videolar
Yunanistan’da Tutsak 11 Türkiyeli Devrimci İçin Adalet Nöbeti 116. Gününde
Yunanistan’da haksız-hukuksuz bir şekilde, emperyalistlerin
talimatları doğrultusunda Yunanistan ve Türkiye devletinin işbirliği ile
tutuklanan Türkiyeli 11 devrimci için adalet nöbeti 116. gününde.
Yunanistan Halk Cephesi, 21 Şubat Pazartesi günü, Atina/Propilia
Meydanı’nda Türkiyeli 11 devrimcinin hukuksuz tutukluluğuna son verilmesi için
adalet nöbetinin 116. gününde masa açtı.
Türkiyeli devrimcilerin tutuklanma sürecini ve yaşanan
adaletsizliğin anlatıldığı bildirilerden 500 adet dağıtıldı. Grup Yorum
türkülerinin dinletildiği adalet masasında 19 adet imza toplandı.
Yüksel Direnişi 1912. Gün Açıklaması: Direnen İşçiler Kazanacak
OHAL bahanesiyle çıkarılan KHK’larla işlerinden atılan kamu
emekçilerinin Yüksel Caddesi’nde başlattıkları direniş 1912. gününde devam
ediyor.
3 Şubat Perşembe günü, Yüksel Direnişi 1912. gün
açıklamasını Mehmet Dersulu yaptı:
“Ülkenin dört bir yanında on binlerce işçi açlığa, sefalete,
keyfi işten atmalara, hak gasplarına karşı direniyor. Direnen işçilere karşı
patronların yanında olan iktidar işçilerin haklı direnişlerini tomalarla, baskı
ve zorbalıkla bitirmeye çalışıyor! Yemek sepeti işçileri, Migros Esenyurt Depo
işçileri sefalet dayatmasına karşı direniyorlar. Halkımıza çağrımızdır;
patronlara karşı açlığa, sefalete mahkum etmek istedikleri işçilerin yanında
olun, destek verin.” denilerek işçilerin başlattıkları direnişe destek çağrısı
yapıldı.
1 Şubat Salı günü Almanya’nın Stuttgart şehrinde 31 Ocak ile
06 Şubat arası haftalık devrim şehitleri anması yapıldı. Devrim şehitleri
onurumuzdur. Onlardan öğreniyoruz, onların yollarında yürüyoruz.
Musa Öznur Ölümsüzdür!
Mehmet Maraş Ölümsüzdür!
Ali Aygül Ölümsüzdür!
Ali Necip Bozalioğlu Ölümsüzdür!
Çağlar Coşkuner Ölümsüzdür!
Ercüment Aksoy Ölümsüzdür!
Alişan Şanlı Ölümsüzdür!
Fikret Kara Ölümsüzdür!
Ali Kılıç Ölümsüzdür!
İsmail Kandemir Ölümsüzdür!
Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz!
Uzun Yürüyüşün 7. Gününde Frankfurt Yunanistan Konsolosluğu Önünde Eylem
2 Şubat çarşamba günü, Yunanistan’dan uzun yürüyüş nedeniyle
gelen bir yoldaşımızla birlikte saat 13 ile 14 saat arası, Frankfurt’taki
Yunanistan Konsolosluğu önündeydik.
1 saat süren eylemde toplam 10 kişiydik. Grup Yorum şarkıları
çalındı. Yunanca, Almanca, İngilizce ve Türkçe konuşmalar yapıldı, sloganlar
atıldı.
Yunanistan’da, doğrudan ABD ve Türkiye faşizmin talimatıyla
tutuklanan Türkiyeli 11 devrimci için adalet ve özgürlük istedik.
Frankfurt/Darmstadt Halk Komitesi olarak, 11 Türkiyeli
devrimci için yapılan uzun yürüyüşü destekliyoruz.
Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz!
Yunanistan’daki Türkiyeli 11 Devrimciye Özgürlük!
TAYAD’lı Aileler Tarafından Çağlayan Adliyesi Önünde Ali Osman Köse İçin Basın Açıklaması Yapıldı
TAYAD’lı Aileler tarafından her Çarşamba Çağlayan Adliyesi
önünde yapılan basın açıklaması bu haftada yapıldı. Yapılan açıklamada “Tarih direnenleri
altından ak sayfalarına, direnenlere zulmedenleri çöplüğüne atar. Devrimci
Hasta Tutsak Ali Osman Köse bir direnişçi olduğu kadar aynı zamanda bir
direnişin de adıdır.” denildi. Ölüm
Orucundaki Gökhan Yıldırım’a ve Sibel Balaç’a da değinen TAYAD’lı Aileler
açıklamada “Gökhan’ın ve Sibel’in uğruna mücadele ettiği halkları için
istedikleri dünya açlığın, yoksulluğun, sömürünün olmadığı bir dünyadır.
Sosyalizmdir. Herkes bilmeli ve duymalı. Sosyalizmin kalbi, ülkemizde ve
dünyada Sibel’in hücresinde ve Gökhan’ın hücresinde atıyor.” ifadelerine de yer
verildi.
Ali Osman Köse Serbest Bırakılsın!
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Gökhan Yıldırım Onurumuzdur!
Sibel Balaç Onurumuzdur!
Basına ve Halkımıza;
Tarih
direnenleri altından ak sayfalarına, direnenlere zulmedenleri çöplüğüne atar.
Devrimci Hasta Tutsak
Ali Osman Köse bir direnişçi olduğu kadar aynı zamanda bir direnişin de adıdır.
Çünkü Ali Osman Köse 38 yıldır zulmün tecrit hücrelerinde faşizme karşı direnen
bir devrimcidir. Ali Osman Köse dünyada direnen halkların öncüsü ve onurudur.
Bu nedenle Ali Osman Köse’yi faşizmin insafına bırakmayacağız. Ali Osman
Köse’nin tabutunu değil özgürlüğünü istiyoruz.
Ölüm Orucu
Direnişçileri Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın hasta tutsaklar serbest
bırakılsın talepleri, sadece Ali Osman Köse’nin yaşadıkları nedeniyle değildir.
AKP iktidarı F Tipi hücrelerinde 4 bine yakın hasta tutsağı katletmiştir. F
Tipi hücrelerinde yüzlerce ağır hasta tutsak da infaz kanununun 16. maddesinden
kaynaklanan tahliye olma hakkını beklemektedir. Bu faşizmin bahşedeceği bir hak
değildir. Ödenen bedeller karşılığı kazanılmış yasal bir haktır. Bunu gasp
ediyor olmak insanlık suçu işlemektir. Sibel Balaç bu insanlık suçunun önüne
açlığıyla bedenini siper eden sorumluluk sahibi bir öğretmendir. Sibel Balaç
Sincan Hapishanesinden “Benim çekeceğim acılar sokakta uyuşturucudan ölen bir
çocuğun başında dizlerini döven ananın acısı kadar büyük olmaz” diyor. Gökhan
Yıldırım 10 yılı aşkın bir süre uyuşturucuya fuhuşa karşı mücadele verip mahallesinin
sokaklarına torbacıları sokmadığı için devrimcilik yaptığı için tutuklanıp
hapse atılmış 50 yıla yakın bir süre ceza alan halkın onurlu evladıdır. Faşizm
bizi hapse atarak teslim almaya çalışıyor. Asla teslim olmayacak çürümeyeceğiz
diyor Gökhan.
Ali Osman Köse
Tekirdağ 1 No’lu F Tipinin bir hücresinde Gökhan Yıldırım ise hemen yanı
başındaki hücrede direniyor. Gökhan Yıldırım 35, Ali Osman Köse 65 yaşında. Bir
oğul bir baba veya bir yeğen bir amca fakat en önemlisi onlar ömürlerini
birbirleri için halkı için ortaya koyan Anadolu halklarının devrimci iki
değeri. Bir yanda Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım gibi ömrünü halkı için ortaya
koyan insanlık değerlerini hep başlarının üzerinde taşıyan devrimciler bir
yanda çürümüş kokuşmuş sömürü düzenini sürdürmeye çalışan faşizm.
Kaybettiniz! Van
Erciş’te polisin ele geçirdiği sahte para ve 300 kilo uyuşturucuyu emanet büro
amiri ve 4 savcının da aralarında bulunduğu bir şebeke uyuşturucunun yerine un
koyarak uyuşturucunun dışarı çıkarılıp satışını organize ediyor. Bu olaydan
haberdar olan uyuşturucu çeteleri emanet büro amiriyle pazarlığa girişiyor.
Böylelikle ortaya çıkan bu çürümüşlük basına ve kamuoyuna yansıyor. Biz bu
çürümüşlüğü biliyoruz. Gökhan Yıldırım da biliyordu Sibel Balaç’ta. Van da
yaşanan bu rezillik en tepede Burhan Kuzu ve Zindaşti ortaklığını yarattı. AKP
çalışanlarından kokain çekip pudra şekeriydi diyenleri yarattı.
AKP faşizminin bu
albümüne eklenecek bunun gibi yüzlerce örnek fotoğraf bulunabilir. Halkın
onurlu evlatlarına devrimcilere hoyratça on yıllara varan cezalar dağıtan
hakimler, savcılar da bu çürümüşlüğün bir parçasıdır. Akın Gürlekleri, Mehmet
Akif Katırcı’ları bu albüme ekleyebiliriz.
Gökhan’ın ve Sibel’in
uğruna mücadele ettiği halkları için istedikleri dünya açlığın, yoksulluğun,
sömürünün olmadığı bir dünyadır. Sosyalizmdir. “Herkes bilmeli ve duymalı.
Sosyalizmin kalbi, ülkemizde ve dünyada Sibel’in hücresinde ve Gökhan’ın
hücresinde atıyor.” Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın talepleri bizim
taleplerimizdir. Talepleri derhal kabul edilmelidir. Bu kavga bizim kavgamız
halkın kavgasıdır. Mücadele edecek faşizme asla boyun eğmeyeceğiz. Hasta Tutsak
Ali Osman Köse’yi faşizmin hücrelerinden çekip alacağız. Biz kazanacağız.
TAYAD’lı Aileler
Ausburg’da Uzun Yürüyüş İçin 30 Ocak günü 11 Türkiyeli Devrimci İçin Dayanışma Mitingi Yapıldı
Ankara TAYAD’lı Aileler adalet kampanyası çerçevesinde 28 Ocak Cuma günü Ali Osman Köse’nin serbest bırakılması ve tedavi hakkının sağlanması için Adalet Bakanlığı önüne tabut bırakma eylemi gerçekleştirdiler.
Eylemde Ali Osman Köse’nin durumu hakkında ajitasyon çekilerek sloganlar atıldığı sırada AKP’nin katil polisleri azgınca saldırarak TAYAD’lı aileleri işkence ile gözaltına aldı.









