süryani
Süryani Halk Meclisleri Açıklaması: Amerika Defol Bu Vatan Bizim
Mardin Belediyesi tüm toplantı ve protestoların 30
günlüğüne şehir çapında yasaklandığını açıkladı.
Bu yasak 30 Mart 1972’de Kızıldere’de faşist Türk
devleti tarafından öldürülen Mahir Çayan ve yoldaşlarını anma törenlerine ve
protestolara yöneliktir. Bunun yanı sıra 16 ve 17 Nisan 1992’de İstanbul’da
öldürülen Sabahat Karataş ve Devrimci Sol’dan 11 yoldaşını anma törenleri de
engellenmeye çalışılıyor.
6 Nisan’dan itibaren geçerli olacak yasağın
açıklaması olarak aşağıdakiler yayınlandı:
Açık ve kapalı yer toplantıları, yürüyüş, basın
açıklaması, açlık grevi, oturma eylemi, stant, imza kampanyası, çadır kurma,
bildiri dağıtma, protesto eylemi vb. eylem/etkinlikler 5442 sayılı İl İdaresi
Kanununun 11/A maddesi gereğince engellenmesi, ayrıca 2911 sayılı Toplantı ve
Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 7. ve 17. Maddeleri hükmü gereğince belirtilen
konuların devam niteliğindeki her türlü eylem/etkinliklerin Mardin İl sınırları
içerisinde 06.04.2021 Salı günü saat 24.00’den itibaren 06.05.2021 Perşembe
günü saat 24.00 kadar (30) gün süre ile yasaklanması…
Faşist Türkiye devleti Mardin’de tüm sol
aktiviteleri yasakladıktan kısa bir zaman sonra Ankara Amerikan Büyükelçisi
David M. Satterfield Süryani Manastırı Mor Gabriel’i ziyaret etti ve oradaki
papaz ıle Süryanilerin politik durumu ve aktiviteleri hakkında konuştu.
Mor Gabriel Manastırı Güneydoğu Anadolu’da Tur
Abdin’dedir (Mardin Midyat) ve günümüzde de en önemli Süryani Ortodoks
Kiliselerinden biridir ve Tur Abdin Mor Timotheos Samuel Aktaş’ın
metropolitidir.
Amerikan Büyükelçisi ertesi gün Midyat’ın
merkezine gitti ve Mor Abrohom manastırını ziyaret etti. Manastır’da Midyat
Süryani Kültür Derneği Başkanı ve Midyat Süryani cemaatinin eğitmeni Ayhan
Gürkan ile sohbet etti.
Büyükelçi son olarak Mardini’de Deir az Zafaran
Manastırına gitti ve papaz Mor Filüksinos Saliba Özmen ile aynı politik konular
hakkında konuştu.
Amerikan büyükelçisi David M. Satterfield iş
çevresinde diplomasiyi Orta Doğu’da terör ile mücadelede temel bir unsur olarak
görmesiyle tanınır.
Süryani Halk Meclisleri Aşağıdakileri Talep
Etmektedir:
1. Kızıldere ve devrimci şehitleri anma
eylemlerinin yasağı kaldırılmalıdır.
2. Ankara Süryani Halk Meclisleri sosyal medya
hesaplarını yasaklarını kaldırmalıdır.
3. Amerikan emperyalizmi kanlı ellerini Suriye
Irak ve İran’daki ortadoğu halklarından çekmelidir.
KATIL ABD, İŞBIRLIKÇI AKP!
AMERIKA DEFOL BU VATAN BIZIM!
*Mahir Çayan Türkiye Halk Kurtuluş Partisi
Cephesinin (THKP-C) kurucularındandır. THKP-C reformist sol geleneğini bıraktı
ve Türkiye ve Mezopotamya’daki devrimin yolunu açtı. 30 Mart 1972’de yüzlerce
polis ve asker THKP-C devrimcilerini Kızıldere’de kuşatma altına aldı.
Saatlerce süren çatışmadan sonra THKP-C’nin üst düzey üyelerinin tamamı
mücadelede hayatlarını kaybetti Mahir Çayan da hayatını kaybeden savaşçıların arasındaydı
*Sabahat Karataş Mardin (Nusaybin) doğumludur ve
Devrimci Halk Kurtuluş Partisi Cephesi’nin kurucusu Dursun Karataş ile evlidir.
-SÜRYANI HALK MECLISLERI-
Avrupa Halk Meclisleri: Avrupa Süryani Halk Meclisleri: Newroz Kutlu Olsun
Nevroz halklarımızın yüzyıllar boyunca zulme karşı öfkesini haykırdığı, isyan ateşini büyüttüğü gündür.
Süryani, Kürt, Türk, Arap, Farsça… her ulus ve milliyetlerden halkımız Newroz’da hep birlikte alanlara olma günüdür. İsyan ateşlerimizi birlikte yakalım, düşmana öfkemizi birlikte haykıralım. İsyanımızı Cengiz Soydaş’larımızın yaktığı ateşle büyüteceğiz!
Halkların tarihsel özgürlük arayışı bugünün Dehakları olan emperyalizme karşı Kawaların isyan ateşlerini yakmaktan geçiyor. Emperyalizm yenilmez değildir, yenilebilir, yenilmiştir de… Halkların gücü de güçsüzlüğü de birliğinde ve isyan ateşlerinin gücündedir. Emperyalizm bunun için halkları bölüp parçalıyor. Bunun için halkların isyancı, silahlı, savaşçı özelliklerini “terörizm” olarak niteleyerek törpülüyor, yok etmek istiyor.
ABD ORTADOĞU’DAN DEFOL, ORTADOĞU ORTADOĞU HALKLARININDIR Diyen Cephelilerdir.
21 Mart günü Orta-Doğu halkları için ‘yeninin’, ‘güzelin” simgesidir insanlığın tarihsel evriminde tarımsal üretimin egemen olduğu dönemlerde insanların doğayla olan ilişkileri, kaçınılmaz olarak bahar günlerini özel bir gün haline getirmiştir. Kış aylarının durağanlığının aşıldığı, hareketsizliğin yerini harekete bıraktığı bu günler her toplulukta benzer biçimde karşılanmıştır. Ama halkların aynı üretim ilişkileri içinde bulunmalarından doğan benzer davranışlar, tarihsel hareket içinde bazı özgül gelişmeleri de beraberinde getirir.
Bütün Orta-Doğu halklarında ortak bir gün olan 21 Mart, Kürt halkının ulusal baskıya karşı duruşunun ve mücadelesinin bir simgesi haline gelmiştir. Böylece Nevroz, yalın bir biçimde tarımsal üretim içindeki toplulukların ortak bir günü olmaktan çıkmış, tarihsel gelişmenin önündeki engellerin kaldırılmaya çalışıldığı, bu uğurda mücadelelerin yürütül-düğü bir yere sahip olmuştur.
Orta-Doğu halklarında 21 Mart-Nevroz olarak ortak bir güne sahip olmaları ile bu-günün Kürt halkının mücadelesinin bir simgesi haline gelmesi arasındaki farklılıklar, aynı zamanda oligarşinin bugünü çarpıtması için harekete geçmesine neden olmuştur. ‘Türklerin de bayramı’ olarak Nevroz’un resmi ağızlardan ifade edilmesi, asıl olarak Nevroz’un bugün artık Kürt halkı için ulusal baskıya karşı mücadelesinin bir simgesi haline gelmesinden kaynaklandığını bilmeyen hemen hemen hiç kimse yoktur.
NEWROZ KUTLU OLSUN!
NEWROZ PİROZ BE!
KAHROLSUN EMPERYALİZM YAŞASIN NEWROZ!
EMPERYALİZM YENİLECEK DİRENEN HALKLAR KAZANACAK!
AVRUPA SÜRYANİ HALK MECLİSLERİ-

