorum’un AKP faşizminin devrimci sanatı yok etme
politikasına karşı bir direnişidir.
– Grup Yorum hiçbir koşulda teslim olmayacağını evlerde üç
beş kişiye de olsa türkülerini söyleyerek göstermiştir.
– Meydanlarda milyonlara söylemek ne kadar önemli ise,
milyonlarca işçi ve emekçi için üretip söylemeye devam etmek de bir o kadar
önemlidir.
– Ev konserleri konser yasaklarına, işkencelere,
tutuklamalara rağmen AKP faşizminin asla kazanamayacağının açık ilanıdır.
– Grup Yorum’un halk, aydınlar ve sanatçılar tarafından
sahiplenilmesidir.
– Direnme ve kazanma kararlılığının en net ifadesidir.
– AKP faşizminin tüm politikalarını boşa çıkarmaktır.
– Ev ev konser vermek, devrimci politikanın siyasi
zaferidir.
– Bugün evlerde konser veren Grup Yorum’un yarın meydanlarda
milyonlara konser vereceğinin garantisidir.
– Mesele kaç kişiye söylemiş olmak değil, teslim olmamaktır.
– Sadece teslim olmayanlar-direnenler kazanır.
Tüm aydınlara, sanatçılara, halkımıza çağrımızdır: Evinizi
Grup Yorum’a açın… Dostlarınızı, komşularınızı da davet ederek evinizi bir
saatliğine de olsa konser alanına çevirin. AKP faşizmine karşı Grup Yorum’un direnişini
sahiplenin.
Her şeye yasak koyabilirler ama bilincimize, yüreğimize
yasak koyamazlar. Bilincimiz de yüreğimiz de o yasakları çiğner geçer.
Konser yasakları AKP faşizminin çaresizliğidir. Ev
konserlerimizle faşizmin çaresizliğini daha da büyütelim.
Onlar Grup Yorum’a stadyumları, meydanları yasaklıyorlarsa,
biz her evi Grup Yorum’un konser alanına çevirelim. Evimizin içini stadyuma,
bahçesini meydana çevirelim.
Ve Her Yerde Hep Beraber Söyleyelim:
– Grup Yorum Halktır, Susturulamaz!
– Türküler Susmaz, Halaylar Sürer!
Yunanistan Özgür Tutsakları
Enternasyonal Sanat Cephesi Midilli’den ”Sansürü Enternasyonalizme Deleceğiz” Kampanya Videosu
Enternasyonal Sanat Cephesi’nin başlattığı ”Politik Sanat
Engellenemez-Sansürü Enternasyonalizmle Deleceğiz” kampanyaya yönelik Midilli
Enternasyonal Sanat Cephesi üyeleri bir kurgu hazırladı.
Karl Marx’ın bir alıntısıyla başlayan kurguda sansürün
faşizmin bir çocuğu olduğu ülkemizde Grup Yorum’a yönelik baskı ve dünyanın
farklı yerlerinde yaşanan sansür örnekleriyle anlatılıyor.
Videoda Türkiye, Yunanistan, Bulgaristan gibi ülkelerden
örnekler ve İdil Kültür Merkezi baskınlarından görüntüler gösteriliyor.



















